Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

EBU HANİFE'NİN RÜYASI!..

İmamı Azam, Ebu Hanife (ra); milletimizce, yeterince anlaşılmamış, kişiliği, ilmi otoritesi, mücadelesi, ehl-i beyt taraftarlığı algılanmayarak, sadece, abartılmış, hurafelerle bezenmiş, elli beş defa hac yapmış, kırk yıl  yatsı abdesti ile sabah namazı kılmış bir ulema olarak tanınmak ve bilinmektedir!..

Keşke, mes'elenin hurafi yönünden sıyrılıp, onun ne derece mücadil, kahraman, yiğit, doğruları söylemekten kaçınmayan bir kişilik sahibi müctehid olduğu tarafına bakılmış olsaydı, mes'ele daha iyi anlaşılır, alkışlanır ve hurafelere boğdurulmuş olmazdı!..

Bu gün, ülkemizde ehl-i sünnet geçinen bir kısım zevat, Ebu Hanife'yi hurafeci, rüyasında 100  defa Allah'ı gören bir kişi olarak tanımakta ve bilmektedir.

Ama, onun Emevi despotizmine karşı kahramanca mücadelesini, direncini; Abbasi sultanlarına nasıl dik ve onurlu duruşundan hiç bahsetmemektedirler!.. Şu alıntımız da ifade edildiği gibi:

" Halkı mezheplerinin gerekliliğine inandırmak isteyenler, kendi mezhep imamlarını öven, diğer mezhep imamlarını yeren hadisler uydurmuşlardır.

Bu arada mezhep kurucularının ne kadar bilgili, ne kadar dinine bağlı olduğunu yaymaya çalışan hikayeler de mezhep taklitçilerini mezheplerine bağlı kalmak için anlatılır.

Bizim gördüğümüz en insafsız uydurmalardan birisi ise Ebu Hanife'nin rüyasında 100 defa Allah'ı gördüğünü söyleyen uydurmadır.

Ne yazık ki mezheplere halkı bağlayacağız diye kantarın topuzu bu kadar kaçmıştır. Mezhep kurucularıyla ilgili bu tip uydurmaların hepsinin gerçekten kendi izahları mı, yoksa sonradan talebeleri ve mezhep bağlıları tarafından mı uydurulduğunu tam olarak tespit edemiyoruz. Ama her durumda ortaya çıkan tablonun korkunçluğu ve Kur'an'ın yeterliliği açıktır.

Biz, günümüzde Hanefi mezhebi adına kabul edilenlerin Ebu Hanife ile alakası olmadığı kanaatindeyiz. Ebu Hanife'ye tarihte " ehli rey" denmiştir. Bu, Ebu Hanife'nin Kur'an'da bulmadığı hususları kendi yorumu ile karara bağlamaya çalışması sebebiyledir.

Hadisleri dikkate almayan bir tutum diye " ehli hadis" tarafından eleştirilen bu davranış tarzına, Malik, Hanbel gibi mezhep imamları ve Buhari gibi hadisçiler aşırı tepki göstermiştir.

Oysa günümüzde anlatılan Hanefi mezhebi komple hadisçi bir mezheptir. Hanefi mezhebinin her izahı bir hadise dayandırılmaya çalışılmaktadır. Oysa tarihsel kayıtlara göre Ebu Hanife'nin öldürülme sebebi kendisinin " reyci" özelliğine bağlanır." ( Uydurulan Din, Kur'an'daki Din, sayfa 167-168 )

Şu bizim ehl-i sünnet geçinen, imamı Azamı yerlere, göklere sığdıramayan çömezler, yobazlar güruhu, Ebu Hanife'nin bu yönüne hiç değinmezler, araştırmaya, incelemeye lüzum görmezler!..

O büyük imamın şehid edilme sebebi nedir, ne için öldürüldü ? Bu konu üzerinde kat'iyyen ilgilenmezler, varsa da yoksa da,, onun 100 defa Allah'ı görmüş olduğu, elli beş defa hac yaptığı uydurması üzerinde oyalanırlar..

Asıl mes'ele şu olmalıydı: Ebu Hanife (ra); niçin zindanlarda dayak yedi, niçin öldürüldü olmalıydı?.. Çünkü, onun şehid edilme sebebi, Emevi krallarını ve Abbasi sultanlarını kabul etmediğinden dolayıdır!..

Onun onurlu düşüncesinde, yaşamında Hz. Hüseyin (ra)'ın haklılığı, hak uğruna şehit edilmiş olmasıydı!.. Ve bu davayı, ömrü billah savunmuş, bu haklı yoldan ayrılmamış, hiç bir zaman da krallara, sultanlara " eyvallah!" etmemiştir!.. Alıntımıza devam edelim:

" Bu günkü Hanefi mezhebini bize, Ebu Hanife'yi öldüren iktidarın yönetimi altında aktardılar. Öyle ki Hanefi mezhebinin Ebu Hanife'den sonra iki numaralı kişisi kabul edilen Ebu Yusuf " kabak sevmem" diyeni öldürmeye kalkan kişi), Ebu Hanife'yi öldüren iktidarın resmi fetva makamı olmuştur.

Ebu Yusuf'u dini konularda otorite olarak ön plana çıkartan iktidarın mensupları, aynı zamanda hocasını öldürenlerden, bu iktidarın döneminde oluşan mezhep ideolojik, çarpık ve saptırılmış olmadan kalabilir mi?

Ebu Hanife'nin " reyci" tanıtılıp,, bu günkü Hanefi mezhebinin " hadisçi" olması; bu günkü " Hanefi" mezhebinin Ebu Hanife'nin görüşlerinden de saptırıldığının önemli bir delilidir.

Diğer önemli bir husus, mezhep bağlılarının kendi görüşlerini doğru çıkarmak için mezhepsel görüşleri doğrultusunda hadis uydurmuş olmalarıdır. Hadis kitaplarının birçoğu, mezhepler kurulduktan sonra yazılmıştır.

Bu yüzden mezhep görüşlerini doğru çıkartmak için hadis uyduranların hadisleri, " reyci" görüşlerin nasıl " hadisçi" görüşe dönüştüklerini açıklamaktadır.

Ebu Hanife'nin görüşleri her ne olursa olsun, " Hanefilik" mezhebi diye anlaşılan, anlatılan ve uygulanandır. Aktarımlarda, Ebu Hanife'ye iftiralar edilmiş olma olasılığını hatırlatmamız yerinde olacaktır." ( a. g. e. say.168)

Netice olarak;

Millet olarak, yeni nesiller olarak; büyük müçtehid, Ebu Hanife'yi iyi tanımak, onu uydurma rivayetlerle kıssacı, mev'izacı, rüyacı görmemek lazımdır.

Ebu Hanife, Resululllah (sav)'in torunları adına, Kur'an namına, Sünnet için, canını hiçe saymış, böylesi bir hak yolda hiç çekinmeden, perva etmeden Emevi katillerine, Abbasi despotlarına korkmadan direnmiştir.

Şayet, Ebu Hanife, sultanların ve kralların sözlerini teyid etmiş olsaydı, "siz doğrusunuz" demiş bulunsaydı, işte, o zaman, Kur'an'a, Kur'anî emirlere isyan edecek, yevm-i mahşerde Hz. Hüseyin (ra) onun yakasına yapışmış bulunacaktı!..

Ama o, kahramanca direndi, Zulme, baskıya, zindana, hapishaneye, dayağa, falakaya boyun eğmedi. Bu sebeple de, yiğitce, mümince, ihlas üzere, Kur'an'ın emri üzere şehadete yürümüş oldu!..

Sizler, bakmayın öylesi bir kısım mollaların, kürsülerde Ebu Hanife'nin erdeminden bahsederken, onun yüz defa rüyasında Allah'ı gördüğünü, elli beş defa hacca gittiğini, kırk yıl yatsı abdesti ile sabah  namazını kılmış olduğu anlatımlarına!.. Çünkü, Ebu Hanife kıssa adamı değil, hikaye insanı hiç değil, o bir kahramandı, o bir İslam davası insanıydı!.. Makamı cennet olsun!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık