Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Elmas Ruhlu Ebu Bekirler
" ELMAS RUHLU EBU BEKİR'LER VE KÖMÜR RUHLU EBU CEHİLLER!.."
VEYA ALEVİLİK-SÜNNİLİK SÜRTÜŞMESİ!.. -3-
 
 
    " Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık ( hazırladık). Kalpleri vardır kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır."  ( Araf sûresi, âyet 179)
    Daha önceki yazılarımda da izah etmeye çalıştığım gibi, tarihte vuku bulmuş, acı, vahşet içeren Kerbela olayı ile aziz milletimizin hiç bir bağı, bağlantısı bulunmamaktadır. Tabii ki, bu vahşet dolu taploda haklı taraf belli, günaha batan, cürüm işleyen taraf ortadadır!.. Millet olarak, kavim olarak Kureyş insanlarıdır. Sülale olarak Beni Haşim kabilesinden, Resulullah (sav)'in torunu Hz. Hüseyin (ra) ve Beni Ümeyye kabilesinden Yezid arasında geçen bir faciadır!..
    Mes'eleyi tarihe götürdüğümüz zaman, haklı, haksız muvacehesinden baktığımız an, insanlığın % 95'i Hz. Hüseyin (ra)'ın kıyamını haklı bulacak, yiğitliğini, İslami yürüyüşünü alkışlayacaktır. Ya Muaviye ve Yezid cephesi?.. Örneğin;
    Anadolu topraklarında, mumla arasanız bir Muaviye, bir Yezid ismine rast gelmiş olmayacaksınız!.. Demek ki, Müslüman Türk insanı, tüm sahabe-i kiram gibi, Ebu Hanife, Süfyanı Sevri vb. müçtehidler gibi Hz. Ali sevdalışı, Hz. Hüseyin bendesidir!..
    O halde, Türkiye topraklarında niçin Alevilik-Sünnilik sürtüşmesi, cedelleşmesi, vurması, kırması, düellosu bulunmaktadır? Sanırım, bu sorunun cevabı şu olacaktır: Cehalet, bilgisizlik, bağnazlık, mezhep taassubu, Kur'an bilmemektir!.. Şu şiirime birlikte kulak verelim:
    Bu millet bir bütün, bütün kalacak!..
    "Asker olduk, cephe cephe savaştık,
      Vatan için haykırarak, yarıştık,
      İyilikte, güzellikte barıştık,
      Bu millet bir bütün, bütün kalacak.
                                 x
      Mâbedler birliğin, sembolü oldu,
      Minarede ezân, kalplere doldu,
      Sıklaştıkça saflar, nefret son buldu,
      Bu millet bir bütün, bütün kalacak!.." ( Ş. Özdemir)
    Bu noktadan hareketle, şu hususu açık açık iddia etmek zorundayım. Bu millet, tarihin her anında bir ve beraber olmuş, Çanakkale'de koyun koyuna yatan, Yemen'de vatan hasreti çeken, Bingazi'de şehit düşen , aynı kaderi paylaşan, aynı acıyı, ıstırabı, zulmü, açlığı, fakirliği, çileyi beraber çeken bir millettir!.. Öyleyse, niçin bir ve beraber değiliz? Mezhepsel tartışmaları, ayrılıkları bir taraf ederek, bir noktada birleşemiyoruz? Sözü, sayın Bülent Bakiler beye bırakacak olursam, bakın  neler söylemektedir!..
    " Evet, Batı dünyası bizi bu topraklardan koparıp atmak için bir takım zaaflarımızdan istifade etmek yoluna gidiyor. O zaaflarımızdan bir tanesi işte bu Alevi-Sünnî meselesi.  Eğer gerçekten biz bu topraklarda hür ve müreffeh yaşamak istiyorsak, bu meseleyi çok iyi bilmek ve bu meseleyi çok iyi neticelere doğru çözümlemek mecburiyetindeyiz.
    Bu mesele bu güne kadar çözülemedi. Neden çözülemedi? Ben çok açık ve ve kesin söylüyorum. Öyle yuvarlak cümlelerle değil. Bu meselenin bu güne kadar çözülememesinin en büyük sebebi, önce imparatorluk, sonra da Cumhuriyet Türkiye'mize! Çünkü Devlet adamlarımız bu meselenin üzerine gitmedi. Gidilmiş olsaydı, Alevilerle Sünnilerin aynı inanç sistemi içerisinde oldukları açıkça ortaya çıkaacaktı. Ben onları büyük bir açıklıkla ortaya koyacağım.
    Evet, devlet, bu meselenin üzerine gitmedi. Ve bütün hocalarımıza  söylüyorum. Diyanet camiası bu meseleyi kürsülere getirmedi, getirmeyince, Batı devletlerinin de oyunlarıyla düşmanlıklar büyümeye başladı. İşte benim memleketim Sivas'ta bir kaç yıl önce, Madımak Oteli'nde yakılan 33 kişi. Niçin yakıyor oradaki Sünni camia bu 33 kişiyi?
    Onları kafir bildiği için yakıyor! Sanıyor ki, onları yakınca İslâm'a hizmet etmiş olacak. Hayır, aksine böyle hazin hadiseler bir takım hücumlarla karşı karşıya kalmamıza ve vatanın huzurunun büyük ölçüde bozulmasına sebebiyet veriyor. Ondan sonra Erzincan'da Başbağlar köyünde mukabil bir hadise!..
    Ve Başbağlar köyümüzü basan bir takım beyinsiz insanlarımızın oradaki Sünni vatandaşlarımızı katletmeleri!.. 30'dan fazla Sünnî vatandaşımızın evleriyle birlikte yakılması. Sonra Malatya'da, Maraş'ta, Ankara'da, İstanbul'da, Gazi Mahallesi'nde, şurada burada, ikide bir ortaya çıkan ve her iki camianın birbirine girmesine sebebiyet veren, büyük oyunlar ve kavgalar.
    Bunların üstesinden gelmenin bir tek yolu vardır. O yol, okumaktır ve öğrenmektir. Bu konuyu okumadık ve öğrenmedikten sonra, düşmanlıkların üstesinden gelmemiz ve bu memlekette İslâm'ı yaşamamız, yaymamız muhal ötesinde muhal bir hadisedir. Allah Teâlâ göstermesin. Bu toprakları da  bize bırakmazlar, bu dini de! Bütün güçleriyle bizi ortadan kaldırmaya çalışırlar." ( ismailhakkialtuntas.com)
    Alevi vatandaşlarımız, Türk vatanının insanlarıdır. Mezhepleri ne olursa olsun, cem evlerinde hangi istikamette bir hizmet verilirse verilsin Müslümandır ve Sünni kesimlerin de böyle bilmesi lazımdır. Aksi halde, bu kitleyi yadırgarsak, kınarsak, töhmet altında bulundurursak, " Kızılbaş" " Alevi" " Tahtacı" " Nusayri" " Fellah" vb. şekillerde mantıksızca suçlarsak, korkarim ki, bu büyük kitle Türkiye'ye, Türkiye devletine, hacılara, hocalara kırılacak ve küsgünlüğü devam edecektir.
    Öyleyse, elmas ruhlu Ebubekir olmalıyız!.. Hoş görü sahibi, seven, herkesi kucaklayan bir millet olmak durumundayız!.. Aksi halde, kömür ruhlu Ebu Cehil'in yapmış olduğunu işlemiş, haksızlık, hakka tecavüz, suiistimal, benlik, gurur, kibir duygularının içerisinde zaman geçmiş olur, boşa geçmiş zamandan da Müslümanlar mes'ul olacaktır!..
    Netice olarak;
    Kendi milletimizin bir parçası olan Alevilik ve Sünnilik mes'elesini dış mihraklar, Almanya gibi ülkeler tartışırsa, değerlendirmiş olursa, ayıbın ayıbı , günahın günahı olacaktır!..
    Bazan, Almanya basınını takip etmekteyim!.. Alevilik konusunu,   Almanya siyasilerinin, yazarlarının, çizerlerinin, mütefekkirlerinin   gündemde tutması, değerlendirmesi bizleri ürkütmektedir!..
    Sanki, Lüther'in intikamını alırcasına, arka çıkmaları pek de hoş bir görüntü değildir!.. Çünkü, ben bu davranışta ard niyet sezinlemekte, böylesi düşünceleri iyiliğe yormamaktayım!.. Çünkü,
    Alevilik, Sünnilik, Kürd, Türk vb. sorunlar, bu milletin halledeceği işlerdir. Dışardan gazel okumaya hiç mi hiç gereksinim bulunmamaktadır. Ülkemiz büyük, milletimiz şanlı bir geçmişe sahip, yani, Çanakkale devri değil ki, bu milletin çocuklarını kobay gibi kullansınlar, bu milletin çocukları 253 bin şehid verirken, bir o kadarda yaralı gazi olurken, müttefikimiz Almanya'nın bu çarpışmalarda kaç askeri ölmüştür? Bunu bilmemiz lazımdır!..
    Rabbimiz!.. Aziz milletimize, birlik, beraberlik, dirlik ve düzen lütfetsin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık