Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

EMEVİLER VE EBU HUREYRE!..

" Ebu Hureyre'den yine şu hadis rivayet edilmiştir: " Allah'ın Resulü şunu derken duydum: ' Allah, vahyini üç kişiye emanet etti: Ben, Cebrail ve Muaviye." ( İbni Kesir, El Bidaye Ve'n Nihaye.)

Ebu Hureyre; çok kısa zaman aziz peygamber (sav)'in yanında kalmış, yaşamış ve sohbetinde bulunmuştur.

Ama, rivayet etmiş olduğu hadislerin sayısı binleri geçmiş, beş bin üç yüz yetmiş beşi bulmuştur!.. Halbu ki, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve diğer güvenilir sahabiler, Resulullah'ın yanında daha çok ömür tüketmişler, dizinin dibinde oturarak, O'nun sohbetlerinden istifade etmişlerdir!..

Ama, Resulullah (sav)'den rivayet etmiş oldukları  hadisi şerifler çok az, Ebu Hureyre'nin, rivayetleri karşısında devede bir kulak kalmıştır!.. Çünkü;

" EMEVİLER EBU HUREYRE'NİN ALTIN ÇAĞIYDI!.

Hz. Ömer'in ve Hz. Ali'nin öldürülmelerinden sonra Emeviler dönemi, Ebu Hureyre'nin altın çağı olmuştur. Emeviler, Ebu Hureeyre'ye el Akik'te bir köşk inşa edip arazi vermişlerdir.

Muaviye dönemindeki bu ikramlara karşılık İbni Kesir'in " El Bidaye Ve'n Nihaye" eserindeki şu hadisler, Ebu Hureyre'nin nasıl karşılık verdiğini göstermektedir.

Ebu Hureyre rivayet eder ki: " Allah'ın Resulü Muaviye'ye bir ok verdi ve şöyle dedi: ' Bu oku al ve cennette beni onunla karşıla." ( İbni Kesir, El Bidaye Ve'n Nihaye)

Tüm bu delillere rağmen " her sahabe doğrudur" yanlış inancının hadisçileri sürüklediği durum ortadadır. Ebu Hureyre kimdir ki Peygamber'in en yakınlarının bile nakletmediği en garip uydurmaları Peygamber'le az görüşmesine rağmen nakletmiştir. Örneğin şu garip hadis, Ebu Hureyre'den gelen yüzlerce mantıksız hadisten biridir:

Ebu Hureyre, Peygamber'in kendisine şunu dediğini nakleder:

     " Ölüm meleği Musa'ya gönderildi. Musa'nın yanına gelince, O ona vurdu. Melek Rabbinin yanına döndü ve şöyle dedi: ' Beni ölmek istemeyen birisine gönderdin.' Allah Musa'nın kör ettiği meleğe gözlerini verdi ve şöyle dedi. ' Git ve ona elini bir öküzün üzerine koymasını söyle. Elinin kapladığı kıl sayısınca ona yıl olarak ömür verildi." Melek: ' Evet, Rabbim. Sonra ne olacak?' Allah: ' Sonra, ölüm' dedi." ( Uydurulan din ve Kur'an'daki din, say. 141-142 )

Allah aşkına!.. Bu tür şeyleri sorgulamadan edemiyorum. Böyle bir hadis, böyle bir rivayet, nasıl makul karşılanabilir, Müslümanların beyin ve dimağlarına zerk edilebilir?

Onun içindir ki, uydurulan, mevzu, bu şekil hadisleri nasıl bilelim, nasıl anlayalım ve nasıl toplayalım? Yüz değil, bin  değil, binlerce uydurulmuş, rivayet kültürü, Tevrat menşeli, Yahudilik içeren sözlerdir!..

Ne acı ki, Ebu Hureyre'nin yeri, bulunduğu makam Hz. Ali ve Hz. Hüseyin efendimizin yeri olması gerekirken, üzülerek ve taaccüple ifade etmeliyim ki, dünyevi menfaat, mal, makam, mansıp için saltanatın kahramanı, Yezid'in babası Muaviye'nin yanında yer almıştır..

Belki, bu sözlerime bir kısım gelenekci, klasik hacılar, hocalar kızacaktır!.. " Sen kimsin ki, Ebu Hureyre gibi bir büyük sahabiyi tenkit ediyor, eleştiriyorsun?" diyeceklerdir.

Ama, tarihi verilere göre, işin aslı, mes'elenin doğru tarafı böyledir!.. İsterseniz, tüm bu doğruları içeren eserleri, tarihi bilgileri inceler ve sonra da bizleri yalanlarsınız!..

" Ne yazık ki Ebu Hureyre'yi kurtarma derdinde olanlar, bir yandan böyle bir mantıksızlığı İslam'a fatura edip zarar veriyorlar, diğer taraftan Ebu Hureyre'yi kurtarmak için- hadislerin en büyük kısmını o naklettiğinden aslında hadisleri kurtarmak için-;

Hz. Musa'yı Allah'ın takdirinden kaçan, meleğin gözüne tokat atıp kör eden bir insan olarak gösteriyorlar. Ebu Hureyre'ya bir çok sahabe ( Peygamber'i gören Müslüman) muhalefet etmiştir.

Örneğin Ebu Hureyre'nin " Av ve çoban köpekleri dışındaki köpekleri öldürün" hadisine tarla köpeklerini de eklemesi üzerine İbni Ömer, Ebu Hureyre'nin tarlaları olduğu için böyle bir yalanı uydurduğunu söylemiştir. ( Cemal Sait Aktaş, Hadis kritiği makalesi)

Ebu Hureyre'den nakledilen hardislerin eleştirisi için bu kitabın hacmi bile yetersiz kalır. Ebu Hureyre'nin mezhepçi hadisçi din anlayışı iiçin önemini, bu yapının en ateşli savunucularından ve ülkemizin en çok satan kitaplarından " Seadeti Ebediyye: Tam İlmihal" kitaabının yazarı Hüseyin Hilmi Işık şöyle demektedir:

" Ebu Hureyre'yi inkar eden şeriatın  yarısını inkar eder çünkü hükümlerin çıktığı hadislerin yarısını Ebu Hureyre nakletmiştir."

Bize göre itiraf, Hilmi Işık'a göre " şeriata sahip çıkma" olan bu söz, neden Ebu Hureyre'yi bir alt başlık yaptığımızı göstermeye yeterlidir. Allah'a şükür ki dinimiz tek başına yeterli olan Kur'an'dadır ve Ebu Hureyre'nin de başkalarının da hadislerine ihtiyacımız yoktur." ( a. g. e. say.142)

Tabii ki, sözün burasında, merhum Hi lmi Işık'ı öne sürmüş olduğu iddiası ile baş başa bırakıyoruz.. Zaten dünyasını değişmiş, ne kadar hurafe uydurdu ise tamamını alıp beraberinde götürmüştür!..

Ne yazık ki, onun meşhur (!) " Seadeti Ebediyye" isimli hurafi bilgiler deposu kitabı halen okunmakta, bazı camilerimizde bile o kitaba rast gelmekteyim.

Netice olarak;

21 nci asrın Müslümanları, bahsi geçen hususları incelemeli, irdelemeli ve Ebu Hureyre'nin, beş bin üç  yüz küsur hadisi nasıl zihninde, belleğinde tuttuğunu bilmelidir!..

Elbette ki, Ebu Hureyre ile bir meselemiz yoktur. Ancak, onun Muaviye'yi göklere çıkarır tavrı, hadis nakli, uydurması düşünen, okuyan insanları derinden üzmekte ve etkilemektedir.

Günümüz Müslümanları, bu gün hurdahaş olarak yaşamakta ise, bu sıkıntının temelinde Muaviye ve onun uydurmuş olduğu Kur'an dışı uydurmalar vardır.

Sormadan edemiyorum: Bu gün Irak'ta Müslüman kanı dökülüyorsa, Suriya kan gölü haline gelmiş ise, Emeviyye'nin, idare anlayışında, despotizminde, krallığında, hanedanlığında, saltanatında aramak gerekir.

Ülkemiz de bir kısım " Ehl-i Sünnet" geçinip Muaviye'yi ve onun katil oğlu Yezid'i ve tüm Emeviyye kompradorlarını  kurtarmaya çalışan, hikayeci, hurafeci, mev'izacı, kıssacı, hikayeci üstad(!)lara havale ediyoruz!..Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık