Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol

" Battığı zaman yıldıza andolsun ki; arkadaşınız ( Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz." ( Necm sûresi, âyetler 1, 2, 3 )
"O ( bildirdikleri ) vahyedilenden başkası değildir." ( Necm sûresi, âyet 4 )
 
Bu gün yine, aziz peygamberimiz (sav)'in, tebliği, gelen vahiyler, kulmluğu ve Resulluğu mevzuuna değineceğim!.. Bizleri, onun kutlu yolundan, izinden ayırmasın!..  
 
Resulullah (sav); biz insanlardan, ümmetinden biri idi!.. Ağlaması, gülmesi, hüzünlenmesi, kederlenmesi, yemesi, içmesi, konuşması, şakalaşması, gülümsemesi, uyuması, hanımlarıyla bir araya gelmesi, hepsinin tek tek gönüllerini alması bakımından bizler gibi biri idi!..
 
    Mescidde imam, ordunun üzerinde kumandan, devlet riyasetinde başkan, minberde hatip, kürsüde vaiz, fıkıhta bir İslam hukukçusu idi!.. Hal böyle iken,
 
    Günümüz toplumları, bilhassa, sufi çevreler, mistik şahsiyetler, Rasululah (sav)'in bu özelliklerini kabullenmemekte, illaki, onun göklerde uçmasını, denizlerde yüzmesini, önünü gördüğü gibi, arkasını da görmesini, sair varlıklarla konuşmasını, gaybı bilmesini istemektedirler!.. İsterseniz, sayın hocamız Prof. Dr. Sait Hatipoğlu'nun dilinden bu hususları dinleyelim:
 
    Prof. Dr. Sait Hatipoğlu hocamız dedim de, sakın ve kesin olarak medya vaizi Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu ile karıştırmayalım. Çünkü Sait bey, bir davanın hizmetkârı iken, bana göre, Nihat bey; günü kurtarıcı, saf ve masum insanları hüzünlendirerek, incitici tavırlar içerisindedir!..
 
    ".. Kur'an'ı Kerim'deki bir ayeti yanlış değerlendirmek yüzünden esteızübillah: " ve-ma yentıgu ani'l-heva in hüve illa vahyun yûhâ", yani, " O kendiliğinden konuşmuyor; onun konuştuğu şey vahiydir." ( Necm, 3-4)  ayetini Peygamberimiz'e mal ederek, Peygamber için, " her söylediği şey vahiydir" neticesini çıkaran alimlerimiz olmuş.
 
    Ben biliyorum ki bunu günümüzde söyleyen üniversite mensupları da var. Bu tamamen yanlış bir şeydir. Ayet-i kerime " ve-mâ yantıgu ani'l-hevâ" derken, kastettiği Peygamber değil, Allah'dır.
 
     Yani oradaki, Kur'an'ı Kerîm'dir. Kur'an'ı Kerîm Peygamberimiz'in kendiliğinden uydurduğu bir şey değildir. " İn-hüve" diyor zaten, " illa vahyun yûhâ" .
 
    Şimdi bunu düzeltmezseniz, Peygamberimiz'in ağzından çıkan her şey vahiydir derseniz -ki bunu söyleyen alimlerimizden biri mesela İbni Hazm'dır. ( ö.H.456)- o zaman ne olur, Peygamberimiz'in her söylediğini adam vahiy zanneder.
 
    Halbu ki böyle bir husus yoktur. Eğer Peygamberimiz'in her söylediği vahiy olmuş olsaydı, bizzat tenkid eder mi hiç?
    'Postacı', çok kaba/adî bir tabirdir. Rasûlullah sadece bir vahyi tebliğ eden zat olarak değil, onu bizzat kendi şahsında, o vahyi temsil ettiği gibi, bir de o vahyi etrafında yaymak ve tatbik ettirmekle mükellefti.
 
    "vestagim ke-mâ umirte" diyor, yani " sana emredileni tatbik ettir, hükmet!" Onun dışında Rasûlullah'a Cenabı hak tarafından verilmiş olan ictihad serbestliği vardır. Mesela Kur'an'ı Kerim'in hiç bir yerinde Peygamber efendimize imamlık yapması, cemaate imam olması emri verilmiş değildir.
 
    " Beş vakitte geç ümmetin başına imam ol" diyen bir ayet ben bilmiyorum. Yok böyle bir ayet. Ama peygamberimizin imamlık yaptığını, dolayısıyla bildiren ayet var. " Sen onların arasında onlara namaz kıldırdığın zaman" ( Nisa, 102) diyor ayeti kerimede.
 
    Şu halde Rasûlullah'ın imamlık yapma vazifesini kimden aldığını söyleyeceğiz? Kendisi imamlık yapmaya lüzum görmüş, Cenabı Hak da onu tasvib etmiştir. " ( http://musabagci.tr)
 
    Yani, klasik bilginler, mutaassıp çevreler, gelenekçi zümreler, " Rasulullah'ın her sözü vahiydir"  demekle ne ummaktadırlar, maksatları nelerdir? İşte, bu yanlış, abartı sözler, davranışlar sebebiyle, günlük hayatta, hurafeden, uyduruk şeylerden kurtulamıyoruz!.. Daha doğrusu hurafelerin önüne geçemiyor, geçme imkanımız olmamaktadır!..
 
    Niçin? Çünkü, Müslüman toplumlarda öyle bir peygamber algısı bulunmaktadır ki, haşa" Peygamber; bizim gibi insan olamaz" diyecek kadar algı ve idrak hakimdir!Halbu ki,
 
    Rasulullah (sav); yüce Allah'ın izni olmadıkça, vahiy tebliğ edilmedikçe bir mes'ele hakkında konuşmamış, yergi ve yargıya teşebbüs etmemiştir!.. Hatta, hanımı, Hz. Aişe (ra) iftira cesaretinde bulundular!.. Rasulullah (sav) ne yaptılar?.. Allah'tan gelecek vahyi beklemekten başka çare göremediler!.. Dolayısıyla;
 
    ".. Yine, " şu kadar rekat namaz kılın" diyen bir ayet yoktur. Bize Peygamber'e uyma emri var. Peygamberimiz Cenabı Hakk'ın nezareti altında peygamberliğini yapıyor. Yanlış bir şey yaptığı zaman düzeltiliyor.
 
    İyi bir şey yaptığı zaman devam ediyor, o iş meşrulaşıyor. Bunun bir başka misali de ezandır. " Namaz kılacağınız zaman ezan okuyun" diyen bir ayet var mı? Hiç böyle bir ayet yok. Ama, " Cuma ezanı okunduğu zaman gidin" ( Cuma, 9)  diyen ayet var.
 
    Demek ki ezan müessesesini Rasûlullah yahut, etrafındaki sahabeler tesbit etmişler, bu, Cenab-ı Hakk'ın tasvibine mazhar olmuştur. Onun için Rasûlullah'ın her hareketinin Kur'an emri olarak yapıldığını söylemek ilmen yanlıştır.
    Kendiliğinden de içtihatlarıyla yaptığı şeyler vardır. İlahi tasvibe mazhar olur o. Olmayanlar da tenkide tabi olur." ( a.g. site)
 
    Netice olarak;
 
    21 nci asrın Müslümanları, hiç olmadık yerde, peygamberleri tanrılaştıracaklarına, aslında, onlardan bize intikal eden bir husus vardır. İctihad çalışmaları!..
 
    Günümüzde, her çeşit kolaylığa rağmen, tepe tepe İlahiyat profesörlerimiz bulunmasına binaen, " ictihad" sözünden korkulmaktadır!.. Belki de, " Cahil cesur olur" iddiasını öne sürecekler çıkacaktır!..
 
    Ama, yüzlerce hocamıza ne oldu? H. Karaman, S. Ateş, A. Bardakoğlu, A. Bayındır, S. Hatipoğlu, M. Okuyan, M. İslamoğlu, B. Bayraklı, İ. Sarmış, M. Görmez vb. binlerce ilim ve Kur'an adamı!..
 
    Söz konusu Kur'an insanları, ictihad yapmaktan korkarlarsa, meydan kime kalacaktır? Tabii ki, meydanı, Fethullah Gülen zihniyeti, Hüseyin Hilmi Işık cemaatı, S. Tunahan müridanı vb. işgal edeceklerdir!..
 
    Bu zevat da, her gün klasik bir fetva uyduracak, kimi mikfrofonla ezanı kabul etmiyecek, kimi camii imamlarının arkasında namaz kılmayacak, kimileri çeşit çeşit adet ve uygulamalarla, sözleriyle cemaatleri tedirgin edeceklerdir.
 
    Veya, sufi ve mistik çevreler, Tv. kanalları ile, çörek otuna ayet bulacaklar, tenasül aletlerine ayet (!) okuyacaklardır!.. Daha olmadı, peygamberin nalinleri, çürümez kefen safsatası ile, mes'eleyi ticarete, kâra dönüştüreceklerdir!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık