ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

EN GÜZEL ÖRNEK İNSAN !..

" Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir." ( Ahzâb Sûresi, Âyet 21.)

Ayeti kerime hakkında kısa bir yorum yapacak olursak;

Ayette, Resulullah (sav)'in, Allah'ın hoşnutluğunu kazandıracak davranışlarda bulunmak isteyenler için mükemmel ve canlı bir örnek, en büyük erdem numunesi olduğu anlatılmaktadır.

Böylece, Resûlullah'ın, hislerine mağlup insanları memnun etmek ve onlara pratik değerden mahrum bir takım kaideler öğretmekle görevli olmayıp, onun hedefinin, tüm insanlığa amelî kaideler öğretmek ve bu kaideleri kendi yaşayışıyla izah ve tarif etmek olduğu anlaşılmış olmaktadır.

Bunun için, aziz Resulullah (sav)'in hayatı ve sîreti incelenirken bu husus asla gözden uzak tutulmamalıdır. Aksi takdirde, onun görevini saptırmış, nübüvvet görevini işlevsiz hale getirmiş oluruz.

Çünkü, görülen ve yaşanan odur ki, milletimiz arasında iki türlü peygamber algısı bulunmaktadır. Birincisi, Kur'an'ın anlatmış olduğu peygamber algısı, diğeri de, şeyhlerin, kerametçilerin, gavs geçinenlerin, kutupların, mehdilerin izah etmiş oldukları Kur'an dışı tasvirlerdir. Örnek mi istiyorsunuz!.. Buyurun öyleyse!..

" Mektubat-ı Rabbani'nin 3. cildinde, " Sen olmasaydın cenneti yaratmazdım", " O olmasaydı kâinatı yaratmaz, rububiyetimi izhar etmezdim" kutsi hadisleri de bildirilmektedir. Miraç'ta Allah Teala, Peygamber efendimize, " Senden başka her şeyi senin için yarattım" Resulullah (as) da, " Ben de senden başka her şeyi senin için terk ettim" dedi. ( Mir'at-i kâinat denilmektedir.")

Bu ifadeler yaratanı yarattığına mahkûm etmektedir. Akıl ve insaf sahibi bir insanın bunu söylemesi ve kabul etmesi mümkün değildir. Allah bu kadar aciz midir ki, yarattığı bir kuluna mahkûm olsun da kâinatı yaratmak zorunda kalsın? Allah derse kâinatı yok edip dilediği gibi yeniden yaratmaya, milyonlarca " Muhammed", milyonlarca âlem yaratmaya kadirdir. O insanların özelliği olan acizlikten ve bütün noksanlıklardan beridir.

Allah bütün varlıkları yaratmış ve onlara çeşitli görev ve sorumluluklar vermiştir. Bu sorumluluklarının bilincinde olanları da itaat ve ibadetlerinin derecesine göre sıralayarak "... Allah indinde sizin en şerefliniz takvaca en üstün olanınızdır" buyurmuştur. ( Hucurat 49/13)

Bu derecelendirme tüm insanlığı kapsamaktadır. Her insan bu ölçüye göre kendi yerini bilecektir. Ne kadar itaat, o kadar kıymet ifade ettiğinin bilincinde olacaktır. Bu ölçüyle Allah bütün mahlûkatın değer ve derecesini belirtmiş, mahlûkat içinde insanı, insanlar içinde iman eden ve salih amel işleyenleri , iman ve salih amel sahibi olanlar içinde de peygamberleri en şerefli kimseler olarak vasıflandırmış;

İnsanlar için en güzel örnek olarak göstermiştir. Ama asla ilahlaştırmamış, insan olma vasfını hep zikretmiş, vahyinin bilgisinin dışında bir şey bilmediğini, kitabı ve imanı ona vahiyle öğrettiğini beyan etmiştir

Sonuç olarak bu ve benzeri anlayışlar tasavvuf ekolünün ve geleneğin İslam'a taşıdığı batıl düşüncelerden başka bir şey değildir. Bu hezeyanların kaynağı " ledün ilmi ve batıni anlayışlar, keşif ve kerametler ve rüya ve menkıbelerdir..

Bunların, Allah'ın vahyi yanında hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Buna inanan insanlar zanna inanmış olurlar ve " zan ise gerçekten hiçbir şey ifade etmez." ( Necm 53/28) hükmünce Allah indinde hiç bir değeri yoktur." ( www.iktibasdergisi. com. H. Bülbül)

Günümüz ortamında yaşanan hadiseler, çirkin vak'alar tamamen bu din dışı yapılanmaların, halüsinasyonların ürünleridir. Yani, Kur'an dışı oluşumlardır. Örneğin, günümüzde, Feto belasının üzerine gidildi, kısmen de olsa, başları ezildi ama, yarın ki, zamanlar da bir başkası zuhur edecek ve milletimizin ve imanımızın, İslam'ın başına bela olacaktır..

Bazan düşünmeden, hesabını , kritiğini yapmadan edemiyorum: Bu durum ne olacaktır?.. Aziz milletimizin yüzü, Kur'an'la ne zaman gülecektir?.. Kişileri, şeyhleri, kerametçileri putlaştırmaktan ne zaman kurtulacağız?..

Şiimdiler de, Feto örgütü kan kusarken, yarınlar da, Seydacılar ortaya fırlayıp kan kusturursa ne yapmalıyız? Cübbeliler, falan efendi hazretleri, filan gavslar, kutuplar , sahte kılınçlarını bu aziz millete çekmiş olurlarsa ne yapacağız?

" Bu ve benzeri anlayışlara tevessül ederek Müslümanların da Ehl-i kitaba benzediklerini görüyoruz. Onlar Peygamberlerini yüceltmek için " Allah'ın oğlu" diyerek ilahlaştırıp örnek olmadan çıkardıkları gibi, Müslümanlar da Muhammed (as)'a olağanüstü özellikler vererek normal bir insan olmaktan çıkarmaya çalışıyorlar.

Bir şey iki şekilde örnek olmaktan çıkartılır. Birincisi; onu değersiz bularak yani örnek alınamayacak kadar değersiz göstererek, ikincide; insanüstü bir varlık haline getirecek kadar yüceltilerek, örnek alınamaz konuma yükseltilerek yapılır.

Bu halin her ikisi de peygamberler için kabul edilemez bir durumdur. Allah onu örnek bir insan olarak gönderdiğini onlarca ayette ifade ederek " üsevt'ül-hasene" ( en güzel örnek insan) ilan etmiştir. Yine bu özellik tüm peygamberler için de söz konusudur. Her peygamber gönderildiği ümmet için " üsvet'ül-hasene"=güzel örnektir. ( Ahzab 33/21)" ( a. g. site)

Netice olarak;

Ümmeti Muhammed!.. Ne zaman ki, Kur'an'a uyarsa, ışığını, bilgisini, ilhamını, yön ve yöntemini Kur'an'dan almış olursa, sanırım işte o zaman kurtulmuş olduğu gün olacaktır!..

Aksi takdirde, peygamberleri birbirleriyle, yarıştırmaya devam edersek, Hz. İsa'yı Allah'ın bir tarafına, " Allah Baba" diye oturtursak, bununla yetinmeyip, Hz. Muhammed (as)'ı onunla yarıştırıp, onu da yine Allah'ın daha yukarısına ulaştırmaya çalışırsak, çaba gösterirsek, ne demeliyiz tüm bunlara? Vay başımıza gelenlere demekten başka çare kalmayacaktır!..

Bu defa da, yeryüzünde bir kısım sufi meşayıhlar ortaya fırlayacak, Hz. İsa, Hz. Muhammed göklere çıktığına göre, bizler, niçin onların mehdileri, kutupları, mesihleri, aktapları, ledünnü bilgi sahipleri olarak onlardan aşağı kalalalım ki diyeceklerdir!.. Zaten, kalmadıkları da ortadadır!..

" Ben size şah damarınızdan yakınım" ayeti kerimesini çarpıtarak, bir meczup, bir şarlatan, bir dangalak, kendisini müridlerine karşı , " Ben size şah damarınızdan yakınım" diyerek, beyinlerini, düşüncelerini, zihniyetlerini iğfal etmiştir ve etmektedir..

Son söz olarak şunu demek istiyorum. Tarihi süreçte, vuku bulan kalkışmaları, ayaklanmaları iyice irdelemeliyiz!.. Ve hepsinden bir sonuç çıkarmalıyız!.. Yani, Mekke'nin taşlandığı " Harre" olayı, Alamut kalesindeki kepazelikler, Şeyh Bedrettin saçmalığı ve benzeri rezillikleri unutmamalıyız!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık