Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

ERMENİ KATLİAM YALANININ 100 NCÜ YILI VEYA MÜSLÜMAN TÜRK MİLLETİ HİÇ BİR MİLLETE ZULMEMİŞTİR!..

" Dinde zorlama yoktur.

Doğruluk, sapıklıktan seçilip belli olmuştur Kim Tâğut ( şeytan)'ı inkar edip Allah'a inanırsa muhakkak ki o, kopmayan bir kulpa yapışmıştır Allah, işitendir, bilendir.

" ( Bakara sûresi, âyet 256 ) Bu günden itibaren, önemli, ciddi, tarihi, dini, imani, milli, vicdani bir yazı serisine başlamış bulunmaktayım! Ermeni diasporasının veya katliamının 100 ncü yılı!.

Biliyorum, böylesi yazılar ateşi ellemek, ateşte yürümek, rizikoyu göğüslemek demektir!.

Çünkü, 2014 yılında, Hollanda'nın Almelo şehrinde dikilen kin anıtını tel'in etmek maksadıyla, Hollanda Diyanet Vakfı Başkanlığı tarafından bir miting, yürüyüş tertip edilmişti Camii hocalarımız, haftalarca önceden bu yürüyüşü duyurdular, isim, imza ve adres istediler.

Tabii ki, gönlüm arzu etmesine rağmen, rahatsız olduğum için bizzat yürüyüşe katılamadım Ama, içtenlikle, severek ismimi, imzamı vererek kınadım.

Ama, ne hazindir ki, böylesi bir tel'in mitingini tertip edenler, komite başkanı başta olmak üzere, tamamı tabana kuvvet kaçtılar Tertemiz, asil gurbetçi kardeşlerimizi meydanlara sürerek, kendileri ne meydana çıktılar, nede bir konuşma yapabilme cesaretini gösteremediler!.

Resmî makamlar, isim, adres ve imza verenlere yazı göndermiş oldu!.

Mahkeme; ceza gibi yaptırımlarla tecziye olabilirsiniz , denildi İşte, hal böyle iken, beni bir düşüncedir aldı, beynimi, hafızamı kemirircesine düşündüm ve düşündüm!.

Elbette ki, düşünmem, kafa yormam, fikir üretmem, düşündüklerimi yazıya, kaleme dökmem bir Müslümanlık görevi olduğu için, gücüm nisbetinde yazmaya çalıştım Evet, niçin biz böyleyiz?.

Haklı olduğumuz bir konuda, büyük, şanlı millet ve ülkenin mensubu, sahibi olarak nasıl kan dökücü, katliamcı, Ermeni kırımcısı ve kıyımcısı olarak dünyanın önünde lanse edilebiliriz? Gerçekten, küçücük bir millet olan Ermeni insanları, 100 ncü yılın sonunda adım adım başarıya koşmuş oldular! Onun içindir ki; Bendeniz, iki milletten korkarım!.

Birincisi, Yunanlılar, ikincisi de Ermenilerdir!.

Bir kere düşünmeliyiz ki, Yunanlılar, dünyayı aldatmaya devam etmekte, Ermeniler de, tüm dünya insanlığını, ağlamaları ile, sızlamaları ile, göz yaşı dökmeleri ile, "yandık", "bittik", "öldürüldük", "yok edildik", "katliama maruz kaldık", "sürüldük", "sürgün edildik", "diasporaya uğradık" zılgıtlarıyla, tüm insanlığı kandırabildiler! Bir kere; " İslamiyet'i kabulden itibaren İslâm hukukunun eşitlik prensibini bütün tebaasına titizlikle uygulamış olan Türk Milleti ile asırlarca iç içe yaşamış ve bu hukukun nimetlerinden yararlanmış bulunan Ermenilerin, bugün çeşitli ülkelerde yaşamakta olan fanatik grupları, tarihî gerçekleri saptırarak, güya Türklerden zulüm gördükleri yaygarasıyla dünya kamuoyunu aldatmaya çalıştıkları, teröre baş vurdukları, hariçteki masum Türk diplomatlarının hunharca kanına girmekten çekinmedikleri görülmektedir.

Çeşitli komşu ülkelerde ve Avrupa devletlerinde örgütlenmiş olan Ermeni çetelerinin, Türklerin hiç bir devirde masum insanlara zulmetmediklerini, tersine Ermenilerin, birlikte yaşadıkları bu âlicenap milletin bütün iyiliklerini bir anda unutarak nasıl gaddarca bir ihanet içine girdiklerini ve bundan dolayı tehcir kanununun çıkarılmasını zorunlu hale getirdiklerini şerh etmek ihtiyacını duydum Ermenilerin bu günkü iddialarına göre kendileri, Osmanlı Devletinin son yıllarında göçe zorlamışlardır Ama bu, öyle durup dururken yapılmış bir şey değildir.

O tarihlerde Türk orduları çeşitli cephelerde savaş verirlerken içeride de Ermeni çetelerinin, baskın, toplu öldürme, terör gibi çeşitli ihanetleriyle karşı karşıya kalmışlardı Türk Devleti, asırlarca ırk ayırımı yapmadan himaye ettiği bir kavmin ihanetiyle karşı karşıya kalınca asayiş ve düzenin sağlanması, Devletin ve Milletin güvenlik ve huzur için tehlikeli bölgelerdeki Ermenilerin yerlerini değiştirmek, onları cephe dışına sevk etmek zaruretini duymuştur" ( ismailhakkialtuntas.

com S ateş) Maalesef, dünya milletleri arasında, oyun, hile, düzen, desise, fırıldaklık bilmeyen millet, bizim milletimizdir!.

Tepeden tırnağa kadar, büyükten küçüğe kadar herkes her söze inanır, yalvarana acır, yardım isteyenin yardımına koşan milletiz.

100 yıldan bu yana, Ermeni çığırtkanlığını dinledik! " Bir şey yapamazlar, hiç bir şey olmaz" dedik!.

Ama, görünen köy kılavuz istemiyordu Tehlike yaklaştıkça yaklaşıyordu.

Bizler, dinimizin emri gereğince acıdık, üzüldük, onlarla birlikte mahzun olduk! Diasporaya, neredeyse bizde inanacak duruma geldik.

Halbu ki, bir toplum durup dururken, namusu ile yaşarken, içerisinde birlikte yaşadığı millete hançer çevirmemişken, niçin diasporaya maruz kalsın ki? Hele bu millet, küçük bir azınlık, bir avuç Ermeni cemaatı olmuşken, Anadolu topraklarında hiç bir hak ve toprak parçaları bulunmazken, 8 asır gibi bir zaman Müslüman Türk milleti ile koyun koyuna bir ve beraber yaşamışken, nasıl olurda tehcire maruz kala bilirdi? Büyük atamız, Fatih Sultan Mehmed Han'ı daima rahmetle, dua ile anıyorum! Onun büyüklüğüne, civanmertliğine bakınız ki, tüm Ermenileri İstanbul'da toplamış, onlara Kilise açmış, başlarındaki papazları hiç bir Hristiyan alemi tanımamışken, kabul etmemişken, aziz atamız Fatih, Ermeni Patriğini ihdas etmiş, tanımış ve dünyaya örnek bir hareket de bulunmuştur.

Oysa; " Arkadan vuran, namusa tecavüz eden, insanları kazıklara oturtmak, kuyulara atmak, benzin döküp yakmak gibi çeşitli işkencelerle öldüren hainlere mazlumların tepki göstermesinden tabii bir şey olamaz Ama bu, halkın gösterdiği, bazı ferdî olaylardan ibaret olmuştur kesinlikle Türk Devleti, Ermenileri kasden katlettirmemiş ve böyle bir kanun veya emir çıkarmamıştır On dokuzuncu yüz yıl başlarına kadar devletin sadık tebeası olarak kalan ve millet-i sâdıka adıyla adlandırılan Ermeniler; Osmanlı Devletini parçalayıp kendi aralarında bölüştürmek isteyen Avrupa Devletlerinin kışkırtmalarıyla ayaklanmaya, uzun zamandan beri birlikte ve barış içinde yaşadıkları Türklere karşı gizli ve açık cinayetler işlemeğe, kuvvetli ve çoğunlukta oldukları bazı köylerde feci katliâmlar yapmağa başlamışlardı.

Onların bu katliamlardan amaçları Türk halkını göçe zorlamak, yahut tamamen imha edip onların toprakları üzerinde bir Ermeni Devleti kurmak idi" ( ismailhakkialtuntascom.

sates) Netice olarak; Bu mevzudaki yazılarım, bir kaç gün devam edecektir!.

Çünkü, ben yazmazsam, öbürü yazmazsa, Diyanet mensupları tel'in mitinginden kaçarsa, mitinge katılan insanlarımızı yalnız bırakmış olurlarsa, aziz milletimizin suçlanmasına, iftira edilmesine, cinayetle, diaspora ile suçlanmasına kim karşı çıkacaktır? İşte, olacak olmuştur! Ermenistan Devlet Başkanı'nın, Papayı ziyaretiyle, Papa'nın " Türkler Soykırım Yapmıştır"(!) fetvasıyla, alel acele Avrupa Birliği ülkeleri de , aynı fetvayı onaylamışlardır.

Sanırım, 24 Nisan 2015 tarihinde, ABD ülkesi de Papa'yı teyid edecek, aynı doğrultu da karar alacaktır!.

Hakikaten, üzülmemek, için için yanmamak mümkün değildir! Çünkü, bu mes'ele de, pasif kalmayı, boş vermeyi tercih ettik!.

Dünyanın hiç bir ülkesinde lobi oluşturamadık!.

Örneğin, Ermeniler, Avrupa ülkelerinde azınlık bir cemaattır Öylesi, bizim millet gibi, üç milyon, beş milyon nüfus potansiyeline sahip değildir!.

Ama, gelin görün ki, azınlık küçük bir cemaat olan Ermeniler, Avrupa ülkelerine dediklerini yaptırmışlar, " kin anıt"ları diktirerek, istedikleri olmuştur!.

Rabbimiz! Bu aziz milletin yardımcısı olsun!.

Selam ve dua ile.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık