Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

EVLİLİK PROGRAMLARI VE YOZLAŞAN EKRANLAR!..

" Kaynaşmanız için size kendi ( cinsinizden) eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ etmesi de O'nun ( varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır." ( Rûm sûresi, âyet 21 )

Aman Allah'ım!.. Sanki, evlerimizin baş köşesine , bir düşman, bir hasım yerleştirmişiz!.. Elimizin altında bulunan kumanda ile dokunuyoruz, hemen başlıyor, aziz milletin kutsalına, manevi değerlerine küfretmeye!..

Bu sihirli kutu nelere dokunmuyor, nelere değinmiyor ki!.. Saymayın gitsin!.. Çünkü, sayılacak gibi değildir.

Medyumculuk, yıldız falcılığı, burç hastalıkları, şeyhlerin kerametleri, onların bağlılarına duaları, şefaatçılık, vesile aldatmaları,  envai çeşit yerli, yabancı filmler, diziler, oyunlar, belden aşağı vurmalar vb.

Hele, bazı  proğramlar sunulmaktadır ki, yaşlı, genç, kadın, kız, kızan onun müptelasıdır.. Evlilik proğramları.  Bekar erkekler de, evli insanlarda, dul bayanlar, evli ve bekar kızlarda, evlenme çağına gelmiş genç erkekler de bu tür sunulan proğramların müdavimleri, tiryakileri ve vaz geçmezleridir!..

" İsmet Özel kendisiyle yıllar önce yapılan bir söyleşi de şunları söylüyor: " Dallas dizisinin Mısır'da  halkın tepkisi sebebiyle gösterilemediğine vakıfım. Yani Mısırlılar, bize bunu seyrettiremezsiniz diye tepki vermişler ve Mısır'da gösterilememiş.

Geçenlerde birisi dedi ki: " Ben Dallas dizisini seyrettim. İnsanların buna niye tepki gösterdiklerini anlayamadım." O Dallas dizisindeki Ceyar gayet masum bir adam haline geldi Türkiye'de. Yani Türkiye fiili haliyle hem zihni yetersizlik hem ahlaki yetersizlik içinde bir ülkedir."

Erol Gökada da birkaç gün önce şunları söyledi: " Bu akşam 2 evlenme proğramına baktım. Seda Sayan'ın ki artık göbek danslı odaklı, Esra Erol ise maalesef sadece mahremiyet talanını esas alıyor. Çok yazık!

Evlenme proğramlarıyla ilgili sevindirici olan tek husus, artık kimsenin bu tür proğramlarda evlenmeye kalkmaması. Sadece TV şovu niteliğindeler, ciddiiye alan yok."

Bu iki alıntı merkezinde ekranlara baktığımızda gerçekten büyük bir ahlaki dejenerasyon ve yıkımla karşılaşıyoruz. Televizyon dizilerinde şaha kalkan yalancılığı, gayrimeşruluk özentisini, mahremiyet yağmacılığını, sahteciliği izliyoruz." ( İktibas Dergisi, Muaz Ergü)

Bu tür yazılar gündeme geldiği zaman görmekteyiz ki, proğram sunucuları, çocuklar gibi oturup ağlamakta, dizlerine vura vura döğünmektedirler.  Neden ve niçen?.

Çünkü, aziz millet evlatlarının, erkeklerinin, kız çocuklarının sırtından geçinmekte, onların saf, masum duygularını sömürerek, geçimlerini temin etmektedirler.

Utanır olduk!.. Ümid ederiz ki, devlet yetkilileri ve Rtük bu kirli işlere el koyarda, bu tür kirli, ahlaksızca, ırzı, namusu, haya duygularını bitirici, törpüleyici proğramlara bir " Dur!" denilmiş olur.

Bu millet; Kur'ani emirleri, Nebevi düsturları hiç bir zaman geri plana atacak değildir. Evlilik; her dinde, her millette kutsal olduğuna göre, sınırları belli olduğuna binaen, Müslümanlıkta daha apayrı bir yeri bulunmaktadır.

Bilmem ki, ne oldu bu millete?.. " Kız isteme" " Kız tanıma" " Dünür gitme" " Allah'ın emrini anma" hasletlerimiz sanki can çekişir hale getirilmiştir.

Oysa, bu tür proğramlarda, iffet, haya, Allah rızası, samimiyet, ciddi konular göze çarpmamaktadır. Tamamen, aldanma, aldatma, kitlelerin gözünü boyama, bu mühim mes'elenin içini boşaltmaktan başka bir eylemin bulunmadığıdır!..

Bu tür bir proğram türü, gülünecek, şaka zannedilecek bir husustur. Bir kere, her zaman, yerden yere vurmuş olduğumuz Batı Tv.larında bile, böylesi,saçma, komik, abes, çirkin, şaka türü proğramlara rast gelinmesi mümkün değildir.

" Evlilik proğramları hayatın manasını, evliliğin üstünde yükselmesi gereken temelleri dinamitliyor aslında. Sahte bir show dünyası... Asla gerçeğin, insani değer ölçülerinin olmadığı, kitlelerin gözü önünde insanlığın tecavüze uğradığı sahte bir dünya... Bir yönüyle insanlık pazarı... İnsan ticareti.. Duyguların tezgaha düşmesi...

Müslüman bir toplumda yaşadığımız iddiasındayız ama evimizin baş köşesine misafir ettiğimiz televizyon aklımıza, idrakimize, muhayyilemize gayri İslami, gayri insani bir ipotek koymuş durumda.

Bırakın İslami değerleri en asgari insani değerlerin  bile olmadığı tuhaf bir gösteri dünyası. Sirk... Dizilerdeki abartıılı sahneler, kaynağı belirsiz servetler, sınırsız harcamalar, evler, arabalar, güzel kadınlar, yakışıklı erkekler, ailenin temelini sarsan ilişkiler toplumu ifsat ediyor..

Hem ifsat olan bir toplum var hem de televizyondaki parlak sahneleri kendi gerçek yaşamında göremeyen, yaşayamayan ve kendi dünyasına, gerçeğine düşman olan insanlar...

Evlilik proğramlarındaki eş seçme kriterleri, bu kriterlerin tamamen maddi alana ilişkin olması, duygusal, manevi özelliklerin uyuşması yerine birbirine talip olanların ev, araba, boy pos, makam mevki bağlamında yoğunlaşmaları evlilik kurumunun yara almasına neden oluyor.

Sadece sayısal değerlerin ve dış görünüşün belirleyici olması evliliği en baştan olumsuz etkileyecek faktörler. Bu olumsuzlukların hepsi ne yazık ki gün boyu ekranlardan ailenin içine yayılıyor. Sanki ekranla zihinler arasında kanalizasyon bağlantısı yapılmış. Sürekli pislik boşaltılıyor zihinlere.." ( a. g. dergi, Muaz Ergü)

Aslında, proğram yapıcılarına sormak gerekmektedir: Ne yapmak istiyorlar bu tür proğramlarla?.. Anlık, saatlik, günlük, gecelik aşklarla nereye varılmak istenmektedir?

Maalesef, utanmamak, sıkılmamak, hicap duymamak, haya etmemek mümkün değildir!.. Nice nice tepe gibi kız babaları, erkek babaları anneleri de; bu tür, kirli, rezil, mülevves proğramlara katılarak, ne acı ki, " Koç katımı" gibi sahnelere fırsat vermektedirler!.. Yazıklar olsun!..

Seçilmiş kızlar, belirlenmiş erkek adayları, hepsi tamamen, uyduruk, kurgu, kurgulanmış sahneler!.. Hiç birisinin maksadı, gayesi, niyeti , bir evlilik oluşturmak, birliktelik meydana getirmek değildir.

Tamamen şowa dönük, dış yüzüyle, görünen şekliyle niyetler halis gibi, ama, içeriği bom boş, tamamen hayal dolu, hayal ürünü ve aziz milleti kandırmaktan başka bir şey değildir.

Netice olarak;

Bu tür proğramlara bir çeki düzen verilmesi zor olmasa gerektir!.. Bu ülkenin mahkemeleri, kanunları, yasaları, adliyesi etkindir ve çalışmaktadır.

Kılı kırk yaran yasalarımız mevcuttur. Rtük'ümüz etkindir, etkilidir, tepkilidir.. Niçin bu tür proğramlara fırsat verilmekte, aziz millet evlatlarının şerefi, onuru, şahsiyetleri ayak altı edilmektedir?

Yani, yukarı satırlarda da, ifade edildiği gibi, üç beş tane zavallı, bu işten " ekmek yiyecek" diye, bu tür rezalet içeren, dolu kurguları seyretmek, bakmak, mideleri tersine çevirmek, neyin nesidir?

Çünkü, bu millet, bu ülkenin %99'u Müslümandır!.. diyoruz!.. O halde, ne oldu %99 Müslümanlığa ki, nişan merasimlerini, nikah törenlerini, düğünleri, adetleri, örfleri bir köşeye sıyırıp atmış oldu?

Söz konusu, belirtilen üç beş kişi, " Ekmek yiyecek" diye, 15 asırlık dini emirleri, Kur'anî buyrukları bir kenara, bir köşeye atamayız!..

Bu millet, Müslümanlıdr, Ehl-i Kur'an'dır, ehl-i Kur'an kalacaktır!.. Hiç bir güç ve kuvvet, bu tür rezilce eylemlerle bu aziz dini inkıta uğratamayacaktır.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık