ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Fetö Örgütü ve Ey Diyanet Bu Zamana Kadar Neredeydin?

15 Temmuz 2016 cunta kalkışması, millet tarihimizde unutulmayacak, geri plana atılmayacak kara bir leke, rezalet ve lanetle anılacak bir kara gün ve gece olmuştur!..

O geceyi, ömrüm boyunca kat'iyyen unutmayacağım!.. Çünkü, millet tarihimizde, Gazi Meclisi, düşman kuvvetleri bombalamaya çalışmışlardı da muvaffak olamamışlardı.

Ama, ne hazindir ki, bu milletin içerisinde yaşamış, ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, havasını teneffüs etmiş bir zavallı, Meclisi bombalamaya muvaffak olmuştur..

Bununla da iktifa edilmeyip, 248 şehidimiz rahmeti rahmana kavuşmuş, iki bin küsur insanımız da gazi, yaralı ve sakat kalmıştır. Hal böyle iken;

15 Temmuz cunta kalkışmasından sonra, herkes, her kesim ah vah etmeye başlamış, kendi içlerinde arama, tarama, gözleme, gözetleme pozisyonuna geçmişlerdir.

Fetö meczubu, dünkü, bu günkü bir yapılanma olmayıp, böylesi bir rezil hal, kırk beş, elli seneden beri bu milletin içerisinde çöreklenmiş, millet evladlarını kandırarak, alın terimizi, göz nurumuzu yabancı diyarlara kaçırmasını bilmiştir.

Böylesi bir meczup, din dedi, iman diyerek ağladı, ah vah etti. Dizlerini dövdü, sahabeyi gündeme taşıdı, toplumun sahabe gibi yaşamasını arzu etti.

Hatta, ülkemizin selatin camilerinde kürsüler bu zavallının emrine verildi, Koca Tepe, İstanbul camileri, İzmir Hisar camii, bunun kükrediği, kendisini lanse etmiş olduğu yerler oldu.

Şimdi, sormak zorundayız!.. Ey Diyanet!.. Böylesi bir kara insan, dini istismar eden zavallı, 45-50 seneden beri dini adına kükrer iken, "sahabe" , "sahabe" diye milleti kandırırken, sen neredeydin?.. Müftülerin, Din İşleri yüksek Kurulun, Başkan Yardımcıların nerede kalmışlardı?

Çok çok saygı duymuş olduğum, Dr. Fahir Demir hoca efendi, bir toplantı da anlatmıştı: F etö, çömezi, Rotterdam'da, bir otelde 400 kiişiyi toplamış onlara konferans veriyor, bilgilendirme toplantısı yapıyor..

Toplantı sonucunda, sergiler serildi, görevliler o heyecan atmosferinde yardım toplamaya çıktılar. Tam tamamına 400 bin filorin toplanmış, Toplanan meblağ, Fetö'nün, birinci derecedeki elemanları tarafından alınmış ve diyar diyar uçurulmuştur.

Fetö; bu aziz milleti dinden vurmuş, din demiş, iman demiş ve yağlı kılıcını da milletin böğrüne saplamasını bilmiştir.. Bu âna kadar, bu güce erişinceye kadar, sayın Diyanet neredeydi acaba?

Bunun, din anlatmadığını, imandan bahsetmediğini, bunun dini kullandığını, ermişliği, erenliği, keşfi kerameti , velayeti, evliyalığı, din adına uçmayı, göçmeyi anlatırken, niçin Diyanet karşı çıkmadı, " bu zavallının milletini kandırdığını bu aziz millete niçin anlatmadı acaba?"

15 Temmuz cuntası, öylesi üç beş yılda yuvalanacak, örgütlenecek bir yobaz, üç kağıtçı kuruluş değildir!.. Bunlar, İl'lerimiz de çöreklendiği gibi, İlçelerimizde de yuvalanmış, binalar dikerek, halkımızı soymasını bilmiştir!..

Öyle anlaşılıyor ki, kimi İl veya İlçe Müftüleri de buna alet olmuştur, din almışlar, din tacirliği yapmışlardır. Yazıklar olsun!.. Hasılı;

Fetö örgütü tağutluğunu, tağuti bir kuruluş, örgüt olduğunu bütün halleri ile, yapılanması ile, örgütlenmesi ile, can yakması ile, millete zarar vermesi ile, dini kullanmasıyla ortaya koymuştur..Nedir tağut olmak?

" Şu halde tağut, Allah'ın dışında, Allah'a iman etmeyi engelleyen, Allah'a iman etmekten insanları alıkoyan, yollarını şaşırtan , zihinlerini çeldiren şey ya da şeylerdir.

Allah'a karşı azgın ve isyankâr olup, gerek kahren ve cebren ve gerekse yumuşaklıkla, gönül rızası ile kendisine insanları perestij ettiren, kendisini mâbud ittihaz ettiren insan, şeytan, put ve benzeri bir şey tağuttur.

Bunların ortak özelliği insanları Allah yolundan men etmektir. Allah'ın kullarının mâliki ve hâkimi olduğunu iddia eden ve insanları kendi kulu olmaya zorlayan kimselere tâğut denir. " ( İktibas Dergisi, A. Müftüoğlu, Mart 2009, say. 9 )

Söz konusu bu zalim örgüt; hiç bir zaman ezilen, sömürülen, esaret yaşayan, vurulan, kolları kanadları kırılan Müslümanların yanında olmamıştır.

Çukurca'da şehid düşen Mehmetçiğin yavuklusunun ağıdı, annesinin hıçkırıkları, yetimlerinin yalnızlığı onu hiç ilgilendirmemiştir: Onu enterese eden İsrail askerinin vurulması, öldürülmesi olmuştur.

Hal böyle iken, benim sinirime dokunan, gücüme giden husus, Başkanlığımızın uyur gezer olmasıdır.. Gelişen, gelmekte olan bu tür bir bağnazlığı sezemesi olmuştur.

Din İşleri Yüksek Kurulumuz, pısıl pısıl değil, küsül küsül değil, içine kapanık hiç değil, gürül gürül fetvalar vermeli, ne Fetö kanlı örgütünden, nede diğer sufizm ve mistik çevrelerin varlığından çekinmemelidir.

l5 Temmuz günü ve gecesi, bu millet; Fetö kanlı örgütünü tanımış olduğuna binaen, yarınlar da, kimler, hangileri sahneye çıkacak, gündem oluşturacaktır? Onun içindir ki;

Devletimiz, Başkanlığın emrine TRT. Diyanet gibi mümtaz bir kuruluşu verdiğine göre, bu nimeti, bu in'amı iyi kullanmalıyız. Milletin, ayrılmasını, ayrışmasını, bölünmesini, hiziplere doğru yönelmesini isteyen herkesi, her grubu ad ve isim vererek ifşa etmek zorundayız.

Biliyorum!.. 15 Temmuz cunta yaklaşımından sonra, ülkemizde, milletimiz arasında huzur, mutluluk, bereket, rahat ve rahmet kalmamıştır!.. Ama, unutmayalım ki, her karanlık gecenin, bir aydınlık sabahı vardır!..

Bu aydınlık sabahın doğması, gelmesi, filizlenmesi yaklaşmıştır!.. Yeter ki, milletimiz, aziz Kur'an'a bende olsun, onu okusun, anlasın ve emirlerini yaşamış olsun!..

Netice olarak;

Bu aziz millet, bin yıllık veya daha önceden beri bir çok böylesi haydutluğu, tağutluğu görmüş, yaşamış ve tecrübe etmiştir.

İnşallah!.. Böylesi karanlık, zulüm kokan günlerde bir gün telafi edilecek, aziz millet evlatları rahata, sükunete, sekinete ermiş olacaktır.

Ümmet; Kerbela'da, Evlad-ı Resul'ü bir bir kurban verirken, ortam, ortalık yine bundan daha feci, daha kötü, daha vahşiyane bir hal içerisindeydi. Ne oldu?

Tarihte, nice nice Yezid'ler gelmiştir ve geçmiştir. Nice Hasan Sabbah'lar türemiş yaşamış, kan dökmüş ve kendi kanları içerisinde boğulup gitmişlerdir. Dolayısıyla,

Başkanlığımıza güveniyoruz!.. Başkanımıza, Din İşlerine güveniyoruz. İnşallah, bundan sonra, her hangi bir gerici, yobaz, din dışı oluşuma fırsat verilmeyecek, hiç bir tarikatın, hiç bir şeyhin" hatırı kırılmasın, gönlü incinmesin" havasında olunmayacak, " bunlar Allah Dostları(!)" tavrından kaçınılacaktır..

Rabbim!.. Bu millet evlatlarına, Kur'anî bilinç lütfetsin!.. Selam ve dua ile.
Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık