Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Fetö, Sömürge Aydınlar Projesi

FETÖ; SÖMÜRE BİLİRLİK KABİLİYETİNİ ARTIRAN, SÖMÜRGE AYDINLARI YETİŞTİREN  BiR PROJEDİR!..

" Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını, ( günahları) dilediği kimse için bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse büyük bir günah ( ile) iftira etmiş olur." ( Nisâ sûresi, âyet 48)

Zaman zaman, böyle şarlatanı yazmış olduğum gibi, yine bu günkü yazımla bu din istismarcısının üzerinde duracağım ve kendi kafamdaki, bilimcimdeki bildiklerimi gündeme taşıyacağım:

Takriben 40-45 yıllık zaman dilimi içerisinde, böylesi bir adam, dini kullanmış, peygamberi istismar etmiş, sahabe-i kiramın hayatı ile prim yapmış bir zavallıdır!..

Niçin zavallıdır?.. Çünkü, aziz İslam'ı istismar eden, onun sırtından zengin olan, para, pul sahibi olan kim olursa olsun, akibet, tıpkı bunun gibi ebedi olarak hüsrana uğrayacak ve uğramaktadır.

Ancak, bu şarlatan, yarım asra yakın bir zamandır, devlet içerisine sızmış, polis, adliye, milli eğitim, ordu ve tüm alanlarında varlığını, sinsiliğini göstererek , aziz milletimizi bu günkü keşmekeş duruma itmiş, herkesin, huzurunu, rahatını ve mutluluğunu bozmuştur.

2008 yılında Hannover'deydim. Bir hayli yetişmiş kız ve erkek öğrencim vardı. Ama, bir şeyin farkına varmış oldum. Öğrencilerim, tek tek azalıyor, nereye, nasıl gittiklerini bilemiyordum.

Çünkü, benim dünyamda, olmadık vaatler yoktu, öğrencilerim uçmayacaklar, kaçmayacaklar, Kur'an hakikati ne ise onu vermeye çalışıyordum

Durumu, Teşkilat başkanı Yücel bey'e söyledim. Söylediği söz şu oldu: " Hocam!.. Siz, mes'elenin farkında değilsiniz, bizim çocuklarımızı Fetullahcılar kaçırmaktadır." dedi.

Bir gün, merhum Dr. N. Hablemitoğlu'nun, konu ile ilgili bir kitabını okurken, Fetullah'çıların, Hannover bölge sorumlusu kişinin ismine rast gelmiş oldum. Hemen ikinci gün;

Tekrar Yücel beyle, konuyu teati etmeye başladım: " Hocam!.. Bu tür tehlikeli konulara girmeyelim, bu kişi, Cia ajanı, Almanya'dan kovulan, sonra da BND'yede çalışması şaartııyla, Almanya'da kalmasına, çalışmasına müsaade edilen bir zattır.". ( BND. Alman Gizli İstihbarat Teşkilatı).

Mes'ele bu  kadar açık seçik iken, hala ABD. ve Batı ülkelerinin, böylesi bir şarlatanın darbeye teşebbüs etmesini kabullenmemeleri çok tuhaf, tuhafa olduğu kadar ard niyetten başka bir şey değildir.

Çünkü, şarlatanın, müritleri; kişiliksiz, kimliksiz, şahsiyetsiz, robotvari insanlardır. Bunlar; kendi iradeleriyle, akılları yönünde hareket edemeyip, tamamen İslam dışı bir yapılanmanın, oluşumun kulu ve köleleridir..

Yaşım itibariyle 65 yaşını geride bıraktığım için, hayatım boyunca, böyle bir ekolün içerisinde bulunmadım, toplantılarına bir gün olsun katılmadım ve sürekli de zıt tavırlarım, yani, Nurculuğa karşı antipati besleyişim, sevmeyişim hala zihin dünyamda yerini korumaktadır.  Bunlar hakkında, A. Müftüoğlu hoca derki:

" Her cemaat düşünsel planda ulusal iklimi ve ulusal mitolojileri paylaşıyor. İslamî kesimlerde tevhidi duyarlılığa gölge düşüren bayağılıklar yaşanıyor. Bütün cemaatler yeni bir batınîliğin etkisi altında bulunuyor.

Esoterik ( içrek) yorumlar, inanışlar çok büyük bir kibirlilik içerisinde, çok büyük bir pervasızlık içerisinde, çok büyük bir küstahlık içerisinde, şeriat edeplerine meydan okuyarak büyük bir rahatlıkla sergilenebiliyor.

Neonurcu hareket, Said-i Nursi'nin " kıyamete kadar ortaya çıkacak bütün soruların yanıtını bildiğini" iddia edecek kadar, insan iradesini, insan çabasını dışlayan, gayb hakkında uluorta açıklamalar yapabiliyor.

Başka hiç kimsenin bilmesi gerekmeyen, kişinin kendi iç dünyası ve sezgileri ile sınırlı, bütünüyle çok özel, kişiye özel, asla/kesinlikle genelleştirilmemesi gereken kimi yorumlar, cemaat propağandası için ahlaksızca/sorumsuzca kullanılabiliyor.

 

Bu noktada kimi isimler, kimi adımlar korkunç bir dogmatizme ve putperestliğe dönüştürülüyor. Sezgilerimizin temel tevhidi çerçeve ile bir bütünlük içerisinde bulunması gerektiği ilkesi hiç bir biçimde dikkate alınmıyor.

Kişisel kültleştirme yaklaşımları İslami bir sorgulamaya tabi tutulmuyor. Kitleler cemaat çıkarları doğrultusunda icat edelin/üretilen yeni hurafelerle avutuluyor.

Atavistik kalıntılarla , menkıbeler, rüyalara dayalı manipülasyonculuklarla yönetilen dini hayatlar içerisinde bütün bağlılıklar, propağanda yöntemleriyle sağlanıyor." ( A. Müftüoğlu, İktibas Dergisi, Temmuz 22010, sayfa 15-16 )

Var olasın sayın Atasoy Müftüoğlu bey!.. Bu kadar güzel izahın üzerine eklenecek ne olabilir ki? 1978 yıllarında K. Maraş İmam-Hatip Lisesinin bir odasında, rahmetli Mustafa  hoca ile atışmamız, tartışmayı ileri götürmemiz, hala canlılığını korumaktadır.

Rahmetli Mustafa hoca, Said-i Nursi'nin keşfi kerametinden, büyüklüğünden, yüceliğinden bahsederken, ben , şunları ileri sürmüştüm.. Elmalılı Muhammed Hamdi, Yazır, Ahmet Hamdi Aksekili, Rifat Börekçi, Ahmet Naim, Kamil Miras gibi hocalardan bahsedince, merhum hoca küplere binmiş oldu ve:

" Şerafettin hoca!.. Bu bahsettiğin kişiler var ya!.. Bunlar, ancak Said-i Nursi'nin " taharet" çaputu olabilir" dedi.. Ve o tarihten sonra, tiksindim, nefret ettim. Hala da, bunların imani yönlerinden kuşku duymaktayım.

Onun içindir ki, şarlatan, sömürebilirlik kabiiiyeti olan bu tür aydıncıkları bulmuş, yıllardan beri, ne yazık ki, kul, köle, robot, iradesiz güruh olarak kullanıp gitmiştir.

Netice olarak;

Ne yazık ki, azizi milletimiz; menkıbeci, uydurukçu, kıssacı, hikayeci bir kişi olan şarlatan tarafından uyutulmuş, kandırılmış ve hala da, millet üzerinde etkinliğini göstermektedir.

Milletimizin, ter temiz alın teri, göz nuru olan helal kazançları, bir hiç uğruna hor kullanılmış, hakkı olmayan yerlere kaçırılmış ve millet mağdur edilmiştir.

Diğer taraftan, düşman ülkelerinin bile yapmadığını, Milli Mücadele hengamesinde Yunan'ın, Fransız'ın, İngilizler'in, Ermeni'lerin, Rus'ların vb. bile yapmadığını bu şarlatan yapmış, tarih boyu unutulmayacak bir hainliği sergilemiş oldu.

Gazi Meclis binamız, gözümüz gibi korumuş olduğumuz, " Hakimiyet bila kaydu şart milletindir" sözünün temsil yeri olan binamız bile bu şarlatanın kandırmış olduğu zevat ve hainler tarafından bombalanmış, bir çok askeri tesisin çalışamaz hale gelmesine sebep olmuştur.

Aziz milletimiz, gerek Osmanlı döneminde, ve gerekse Türkiye Cumhiriyeti döneminde bir çok defalar ihtilaller yaşamış , hiç birisinde bunun  ki kadar , millet düşmanlığı, bayrak ve devlet düşmanlığı yaşamamıştır. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık