Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Hacı Amca Sen Hala....

"HACI AMCA!.. SEN HÂLÂ, " EN İYİ MÜSLÜMANLIK BİZİM MEMLEKETTE"
                                           NİNNiLERİNİ SÖYLEYEDUR!.."
 
 
    " Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, ( taş, ağaç vb. ile) vurulup öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanıp ölmüş ( hayvanlar ile) canavarların yediği hayvanlar - ölmeden yetişip kestikleriniz müstesna- dikili taşlar ( putlar) üzerine boğazlanmış hayvanlar ve fal oklarıyle kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün kafirler, sizin dininizden ( onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bu gün sizin dininizi iikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak beğendim. Kim gönülden günaha yönelmiş olmamak üzere açlık halinde dara düşerse ( haram etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir." ( Mâide sûresi, âyet 3)
 
    Malum olduğu üzere, her dinde ve sistemde haramlar, yasaklar vardır. Mühim olan bunların, fert ve toplumun menfaatine, ebedî mutluluğuna yönelik bulunması, bir hikmet ve anlam taşımasıdır.
 
    İslâm'da yasaklanan, haram kılınan yiyecek ve içecekler genellikle sıhhate zararlı olduğu, İslâm'ın iman ve ahlâk nizamına ters düştüğü için yasaklanmıştır.
 
    Bunlardan bir kısmının zararlı olduğu öteden beri bilinmektedir. Diğerlerinin zararı ve tahribatı ise insanlığın ilmî seviyesi yükseldikçe anlaşılmaktadır ve anlaşılacaktır!..
 
    Maalesef; ayeti kerime de izah edildiği gibi, "kumar" " fal okları" " sarhoşluk" illetleri, düne göre bu gün gittikçe değişiklik arzetmekte, şekil değiştirmektedir.
 
    Dünün farklı haksız kazançlarının yerini, günümüzde " milli piyango" " "toto" " loto" " iddaa" " At yarışları" şeklinde alabildiğince kitleleri etkileyerek yoğunluk kazanmaktadır!.. Örneğin;
 
    " Maçta trans hali diyebileceğimiz şekilde kendinden geçme, başka bir kimliğe soyunma, takımında ve takım taraftarlığında fenâ bulup yok olma, fenâ fi'l futbol olma halidir.
 
    Hırsızlar, önemli maçları büyük bir fırsat biliyormuş, en kolay hırsızlık derbi denilen maçlarda oluyormuş. TV.lerde naklen yayınlanan maç saatlerinde, ev halkı kendilerini öyle kaptırıyorlar ki, oturdukları odaya hırsız girip ceplerine elini uzatsa farkında olmayacaklar.
 
    Yanındaki karısını, çocuğunu maç ânında göremeyen adam, hırsızı nasıl görecek ki... Ve Allah duygusu, hayatın anlamı, yaratılış gâyesi, cennet-cehennem,... kimsenin umurunda olmuyor, yani şeytan adlı hırsız, böyle bir gafletteki insanın gönlünden öyle önemli şeyleri çaktırmadan çalıyor ki...

 
    Milli pilli maçlar da ayrı bir problem. Milsiz maçlara ilgi duymayan nice abdsetli-namazlı insan bile milli ( aslında ulusal demek gerek, millî " dinî" demektir) maç olunca " yıkılası düzen" dediği devletin kutsallarına putperest insanların millî hisleri nasıl galeyana getiriliyor millî maçlarda.
 
    Son İsviçre maçı bunun küçük bir örneği. Sanki savaş, sanki Allah için var ve kendi takımı hakkı, karşı takım da bâtılı temsil ediyor. Çocuklar bile oyun oynarken bu kadar kavga etmezler, ne de olsa oyundur deyip geçerler.
 
     Sahi, futbol bir oyundan ibaret  değil mi? Oyundan zevk alanlar da çocuklar ve çocuk akıllılar. Ama, oyunu hayatın merkezine almak, kulluk görevlerini unutup oyunu ibâdet/tapınma haline getirmek gibi feci durumları çocuklukla filan izah etmek mümkün değil; bunlar şeytan işi pisliklerdir.
 
    Ahlâka verdiği zararlar, sporcu ahlâkının ne seviyede olduğunu sporla içeriden ilgilenenler iyi bilir. Bundan daha yaygını bir futbol kulübü taraftarlığının, özellikle de fanatikliğin ahlâka olumsuz etkileridir.
 
    Televole türü proğramlar bunun TV.lerden yansıması ve yaygınlaştırılması demek oluyor. En uysal bir vatandaş tipinin bile maçlarda, ağza alınmayacak küfürler ettiğini, karşı takıma ve onun taraftarına, bazen de hakeme karşı ne kadar agresif tutumlar aldığını bilmeyen mi var?
 
    Bağnazlık da böyle başlıyor... Üç-beş yaşındaki çocuklar bile fanatik bir taraftar yapılıyor. Artık bayanlar da takım tutuyor. Duyuyoruz kendisine dünürcü gelen bazı kızlar, dâmat adayı rakip takımı tuttuğu için, sırf bu gerekçe ile evlenmek istemiyor. Evlerde baba-oğul arasında olduğu gibi, anne-kız arasında da taraftar tartışmaları yaşanıyor." ( www.erdemyolu.com)
 
    Aman Allah'ım!.. Tüm televizyonlar, basın, yayın, dergiler, gazeteler futbol çılgınlığı ile oturup kalkmaktadır!.. Milyonlar; hep bir ağızdan bağırıyor, küfür, sövme, dine, imana küfür, birbirlerine envaı eşit galiz laflar mideleri bulandırmakta, camideki hacı babayı bile taraftar yapmaktadır!..
 
    Hacı baba, ailece taraftar olduğu gibi, yönetici, yönetilen, bürokrat, gazeteci ve herkes hatta, camideki imamlar bile bir takımın fedaisi gibi çalışmaktadırlar!.. Evlenecek erkek ve kızlar, birbirlerinin takımını sormakta, aksi  istikamette duyum aldıkları zaman uzlaşamayacakları, anlaşamayacakları yönünde fikir beyan etmektedirler!..
 
    Merhum Ahmet Doğruyol hocanın, futbol hakkındaki tesbitleri sürekli dikkatimi çekmiş, hala da çekmeye devam etmektedir!..
 
    Koyunun erken yatıp uyumasından, bocunun ise, gecenin ikisine, üçüne kadar ürümesinden bahsederdi.. Yine koyunun erkenden kalkmasından, bocunun ise geç vakte kadar uyumasını anlatır, benim de hoşuma giderdi.
 
    Şimdilerde, gecenin  geç vaktine kadar bağıran, söven, sayan, yuh çeken gençler ve insanlar; namaz yok, abdest yok, inanç yok bir halde, bağırmadan, çağırıp küfürden dolayı yorularak evine geliyor, hele takımı da yenilmiş ise, onun dünyası zindan oluyor, ailesine, annesine, babasına çatıyor, geç vakte kadar uyumamaktadır!..
 
    Netice olarak;
    Futbol maçları millet iflahımızı kesmektedir!.. Futbol maçına giden insan; namazını bırakıyor, abdestini terkediyor, huysuz, ahlaksız bir tip oluveriyor!..
 
    Genç kız, genç erkek; evleneceği zaman, birbirlerine takım soracak kadar tuhaflaşmışlar,  aksi takım karşısında menfi tavırlarını izhar etmektedirler!.. Ne ayıp!.. Ne ayıp!.. Yani,
 
    Futbol maçları, takımlar, ilah olmuş, tanrısal (!) görev icra etmektedirler!.. İbadetin yerini küfür ve sövme, maneviyatın yerini acaib acaib ithamlar, laflar, küfürler almıştır!..  Hasılı, günümüz dünyasında futbol denen zıkkım, takım denen illet, evrensel dünya dini haline gelmiştir!..
 
    Ne acı ki, " Allahu ekber" kelime anlamı değişmiş, kafirce bir isim olan " en büyük filan takım, başka büyük yok!" " filan takım sana tapıyoruz" sözleri ağızlarda sakız gibi çiğnenir olmuştur!.. Hafazanallah!..
 
    Nice gencimiz vardır ki, futbol yıldızları ile oturup kalkmakta, futbol yıldızları rüyalarını bile süslemekte, onun aşkına, onun sevdasına kafayı yiyecek kadar anormal hale gelmektedirler!.. Yazıklar! Bazan da, stadyumlarda meydana gelen, futbol cinayetleri, toplu katliamları inananları tiksindirmektedir!..
 
    Futbol hırsından kurtuluşun bir çaresi bulunmaktadır!.. Kur'anî düşünceleri, emirleri insanımızın, gençliğimizin beynine yerleştirmektir!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık