ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

HELAL HARAM VER ALLAH'IM, SENİN

HELAL HARAM VER ALLAH'IM; SENİN KULUN YER ALLAH'IM!..

"  Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar ( putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz." ( Mâide sûresi, âyet 90 )

" Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık ( bunlardan) vaz geçtiniz değil mi?." ( Mâide sûresi, âyet 91 )

" Sakın onlardan bazı sınıflara verdiğimiz dünya malına göz dikme, onlardan dolayı üzülme ve müminlere alçak gönüllü ol." ( Hicr sûresi, âyet 88 )

" ( Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan diyecek ki: " Şüphesiz Allah size gerçek olanı vâdetti, ben de size vâdettim ama, size yalancı çıktım. Zaten benim size karşı gücüm yoktu. Ben, benim davetime hemen koştunuz. O halde beni yermeyin, kendinizi yerin. Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirisniz! Kuşkusuz daha önce ben, beni ( Allah'a) ortak koşmanızı reddettim." Şüphesiz zalimler için elem verici bir azap vardır." ( İbrahim sûresi, âyet 22 )

Ne yazık ki, günümüz dünyasında, haram, bütün yönleri ile, çeşitliliği ile, envai çeşit isim ve sıfatları ile toplumları kasıp kavurmaktadır.

Faizcilik, rüşvet, gasp, tefecilik, kumar çeşitleri, ( piyango, loto, toto, iddaa) vb. gibi haramlar, tüm Müslümanları gırtlaklamakta, hacımız, hocamız da bu tür haram menfezlere istemeyerek de olsa kapılmış durumdadır.

Sanki, yazı başlığımızda da ifade edildiği gibi, herkes her kesim, büyüklü, küçüklü, her meslekten insanımız: " Helal haram ver Allah'ım, senin kulun yer Allah'ım!" dercesine haramın üzerine atılmakta,

kurtulmak için, felaha erişmek için  her ne kadar helalin kıyısına çıkmak istese de çıkması mümkün değildir. Onun içindir ki;

" Müslümanlar, içinde yaşadıkları kapitalist sömürücü düzenlerin kulu ve mahkûmu olmadıklarını davranışlarıyla ispatlamaları, hem dinlerinin emri, hpem izzet ve hürriyetlerinin gereğidir.

Kaldıramayacağı yükü yüklemeyen İslâm, faizi yasakladığına göre, faizsiz yapabilecektir ve yapmalıdır. Müslüman.

Mecbur kalmadıkları halde faizli alışverişlere girip faiz kazancı mahvettiğinden dünyada, cezası çok ağır olacağı belirtildiği için ahirette zor durumda kalmamaları kendi ellerinde.

Yeter ki, inançlarına uygun bir dünyayı oluşturmaya çalışmaktan vaz geçmiş olmasınlar. Ticaretin toplumda yapıcı, faizin ise yıkıcı bir etkisi vardır. Ahlaki yönden ise faiz bencilliği körüklemekte, kalpleri katılaştırmakta, parayı bir put görmeye teşvik etmekte;

Ve insanlar arasında sevgi ve yardımlaşma ruhunu yok etmektedir. Bütün bu hastalıkların panzehiri, İslâmî inanç ve ahlâkın yansıması olan karşılığını sadece Allah'tan bekleyerek yardımlaşmadır, karz-ı hasendir." ( http:///www.kuraniterbiye.com)

" Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak " Bu helâldir, şu da haramdır" demeyin, çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler." ( Nahl sûresi, âyet 116 )

Hani, cahiliyye Arapları;  kendi kendilerine bazı şeyleri helâl, bazılarını da haram sayıyorlardı. Bazı hayvanları erkeklere mahsus görüyorlar, kadınlara yasaklıyorlardı.

İşte, az önce zikretmiş olduğumuz âyet, onların bu durumlarına işaret ederek, Allah'ın yasakladığı şeylerden başka bir şeyin haram olmayacağını bildirmektedir.

Yıl başı günlerinde, sokaklarda dolaşan milli (!) piyango bileti satan herif, herkesin iştihasını kabartmakta, piyango bileti alabilmek için, kimler sıraya girmemektedir ki!..

Spor toto, loto oynayanlar, yaşlı, genç Müslümanlara ne demeliyiz? Kupon dolduran Müslüman; bir de iç geçirmektedir: " Keşke!.. Bana çıkmış olsa da, o zaman neler yapacağımızı sizler görmüş olsanız" kabilinden!..

Geçenler de, TRT. Diyanet proğramına telefon eden bir Müslümanın sorusu dikkatimi çekmiştir!.. " Hocam!.. Bizler, arkadaşlarla; namaz vakitleri dışında, kahvede toplanıp, " çayına oyun oynamaktayız" bu helal midir, yoksa haram mıdır?" sorusunu iletmişti.

Aynı Müslümana, en kısa namaz surelerini okutmuş olsak, Ayetel Kürsi'yi okutmuş olsak, Vallahi!.. diyecek ki: " ben, hocamıyım?" basit, yüzeysel itirazını öne sürecektir.

" Sakın, kendilerini denemek için onlardan bir kesimi feydalandırdığımız dünya hayatının çekiciliğine gözlerini dikme!.. Rabbinin nimeti hem daha hayırlı, hem de daha süreklidir." ( Tâ-hâ sûresi, âyet 133 )

Maalesef, " At izi, it izine karışmıştır." sözü, dikkatten kaçmayacak bir sözdür. Nefisler, şeytan ağır basmakta, herkesi, her kesimi harama yönlendirmekte, " bir mahzurunun olmadığını", kulaklara fısıldamaktadır!..

Yani, yaşamakta olduğumuz sistem; zengini, paralıyı daha zengin etmekte, ama, bu zenginliğin kaynağı araştırılmadan, nereden geldi, kimler verdi denilmeden zengin olunmaktadır.

Oysa, zengin; daha zengin olurken, alt tabaka, fakir kesimler, çöpten ekmek toplayacak, naylon poşet ticareti yaparak geçimini temin edecek durumdadır.

Zengin, ne kadar zengin olursa, o kadar merhametsizleşmekte, vicdani dumura uğramaktadır. Zekat, sadaka, infak, teberru, açı doyurma gibi mefhumları kabul etmemektedir. " Benimle beraber mi çalıştı, kazandı."  cibilliyetsiz sözünü söylemektedir.

İçerisinde, boca olduğumuz sistem, hayır, hasenat, verme, fukarayı kollama, ödünç yollarını tıkamış, tamamen, garibin elinde ne varsa onu bile almak için bin bir fırıldaklıklar çevrilmekte, yerlerde sürünen insanlar daha çok sürünmeye mahkum edilmektedir.

Netice olarak;

İslamin imanı olmayan toplumlarda, merhametin olması, sorgulanması mümkün değildir. Kaide ne olmaktadır? " Helal haram ver Allah'ım!.. Senin kulun yer Allah'ım!" saçma düşüncesi egemen düşüncedir.

" Komşusu aç yatarken, kendisi tok yatan bizden değildir." muhteşem ve kutlu sözü nerededir?.. Acaba, bu söz, bu hadis söz olsun, laf olsun diye mi söylenmiştir?

Onun içindir ki, tüm haram yollar irdelenmeli, faiz, rüşvet, kumar, fuhuş, içki ve tefecilikten kazanılan haram ve gayri meşru kazançlar, gündeme gelmeli, topluma. insanlara vermiş olduğu zararlar, tahribat gözden geçirilmelidir.

Yani, zalim, acımasız kapitalizmin ızdırabını, baskısını, gayri meşruluğunu yaşamaya, gırtlağımıza kadar harama batmaya mecbur muyuz?

Sayın Cumhurbaşkanımız, faizin baskısından, çokluğundan, insafsızlığından yakınırken, bankacı; direniyor ve direnmektedir. Niçin?

Çünkü, bankalar; bakkal dükkanı gibi, manav esnafı gibi, market gibi, manifaturacı gibi çalışmaktadır. Her önüne gelen kişiyi borçlandırmakta, bir değil, iki değil, bir kaç tane kredi kartı vererek, mudilerini intiharın eşiğine dayandırmaktadır. Yuh olsun!..

Elbette, Müslüman kardeşte, kimse, kimseye ödünç, yardım , iş bitirme bağlamında olmadığına göre, işinin bittiğine çalmakta, " iyi ki , bankalar vardır." demektedir.. Rabbim!.. Milletimizi ıslah etsin. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık