Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

HER GRUBUN KENDİ DOĞRULARINI İLERi SÜRMESİ!..

" Her insan topluluğunu önderleri ile birlikte çağıracağımız o günde kimlerin amel defteri sağından verilirse, onlar, en küçük bir haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okuyacaklar." ( İsrâ sûresi, âyet 71 )

Bu ayeti kerime de; amel defterleri sağından verilenlerin durumundan bahsedildiği halde, solundan verilenlere değinilmemiştir. Bu konuda Beyzâvî şöyle diyor:

" Yukarıdaki ayet göstermektedir ki, amel defterleri solundan verilenler, onun muhtevasına muttali olduklarında kendilerini utanç ve hayret bürür; o kadar ki, dillerinde defterlerini okuyacak mecal kalmaz. Bu yüzden Yüce Allah, onlar hakkında şöyle buyurmakla yetinmiştir:

" Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür, üstelik iyice yolunu şaşırmıştır." ( İsrâ sûresi, âyet 72 )

Bu girişten sonra, mevzumuzu detaylandıracak olursak, maalesef, tüm İslam ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde de, her grup, her cemaat, her hizip kendi doğrularını ileri sürmekte, başkasının doğru olmadığını iddia etmektedir!..

Tabii ki, bu  sebepten dolayı, ümmet ve milletimiz bu gidişattan, direnmelerden, iddialardan zarar görmekte, birlik, beraberlik, tesanüd, bir araya gelme faktörleri bundan büyük zarar görmektedir!..

Bu gidişatı, yakın tarihimizde Fetö bağnazı yapmış, kendi dışındaki tüm oluşumları kat'iyyen kabul etmemiştir!.. Bunun altındaki yatan etkende, elbette, dünyevi çıkar, menfaat, dünyalık ve bağlılarını kendisine sürüler halinde hizmet ettirmek içindir!..

Bir Fetö bağlısına rast gelirseniz, karşılaşırsanız, zikretmiş olduğumuz bu manzarayı görecek, başka kesimleri Müslüman kabul etmediğini yakinen göreceksinizdir!..

Diğer celaatlerde öyledir!.. Herkes, her kesim insan kapma, mürid toplama faaliyeti içerisindedir!.. Bu tür ifrat ve tefritten dolayı, cemaatlerin, ne Kur'an'ı dinledikleri, nede Nebevi haberleri dikkate aldıkları görülmemektedir!..

Çünkü, bir mürit kotarma, dergaha gelir getirme, menfaat devşirme, dergi, gazete satma işini çoğaltma demektir!.. İsterseniz, sözün burasında, muhterem Hayri Kırbaşoğlu hocamızı dinleyelim:

" Ancak burada İslam'ın sosyal düzen anlayışını, daha doğrusu sosyal Tevhidi ( birlik) tehdit eden bir takım olumsuzlukların üzerinde de ciddi olarak durmak gerekir.

Bu olumsuzların başında ise " tefrika", yani her türlü " ırkçılık" " milliyetçilik", " bölgecilik", " mezhepçilik", " tarikatçılık", grupçuluk", " hizipçilik", " particilik", " cinsiyetçilik", " sınıf ayrımı" ve benzeri ayrımcılık uygulamaları gelmektedir.

Bu konuya Tevhid perspektifinden bakacak olursak, her türlü " fırkalaşma" olgusunu şu temel prensip ışığında  değerlendirmek gerekir.

Bir mezhep, tarikat, cemaat, hizip, grup, parti, Müslümanlar arasındaki evrensel İslam kardeşliğine hizmet edip, onu güçlendirdiği, Ümmet'in birliğini zedelemek şöyle dursun takviye ettiği ölçüde İslam'a uygundur.

Aksi takdirde - Sünni, Şii, İbadi, Zeydi, Mutezili veya Hanefi, Maliki, Şafii, Hanbeli- hangi mezhep olursa olsun, yine- Kadiri, Rufai, Nakşi, Melami, Bektaşi, Ticani, Halveti- hangi tarikat olursa olsun,keza- İhvan-ı Müslimin ( Müslüman Kardeşler), Cemaat-ı İslami, Nurculuk, Süleymancılık-;

Hangi cemaat olursa olsun, sosyal düzen ilkesi olarak Tevhid'e karşı, onu zedeleyen, tahrip eden ve hatta yıkan bir " tefrika" unsuru olarak damgalanmayı hak edecektir.

Irkçılık, milliyetçilik, bölgecilik ve cinsiyet ayrımı ise İslam'ın kategorik olarak, her çeşidiyle yasakladığı yaklaşımlar olup, onlar da " Cahiliye" olarak nitelendirilmeyi hak eden sosyal Tevhid karşıtı uygulamalardır.." ( Ahir Zaman İlmihali, M. H. Kırbaşoğlu, say. 72-73)

Üzülerek ifade etmeliyim ki, dini gruplar, dini yapılanmalar, sufiler, mistik çevreler arasında, İslam ve Kur'an'ın istemiş olduğu sevgiyi, hoş görüyü, kardeşliği göremiyoruz!..

Herkes, her kesim, " ben, ben" diyerek, " başkası yok, yok" diyerek boy göstermektedirler!.. Elbette ki, bundan, millet olarak; milli bütünlüğümüz zarar görmekte, camilerimiz, cemaatlerimiz etkilenmektedir!..

Aslında, bu tür oluşumlar, mes'elelerini Kur'an'a dayandırmış olsalar, İslam'la bütünleştirmiş bulunsalar, bu tür kısır çekişmeler, kargaşalar, hırlaşmalar bitecek, herkes kendi dışındaki Müslümanı, kardeş bilecek, kucaklaşacak ve millet bütünlüğü sağlanmış olacaktır!..

Ancak, tüm bunları yapabilmek için, mürşid olduğunu, veli, pir olduğunu iddia edenlerinde asgari müştereklerde birleşmeleri, kendi aralarında ziyaretleşmeleri gerekmektedir!.. Bunu da yapabilmek, için yeterli bilgi donanımına sahip, kafi hoş görü ve engin düşünce sahibi olmak gerekir!..

Netice olarak;

Ümmet ve milletin birlik ve bütünlüğünü parçalayıcı, ayrıştırıcı her zemin " cahiliyye"den bir iz taşımakta, bedevilikten, cehaletten uzaklaşmamış demektir!..

Hani, İslam tarihinde, meşhur olmuş Bilal-i Habeşi ile,  Ebu Zerr Gifari (ra) arasında yaşanmış olan ayrıştırıcı, ırkçılığı ifade eden bir kelime sebebi ile, ikisinin arasında geçen, özürler, affedilmeler, minnetler, ricalar, bu gün bile okuduğumuz zaman gözlerimiz yaşarmaktadır!..

Hal böyle iken, günümüz dünyasında, bu tür güzelliği, sevgiyi, saygıyı, helalleşmeyi, kardeşliği niçin göremiyoruz? Yani, çok zor mudur bu birliktelik, bir araya gelmeler, örnek haller?..

Halbu ki, yine Cübbeli " çürümez kefen"lerini satsın, yine Muaviye'yi pohpohlasın, Ehl-i Sünnet iddialarını devam ettirsin, Efendi Hazretleri ile Seyda hazretleri, Süleymancı güruhu sair gruplar niçin bir araya gelmesin ki?

Evet, bir doğru vardır!.. Muhakkak ki, o doğruda Kur'an'a teslim olmaktır!.. Hurafelere, bid'atlere, dedim, dedilere değil, pirlere, şeyhlere, tüm fanilere göbekten bağlanmak, tutunmak değil, aziz Kur'an'ın bendesi olmaktır!..

Rabbimiz!.. Tüm cemaat liderlerine, efendilerine, şeyhlerine, pirlerine bilinç nasip eylesin!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık