Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Hristiyan Fanatizm ve Kaçırılan Fırsatlar

 HRİSTİYAN FANATİZMİ VE KAÇIRILAN FIRSATLAR !!!
    Dinler tarihini, milletlerin ictimaiyyatını tetkik ettiğimiz zaman görürüz ki, karşımıza hep iki taplo çıkmıştır. Ümmet-i
davet, ümmet-i icabet... Bütün peygamberlerin devri zamanlarında böyle olmuş, son peygamber Hz. Muhammed (sav)'
in, alemlere rahmet olarak gönderilmesi ile, cihanşümul veya yeni tabirle evrenselliği ile, insanlık, İslam'ın muhatabı,
Kur'an'ın ulvi mesajıyla yüz yüze gelmiştir. Dolayısıyla,
    Ekmel ve mükemmel Din İslam'dan nasibini alan almış, nurlu yolda yürüyen yürümüş, söz konusu kurtuluş iksirinden
içen içmiş, çaresizlikler, bunalımlar son bulmuş, zalimin, zulmün, zorbanın, bağnazlık ve hoş görüsüzlüğün tüm kapıları
kapatılmıştır.
    Hele bizim milletimizin bu yüce mesajı omuzlaması ile, İslam'ı tebliğ etme ve duyurma, insanlığı kaostan kurtarma
hamleleri zirveye ulaşmıştır. Ordusuyla, milletiyle, alimiyle, mürşidiyle, düşünürü ile, bu kutsal realite  yer yüzünde neşvü
nema bulmuştur. Oysa batı,
    Defaetle mezkür beşareti yakalama imkanı bulmuş, sık sık İslam'la yüz yüze gelmiş, ama, her defasında elinin tersi ile
geri itme cihetine gitmiştir. Mantıki açıdan tefekkür edecek olursak, sürekli, müslümanlar üzerine yapılan haçlı seferleri
sırasında bu kutsal mesajla yüz yüze gelinmiş, lahuti ezanı duymuş ve dinlemiş, hakiki medeniyyeti tanımış, kilisenin ömrü
müddetini tamamladığına kail olmuştu. Ayrıca,
    Aziz milletimizin batı'ya açılmaları, Viyana önlerine kadar gelmeleri ve Endülüs fırsatı da meseleyi değştirmemiştir. Hele
kiilise otoritesinin yıkılmasından sonra, Nietzsche'nin ve benzeri düşünürlerin "Tanrı öldü" sözleriyle veya nihilizmin batı'yı
tamamen düşüncesizliğe, avareliğe, başı boşluğa sürüklemesiyle, bu gün karşımıza acaib ve garaib bir çehre ile batı çıkmış-
tır.İnsanlarının ve insanlığın sürü haline getirildiği batı...
    1960'lardan sonra, batı ile yeniden tanışma, yüzleşme ve tanıma imkanı bulan müslümanlarda batı'da yine köklü bir değ
şikliğe sebebiyet verememişlerdir. Batı'nı bağrında yükselen İslami mabedler, cemaatsiz ve insansız olmasa da, bir takım
icrai faaliyetlerde bulunulsa da, cadde ve sokaktaki düşüncesizlik, hiçcilik, vurdum duymazlık, aymazlık, avarelik,hippilik, yi
pilik batı'da yaşamakta olan müslümanları da gayri ihtiyari te'siri altına almıştır.
    Bu gün batı7da düşünce ve düşünür yok deniyorsa, insanlar sürüler haline getirilmişse, bu savı kabul etmemek, bu görüş ve
düşünceye, bu fikre katılmamak mümkün değildir. Makyavelist batı, bu gün bir durgunluk, ruhsuzluk ve zavallılık hengameasin-
dedir. Kilise, papaz, rahip, rahibe kendi kaderine terkedilmiş, milleti inandıracak, kitlelere sunacak dini ve fikri manzumeden
yoksun, bir takım yapay ayinlerle tarihin derinliklerine doğru gömülmeye yüz tutmaktadır. Binaenaleyh,
    Batı ve batılı insan, ruhsuzluk, vicdansızlık içersinde kıvrandığından ötürü, makina ve maddeciliğin kölesi ve esiri olmuş dux
rumdadır. Bir kere, acıma, şefkat, merhamet, his, iyilik, güzellik, hoş görü, akrabalık bağları, komşuluk ilişkileri, insan hakları
gibi kavramlar birer mana ifade etmeyen kelimeler durumuna düşmüştür. Onun içindir ki,
    Dünyanın orasında, burasında, bilhassa, İslam ülkelerinde  olan vahşet, ırza tecavüzler, batı'yı ve batı'lıyı hiçde alakadar etme-
miş ve dikkatini de çekmemiştir. Örneğin, Irak ülkesinde vukubulan haksızlıklar, Azerbaycan katliamları, Kıbrıs'taki yanlı tutumlar,
Türkiye içersinde eşkıya güruhuna yapılan destekler, batılı insanın düşünce yapısında kat'iyyen yer etmemiştir. Netice itibarıyla,
    Batı ve batı insanı tatmini mümkün olmayan bir huzursuzluk ve nihilizmin içersinde çırpınmaktadır. Hedef gösterecek, kurtuluş
muştusunu tebliğ edecek mütefekkirleri ve mübelliğleri de yok... Dolayısıyla,
    Kur'an'ın, aydınlık İslam'ın, ümmet-i Muhammed'in davetçileri de, kafi ve yeterli şekilde Kur'an'ın kurtuluş mesajını sunamıyor.
Öyleyse, Kelime-i Tevhid bayrağı, tutacak el ve kol beklediğine göre, diyorum ki, Nietzshe'nin inandığı ve anladığı " Tanrı öldü".
Batı'nın ve batı'lının, Hristiyanlık aleminin başı sağ olsun. Yaşasın İslam ve onu tebliğ edenler...
    Selam ve muhabbetlerimle..
    Şerafettin Özdemir
     Din Görevlisi/Hollanda
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık