Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Hz. MUHAMMED (S.A.V)

Her Müslüman’ın peygamberimiz hakkında bilgisi olması gerekir.

Peygamberimizin adı Muhammed, babasının adı, Abdullah, anasının adı Amine’dir Bundan bindörtyüzotuz yıl önce Rebiu’l Evvel ayının (on ikici pazartesi gecesi sabaha karşı Mekke şehrinde doğmuş ve beşeriyetin ufuklarını aydınlatmıştır Kendisi dünyaya gelmezden iki ay önce babası, altı yaşındayken de anası öldü.

Peygamberimizin sütanası Halime adında bir kadındır Peygamberimizin (sa.

v)i bu kadın emzirdi Peybamberimiz bu hanımın yanında dört sene kaldı Sonra kendi anasına verdiler.

Altı yaşında anası öldükten sonra peygamberimize sekiz yaşına kadar dedesi Abdu’l-Muttalib onun ve fatından sonra amcası Ebu Talib baktı Peygamberimizin çocukluk, gençlik, bekarlık ve evlilik hayatı yüksek bir nezahat ve temizlik içinde geçmiştir Ömründe bir defa bile yalan söylememiş, puta tapmamış, kimseye hile yapmamıştır.

Bundan dolayı “Muhammedü’l-Emin: Güvenilir Muhammed) unvanını almıştı Herkes onun doğru ve güvenilir olduğunu tasdik ederdi Peygamberimiz (s.

av) yirmibeş yaşında iken Mekke’nin büyüklerinden Hatice adında bir hanımla evlendi Hz.

Hatice’den peygamberimizin, ikisi erkek, dördü kız altı çocuğu dünyaya geldi Kasım Abdullah, Zeynep, Rukiyye, Ummugülsüm, Fatıma Sonra Mariye namındaki hanımından, İbrahim isminde bir çocuğu daha olmuştur.

Hz Fatıma’da başka hepsi peygamberimizden evvel ölmüşlerdir Peygamberimiz, ailesini ve çocuklarını çok severdi.

Kırk yaşına girdiğinde Cenab-ı Allah tarafından kendisine peygamberlik verildi Cebrail (as) vasıtası ile Allah tarafından ayetler, emirler, hükümler gelmeye başladı.

Bundan sonra onüç sene Mekke’de insanları hak dine çağırdı Peygamberlik iddiasında doğru olduğunu ispat için onlara pek çok mucizeler gösterdi İlk önce insanları gizli gizli İslam’a davet etti.

Sonra Allah’ın emriyle işi açıkladı Herkesi açıkça İslam dinine çağırdı Bir çokları Müslüman oldu.

Elli üç yaşında iken Allah’ın emriyle Mekke’den Medine’ye hicret etti Medine’lilerde Müslüman oldular Medine’de on sene yaşadı.

Bu on sene içinde Allah’ın emrini yerine getirmek; Müslümanlığı her tarafa yaymak ve insanları mutluluğa kavuşturmak için hiç durmayıp çalıştı Hiçbir kimsenin tahammül edemeyeceği eziyetlere katlandı Birçok muharebeler yaptı.

Yirmi bir defa kendisi bizzat muharebeye yaptı Ve birkaç yerinden yaralandı Mübarek dişi kırıldı.

Durmadan çalışarak ortadan küfrü, put perestliği, zulmü, haksızlığı, cehaleti, ahlaksızlığı kaldırdı Dünyayı ilim ışığı ile aydınlattı Adalet hakiki hürriyet ve eşitlik esaslarını kurdu.

Altmış üç yaşında iken Mevlası'na kavuştu Allah (cc) dünya ve ahirette onun yardım ve şefaatini üzerimizden eksik etmesin.

ÖRNEK PEYGAMBER Peygamberimiz bizim önderimiz ve en güzel örneğimizdir Çünkü o (sa.

v) son derece üstün bir ahlaka sahipti Güvenilir insandı Muhammedü’l-Emin unvanını almıştı.

Ağzından asla kaba, kırıcı ve kötü sözler çıkmazdı Son derece temizdi Maddi ve manevi temizliğe önem verirdi.

İnsanlara doğru bir inanç ve dosdoğru amel tavsiye eder ve kendisine buna örnek olurdu Bütün insanları sever ve değer verirdi Örnek bir aile reisi idi.

“Sizin en hayırlınız ailesine karşı en iyi olanınızdır” buyururdu Çocukları çok sever ve onlar arasında ayrım yapmaz Onlarla yeterince ilgilenirdi.

Diğer varlıklara da değer verir, hayvanları, bitkileri, ağaçları ve çevreyi sever ve korurdu İnsanlara eşit davranırdı Halkıyla aynı seviyede yaşadı onlardan kopmadı.

İbadetine çok düşkündü “Rabbime yalvaran bir kul olmayayım mı?” derdi Son derece tevazu sahibiydi.

Güler yüzlü, hoşgörülüydü Misafirlere ikram eder, komşuluk haklarına önem verirdi Muhtaçları koruyup kollar.

Sıkıntılarının giderilmesi için gayret ederdi Bilgiye, eğitim ve öğretime önem verirdi O, Alemlere rahmetti.

Gelmemiştir, gelmez yine, O’nun gibi bu cihane Hz MUHAMMED (S.

AV) İN PEYGAMBERLİĞİNİN İSBATI VE MUCİZELERİ Peygamberliğin insanlığa gerekli olduğu akılla ve bizzat Kur’an-ı Kerim’le sabittir Peygamberlik aklen caizdir.

İnsanlık daima peygamberlere ihtiyaç hissetmiş, onların davetleri ışığında dünya saadeti ve ahiret mutluluğunu elde edebilmişlerdir Bu bakımdan insanların peygamberlere ihtiyacı büyüktür Ve bu ihtiyacı şöylece sıralayabiliriz: Akılla Allah’ın varlığı ve birliği idrak edilebilir, ancak Allah’ın sıfatları, ahiretin varlığı, orada cereyan edecek hadiseleri akıl kavrayamaz.

Bunlar için peygamberler gereklidir İbadetlerin şekilleri Kur’an da belirtilmemiştir Bunlarda ancak peygamberler tarafından insanlara bildirilir ve öğretilir.

Topluma, her yönden tam bir ahlak sahibi, akli ve ruhi melekeleri yüksek, örnek olabilecek önder şahsiyetler gereklidir Bunlar peygamberler olup, bazı hakikatleri, yaratılışın sırlarını ve gayelerini insanlara açıklarlar Peygamberlik insanlığa gerekli bir müessese olup, insanlık aleminin muhtaç olduğu ilahi irşad ve ikaz vazifesi bu müessese ile gerçekleşir.

İşte Hz Muhammed (sa.

v) bu peygamberler halkasının sonuncusu olarak insanlığa gönderilmiş, ondan sonra da peygamberlik kapısı kapanmıştır (Ahzab, 40) Peygamberlik delilsiz olmaz Delil de ancak mucize ile olur.

Her peygamberin peygamberliği ondan zuhur eden mucizelerle ispat edilmiştir Hz Muhammed (s.

av) in en büyük, güçlü ve devamlı mucizesi Kur’an-ı Kerim’dir (Tûr, 34 - Hud, 13 – Bakara, 22) Ayrıca Hz.

Peygamberin sahip olduğu üstün özellikler, Cebrail (as) ile irtibata geçmesi, her yönü ile insanlara tam bir örnek olması da O’nun peygamberliğini ispat eden hususiyetlerdir Peygamberimizin bir diğer mucizesi de isra ve mirac mucizesidir.

(İsri, 1 - Necm, 6-18) Hz Peygamberin geleceğe yönelik olarak verdiği bazı haberler de mucize özelliği gösteriri (Rum, 1-5) Ayrıca Kur’an’nın önceden haber verdiği bir kısım hususlarını günümüz teknolojisi ile yeni yeni anlaşılıp keşfedilmeye başlanması da O’nun mucizesi olarak kabul edilmektedir (Rahman, 19-20) O’nun Hadis-i şeriflerde ve siret kitaplarında haber verilen daha birçok mucizeleri mevcuttur.

Yani dürri-i mu’cizat-ı Mustafa, Ki verir cân ü dile zevk û safa Mu’cizâtın dinleyin şevk ile hôş, Tâ ki akl û cân kıla cûş û hurûş Hak onu ayrık nebiye vermedi, Hiçbiri o erdiğine ermedi.

Mu’cizâtına Onun yok hiç aded Hadd ü haddin bilmez onun hiç ahed Ol Muhammed mu’cizâtı hakki’çün Kamumuza rahmet et yarın ki gün


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık