Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

İlim, Bilim, İcat, Keşif ve Akademisyenlerimiz
" Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür." ( Nisâ sûresi, âyet 58)
 
    Son günlerde, bir kısım akademisyenlerimiz  ( 1100 kişi);  ülkemizde meydana gelmekte olan nahoş anarşizm hareketlerinden ötürü,  teröristleri haklı bulurcasına, şehid düşen veya düşmeyen polis, asker kısmını da suçlarcasına bir girişim, teşebbüs, yanlı davranma içerisine girmiş bulunmaktadırlar!.. 
 
    Bu mevzuya, yukarıda zikredilen ayeti kerimenin iniş sebebinden bazı bilgiler vererek başlamak istiyorum. Ayeti kerimenin emanet ve adalete riayet emri ebedi ve genel bir prensip olmakla beraber, güzel de bir iniş sebebi vardır.
 
    Rasulullah (sav) Mekke'yi fethedince, Kâbe'ye bakan, onun hizmetini gören Osman b. Talha kapıyı kilitlemiş, Kâbe'nin üzerine çıkmış ve anahtarı vermeyi reddederek:
    " Senin peygamber olduğunu bilseydim onu verirdim" demişti. Hz. Ali anahtarı zorla ondan aldı, kapıyı açtı, Hz. Peygamber içeri girerek iki rekat namaz kıldı, çıkınca amcası Abbas, anahtarı ve şerefli bir görev olan bakıcılığı kendisine vermesini istedi.
 
    İşte, onun içindir ki, yukarıdaki âyet nâzil oldu. Hz. Peygamber, Hz. Ali'ye " anahtarı eski vazifeliye vermesini ve ondan özür dilemesini" emretti. Bu olay Osman b. Talha'nın da Müslüman olmasına sebep teşkil etmiştir.
 
    " Günlük hayat bozuk, sokak düzensiz,
       Askeri vuranlar, vallahi! Densiz!..
       Yüreğe taş bastık, milletçe sessiz,
       Zulüm yığın yığın, ederim sitem!..
                           ....
       Müslüman yurdum da, imanlar coşsun,
       Efrad cûşa gelsin, tekbirler taşsın,
       Şer ve terör  güçler,  gördükçe şaşsın,
       Kaybettik birliği, ederim sitem!"          ( Ş. Özdemir, 20.05.1995)
                              .....
     Hakikaten, zaman zaman Batı ülkelerini geziyoruz!.. Hollanda, Belçika, Fransa, Almanya ve Avusturya vb. gibi.. Söz konusu ülkelerde, ilim, bilgi, bilim son kerteye, son noktaya gelmiş ve gelmesi için de, ilim adamları, akademisyenler  beyinlerini çatlatırcasına uğraş vermektedirler!..
 
    Hiç bir zaman sokağa döküldükleri, halkı isyana teşvik ettikleri, okullarındaki öğrencilerini, sağ, sol, dinli, dinsiz diye etkiledikleri görülmemektedir!.. Çünkü,
 
    İşleri, meslekleri, kariyerleri, tahsilleri bunun için değildir!.. İnsana, insanlığa, ilime, bilime, icada, yeni yeni keşiflere "nasıl hizmet ederim" diye, alınları, beyinleri çatlarcasına çalışmaktadırlar!..
 
    Batı ülkelerinde; " hepimiz Ermeniyiz" " Yaşasın komünizm" " Yaşasın sosyalizm"  " Kahrolsun filancalar, falancalar" yürüyüşleri yapılmamaktadır!..
 
    Oysa, bizim ülkemiz de, bu işin tam tersi sergilenmekte, icra edilmektedir!.. Üniversiteler, fakülteler işgal edilmekte, öğrenciler yollara, sokaklara dökülmüş, önlerinde hocaları yani, akademisyenlerimiz olduğu halde, bir garabeti, bir hilkatgaripliğini, bir geri kalmışlığı sergileyerek, bağırıp, çağırmaktadırlar!..
 
    Bir bir dökülüyor civanlarım!..
    Kimisi Afyon'lu, Kütahya'lı, Antep'li, Maraş'lı.. Samsun'dan, Ordu'dan, Trabzon'dan, Edirne'den ve Kırşehir'den!..  Yemişler kurşunu bir bir, parçalanmış narin vücudları lime lime!.. Nasıl kıydınız bre Allah'sızlar, sünnetsizler, gavurlar!..
 
    Babası çökmüş avurtları ile, kurumuş göz yaşları ile zorlanmaktadır!.. Ana, yavuklu, nişanlı, küçücük sabi-sıbyan ağlamasını beceremiyor!.. Eli nasırlı ağabey, işini, gücünü bırakmış, sarılmış kardeşinin, oğlunun al-yıldızlı tabutuna!..
 
    Bir cümlecik, bir kelimecik çıkıyor ağzından!.. " Vatan sağ olsun!.." Vay gözünü  sevdiğimin evladı!.. Sen binler yaşayasın, senin makamın Resulullah (sav)'in yanı ola, Halid bin Velid'e, Hamza Bin Abdulmuttalib'e komşu olasın!..  Lakin;
 
    Sokaklarda, orada, burada, üniversite kapılarında, kampüslerinde kendini bilmezler, ilimden nasipsiz, bilimden habersiz, şahsiyet ve kimlik yoksunu, fukarası Çıfıtlar, zındıklar, Zerdüştler, ateşe tapanlar, nara üstüne nara atmaktadırlar!..
 
    Adları, ünvanları doktor, doçent, profesör!.. Ama, ilim ve bilim namına tam takır insanlar!.. Kandille kol kola girmişler!.. Pkk ile, Pyd ile, Işid ile hemhal olmuşlar!.. Pehlivan Putin ile arkadaş, Netanyahu ile dost, poşulu Barzani ile can ciğer haldeler!..
 
    Böylesi, sözde ilim, bilim adamlarının bir icadları yok, millet menfaatine bir keşifleri bulunmaz, insanlığa dokunacak bir yararlı çalışmaları kat'iyyen yoktur!..  Bildikleri tek şey: " Kahrolsun Mehmetçik!" " Kahrolsun polis" " Kahrolsun devlet" " Kahrolsun millet" başkaca bir maharet ve hünerleri bulunmaz!..
 
    Akademisyenlik kolay mes'ele değildir!..  Ötelere gidecek olursak, vallahi!.. Billahi!.. Karşımıza, İbni Sina, Farabi, Carullah, Kindi, Gazali, İbni Rüşd çıkmaktadır!.. Ya bunların karşısına?..
 
    Karl Marks, Freud, Engels, Mao, Nazım, Lenin, Stalin  vb. köhne insancıklar çıkmaktadır!.. Halbu ki, unuttukları, unutmak istedikleri bir husus vardır ki, bu aziz milletin varlığı, bekası, sonsuza dek yaşaması!..
 
    Eminim ki, bu millet, tıpkı Çanakkale'de, Sarıkamış'ta, Milli Mücadele şahlandığı, top yekün kükrediği gibi bir kükrerse, onu, hiç bir ülke askeri tutamayacak, bendleri, setleri yıkacak, önüne kim çıkarsa çıksın, tükürüğü ile, üfürmesi ile boğacaktır!..
 
    " Ne olur dinleyin kardeşinizi,
       Aksi halde bekler, çıyanlar sizi,
       Şunu kesin bilin, vallahi sizi,
       Hayduta  "dur" denmezse, ederim sitem."
                                ...
    Netice olarak;
    Kariyer sahibi olmak önemli bir haslettir!.. Çünkü, milletler ondan çok şey beklemektedir!.. İyilik, güzellik, medeniyet, ilericilik, efendilik, ilim, bilim, çağdaşlık ve yol göstericilik!..
 
    Sahi,  ülke sokaklarını kirleten, caddeleri kenef haline getiren çağdaş (!), diploma-lı cahillerden, okumamışlardan ne bekliyoruz?
 
    Fikir dağarcıklarında bilgi namına bir şey yok!.. İmandan eser, İslam'dan bir nebze haber bulunmaz!.. Müslüman Türk tarihini, evveliyatını inkar ederler, nereden geldiklerini, nereye gideceklerini, ahirlerini hesap edemezler!..
    Bendeniz, bu satırları bir yerlere kıyak çekmek için, şirin gözükmek için yazmıyorum!.. Öyle bir derdimde yoktur!.. Ama, askerim, polisim, ölen insanlarım mağdur, gariban, fukara, garip-gureba oldukları için, onlara kan ağladığımdan dolayı yazıyorum!..
 
    Bu gün, Hakkari'li, Cizre'li, Silopi'li, Nusaybin'li, Çukurca'lı, Diyarbakır'li insanımız, kardeşimiz mağdur olabilir!.. Ya yarın?.. Yarınlarda, felaket, musibet, şer güçler kimlerin kapısını çalacaktır?.. Şunu, kesin bilelim ki, askerimiz, üç-beş bin çapulcuya karşı savaş vermemektedir!..
 
    Top yekün, ülkeler, Uruslar, Siyonistler, İran'lar, Persler, Zerdüştler, Budist'ler, ABD'leler ve  tüm dünya azgınları!.. İşte, tüm bunları bilerek, anlayarak, kendimize gelelim!.. Şuculuk, buculuk yoktur!.. Millet vardır, Türkiye sevdamız vardır!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık