Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

İnsan, Mutlu Edince Mutlu olur
 " Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle, yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan düz kayaya benzer ki, sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu çıplak pürüzsüz kaya haline getirivermiştir. Bunlar kazandıklarından hiç bir şeye sahip olmazlar. Allah, kâfirleri doğru yola iletmez." ( Bakara sûresi, âyet 264 )
 
    Zikredilen bu ayeti kerime de; hayır yapma teşvik ve tavsiye edilmiş, ancak hayır yaparken, birisine bir iyilikte bulunurken, kalp kırılmaması, fakirin küçümsenmemesi, eziyet, eza, cefa edilmemesi ve yapılan iyiliğin başa kakılmaması, riyadan, gösterişten kaçınılması emredilmiştir.
 
    Aksi halde, böbürlenerek, başa kakılarak, " insanlar görsün" diye yapılan hayırdan, iyilikten, sadakadan, hayırdan fayda ve sevap yerine karşılık olarak günah ve azap gelir.
 
    " Bir zât, Rasulullah'ın yanında öğürmüştü. Rasulullah ona şöyle buyurdu: " Öğürtünü/geğirmeni bizden uzak tut. Zira, dünyada insanların en çok doymuş olanları/ kıyamet günü en çok aç kalacak olanlardır." buyurur.
 
    Tabii ki; böylesi geğirmesine, böğürmesine, esnemesine  dikkat etmeyen insanlar, gelişi güzel, görgü kurallarına dikkat etmeyen insanlardır!.. Rasulullah (sav); bir kural insanı, görgü, terbiye, nezaket, zerafet,  adab-ı  muaşeret insanı idi!.. 
 
    Onun, ayak ayak üstüne atıp oturmaması, konuşurken insanların sözünü kesmemesi, birinin sözü bitmeden araya girmemesi müthiş, önemli sünnetlerinden veya yaşayan sünnetlerindendir!.. Dolayısıyla,
 
    " Gösteriş her zaman kötüdür. Çünkü gösteriş yapan insan, esasında hak etmediği bir saygıyı ve takdiri celbetmek iddia ve gayretindedir ki bu da insanları aldatmakla eşdeğerdedir.
 
    Bu aldatma infak gibi insan olmanın temelinde yer alan bir hususta yapılınca katmerli kötülük ve kendini bilmezlik olur. Ulvî bir gayeye ulaşmak murad edilirken fitne ve fesada kapı aralanır. Bu yüzdendir ki Allah Teala şöyle buyurur:
 
    " Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde, insanlara gösteriş için malını infak eden kimse gibi, sadakalarınızı başa kakma ve eza etmekle boşa çıkarmayın. Böyle yapan bir kimsenin hâli, üzerinde toprak bulunan, şiddetli bir yağmur yağınca o toprağı alıp götürdüğü için çıplak bir halde kalan kaya parçasına benzer.  Bu gibilerin, kazandıkları hiçbir şeyden bir istifadeleri olmaz ve Allah inkarda/nankörlükte direnen insanlara hidayeti nasip etmez." ( Bakara,2/264)
 
    İnfakta gösteriş yapmak kadar, gereksiz eli sıkılık ve cimrilik de kötüdür, anlamsızdır. İnfakta cimrilik, eli çamurlu insanın elinin yarısını yıkamasına benzer.  Herkes bilir ki böyle temizlik olmaz. Zaten Allah'ın mü'min kullarına yakışan da bu değildir:
    " Allah'ın ( mümin) kulları infak ettikleri zaman, ne israf ederler ne de cimrilik... Harcamaları bu ikisinin arasında dengeli olur." ( Furkan, 25/67)
 
    Çok yemek, kutsalla bağı gittikçe kopan, bağı koptukça süratle dünyevileşen, dünyevileştikçe sürekli tüketen ve bunun için durmadan gerekçe üreten atıl insanların yapıp etmelerinin kaçınılmaz bir sonucudur. Diğer yandan,
 
    Çok yemeği sadece boğazdan geçenler olarak görürsek hata etmiş oluruz. Çünkü insan bu çağda tüketimi her alana yayarak yürüyor ve dolayısıyla çok yemek her türlü anlamda tüketim şekline dönüşüyor.
 
    Güya kilo kaybetmek için ortaya atılan diyet tarzları bile belli bir zaman sonra bir sektöre dönüşüp çılgın tüketim anlayışının elinde bir kurbana dönüşüyor. İnsan hem ilacını hem hastalığını tüketiyor. İnsan kendini tüketiyor." ( www.kuraniterbiye.com)
 
    Yüce İslam; her türlü lüzumsuz gösterişe, faydasız konfora ve lükse karşı olduğu için, sadeliği, sade yaşamayı emretmektedir!.. Sosyal alanda, zuhur eden kıskançlık, haset, çekememezlik, fitne, nifak, hırsızlık vb. rahatsızlıkların olmaması için, Müslümanların bilgili, bilinçli hareket etmelerini emretmektedir!..
 
    Başta Resulullah (sav) ve sahabe-i kiram, arzedilen şekilde yaşamışlar, onun içindir ki, o dönemde ictimai bünyede en küçük bir ahlaksızlık, ğayri meşru bir olay olmamıştır!..
 
    Ama, daha sonraki dönemlerde, yani, Emevilerin iş başına gelmeleri ile, lüksün, israfın, işretin rüşvetin, insan haklarının ihlali ile, mes'ele şirazesinden çıkmış, krallık, sultanlık, hanedanlık, veliahtlık sistemi içerisinde yaşayan azınlıklar rahat ederken, diğer kesimler, Emevilerin hışımlarına, darplerine, işkencelerine maruz kalmışlardır!..
 
    Onun içindir ki, 21 nci asır Müslümanları, çok çok okumalı, rahatsızlıkları, İslam'ın bünyesine fitne ve fücürün nereden ve nasıl girdiğini bilmelidirler!.. Yani, Emeviyye, kendilerinee mahsus, özel bir din icad ederek, Kur'an Müslümanlığını ters yüz ederek, günümüze kadar yaşanan geleneksel İslam'ı, ümmete empoze etmişlerdir. 
 
    Netice olarak;
 
    Müslümanlar, mutlu olabilmek için, insanları huzurlu yaşatmak için tüm imkanlarını kullanmalı, her türlü gösterişten, böbürlenmeden uzak bir şekilde, köşe, bucak, yetim, öksüz, kimsesiz, gariban, dar gelirli, öğrenci, şehid yakını, engelli, öksüz, yetim ve dul arayarak, onları sevindirmeli, gönüllerini okşamalıdırlar!..
 
    Bir elimizin verdiğini, diğer elimiz görmemeli, farkına varmamalıdır!.. Şayet, malımızın zekatını, sadakasını, infakını verirken, birilerini de imrendirecek, heveslendireceksek, teşvik edeceksek, o zaman, yardımlarımızı açıktan vermekte bir beis bulunmamaktadır!..
 
    Mutlu olmak, mutluluk içerisinde yaşamak, gönül inşirahı gereği yaşamak istiyorsak, ki istiyoruz!,, Müslümanlar; sürekli fırsat kollamalı, fırsat aramalı ve bu güzel kapıların açık olmasını temin etmeliyiz!.. Yapmış olduğumuz yardımları, İnternete, face'ye taşımadan hareket etmeliyiz!..
 
     Rabbimiz!.. Bu aziz millete, cömertlik, sehavet, isar, diğergamlık bilinci ihsan eylesin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık