ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

İslam Anarşizmi kabul Etmez

İSLAM; BASKIYI, ŞİDDETİ ANARŞİZMİ KABUL ETMEYEN BİR DİNDİR!.

" Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, demişti Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insan mı halife kılıyorsun? dediler.

Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi" ( bakara sûresi, âyet 30 ) Günümüz dünyasını yakinen ilgilendiren, insanların can cana, baş başa kapıştıkları konuyu anlatan yazımdan önce , " Sevgi bizim olsun, kinden fayda yok" başlıklı şiirimden iki kıt'a ile başlamak istiyorum: Rabbim!.

Aziz milletimizin yâr ve yardımcısı olsun! " Mevlânâ misali , düşüp yollara, Bölük, pörçük, ayrılmayın kollara, Herkes Taptuk Emre, aynı hallere, Muhabbet saçalım, kinden fayda yok!.

x Hoca Yesevi'ler, Hacı Bektaşı Veli, Kâinatta coşsun, sevginin seli, Kırılsın nefretin, hem kinin beli, Sevgi bizim olsun, kinde fayda yok!" ( Ş Özdemir ) Talihsizliğe bakınız ki, alemi İslam; her türlü baskının, şiddetin, terörün içerisinde mahvı perişan olmaktadır!.

Her tarafta, kan, zulüm, göz yaşı, şiddet, terör sıkıntısı Müslümanların belini bükmekte, bir türlü silkinip doğrulmalarına fırsat vermemektedir Yani, Müslümanlar, icbarla, terörle sanki kardeş olmuş gibi, gece-gündüz, sabah-akşam ve her an, söz konusu ızdırabı yaşamakta ve çekmektedir.

Sanki, baskı, şiddet, terör vakıası, Kur'an'da ve İslam'da varmış gibi, Müslümanla özdeşleşmiş, Müslümanın her haline girmiş evlerde, iş yerlerinde, her ortamda söz konusu kaossuz yaşanmaz algısı ortaya çıkmıştır " Hz Peygamber'in hayatını incelediğimiz zaman, ne Müslümanlar açısından kelimenin tam anlamıyla zulüm ve işkence dönemi olan Mekke devrinde, ne de Müslümanların yıldızının parladığı Medine döneminde, şiddet ve terörün yeni olduğunu görürüz.

Hz Peygamber, güç koşullarda da, uyun ortamlarda da, " insanın doğal saygınlığını" zedeleyecek eylemlerden, hem kendisi uzak durmuş, hem de Müslümanları uzak tutmuştur Hz.

Peygamber, Uhud Savaşı sonrası, şehit düşen bazı Müslümanların kulaklarının, burunlarının ve diğer bazı organlarının kesildiğini, çok sevdiği Hz Hamza'nın ciğerlerinin söküldüğünü gördüğü zaman bile, çok üzülmesine rağmen, Müslümanların öfkeyle de olsa insan saygınlığına zarar verecek taşkınlıklar yapmalarını istememiş, onları bu konuda hemen uyarmıştır Hz.

Peygamber, " insan"a saygının, insan olmanın gereği olduğunu her davranışıyla ortaya koymuştur Mekke'den Medine'ye hicret, sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın kaderinde etkili olan önemli dönüm noktalarından birisidir Medine'ye gelen Hz.

Peygamber, hemen Medine'nin ileri gelenlerini toplayarak, insanca yaşayabilmek için gerekli ortamı hazırlamak amacıyla bir sözleşme yapılmasını sağlamıştır Tarihe "Medine Vesikası" olarak geçen bu sözleşme, Müslümanların olduğu bir yerde hukukun üstün tutulacağının ve adaletin sağlanacağının; şiddetin ve terörün olamayacağının, olmaması gerektiğinin bir belgesi olarak anlaşılmalıdır" ( www.

mezheplertarihicom) Maalesef, durum böyle iken, hakikat bu iken, asırlardan beri Müslümanların yaşamış oldukları baskılara, teröre, şiddete ne demeliyiz, nasıl bir ad koymalıyız? Örneğin, kendi ülkemiz terör sıkıntısını taa gırtlağına kadar yaşamış bir millettir.

Bir hiç uğruna, yıllarca sağcılık, solculuk vurup kırmaları, ölüp öldürmelerini yaşadık, akabinde Pkk ve benzeri terör örgütlerinin suçsuz, masum askerlerimizi, memurlarımızı, polislerimizi ve günahsız insanlarımızı katlettiğini yaşamış olduk!.

Niçin ve neden? Şimdiler de, ise, dinci kavgaları, Işid kavgasını, Hizbullah kavgasını seyrediyor, zaman zaman acısını kalbimizde hissediyoruz! Şahsi görüşüm, bana göre, araştırmama göre, tüm rezilliklerin ana kaynağı Kur'an'dan uzaklaşmak, Kur'an'ın emri üzere yaşamamaktan kaynaklandığıdır!.

" İslam Tarihinde, vahiyle irtibatı kaybolmuş aşırı görüşlere sahip olan bir takım mezheplerin, görüşlerini yayabilmek için, şiddet ve terörü araç olarak kullandıkları bilinmektedir Bunun en çarpıcı örneklerinden birisine, Selçuklular zamanında rastlıyoruz.

Alamut kalesini bir terör üssü haline getiren Batınilerin lideri Hasan Sabbah, çeşitli yöntemler kullanarak kandırdığı gençleri afyon içirerek yalancı cennetine gönderiyor, daha sonra kendi emirlerini harfiyyen uymak şartıyla, ebediyyen bu tür cennetlerde yaşayacaklarını söylüyordu Böylece kandırılan gençler, Hasan Sabbah'ın her emrini, hiç tereddüt etmeden yerine getiriyorlardı Selçuklu Sultanı'nın, Hasan Sabbah'a gönderdiği bir elçinin huzurunda yapılan gösteri, bazı insanların şartlandırıldıkları zaman nasıl robot kesildiklerini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

Hasan Sabbah'tan terör eylemlerine son vermesini isteyen Selçuklu elçisine, bir gösteriyle cevap verilir Hasan Sabbah'ın " haydi cennete!" emri üzerine gençler, peşpeşe kendisini sarp kayalardan aşağıya bırakırlar.

Bunun üzerine Hasan Sabbah, kendisine ölesiye itaat eden çok sayıda gencin olduğunu belirterek Selçuklu devletine meydan okur Şiddet ve terörün her türlüsü kötüdür, hiç bir şekilde hoş karşılanmaz.

Ancak, dini bilmeyen cahil dindar insanın içine yuvarlandığı şiddet ve terör batağı, ,en kötü olanıdır; çünkü, bu batağa saplanan insanlar, eylemlerini din için, Allah için yaptıklarına inanırlar Bu durum, işlenen cinayetin meşru olup olmadığı şeklindeki bir sorgulama sürecinin baştan engellenmesi anlamına gelmektedir" ( a.

g site) Din, iman, vicdan sahibi bir Müslüman, ne mezhebi görüşü için, ne siyasi nedenle, nede başka fikir için cinayet işlemesi, katil olması insanlığın, insanın yüz karasıdır!.

Zaten, tarihte, kan üzerine bina edilen oluşumlar, varoluşlar yaşamamış, tez zamanda tarihin derinliklerine gömülüp gitmişlerdir Yezid'in, hunharca, zalimce Hz Hüseyin cinayetinin üzerine kurgulanmış olan saltanatı, krallığı, sultanlığı kaç yıl yaşayabilmiştir? Topu topu seksen küsur yıl!.

Hasan Sabah'ın terör örgütü de öyledir!.

Bir hayli devlet büyüğünü katlettiler, vurdular, kırdılar, intihar ederek kendilerini taştan, kayalardan attılar, sonuç ne oldu? Onun içindir ki, hiç bir terör örgütü, mezhep kavgacısı uzun ömürlü olmamış, olmayacaktır! Ehl-i Sünnet (!) örgütü geçinen terör örgütü Işid'de öyledir, Pkk.

Pyd Hizbullah'da öyledir!.

Uzun yaşamaları mümkün olmayacaktır! Netice olarak; Çare, çözüm nedir biliyor musunuz? Adam gibi adam olmak, Müslüman gibi Müslüman olmaktan geçmektedir!.

Müslümanlar, Kur'an'a dilbeste olacak, onun her emrini yerine getirecek, onun emirleri dışında her türlü " izm" lerden şiddetle kaçınarak, barışa, kardeşliğe, insanlığa, topluma faydalı olma yolunda adımlar atılmalıdır!.

Yani, günün Müslümanları mecbur mudur! İslam'ın önüne veya arkasına solculuğu, sağcılığı, Amerikancılığı, Çinciliği, Moskofculuğu, Liberalizmi, nihilizmi veya diğer beşeri unsurları iliştirmeye? Mezhepsel algılarda öyledir!.

Ne demek, Hanefi Müslümanlığı, Şafii, Hanbeli, Şii, Şafi vb din kabul edilen insan ürünü olan mezhepler? Tüm bunlardan şu sonucu çıkarmamız lazımdır!.

İslam'ın ana kaynağı Kur'an'dır.

Sahih, mütevatir hadislerdir! Müslümanlar olarak, bu kaynaklara baş vurduğumuz zaman, görülecektir ki, günümüz ortamını mahvı perişan etmekte olan, baskılar, şiddetler, hiddetler, icbarlar, ikrahlar, öfkeler tamamen bitecek, ortam sulh-sükun içerisinde yaşamaya başlayacaktır!.

Rabbimiz!.

Aziz milletimize böylesi güzel anları, zamanları göstersin! Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir © 2015 Microsoft Koşullar Gizlilik ve tanımlama bilgileri Geliştiriciler Türkçe


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık