Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

İSLAM DÜNYASI NEREYE GİDİYOR?..

" Allah nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur. " ( Âl-i İmrân Sûresi, âyet 19 )

Ayeti kerimeye kısa bir yorum getirelim:

Bilindiği üzere, " Din" kelimesi, itaat ve ceza, millet ve şeriat anlamlarına gelir. Aziz Kur'an'da din kelimesi değişik anlamlarda kullanılmıştır.

Yukarıda arz edilen ayette ise, kullar tarafından uyulması istenen İlâhî kanunun kastedildiği anlaşılmaktadır.

" İslâm" kelimesine de şu anlamlar verilmektedir. İtaat etmek ve bağlanmak, selâmete kavuşmak, ibadette samimi davranmak.

Yine yukarıdaki âyette " İslâm" dan, tek Allah inancına dayanan ve Resulullah (sav)'in risaleti ile kemal noktasına ulaştırılmış bulunan bulunan ilâhî prensiblerin bütünü kastedilmektedir.

Bu ayeti kerimeden mülhem; şu hususları arzetmek istiyorum: Bu günkü İslam dünyası derken, pek de, hoş olmayan, huzur ve mutluluk vermeyen bir taplo izmek istiyorum:

Çünkü, bu gün İslam dünyası " düşman kardeşler" rolünü icra etmektedirler. Yardımlaşmadan uzak, tesanüdden öte, birliktelikten, beraberlikten geri, mezhepçiliğin kurbanı, çekişmenin, cidalin, kıtalin, vuruşmanın, kırışmanın fora olduğu bir İslam dünyası!..

Her İslam ülkesinin içerisinde boğuşmuş, boğuşmakta olduğu bir kısım öne çıkmış cahili halleri bulunmaktadır. Örneğin, Türkiye Müslümanları, bir tarafta Fetö çömezi ile, tarikat bağlıları ile, şeyhlerle, mürşidlerin bencillikleri ile uğraşırken, bir taraftada kanlı ı örgütler, eli silahlı terör odakları milletin canını acıtmakta, ha bire kan dökmektedirler!..

Meczubun, bir adamının mahkeme tutanaklarını, duruşmasını okudum. Ve kendi kendimden utandım. Meczub, bir din adamı olması hasebi ile, ülkemiz içerisinde kullanmak, birilerinin hayatını alt üst etmek için, üç bin tane fuhuşçu kadın kiraladığını, tuttuğunu öğrenmiş oldum..

Yine, ülkemiz Diyanet İşleri Başkanlığı, son zamanlarda atağa geçmesine rağmen, sufilerin, şeyhlerin, kerametçilerin, dini paravan gibi kullananların karşısında aciz, güçsüz, etkisiz ve tepkisiz durumdadır.

Zaten, Başkanlık içerisinde de, mezhepçilik, Kur'an dışı oluşumlar, mezhep imamlarını öne çıkarma, onlarsız olunmayacağı, İslam'ın yaşanamayacağı düşüncesi hakimdir. Örneğin, haftada bir yayımlanan TRT. Diyanet'in sorulu-cevaplı proğramı takip edilebilir.

" İslam Dünyası nereye gidiyor?" sorumuza, cevap aramaya devam edecek olursak, Vallahi!.. Suriye ülkesi bütün halleri ile gözler önündedir. Bir hiç uğruna, mezhepçilik namına yakılan, yıkılan, yok olan insanlık ve Suriye toprakları.

Bilmem ki; Irak'ı anlatmaya lüzum var mıdır?.. Her şeyi ile gözler önündedir. Pkk. Pyd. Barzani, Şiilik, Türkmen, Sünnilik ve Şiilik vuruşmaları!.. Her gün, şehir meydanlarında, pazar yerlerinde patlatılan intihar bombaları!.. Ölenler, sakat kalanlar ve yığın yığın Müslümanlar!..

Bilmem ki, Daeş'i, Taliban'ı, El-Kaide'yi, Hizbullah'ı vb. kanlı örgütleri, cahili saplantıları anlatmaya, Kur'an'sız, hurafe yüklü böylesi cinayet şebekelerini izaha lüzum var mıdır?

İçe kapanmış Suud Arabistan :" İt de ölürse kâr, Kurt da ölürse kâr" hesabı yapılmaktadır.  Sadece, onlar için bir şey lüzumludur. Zevk, sefa, haz, ve tatil beldeleri!.. Ve harcanan milyarlarca dolarlar!..

Yemen ve Pakistan, Bangladeş'te öyledir. Fakirlik, biçarelik, marjinallik kol gezmektedir. Mısır'da yaşanan diktatörlük ve Sisi krallığı!.. Tunus, Libya, Fas, Cezayer ve Çad.. Hangisi mutlu ve rahattır ki?..

Tabii ki, Batı için, ABD. için tüm bu haller, bulunmaz, aranır fırsatlardır!.. Yer altı, yer üstü kaynaklarının kaçırılması, ülkelerine  götürülmesi için bir imkândır. " Böl, parçala ve yut!"

Hasılı, " İslam Dünyası Nereye Gitmektedir?!" sorusuna tüm ümmet, tüm İslam ülkeleri ve bilhassa ülkemiz insanları cevap aramalıdır!.. Nerede, nasıl yanlış yapılmaktadır? Ve çaresi, teşhisi nedir, ne değildiri bilmemiz, bulmamız lazımdır!..  Onun içindir ki;

" Dünya düzeni ve uluslararası ilişkiler Müslümanların insanlığa sunabilecekleri değerler manzumesinin, basitçe İslam ümmeti için ön görülen " ed-Darûriyyât el-Hams ( Korunması Zorunlu Beş Husus)" yaklaşımının;

Bütün yeryüzünü kapsayacak şekilde genişletilmesinden ibaret olduğu söylenebilir. Tabiatıyla bu beş alandaki hedeflere ulaşılabilmesi için öncelikle bu değerlerin - ırk, ülke, bölge, din, inanç, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin-  evrensel bir hale getirilmesi gerektiğinde kuşku yoktur.

Bir başka ifadeyle Müslüman olsun olmasın, her ırktan, dilden, cinsiyetten insanın ve toplumun bu temel hedefler konusunda fikir ve işbirliği yapması lazımdır.

Bu fikir ve işbirliğini sağlama yolunda en büyük görev ve sorumluluk ise, diğer ülkelere ve farklı dünya görüşü sahiplerine değil, İslami Dünya Görüşü'nü benimsemiş olan Müslümanlara düşmektedir.

Bu görev ve sorumluluk ise, tarihin pasif bir nesnesi olmakla, dünyadaki olumsuz gelişmeleri engelleyici adımlar atmaksızın, sadece olan biteni seyretmekle yerine getirilebilecek bir şey değildir.

Şu anda İslam dünyasının siyasi, iktisadi, askeri ve bilimsel-teknolojik alanlarda güçlü ve sözü dinlenir bir dünya olmaması, onun bu alanda rehberlik edemeyeceği anlamına asla gelmez. " ( Ahir Zaman İlmihali, M. H. Kırbaşoğlu, sayfa 414 )

Netice olarak;

" İslam Dünyası Nereye Gidiyor?" sorusuna sanırım, yazımızda cevap verilmiştir. Zaten, ne zamanki, İslam alemi, askeri, sanayi, kültürel ve Kur'ani yönde ne zaman anlaşmış olursa, işte o zaman, ayrılık, gayrılık bitecek, kavganın yerini dostluk ve ümmet bilinci alacaktır.

Hamdolsun ki, İslam toprakları, her bakımdan dolu doludur.. Petrol, altın, gümüş ve diğer rezervler bakımından. Tüm bunların üzerine, insan gücünü de ilave edersek, Müslüman kesimler, Batı kapılarını aşındırmayacak, denizlerin soğuk sularında ala bora olmayacaklardır.

Ülkemiz için de aynı durum söz konusudur. Pkk. Pyd. Daeş mikropları bitecek ve bitmelidir. Ne zaman bitecek?.. Kürt insanımız Kürtçe konuşsun, düğünlerini, kına gecelerini, sünnet merasimlerini Kürtçe ağıtlarla kutlasın. Bundan korkmaya lüzum yoktur.

Camide toplanan Müslümanlar, rahat bir şekilde namazlarını eda etsinler!.. " Bu Şafii imamdır" " Şu Hanefi imamdır" " Şu Caferidir" ayrışmasına tenezzül edilmemelidir. Tüm bunlar dini bilmemek, Kur'an'ı anlamadan yaşamak demektir.

Türk insanımız, Ankara'da, İstanbul'da. K. Maraş'ta ne kadar rahat ise, Diyarbakır'da da, Muş'ta da, Van'da da o kadar rahat olmalı, her hangi bir endişeye, korkuya mahal olmamalıdır.. Kim söylüyor bunları? Tabii ki, Yüce Kur'an'ın emir ve fermanları bunu emretmektedir!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık