Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

İSLAM I YENİDEN DÜŞÜNMEK

İSLAM'I; YENİDEN DÜŞÜNMEK, BİR ANLAMDA İNSANLIĞIN GELECEĞİNİ DÜŞÜNMEK DEMEKTİR!.

" Zikri ( Kur'an'ı) biz indirdik ve onu koruyacak olanlarda biziz biz!" ( Hicr Sûresi, âyet 9 ) Aziz Kur'an, vahyedildiğinden günümüze gelinceye değin, hiç bir tahrife, tebdile, tağyire uğramamış bir kitabı mübindir!.

Kitabımız mübarek Kur'an'ı, tahrif etmek, diğer semavi kitaplar olan Tevrat ve İncil şekline dönüştürmek için, üzerinde milyonlarca kere menfi ard zihniyetli çalışmalar, faaliyetler yapılmış, siyak ve sibakını, emretmiş olduğu muzzam işaretleri, esbab-ı nüzulünü, göstermiş olduğu hedefleri saptırmak, insanlığa hitap edemez hale getirmek için, Şarkıyatçılar, tüm oryantalistler, misyonerler, İslam'ın bağrından çıkıp da İslam'ı anlayamamış, Kur'an'dan nasibini alamamış nasipsizler tarafından sayısız şekilde hücumlara maruz kalmasına rağmen, yüce Kur'an; hamdolsun ellerde, dillerde, idraklerde, toplum hayatında dip diri, canlı şekilde hayatiyetini devam ettirmektedir Ancak, tüm bu övünmeleri, korunmaları, hıfzını dile getirirken, ülkemizde her an, her dem binlerce hafızın Kur'an üzerinde çalışmalar yapmış olduğunu dillendirirken, bazı eksik , yanlış yapmış olduğumuz nakısaları da izah etmek yerinde olacaktır!.

Evet, bu gün insanlık değerlerini kaybetmekte, her gün, her an insani vasıfları erimekte, erozyona uğramaktadır! İnsanlık tarihinde, insanın bu kadar değer kaybettiği, kimliğini yitirdiği, diğer varlıklarla aynı dereceye düştüğü görülmüş olay değildi.

Örneğin, tarihi süreçte Lut kavmi, insani, fıtrî özelliklerini kaybederek hayvanlaştı da ne oldu? Bu gün, Lut gölü denilen gölün suları bile içilmemekte, insanlar o mıntıkadan kat'iyyen yararlanmamakta, ibret-i alem için, o topraklarda yaşanan yüz kızartıcı çirkinlik çağlar boyunca da unutulmayacak gibidir Diğer taraftan, Firavun, Nemrud, Haman, Karun, Ebu Cehil, Ebu Lehep vb müşriklerin durumu da tıpa tıp aynı çirkinliği sergilemişler, bu gün camilerimiz de bile, onların rezilce durumları anlatılmaktadır.

Gelelim dünyamıza ve insanlığın içerisinde bulunduğu kaotik duruma! Tıpkı, eski devirlerde yaşanan ahlaksızlık, fuhuş, Lutilik vb.

tüm azgınlıklar, o devirlerden daha öteye gitmiş, hatta alenileşmiş, resmileşmiş durumdadır Batı ülkelerinde, Kiliselerde bile erkeğin erkekle nikah kıydırması, birliktelikleri Papaz tarafından kayda geçirilirken, erkeklerin doğum yapmaları bile plan ve programa alınırken, sanki, İstanbul sokaklarımız bundan aşağı mıdır? Onun içindir ki; Tüm insanlığın kurtuluşu, felahı, necatı, refahı, huzura kavuşması için yeniden İslam'ı düşünmek, tefekkür etmek, onun eşsiz, mümtaz umdelerini, ilkelerini yeniden günümüz dünyasına sunmak, konuşturmak lazımdır!.

Çünkü; Bu güzelliği gündeme aldığımız zaman, bu bir anlamda tüm insanlığın istikbalini, geleceğini, huzurlu yaşamasını, varoluşunu, yeniden insanlık kimliğine kavuşması demek olacaktır! Bu güzelliği yaşamak için de, aziz kitabımız Kur'an'ı tanımak, onun emirlerini irdelemek gerekmektedir.

" Cenab-ı Hakk'ın, Rasulünün peygamberliğinin doğruluğuna ve onun ancak bir mübelliğ olduğuna dair Kur'an'da bu ayetlerle yer vermiş olduğu teminata rağmen onlar, inatlarında ve inkârlarında ısrar ettiler ve ondan yüz çevirerek: " Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman, " İşittik, işittik! İstesek biz de aynısını söyleyebiliriz; bu sadece eskilerin masallarıdır" (Enfâl sûresi, âyet 31) dediler Onların bu inkârcı tutumları karşısında Yüce Allah, peygamberinin haklılığını ve Kitabının eşsizliğini ispat için onlara meydan okuyarak şöyle buyurdu: " Doğru ( sözlü) iseler haydi onun gibi bir söz getirsinler.

" ( Tur sûresi, âyet 34 ) Onlara uzunca mühlet verdi, yapamadılar Sonra, asılsız uydurma şeyler dahi olsa tesir ve belâğat bakımından on surenin benzerini yapmalarını onlardan istedi: "Yoksa, " O'nu uydurdu"mu diyorlar? De ki: " Öyleyse siz de onun benzeri on uydurulmuş sure getirin; eğer doğru (sözlü) iseniz Allah'tan başka, çağırabildiklerinizi de ( yardıma) çağırın (da bunu yapın)!" ( Hûd Sûresi, âyet 13) Bunu da yapamayınca, bu defa bir sure getirmelerini istedi: "Yoksa, " O'nu uydurdu" mu diyorlar? De ki: " Eğer doğru ( sözlü) iseniz haydi onun benzeri bir sure getirin ve Allah'tan başka çağırabildiklerinizi de çağırın " ( Yunus Sûresi, âyet 38) Bunu, daha sonra Bakara, 23 ayetinde de tekrar etti.

Bundan sonra da ortaya çıkan acziyetlerini Yüce Allah şöyle ilân etti: "Deki: " Andolsun, eğer insanlar ve cinler şu Kur'an'ın bir benzerini meydana getirmek üzere toplansalar, yine onun benzerini meydana getiremezler Birbirlerine arka olup yardım etseler de bunu yapamazlar" ( İsrâ sûresi, âyet 88) Kur'an'ın açıkça meydan okuyuşu karşısında onların kin ve nefretleri galeyana geldi ve Kur'an'ın bir benzerini yapmak için bir hayli uğraşıp didindiler.

Çalışmalarının en ufak bir semeresini alamadıklarını görünce de şaşkına döndüler, Kur'an'ın - hâşâ- bir " sihir" , veya " kehanet" veyahut da " şiir" olduğunu söyleyemeye kalkıştılar ( Zuhruf sûresi, 30, Saffât Sûresi, âyet 36) Kur'an'ın bir benzerini yapamayınca, atık Müslümanlarla alay etmeye, onlara hakaret etmeye başladılar Müslümanlara eziyet etme yolunu da denedikten sonra kılıca sarıldılar ve neticede de Hz.

Peygamber Efendimizi hicret etmek zorunda bıraktılar" ( quranal-Shia.

org/tr/maqalat) Yukarıdan beri anlatıldığı gibi, çağımız , tüm insanlık acilen, ivedilikle bir kurtarıcı, bir mürebbi, bir yol gösterici, bir kılavuz, bir kopmaz ip beklemektedir Halbu ki, bu ip, insanlığın gözü önündedir Köşe, bucak, orada, burada aramasına, yorulmasına, boşuna zahmet çekmesine hiç de lüzum yoktur.

Çünkü, asırlardan beri bunalım içerisinde yaşayan insanlık, çağımıza kadar her yolu, her metodu denemiş oldu Aristo'ya, Eflatun'a, Budizm'e, Zerdüştizm'e, Maniheizm'e, Şamanizm'e koştu da , buldu da ne oldu? Sonuç kos kocaman bir sıfır olmuştur Yine insanlık, aramaya devam etti.

Mazdekçiliği, Hürmüzcülüğü, Ehrimeni denedi olmadı , olmadı! Yine huzur bulamadı.

Bu arayışını, yol gözlemesini devam ettiren insanlık, 19 ve 20 yüzyıllarda Freud, Marks, Stalin, Mao, Darwin, Adam Smith, Lenin vb gibi cıfıtları buldu ama, buldukları kos kocaman bir balon gibi tek tek fos çıkarak patlamış oldu!.

Şimdi, geriye ne kaldı? Tabii ki, İslam gibi, onun yüce kitabı Kur'an gibi muazzam, mualla, muazzez kitap kalmış oldu! İnsanlık, bu kutsal dini, Kur'anî emirleri, Resulullah (sav)'le beraber yaşamaya başladı ve Hz.

Ali (ra)'dan sonra, İslam'da, inkıta, kesiklik, inhıraf devri başlamış oldu Asr-ı Saadet döneminin, insanlığa, ümid veren eşitlikçi, hakkaniyetçi,, adaletçi, sınıfsız, ırksız, kavimsiz, patronsuz, hegemonyasız, baskısız, despotsuz, kralsız, hanedansız, prenssiz, padişahsız, sultansız, kraliçesiz, kralsız parlak devri, Beni Ümeyye tarafından sona erdirilerek, o mümtaz, o güzelim dönem bitirilmiş oldu!.

Emeviyye'nin tahribatı, sadece idare ile kalmadı! Dinin tüm alanlarına hücum edilerek, dinde eksiltmeler, çoğaltmalar her alanı, her tarafı kaplamış oldu.

Bu tür uyduruk hamleler, gittikçe, dozajını artırarak, günümüz dünyasında bile bu sahte hamleler hızla devam etmektedir!.

Elbette ki, Kur'an'ın, Kur'an İslam'ının hüküm ferma olmadığı bir dünyada, hakim olacak unsur ne olacaktır? Elbette ki, insanlık, Müslümanlar boş duracak değildirler ya! Uydurmuşlar, uydurmuşlar ve hâlâ da uydurma çalışmaları hızını kesmiş değildir!.

" Zuhr-i Ahir" " Kandiller" "Tesbihe üfleme" " Tesbih çekmeleri farzlaştırma" " Uydurma hadisler" " Kandil geceleri namazları" " Miraç gecesinde elli vakit namaz sendromu" " Ölüye mevlit" " Ölülere hatimler" " Ölü ruhlarına 21 Yasin, 40 Yasin okumalar" " İskat ve devirler" " Ölülere telkinler" " Mermerlerden mezarlar ve kubbeler yapma" " Allı yeşilli, üç şerefeli minare dikmeler" " Binbir hatimler" " Ramazanlarda anlaşılmayan, maksadı, gayesi belli olmayan okunan hatimler" vb sıkıntılar hız kesmeden devam ettirilmektedir!.

Netice olarak; İslam'ı yeniden düşünmek, bir anlamda insanlığın , tüm beşeriyetin geleceğini düşünmek demek olduğuna göre, çağımızda hüküm süren tüm çarpık yapıları, düşünceleri, " izm"leri, solculuğu, sağcılığı, Kapitalizmi, Liberalizmi, muhafazakârlığı, mutaassıplığı, bağnazlığı, irticaı, fanatizmi, gericiliği, geri kalmışlığı vb tüm uydurulmuş, Kur'an dışı hususları elimizin tersi iterek, İslam'a ve Kur'an'a tutunmak zorundayız!.

Aksi halde, hiç bir alanda kurtuluş aramayalım!.

Çünkü, saymış olduğumuz tüm sapkınlıkların tamamı denendi, yaşandı, tecrübe edildi ve görüldü ki, tamamı fos çıktı İnsanlığa, hayata, evlere, sokağa, caddelere, meydanlara, camilere bir huzur getirmedi Huzur ancak İslam'da ve onun kutsal kitabı Kur'an'da olduğuna göre, ona sarılmalı, yapışmalı ve sım sıkı tutunmalıyız!.

Ne zamana kadar tutmalı ve tutunmalıyız? Taa kıyamet kopuncaya, yüce Allah'ın huzuruna varıncaya kadar Kur'an'dan ayrılmadan, sağa-sola yalpa yapmadan yürüyeceğiz!.

Kur'an dışı hiç bir oluşuma, kandırmaya tenezzül etmeden, meyil göstermeden nurlu yolumuza devam etmeliyiz! Rabbim!.

Tüm bu anlatılan hususları, gerçek eylesin! Çarpık-çurpuk yollardan bizleri uzak eylesin! Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık