Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

İslam Tevhid İnancında Birleştirir
  "  İSLÂM; İNSANLIĞI TEK DİL, TEK KÜLTÜR VE COĞRAFYADA DEĞİL, TEVHİD İNANCINDA BİRLEŞTİRİR!.."

" Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır." ( Hucurât sûresi, âyet 13)

Âdem  (as) ve Havva'dan çoğalan insanoğlu, yeryüzünde çeşitli renk ve dilde küçüklü büyüklü topluluklar, kabileler ve kavimler olarak milliyet  oluşturmuşlardır.

Küçükten büyüğe, kabileden milletlere varıncaya kadar farklılık gösteren bu oluşumun, temel sebebinin kitlelerin birbirini tanıyıp, anlaşmak ve kaynaşmak olduğu anlaşılmaktadır. Yani soy sopla övünmek, gururlanmak, kıvanç duymak yerine, birleşip bütünleşmek emredilmiştir.

Bu anı, bu fevkalade güzelliği Kâbe'de, Arafat'ta, Mina'da ve diğer yerlerde temaşa etmek mümkündür.  Kâbe'nin; gölgesinde uzanmış dinlenen bir siyahi ile, bir Malezya'lı, ile, bir Endonazya'lı ile, elinde bayrağını sallayan Anadolu insanı arasındaki fark nedir?

Gönüller bir, sevdalar aynı, tekbirler bir, tehliller bir, telbiyeler bir, dökülen göz yaşları aynı, toplu vuran yürekler Allah demektedir!..

Diğer taraftan, her milletin dili, kültürü, adetleri, yaşayışı farklılık arzetmesi önemli değildir!.. Önemli olan husus, Tevhidi alanda birleşmek, bunu bayraklaştırmak ve bu düşünceyi, Rabbaniliği hakim kılmak için gayret etmektir!..

Onun içindir ki, Somali'de ağlayan bir çocuk, Bosna-Hersek'de yavrusunun katlinden dolayı ağlayan bir anne, Afgan'da, ABD Coni'lerinin hışmına uğrayan bir gariban Müslümanın sesine, soluğuna, iniltisine kulak vermek,dinlemek, ilgilenmek her Müslümanın ana şiarı olmalıdır!..

 
    Uzun yıllardır bir Batı ülkesinde yaşamış olduğum için, Batı'daki Müslümanların yoğunluğu, İslam adına kısmen de olsa çalışmaları ve mes'elenin gittikçe daha çok dikkat arzettiği gözler önündedir.  Ancak,
 
    Batı'da yaşayan Müslümanlar; İslamî gelenekten, atalarcılıktan, adetlerden, yaşayışlardan kurtulup, Kur'anî bir çalışma içerisine girerlerse, sanırım, durum, ortam daha farklı olacak, Batılılar da, bu yaşantıdan etkilenecektir..
 
    Çünkü, Batılı insanlar, " günah çıkartma" " aforoz" " Teslis" " mevcut dört İncil" sebebiyle, süratle ve hızla ateizm, dinsizlik, inkar çukuruna düşmekte, her pazar günü üç beş piri fani ihtiyarın dışında Kiliseye giden bulunmamaktadır.
 
    Onun içindir ki, camilerimiz de, " mevlid"i ibadetleştirme, gelenekleşmiş " kandil" yortuları, ölünün arkasından yedi, kırk ve elli iki geceleri proğramları düzenlemek, töreleşmiş, adet olmuş, karın doyurma, yemek faslından öte bir hizmet ifade etmemektedir!..
 
    Bir başka handikapta şudur:  İslam ülkelerindeki farklı İslam anlayışları, amelleri, ritüelleri Müslümanları bir araya getirmemektedir. Misal: Arapların camilerinde kılınan Cuma namazları, ezanları, kametleri, hutbeleri farklı, Türkler de daha farklıdır.
 
    Arap camilerinde, cuma günleri bir ezan, bir kametle cuma namazı kılınırken, maşallah (!), Türk camilerinde bu durum tamamen farklı, ayrı ve fuzuli, külfet dolu merasimlerle insanlar boğulmakta, iki ezan, bir kamet, bir saat vaaz, hutbe, o günün cumasından sonra kılınan " zühr-i ahir" ( son öğle namazı) kılınmaları, uzun uzadıya tesbihat, müezzinlerin insanları bıktırırcasına ekleme, ulama yapmaları, sonunda da, fazladan uzun bir hatim duasının icrası, mes'eleyi içinden çıkılmaz hale getirmektedir.
 
    Yani, diyorum ki, dil, kültür, adetler, gelenekler zamanında değiliz!.. Zamanımız, kıble birliği, Kur'an birliği, Mescid birliği, rüku ve secde ayniliği diğer eklentileri bastırmalı, ikinci planda değil, üçüncü ve en son plana atmalıdır!..
 
    Bendeniz, bazan Faslı bir camiye cuma için gittiğimde, hutbeye çıkmış olan imamın daha net, daha Kur'anî olduğunu sezinlemekteyim. Ama, Türk camilerinde imamlar, tamimlerin, genelgelerin, bürokrasinin baskısı ile, bir imam, bir hutbe bile hazırlayamamakta, kendi ilmini, kendi düşüncelerini cemaatına anlatamamaktadır.
 
   Hele, son zamanlarda, vaaz kürsülerine bilgisayar konularak oradan okunarak vaaz verilmesi, mes'eleyi iyice yozlaştırmış, " Kellim kellim, la yenfa " " Konuş konuş boş" pozisyonuna düşürmüştür. Bir türlü, imamlar, kürsü erbabı, vaaz eden insanlar, İslami güncelleştirmemekte,  günümüzdeki dertler, sıkıntılar, problemler nedir, sorunlar nasıl aşılır, birikmiş binlerce İslami hale nasıl çare olunur, düşünülmemektedir!..
 
    Netice olarak;
    Mevcut halden, hali hazır gidişattan ben memnun olmadığım gibi, cemaatlerde toplanıp toplanıp dağılmaktadırlar!..
    Tartışma, sohbet faslı açılması gereken mes'elelere değinmiyoruz. Örneğin, Diyanet İşşleri Başkanlığı'nın emri, talimatı, genelgesi olmasına rağmen, bir kısım gününü gün eden hocalar, " zühr-i ahir" ( son öğle namazı) konusunu gündeme getirmemekte, cemaatten, bir takım gelenekçi insanlardan korkmaktadırlar.
 
    Halbu ki, " korkunun ecele faydası yoktur" hesabından hareketle, diyorum ki, hocalarım!.. meslektaşlarım, yapmayın, etmeyin, korkmadan, ürkmeden İslam'ı anlatınız!.. Korkmayın!.. Diyanet, bu tavrınızdan  memnun kalacaktır!.. Örneğin, mezhebi konuları anlatın, şu mezhep şöyle, bu mezhep böyle değil, birlik ve beraberliğe doğru yol alınız.
 
    "Namazların cem'i", yolculuk namazları, nikah mevzuu, organ nakli, tüp bebek vb. hususlar çağımızın kaçınılmazları mes'eleleridir.. Bunları anlatın. Korkmayın, korkusuzca görev yapınız. Cemaat arasındaki üç-beş tane tarikatçıdan, Cübbeli hayranından çekinmeyin!.. Yapmış olduğunuz tahsilin hakkını veriniz!.. Selam ve dua ile..

    Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık