Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

İslam'a Zarar Verenler
    İSLÂM'A; EN BÜYÜK ZARAR, TARİH BOYUNCA HEP İÇERİDEKİLERDEN GELMİŞTİR!..
 
 
    " Dinlerine uymadıkça Yahudiler ve Hristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır." ( Bakara sûresi, âyet 120)
 
    Tarihi verilere göre; aziz dinimize zarar verme, tahrib etme, tağyir ve tahrife uğratma ameliyesi, sadece dışarıdan, dış güçlerden meydana gelmemiştir!..  
 
    Bu tür çalışmalar, bilerek veya bilmeyerek içeriden de biteviye devam etmiş, hala da devam etmektedir. Hangi alanda olursa olsun, içerideki zarar verme işleri, her alanda, her konuda olmaktadır. Dolayısıyla, mevzumuzun içeriği gereği, ben bu gün, Müslümanlarca tam yerine getirilemeyen baş örtüsü, tesettür, iffetli hanım konularına değineceğim.
 
    Bir kere, Müslüman hanımın örtüsü onun her şeyidir.. Edebi, terbiyesi, iffeti, afifesi, namusu ve şerefidir!..  Onu sulandırması, göstermelik, el gördülük " tesettürlüyüm" hüviyetine büründürmesi, boş vermişliği yaşaması, affedilir bir tavır değildir.  Ahmed Kalkan beyi okuyalım:
 
    ".. Hakla batılın koalisyonu, güzel bir içeceğin zehirle karıştırılmışı gibidir. Altısı içinden, altısı dışından tavırlar dinle alay etme gibi değerlendirilebilir.
 
    Müslümanlığı çok kötü temsil eden kimsenin zararları, Müslüman olmayanlarınkinden daha büyük olur çoğu zaman; akılsız dost ve akıllı düşman misali. İslam'a en büyük zarar; tarih boyunca hep içeridekilerden gelmiştir.
 
    Dini yanlış temsil ile" Müslümanlar işte böyle" dedirtecek tavizci anlayışa ve kötü örnek olarak dini de küçük düşüren tavırlara kimsenin hakkı yoktur.
 
    Bütün bunların yanında saçının teki bile gözükmemesine ciddi özen gösterilerek takınılan ve çoğunlukla " bone"li başörtüsü; rengârenk, bin bir desen, cıvıl cıvıl. Anadolu'daki fazla kültürlü olmayan bayanların kıyafetinin diğer bölümlerine bu denli yozlaşma olmasına rağmen;
 
    Baş örtüsü bağlama konusunda biraz ihmalkâr biraz alışkanlık gereği, yer yer saçlarından bir kısmının bazen veya devamlı gözükebilecek şekilde baş örtüsünde gevşek davranmalarına tam ters bir uygulamayı andırıyor, büyük şehirlerdeki fotoğraf.
 
    Çok kültürlü olmayan halk sınıfından geleneksel örtünmeyi sürdüren bayanlar, başörtü örtme biçimine  kadar örfleştirip adetleştirdikleri şuursuzca örtünme görüntüsü sergilerken, onlardan ayrıldığını gösterme ihtiyacı duyan ve kültürlü olduğunu düşünen modern örtülü bayanlar da;
 
    Saçlarını örtme konusunda gösterdikleri titizliği; baş örtüsünün süslü cazibiyetinden kaçınma hususunda, baş örtüsü dışındaki giysi ve tavır konusunda ( sanki bilinçli ve kasıtlı bir tavırla) göstermekten kaçınıyorlar.
 
    Renk-renk, moda moda baş örtüler; atlası, ipeği, yerlisi, ithali, bin bir çeşit...Ama farklı etiketlere, değişik firma isimlerine aldanmayın; hepsinin markası tek: " BAK BANA!" marka." (http://gencmuslumanlar.com)
 
    Yani, yarım-yamalak örtünmüş bayanların, kadınların amacı, iffeti için, tesettüre riayet için değildir!.. Anlı, şanlı baş örtülerine bürünerek, kendilerini lanse etme, gösterme ve dikkat çekmek içindir!..
 
    Hele, böylesi baş örtülerinin alt kısmına, yani, giyinmiş olan pantolonlara dikkat çekilecek olursa, giyinilmiş pantolonlardan utanmamak, hicap duymamak, tiksinmemek mümkün değildir!..
 
    Veya, düğün merasimlerinde, sünnet şölenlerinde pistteki baş örtülü hanımların giysileri mideleri bulandırmakta, " Allah kahretsin!" sözünü istemeyerek söyletmektedirler!..
 
    Aslında, böylesi aşüftelere şu sözü söylemeden edemiyorum: " Kardeşim!.. böyle yarım yapıldak giyineceğine, hiç olmazsa giyinme, bırak kendini, her çıplak gibi, sende kendini teşhir eyle" demek gelmektedir insanın içinden!..
 
    Tüm bunlar niçin olmaktadır?.. Tabii ki, okumamış, kültürsüz, cahil hanımlara " örtün" "ört" derseniz, zoraki kapatırsanız olacağı budur!.. Halbu ki, yarım-yamalak örtünmeden önce, İslami, Kur'anî kültürü, Allah emrini dimağlara, idraklere, algılara zerketmiş olsaydık, bu tür rezaletler, utanmazlıklar olmayacaktı!..
 
    " Dışı kâfirleri hala yakmayı sürdüren baş örtüsü, içi Müslümanları yakmaya başladı. Batıl cephesinde yeni bir şey yok; ilkeli de çağdaşı da aynı. Batının ve her çeşit batılın geleneksel tavrı değişmiyor:
 
    Zorla hakkından gelemediği hakkı, hile ile yozlaştırıp tahrif etmek. Yaşadığımız coğrafyada da bu filmin baş örtüsü versiyonu vizyona kondu; kanun ve baskılara alt edemedikleri, önünü alamadıkları baş örtüsünü cıvıklaştırarak yozlaştırdılar.
 
    Light İslam, sulandırılmış, kitabına uydurulmuş, ılımlı Müslümanlık diye dillendirilen İslamizasyon anlayışının ne ölçüde tutacağını baş örtülüler üzerinde test ettiği global ifsat çeteleri ve maalesef umutlanacakları netice aldılar.
 
    İmanla, tevhidle bağı koparılan, hiç değilse zayıflatılan ibadetler, adetlere dönüşür. Baş örtüsü de öyle oldu. Kültürsüz halk kesiminde ninelerin, hizmetçilerin, temizlikçilerin ya da köylü kadınların geleneksel baş örtüsü, adet kabilinden değerlendirildiği için;
 
    Egemen güçlerin bunu hoş görüyle ( en azından düşman olunmaya gerekli olmayan tahammül edilebilir şekilde) karşıladıkları bilinen husus.
 
    Şehirli bayanların, kültürlü kesimin de baş örtüsü, çok yönlü yönlendirmelerle âdete dönüştürülüyor. Böylece derin egemen güçler, onu irticai ( yeni adıyla İslami, siyasal) simge görmeyecek, âdete dönüşen baş örtüsüyle uzlaşacaklar.
    Yeter ki imanın yansıması olarak örtülmesin örtü, yoksa bir kimlik alameti ve Müslümanlık sembolü olmaktan çıkarılmış bir bez parçasıyla kimsenin bir alıp veremediği olmaz.
 
    Bizim açımızdan,, yukarıda resmedilen şekliyle sorun ne kadar büyürse, zalimler için de o oranda sorun olmaktan çıkacaktır baş örtüsü. Bu büyürse, zalimler için de o oranda sorun olmaktan çıkacaktır baş örtüsü.
 
    Bu değerlendirme ışığında, çok yakın bir zamanda baş örtüsü meselesi çözülmüş olacak. Az kaldı, yozlaşmanın çapı ve şümulü tamamlansın; baş örtüsü AB standartları ve Batılı modern bayanların tüm olumsuz imajlarıyla arasında çok az kalan farklılıkları kaldırsın , baş örtüsü sorun olmaktan çıkacaktır." ( a.g.site)
 
    Netice olarak;
    Günümüz dünyasında; ülkemizde baş örtüsü açısından tüm bayanlar özgürdür!.. İsterse kapanırlar, isterlerse başlarını açarlar. Hiç bir kimse, baskı, zorlama yapmamaktadır!.
 
    Ancak, durum böyle iken, yukarıda da bahsetmiş olduğum gibi, mühim olan görev, hanım efendilerin bilgili, bilgin, şuurlu ve İslami tesettürü özümsemiş olmalarıdır!..
 
    Yoksa, İslami kültürü sıfır, cahilin cahili, Kur'anî emirlerden haberi olmayan angutların örtünmesi, tesettüre bürünmesi önemli değildir.  Söz konusu, biçareler, şurada örtünürler, öteye varıp muz gibi sırtlarındaki çarşafı kaldırıp fırlatırlar!..
 
    Zaten, mevzumuzun özüde, içeriği de bu olmaktadır!.. Ne demek?.. Başında örtüsü var, kıçında daracık, bütün uzuvlarını meydana çıkaran dar pantolon!.. Bu ne nane, bu ne lahana turşusu hesabı!.. Onun içindir ki, aziz peygamberimiz bunlara " giyinik çıplaklar!" buyurmaktadır.
 
    Bu tür hanımların, kârından  çok , İslami emirlere zararı dokunmaktadır. Ne yapmalıyız? Öncelikle, bu zavallı hatunları kurtarmalıyız!.. Okutarak, eğiterek, irşad ederek, tebliğatta bulunarak!..Rabbimiz!.. Bu hisleri, emirleri yaşayanlardan eylesin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık