ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

İstiklal Marşımız ve Mehmet Akif Ersoy...

İSTİKLAL MARŞIMIZ; MEHMET AKİF ERSOY'U DOĞRU ANLAMAK VE ALGILAMAK!.

-4- "Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen Alsancak Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak O benim milletimin yıldızıdır parlayacak! O benimdir, o benim milletimindir ancak! x Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal! kahraman ırkıma bir gül.

ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.

Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal" ( Mehmet Akif Ersoy) Evet, bu gün, millet, yediden yetmiş yediye herkes, genci, ihtiyarı, kadını, kızı tüm milletimiz İstiklal marşımızın 94 ncü kabul edildiği günü kutlamaktadır! Bende, diyarı gurbetten, Hollanda ülkesinden, taa ötelerden, yurdumun uzaklarından aziz marşımızı kutluyor, nice nice yıllar, zamanlar ve ilelebet vatanın bağrında okunmasını temenni ediyor, onun yazarı merhum Akif'imizi, bir serdengeçti olan Kur'an erini rahmetle anıyor, makamının cennet, arkadaşlarının Resulullah (sav) ve sahabe-i kiram olmasını niyaz ediyorum Çünkü, Akif'e çok şey borçluyuz!.

O, bizlere sadece İstiklal Marşımızı hediye etmedi, bizlere Kur'an İslam'ımını da öğretti Yepyeni bir çığır açtı.

Ne demek, geleneğin, taassubun, atalara bağlılığın hakim olduğu bir ülkede, Kur'an Müslümanlığını dillendirmek? Söz, sayın Mengüşoğlu'nundur: " Ben bin yıl diyorum, birisi 700 diyor, biri 500 diyor.

Gerçekten İslam dünyası Kur'an'ı mehcûr bırakmıştı Fakat bu mehcûr bırakılmış Kur'an'ı Kerim son 150-200 yıldır Müslümanların artık elinde Tekrar edeyim ki, Osmanlı'da mütekâmil anlamda tek bir Türkçe ve Kürtçe Kur'an'ı Kerim meali yokken, bu gün kütüphanelerimizde 300'e yaklaşmıştır telif ve tercümeler.

Müslümanlar ana kaynağa erişmişlerdir, ulaşmışlardır Hamd edilecek günlere erişilmiştir Bu sonuçta Mehmet Akif'in, Mehmet Said Çekmegil'in, Türkiye için söylüyorum ve Ercüment Özkan'ın çok büyük rolü vardır.

Ercüment Özkan -ben hatırlıyorum- bütün ömrünü buna adamıştı Yani insanları Kur'an'a muhatap kılmaya adamıştı Çünkü Kur'an vasat olan insana indi.

Şöyle düşünün, Kur'an'ın indiği toplum düzlemini düşünün Çok kültürlü bir toplum değildi, kültürel bir alt yapısı yoktu, adına cahiliye denilen bir toplumdu Büyük ekseriyetle ümmi bir toplumdu.

İlahi hitap o topluma indi, o toplumda anlaşıldı Bu gün hala maalesef " biz Kur'an'ı anlamayız, Kur'an'ı büyüklerimiz okur bize anlatırlar Kur'an'ı okursak sapıtırız.

" diyecek kadar geri kafalılar mevcuttur Benim fakülteye ilk gittiğim yılda hiç unutmuyorum, sıklıkla Kur'an'ı okuduğumu, elimde Kur'an mealiyle dolaştığımı gören kimileri, sen Kur'an okursan sapıtırsın demişlerdi Ben de onlara demiştim ki; eğer sapıtacaksam bu kitabı okuyarak sapıtayım, sizin bana önerdiğiniz kitapları okuyup sapıtacağıma.

Eğer bu kitap insanları saptıran, sapıttıran bir kitapsa okumakta ısrarlı olacağım demiştim, çok iyi hatırlıyorum Oysa bu kitap kendisi diyor ki, " muttakiler için kurtuluş yolunu gösteren bir kitaptır" böyle tartışmıştım ta o yıllarda" ( www.

radyovakitcom) İşte, Akif; bu millete Kur'an'da , Kur'an yolunda çığır açan mübarek bir zattır Dünyaya, dünya gailesine, menfaate, çıkara, paraya, pula, maddeye, zenginliğe, sermayeye, servete, tüm dünya mallarına tekme atmış, bir kenara fırlatmış, takvayı, vatan sevgisini, bilinçli ümmet olmayı, Kur'an Müslümanı olmayı tercih etmiştir.

Diğer taraftan, Şehidliği, Çanakkale şehidlerini, Asım'ın neslini, mahalle kahvesini, küfeyi, koca karı ile, Hz Ömer (ra) arasında geçmiş olan hadiseyi öğretmişti Şiirleri, ok misali sanki kalplere saplanmış, gönülleri aşka, galeyana getirerek, her okunduğunda milleti göz yaşlarına boğmuştur!.

Onun içindir ki: " Her insanı kendi yaşadığı dönem şartları içerisinde değerlendirmemiz lazım Mehmet Akif'i de kendi dönem şartları içerisinde değerlendirmelidir.

Kusursuz bir insan değil elbette, eksikleri elbet de onun vardır Ama bu günden bakarak değil dönemine giderek, biraz empati yaparak, onun yerine kendimizi koyarak düşündüğünüz zaman Mehmet Akif tek başına bir adamdır Mehmet Akif, sağda-solda İslamcı geçinen o ulemadan hiç birisiyle ahbaplık yapamamaktadır.

Çünkü hepsi köhne, hepsi mistik, hepsi gelenekçi, hepsi muhafazakardır Mehmet Akif kimlerle arkadaşlık yapar biliyor musunuz? Sarhoşlarla; Neyzen Tevfik'le, Şerif Mühittin'le, arkadaşları bunlardır Müslümanların içerisinde kimi seviyorsun diye sorarlar, düşünür, düşünür Naim'i der, bir tek adamı vardır, Babanzade Ahmet Naim.

O da İslam Kavmiyetçiliği reddetmiştir adlı muhteşem eserin sahibidir Mehmet Akif, softa takımıyla geçinemez Mehmet Akif'in etrafında hiç kimse yoktur.

Onun milli mücadeleye katılmak için genel müdürlüğü terk edip geldiği tarihleri düşünün Ülkenin dört bir etrafı kuşatılmıştır Ayrıca devlet yeniden oluşturulmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti kurulurken bir anayasa yapıldı Anayasanın ilk maddelerinden bir tanesi; Türkiye Cumhuriyeti'nin dini, din-i İslam'dır şeklinde idi 3-4 sonra bu değiştirildi.

Dolayısıyla, başlangıçta görüntü hep Müslümanca idi Mustafa Kemal de camilerde hutbeler vermiştir Ve 1.

Büyük Millet Meclisi'nde sadece Mehmet Akif yoktu ki, hep sarıklılar vardı, ulema vardı Ne yapsın Mehmet Akif? Onun için Mehmet Akif yalnızdı, tekti, Mehmet Akif'i kendi şartları içerisinde değerlendirin" ( www.

radyovakitcom) Netice olarak; Mehmet Akif merhumu daha iyi tanımak, tanışmak, onun fikriyatına daha yakinen aşina olmak için, aziz milletimizin Safahat'ı çok iyi tetkik etmesi, her şiirinin üzerinde analize giderek Akif'i tanıması lazımdır Bırakalım, Mehmet Akif'mi büyüktür, Necip Fazıl 'mı büyüktür, Sezai Karakoç'mu, Ziya Gökalp'mi, Mehmet Emin Yurdakul'mu? tartışmalarını.

Tüm saymış olduğumuz şairleri bir kenara koyacaksınız, onlara da, atmayacak, tutmayacak ve onları da seveceksiniz, Mehmet Akif'i de ayrı bir yere koyup, ona apayrı bir değer atfedip, "Mehmet Akif'i tanıdım, çok farklı buldum" diyeceksiniz!.

Hakikaten, farklı, değişik bir şahsiyet, apayrı bir kimlik, kişilik, sahibi bir muhteremdi O günün şartları içerisinde geleneğe karşı çıkmak ne demektir biliyor musunuz? O günün şartları muvacehesinde, kafasının koparılması gerekirdi Çünkü, 700 yıllık saltanat, kökleşmiş taassup, yerleşmiş atalarcılık, Akif ne yapabilirdi? Bizler, 21 nci çağın içerisinde bile zorlanıyor, mutaassıp insanların hücumuna uğruyor, tarikatçıların, ermişlerin, evliya geçinenlerin, türbecilerin, kabircilerin, kırk yasincilerin, mevlidcilerin, hatim tutkunlarının , devir ve iskatçıların vb.

şimşeklerini üzerimize çekiyoruz! Günümüzde, hala, mezheplerin din yapıldığını, Kur'an'nın üzerinde tutulduğunu görmekteyiz!.

Bu ortamda, birileri öne çıkmış olsa, Asr-ı Saadet Müüslümanlığından, Kur'an Müslümanlığından bahsetmiş olsa, vallahi, o kişinin derhal işi bitirilmekte, " Vay seni gidi seni" denilerek, hücumlara maruz kalmaktadır Dolayısıyla, İstiklal Marşı'mızın kabulünün 94 ncü yılını içtenlikle kutlar, Akif'i selamlar, makamının cennet, arkadaşlarının sahabe kiram olmasını temenni ederim.

Selam ve dua ile Şerafettin Özdemir .


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık