ayyıldız vekaletle kurban kampanyası
ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

KAB EL AHBAR'IN; İSLAM'A VERMİŞ OLDUĞU ZARAR !..

İslam'ın amansız düşmanları, hem içeriden hem de dışardan çalışarak, figüranlar bularak, İslam'ı;  yıpratmak için bütün hünerlerini göstermişler, gür sadasını boğmaya çalışmışlardır!..

Bunlardan kimileri, Resulullah (sav) adına binlerce hadis uydurmuşlar, kimileri, hizipçilik, mezhepçilik, fırkacılık yaparak, hizipler icad ederek Müslümanları içten içe birbirlerine düşürmeye çalışmışlardır.

Abdullah ibn Sebe; Kur'an ve Sünnet dışı yalanlar uydurarak, neler icat etmemiş, neler ortaya sürmemiştir ki?.. Dolayısıyla,

" Kab el- Ahbar İsrailiyat'ı, Yahudi uydurmalarını dinimize en çok sokan kişidir. Peygamberimiz'in vefatından sonra Hz. Ebu Bekir veya Hz. Ömer dönemlerinden birinde İslam'a girdiği söylenir. İsrailiyat hakkındaki bilgisi ve bitmek tükenmek bilmeyen hikayeleri , onu, devrinde ilgi odağı haline getirmiştir.

Peygamberimiz'e iftira olan hadislerin birinde  " İsrailoğullarından hadis naklinde bulunun, bunda zarar yoktur" denir. Bu hadisi, Abdullah bin Amr'ın naklettiği söylenir. Tirmizi, Ebu Davud,Buhari bu hadise yer vermiştir.

Abdullah bin Amr, Kab el Ahbar'ın talebelerindendir. İslam'a sokulmaya kalkışılacak binlerce İsrailiyat hikayesinden önce bu hadisi uyduranlar, daha sonraki uydurmalarını buna bina etmişlerdir. Kab el Ahbar bunların en önde gelenidir. Kendisi yalnız  hadis nakletmekle kalmamış, Ebu Hüreyre'ye, bunun yanında Abdullah bin Amr, İbni Ömer, İbni Abbas gibi şahısları da kullanmıştır.

Böylece uydurmaların yayılması için bu şahısları da kullanmıştır. Ebu Hureyre'ye karşı çıkan Hz. Ömer, aynı tavrı Kab el Ahbar'a karşıda göstermiş ve onu sürgünle tehdit etmiştir.

Hz. Ömer'in öldürülmesine kadar fikriyatını yaymakta güçlük çeken Kab, Hz. Ömer'in vefatıyla kısmen ferahlamıştır. Kab'ın tüm bu hareketlerini anlatan Mahmud Ebu Reyye, Kab'ın Hz. Ömer'in öldürülmesinde parmağı olduğunu söyleyerek şu izahları yapar:

" Hz. Ömer'in bu dahi Yahudi'yi akıllıca ve ısrarlı bir şekilde izlemesi ve çirkin emellerinin farkına varmasına rağmen, sonunda o dehanın gücüyle Hz. Ömer'in uyanık ve iyi niyetli oluşuna galebe çalmış, gizli ve açık tuzağını kurmaya devam etmiştir.

İş, Hz. Ömer'in katledilmesine kadar varmıştır. Elde var olan verilerin hepsi, bu olayın gizli bir cemiyetçe tertiplenmiş olduğunu göstermektedir. Büyük deha Kab'ın da üyelerinden biri olduğu bu cemiyetin başkanı Hürmüzandı.

Malum olduğu üzere Hürmüzan, Huzistan'ın kralıydı ve Medine'ye esir olarak gönderilmişti. Hz. Ömer'i katletme görevi ise Ebu Lülüe'ye verilmişti. " ( Uydurulan din ve Kur'an'daki din, sayfa 143-144)

Acımasızlığa, talihsizliğe bakınız ki, Hürmüzan  için, ne din, ne iman, ne İslam önemli değildi. Onun için önemli olan Huzistan bölgesinin, yani İran topraklarının, Kadisiye'nin ve benzeri yerlerin, Hz. Ömer tarafından fethedilmesi gururu idi..

Hürmüzan; buna tahammül edemiyor, her defasında, İran topraklarından fetih haberleri, müjdeleri geldikçe onu kudurtuyor, fetih hareketlerinin babası olan büyük Ömer'i ortadan kaldırmak için, her defasında ifritçe planlar kuruyor, o büyük kahramanı, yiğidi, İslam bahadırını ortadan kaldırmayı düşünüyordu.

Keşke!.. Hz. Ömer gibi bir inkılapçı İslam kahramanı, on yıl değil, son nefesine kadar halife olarak Müslümanların başlarında kalmış olsaydı, sanırım, onun halifeliğinin etkisi bu güne bile yansıyacak, Kurt Kuzu ile yolculuk yapabilecekti.

" Hz. Ömer'in hadisten men ettiği ve ihtimal dahi olsa Hz. Ömer'in ölümünde parmağı olan bu kişiden ve onun ders verdiği Ebu Hureyre ve diğer şahıslardan İsrailiyatı ve diğer hadisleri nakledenlerin, güvenilir midir?

Bu şahıslarda yanılan hadisçilerin, diğer şahıslarda yanılıp yanılmadıklarına nasıl karar verebiliriz? Apaçık Kur'an dururken ve Kur'an tek başına yeterliyken, hâlâ bu hadislerden medet ummak dine yapılan bir zulüm değil midir?" ( a. g. eser, sayfa 144)

Netice olarak;

Çağın Müslümanlarına, entelektüellerine, okumuşlarına, aydınlarına, İlahiyatçılarına, mihrab insanlarına, Müftü efendilere büyük sorumluluklar, mes'uliyetler düşmektedir..

İsrailiyat bilgilerini, uydurma, diğer adıyla mevzu hadisleri ayıklamak, hurafi anlatımların üzerine yürümemiz en büyük görevimiz olmalıdır.

Örneğin, en yakın bir zamanda, " Kutlu Doğum Haftası"na girmiş olacağız.. Bu haftada, bu hafta içiresinde, uydurulan, havalarda savrulan uyduruk şeylere fırsat vermemeli, Resulullah (sav)'in, örnek hali Kur'anî anlatımlar içerisinde kalmalıdır.

Aile reisi oluşu, çocuk sevgisi, tabiat sevgisi, insan sevgisi, merhameti, hoş görüsü, bağnazlığa karşı oluşu, ırkçılığı, asabiyetçiliği reddedişi güzel güzel anlatımla, insanlarımız bilgi sahibi edilmelidir.

" Kutlu Doğum Haftası"nda, Kab el Ahbar'ın hikayeleri yerine, Beni Ümeyye'nin uydurma hadisleri yerine, Kur'an ve sahih, mütevatir hadisleri dile getirilmeli, Hz. Ömer'in ne denli bir inkılapçı yiğit olduğu idraklere kazınmalıdır.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık