Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kader Bir Sığınma Yeri Değildir

 " Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına zulmetmez."  ( Âl-i İmrân sûresi, âyet 182)
 
    " İşte bu, ellerinizle yaptığınız  yüzündendir, yoksa Allah kullara zulmedici değildir." ( Enfâl sûresi, âyet 51)
    " İşte bu, önceden yapıp ettiklerin yüzündendir ( denilir ). Elbette Allah kullarına haksızlık edici değildir." ( Hacc sûresi, âyet 10 )
    " Kim iyi bir iş yaparsa, bu kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa aleyhinedir. Rabbin kullara zulmedici değildir." ( Fussılet sûresi, âyet 46)
 
    İslam'ın varoluşundan bu güne kadar, kader mevzuu tartışıla gelmiş ve gelmeye devam etmektedir!.. Zaman olmuş, kimi insanlar, bir acı olayla karşılaşmakla birlikte, hemen kaderi suçlamış, " kötü kaderim" " talihsiz kaderim" " kör olasıca kaderim" vb. kelimelerle ala bildiğince kaderi suçlamışlardır.
 
    Adamcağız, tedbirsizlik sonucu trafik kazası geçirdi ise kadere yüklenmiş,  birisi silahla öldürülmüş ise, hemencecik kader bahanesi bulunmuş, deprem fay hatlarının üzerine evler yapılmış, deprem olduğunda, evler yıkılmış, insanlar toplu toplu ölmüşler, suçu hemen kadere atmışlardır!..
 
    Yine evler, sel güzergahlarına kondurulmuş, akabinde çağıl çağıl sel gelip evleri, insanları, hayvanları götürdüğü zaman, yine suçlu bulunmuş ve suç kadere atılmıştır!..
    İnsanlar ve bilhassa İslam kitleleri, yazın Ağustos sıcağında gölge yerlerde yatarak zaman geçirdikleri için, kış günlerinde açlıkla boğuşmayı hiç utanmadan, sıkılmadan, hicap duymadan suçlanacak olan kader olmuştur!..  
    Yani, asırlardan beri, bilgisizlik, cehalet, tembellik, atalet, miskinlik, dilencilik, merhamet avcılığı, insanın insana yük olması suçlanması gerekirken, ne yazık ki, bir kısım kaderci zavallılar, üzerindeki görevi, mesuliyeti, sorumluluğu bırakarak, hiç de alakası olmayan kader suçlanmış, kendileri bu meseleden kolaycacık sıyrıldıklarını zannetmişlerdir!..  İsterseniz, mes'eleyi, bir alıntı yazı ile renklendirelim:
 
    " İslam öncesi Arap toplumunda da kader konusunda değişik görüşler vardı. Ezeli tesbit ve tayini benimseyenler olduğu gibi, buna karşı çıkan insanın hür olduğunu kabul edenler de bulunmaktaydı.
    Aslında, kader konusunda bu iki karşıt kutup, insan topluluklarında her zaman kendiliğinden ortaya çıkmıştır.
    Çünkü insanoğlunun, kendi kusuru neticesi ortaya çıkan en basit şeyleri dahi kadere yüklemesi, onun kolayına gelmektedir. Gerçekten de kader kavramı, aklını kullanmak istemeyene sığınma imkânı vermekte ve insanın kendi kendini hipnotize etmesine yaramaktadır.
 
    Hz. Peygamber döneminde; kader meselesinin Sahabe arasında konuşulduğu, hatta Hz. Peygamber'in, kader konusunda kendisine soru sorulmasını ve Ashab arasında tartışma yapılmasını yasakladığına dair haberler nakledilmiştir.
    Bu yasaklamaya rağmen, kader hususunda Hz. Peygamber'e isnad edilen ve hadisçilerin " sahih" olarak nitelendirdikleri hadisleri, hadis kitaplarında bolca bulmak mümkündür." ( Allah'ın takdiri-kulun tedbiri)
    Netice olarak;
    Ne acı ki, Müslümanlar; suçu kadere atmaktan bir türlü vaz geçmemiş, dün böyle idi , bu günde aynı şekilde kaderi suçlama hususu devam etmektedir.
 
    2015 hac sezonunda, Mina bölgesinde yaşanan, daha önceleri de yaşanmıştı. Binlerce insanın, yüzlerce masum, biçare, gariban Müslümanların birbirlerini ezmeleri, tepelemeleri neticesinde toplu toplu ölümlerin vukuu yine kader mes'elesini gündeme taşımış, Suudi'nin en yetkili mercii pozisyonunda bulunan kişi, insanların birbirlerini ezerek öldürmelerini kadere yüklemiştir!..
    Talihsizliğe bakınız ki, Suudi Amerika vari bir ülke olan Suudi Arabia, hiç bir İ slam ülkesini dinlememiş, nazari itibare almamış, kulak asmayarak, boş vermiştir!.. Çünkü, suçlu bulunmuştur.. Kader!..
    Tüm İslam beldeleri perişan, sürünür durumdadır!.. Terör, terörist, açlık, fakirlik, geri kalmışlık sebebiyle çırpınmaktadır!..  Peki, bir suçlu bulmak gerekir!.. O halde, suçlu kimdir? Kader!..
    Evet, bu mevzuyu dillendirecek, kaderi açıklığa kavuşturacak, kahraman, sözünü esirgemeyen din akademisyenlerine acilen alemi İslam'ın ihtiyacı bulunmaktadır!..  Son sözüm şu olsun! Yok mudur, hocalarımız arasında, kader mevzuunda Hasan'ül-Basri hazretlerini takip edecek bir kahraman?..Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık