Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Karagöz Köyünden Meşhur Porud Duran Yiğitliği
Tarih boyunca, insanlık var olduğu sürece, toplum içerisinden öylesi fedakâr, yiğit, korkusuz, civanmert insanlar çıkmıştır ki, onların hayatta karşılaştıkları, serancemleri, babayiğitlikleri, göstermiş oldukları üstünlükler, dilden dile, gönülden gönüle, ağızdan ağıza söylenir, anlatılır olmuştur!. 
    İşte, Afşin İlçesi, Karagöz yiğitlerinden biri olan Porud Duran bunlardan birisidir. Namı, şanı, ünü, yiğitliği, Karagöz köyü dışına taşmış, Afşin sınırları ötesine gitmiş, K.Maraş'a, Hatay'ın, Fransızlar'ın elinden alınarak bir Türk yurdu olmasına kadar ulaşmıştır!..
    Hakikaten, kahramanımız Karagözlü Porud Duran; bölgemizin, bu mevzuda isim yapmış, nam sahibi diğer  yiğitleri Dirgen Ali, Çölbey ağa, Arif ağa vb. hatırı sayılır ünlüleri gibi, şan, şöhret sahibi olmuş, adından söz ettirir olmuştur!..
    Merhum Porud Duran'ı; çocuk yaşta olmam sebebiyle iyice, yakinen tanımış biri değilim. Keşke!.. Onu, bizzat dinleyerek, hatıralarını , hayat serüvenini kendi ağzından dinlemiş olsaydım.
    Anadolu'nun bir parçası olan Türk Yurdu Hatay'ın, Anavatana nasıl kazandırıldığını, General Şükrü Paşa ile olan dostluğunu, ona yardım edişini, toplum huzurunda göstermiş olduğu müthiş hareketleri, gözü pekliliğini, nişancılığını, misafirperverliğini, düşkünlere, gariplere yardımcı olmasını kim unutabilir?
    Keşke!.. Merhum Porud Duran'ın yakınları, bu satırlarımızı okuyanlar, bizimle teşriki mesai kurup da, rahmetli Porud Duran'la ilgili, belgeleri, resimleri, bilgileri ve anılarını bizimle paylaşmış olsalar, sanırım, daha güzel olacak, kahramanımızı herkes, her kesim tanıma imkanı bulacaktır. İsterseniz, Porud Duran'ın, iyilikseverliliği ile ilgili bir anısını burada ifade edelim:
    POLİK DURAN'IN YİĞİTLİĞİ:
    " Yıl 1942. Mevsim sonbahar. O sene yoğun kıtlık. Bebek Ağa, komşusu Veli ve Halil eşekleriyle, kendisi de iki katırı ile, Maraş'a götürmek üzere, Çoğulhan köyünden yükledikleri buğday ile yola çıkarlar.
    Ne var ki bir gün önce, hükümetçe köyden köye buğday taşıma yasağı konulmuş, emir telgrafla kaymakamlıklara bildirilmiş, köy muhtarlarına da tebliğ edilmiştir.
    Karagöz köyünden geçerlerken, sabah namazı sonrası çıkan mu htar yolu keser, kaymakamın emrini gösterdikten sonra; " Gidemezsiniz" der. Rica minnet sökmez.
    Sese gelen, köyü ne ki ovada da adı konuşulan, Polik Duran, durumu öğrenince; " Kabaktepe yolumuzun üzeri. Her zaman oranın hanında kalıyoruz. Bunlar iyi insanlar. Bırakınız gitsinler."  diyerek muhtara rica eder.
    Kabul etmemesine siinirlenen Polik Duran, belindeki kundaklı beylik tabancasını çeker: " Sürün hayvanlarınızı gençler. Kim önünüze durabiliyorsa dursun" deyince " hamamda deli var" hesabı yol açılırken Polik Duran ekler:
    " Ulan gençler. Afşin'i geçerken, Jandarma önünüze ç ıktığı takdirde, bana yetişip bildirmezseniz....yim" diye bir de küfür savurarak uğurlar." ( Un Sandığı 6, M. Göçer, sayfa 228-229)
    İşte, merhum Porud Duran'ın hatıralarından bir tanesidir. Aslında, onun başından geçmiş olan gerçek haller, yaşantılar, maceralar, iyi ve kötü günler, asıl kaynağından dinlenmiş olsa, öğrenilse ve yazıya, satırlara dökülmüş olsa daha verimli, daha güzel olacaktır.Bu isteğimizi, arzumuzu yineliyorum.
    Netice olarak;
    Tüm bu anlatımlardan şunu anlıyoruz: Cenab-ı Allah; insanları kısım kısım, çeşit çeşit, farklı farklı yaratmıştır. Kimileri, ilme, ulemaya, bilgiye hevesli iken, kimileri tarihi konuşturmuş, kimileri uysal, her şeyi kabul eder mizaçta iken, kimileri de, kabuklarına sığmamışlar, çağlayan olmuşlar, volkanlar gibi patlamışlardır.
    Bilhassa, Türk toplumunda bunu yaşamak, şahit olmak mümkündür. Afşin İlçesinin meşhur alimlerinden Hacı Durdu Efendinin ilmi, fazileti anlatılırken, Nasrullah Efendinin Cuma Namazından sonra kılınan " Zühr-i ahir" bid'atına nasıl karşı çıktığı yaşlılarımız arasında dile getirilirken, Doğan Ağanın, tatlı sohbetini, muhabbetini, toleransını, hoş görüsünü kim unuta bilir?
    Tıpkı bunun gibi, Karagözlü Porud Duran'ın yiğitliğini, destani hallerini, çivili tahtanın üzerine yatarak,   üzerinde taş kırdırması unutulacak anılar değildir!..
    Zaten Türk örf ve adetlerinde yiğitlik, insan öldürmek değil, konuya, komşuya efelik adına kaba davranmak, onları inciterek baskı yapmak hiç değildir!.. Kabadayılık, efelik, bizim geleneklerimizde, garibin elinden tutmak, misafire yemek yedirmek, yatırıp, kaldırıp izzeti ikramda bulunmaktır!..
    Konumuzun kahramanı, merhum Porud Duran amcayı bir kere daha rahmetle anar, ruhuna fatihalar gönderirim.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık