ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kerbela
KERBELA OLAYI; TOPLUM VİCDANINDA ZULME KARŞI DİRENİŞİN, HAKSIZLIĞA BAŞ KALDIRININ SEMBOLÜ OLMUŞTUR!..
 
 
    2015 yılı Muharrem ayını bitirirken, maşallah!.. Aşura dağıtmalar, hediye etmeler, aşuranın tarifi, nasıl yapılacağı hususu günlerce tartışıldı, ekranlardan, gazete sütunlarından bu mes'elenin tartışılmasını ağzımız açık olarak izledik. Zaman oldu kahırlandık, zaman oldu içimiz kan ağlayarak takip etmek zorunda kaldık!..
    İlçem Afşin'da; bir cuma günü erkenden camiye giderek, yapılan vaazdan istifade etmeyi düşündüm. İl Müftülüğümüzden teşrif eden hoca efendi, meğer aşura tatlısını çok severmiş ki, vaazında başından sonuna kadar aşurayı anlattı.  Ama, bir türlü mes'eleyi sonlandıramadı.
    Oysa, 10 Muharrem günü, ümmet olarak yaşamış olduğumuz elim, içler acısı, zulmün havalarda uçuştuğu, Evlad-ı Resul'ün bedenlerinin lime lime doğrandığı, kellelerinin kesilerek mızrak uçlarına takılıp, şehir şehir teşhir edildiği  bir günde, mevcut din adamlarının bu mes'eleyi görmezden gelmeleri, " boş ver" dercesine cemaatleri kandırmaları ne ile izah edile bilir?
     Hz. Hüseyin (ra)'ın ve evladlarının şehadetlerini anlatmak, yarayı kanatmak değil, mes'eleyi vüzuha kavuşturmak, bu haklı davanın kıyamete kadar anlatılmasını gündemde tutmaktır!.. İsterseniz, o günlere dönerek, tarihten, tarihi hakikatlerden bir anekdot anlatalım:
 
    " ..Muaviye gerçekten de siyasi bir dehadır. Hz. Ömer zamanında Şam'a vali olarak atanmıştır. Ancak, valilik kendisine yetmez III. Halife Osman'ın Medine'de taban kaybetmeye başladığını fark edince, bir vesile ile Hz. Ali'ye şöyle der:
    " Eğer Osman'ın başına bir şey gelirse, bunun sorumlusu sen olursun". Bu onun hakkındaki  planlarını ele vermektedir. Nitekim Hz. Osman şehit edildiği zaman, Şam'da, " Osman'ın katlinden Hz. Ali'nin sorumlu olduğu" şeklinde bir kampanya başlatır.
    Böylece, bir taşla bir kaç kuş birden vurmuş olur. Şöyle ki, kendi iktidar hırsını, Osman'ın kanını talep perdesi altında geleneğin içine taşıyarak meşrulaştırır ve olması gereken Muaviye-Ali tartışmasını, Osman-Ali tartışmasına dönüştürerek İslam öncesi dönemde köklerii derinlerde olan Emevi-Haşimi çekişmesinden beslenme imkanı elde eder.
    İktidar için her yolu mübah gördüğünden, Hz. Ali'yi yıpratabilmek için her yolu dener. Bununla ilgili somut bir örnek, Sıffin Savaşı esnasında, yenilmek üzere olan Muaviye taraftarlarının mızrakların ucuna Kur'an sayfalarını asmalarıdır.
    Sembol hemen etkisini göstermiş; Hz. Ali'nin saflarından bir grup, " biz Kur'an'a kılıç çekmeyiz" diyerek onu savaşı durdurmaya çağırmışlar ve başarılı da olmuşlardır, Buradan çıkan sonuç: Bireysel hırslar, geleneğin içinde meşrulaştırıldığı zaman, gerçekleşme ihtimali daha yüksek olur. Din alanında, semboller daima etkin olmuştur. Bu durum, belki de büyük ölçüde, din dilinin biraz da sembolik bir dil olmasıyla ilgili olabilir."( www.hasanonat.net)
    İşte, elim Kerbela hadisesinin, İslam'a; saltanatın, krallığın, hanedanlığın, kılıç gücünün girişi, hüküm ferma oluşu, Kur'an'ın raflara kaldırılması böyle  başlamış, o gündü, bu gündür de aynen devam etmektedir!..
    Camilerimiz, hak ve hakikatin konuşulduğu, Kur'ânî emirlerin korkusuzca anlatıldığı, ifade edildiği yerler olması gerekirken, hali hazır, kürsüleri, mihrabları, minberleri işgal eden " kandırmacı zihniyet" " halkı aldatan softalar", maalesef, Hz. Hüseyin (ra)'ın şehadet gününde, aşura, Nuh'un, tufanı, içeriği bol bol İsrailiyat olan menkıbeleri , mev'izeleri anlatarak, aktararak, halkların, Müslümanların gözlerini boyamaktadırlar! 
    Tabii ki, Hz. Hüseyin efendimizin mes'elesini gündeme taşımak, gündemde tutmak, Kufe'ye ne için yürüdüğünü izah etmek bir yiğitlik işi olduğundan, İslam davası bulunduğundan hocalar, bu mes'eleye sıcak bakmamaktadırlar!..
    Netice olarak;
    Kerbela faciası, sıradan, basit bir ölüm, şehit olma yıl dönümü değildir!.. Kerbela'yı anlatmak, anlamak bir yürek, bir kalp, bir iman işidir.
    Zaten, Hz. Hüseyin efendimiz, Kerbela çölünde başarılı olmuş olsaydı, bu gün, İslam'ın kaderi farklı olacak, ne Irak'ta kan dökülecek, nede Suriye'de Putinler, Obamalar ve benzeri çiyanlar cirit atamayacaklardı!..
    İki milyondan fazla gariban, ezilmiş, dipçik artığı Suriyeli zavallı, yerlerinden, yurtlarından edilerek, muhacir durumuna düşürülmeyecekti!..
    Ülkemizde de öyledir!.. Ne Sünnilik kavgası, ne mezhepçilik düellosu, ne Şiilik, ne Alevilik, ne Hanefilik, Şafilik ayrılıkları olmayacaktı!..
     Ne diyelim, ne yapalım!.. Camilerde, aşura tatlıları ağızlar şapırdatılarak yenilirken, bendeniz, bu aşura işine sıcak bakmayıp, bu tatlıyı yemekten, yanına yaklaşmaktan imtina edeceğim!.. Çünkü,
    Hz. Hüseyin davası, ümmet davasıdır, millet davasıdır, Kur'an davasıdır, İslam davasıdır!.. Mevlid bahirlerine sıkıştırılmış bir İslam değil, " Geldi bir  ak kuş kanadıyla revan, arkamı sığadı kuvvetle heman" efsanesi, mitolojisi hiç değildir!..
    Hz. Hüseyin (ra) ve ahfadını saygı ile, hürmetle, Resulullah (sav) hatırı için, " cennetin reyhanı" oldukları için alkışlıyor, anıyor, ruhlarına dua ediyorum.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
            

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık