ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kerbelayı Doğru Okumak

MÜSLÜMANLAR, KERBELA'YI DOĞRU OKUMAZLARSA, İSLAM ALEMİNİN HER TARAFI KERBELA OLUR!.

-4- ( dünden devam) " Biz atalarımızı bunlara tapıyor bulduk" Dedi ki: " Andolsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz" Sen bize gereği mi getirdin, yoksa ( bizimle) oyun oynayanlardan mısın?" " Hayır" dedi.

" Sizin Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir, onları kendisi yaratmıştır ve ben de buna şehadet edenlerdenim" ( Enbiyâ sûresi, âyet 53-56) 3 numaralı yazımda, Sivas İl Müftüsü merhum Hasan Şakir Sancaktar hocanın, Alevi vatandaşın namaz kılmış olduğu camiye gittiğinden, aynı vatandaşla yan yana geldiğinden bahsetmiş, konu uzayacağı için bu güne bırakmıştım Bu gün, kalmış olduğumuz yerden devam edeceğim.

Etmeden önce, " Bu millet bir bütün, bütün kalacak" başlıklı şiirimden iki kıta alarak başlamak istiyorum: " Bin yıldan bu yana, İslâm'a hadim, Bu millet bir bütün, bütün kalacak " Gâlû Belâ" dedik, ezelde kadîm, Bu millet bir bütün, bütün kalacak x Dilde tekbir, elde Kur'ân, aynı Dîn, Madem aynı Dîn, peki, nedir bu kin? Kini bırak, dost ol, dost atına bin, Bu millet bir bütün, bütün kalacak!.

" ( Ş Özdemir ) " Müftü efendi öne geliniz!" diye tazyikte bulundular " Hayır ben yerimden memnunum!" dedim.

Müftü efendi öne buyurun, diye ısrar ettiler Kardeşim caminin önü arkası olmaz, herkes otursun oturduğu yerde Herkes rahat etsin! Diye ikazda bulundum! Cemaat rahatsız olmaya başladı!.

Sonra akşam namazı için namaza kalktığımız zaman, caminin imamı ısrarla beni yanına davet etti; " Müftü efendi öne buyurun!" Tekrar bağırdım " Al iftitah tekbirini de başla namaza! Çağırma ısrarla beni yanına! Ben yerimden memnunum" dedim.

Safların en arkasında o Alevi delikanlı ile birlikte namaza durduk Ama cemaatte o delikanlının yanından ayrılmadığım için şüphelenmiş, bir takım tahminlere girmiş olmalı ki, bana kırgınlık duymaya başladı ve namaz biter bitmez, cemaat camiyi terk etmeye koyuldu Ben hemen önlerine durdum ve kollarımı açtım.

" Arkadaşlar durun! Ben bu kardeşimizle dün müftülükde tanıştım, beni akşam yemeğine evine davet etti Cemaatten de bir kaç kişi olursa çok sevinirim bahtiyar olurum dedi Ben de size duyuruyorum! İçinizden bir kaç kişi gelsin akşam yemeğini gidip bu kardeşimizin evinde yiyelim" Ben böyle söyler söylemez, " emrolunduğun gibi doğru olmakla" vazifeli olanlar- Rasulüllah (sav) bu ayet indiği zaman, " saçım sakalım ağardı" demiştir.

Arka arkaya bir sürü bahane ve yalan sıralamaya başladılar Neden? O Alevi kardeşimizin evine gitmemek ve sofrasına oturmamak için! Ne olur o Alevi kardeşimizin evine gitse? Cahil adam sanıyor ki onun evine gitse, sofrasına otursa, İslâm'dan dışarıya çıkmış olacak! Benim o ısrarlı talebim cemaati dağıtmaya başlayınca, caminin imamı beni dışarı çağırdı " Müftü efendi biraz dışarıya gelir misiniz?" dedi.

Gittim bana: " Aman müftü efendi! Dikkat et! Bu adam Alevi! Sakın bunun evine gitme! Bunun yemeği yenilmez, getirdiği içilmez, dinden çıkarsın sonra" diye saçmalamaya başladı Ağzıma geleni söyledim Basiretsiz, idraksiz, cahil adamlar dedim.

Adam beş vakit namazında hacca gitmiş, gelmiş! Bu ne taassup Sizin taassubunuzun dinde, insanlıkta zerre kadar yeri yoktur İngiliz, Fransız, Bulgar, Rus, Türkiye'ye geldiği zaman zaman, yarım yamalak bir kelimeyi şehadet getiriyor, sevinçten ölüyorsunuz adam Müslüman oldu, diye.

Omuzluyorsunuz " Akşam yemeği benden, bu akşam ben götüreyim, yarın ben götüreyim" nedir ne olmuş? Adam, kelimelerin kafasını, gözünü yara yara bir kelimeyi şehadet getirmiş! Halbuki bu adam beş vakit namazında niyazında yahu! Neden bu adamın Müslümanlığını kabul etmiyorsunuz? Bu korkunç ötesi korkunç bir taassup!" Şimdi böyle bir taassubun bulunmuş olduğu ülkede yarınlara emniyet içerisinde bakamazsınız Bu ülkede huzur içerisinde yaşayamazsınız" diye öfkelendim" ( ismailhakkialtuntas.

com) Ne acı ki, alemi İslam, asırlardan beri bu tür bağnazlıklarla, yobazlıklarla, taassupla, fanatizmle, din dışı davranışlarla mücadele etmektedir Halen de, aynı minval üzere, Alevilik, Sünnilik, Şafiilik, Ebu Hanifecilik, Şialık, Yezidilik, Nusayrilik ve fellahlık vb sun'i şeylerle zaman öldürmekte, toplumu baştan başa germekte, bir araya getirmemekteyiz!.

Yıllar önce idi!.

Afşin İlçesine bağlı bir Alevi köyünde seçime gitmiş sandık başkanlığı yapmıştım! Öğle namazını müteakip, köyün muhtarı kuzu kestirmiş, bu etlerden müteşekkil çeşitli yemekler hazırlatıp sandık üyelerine ve bana yemek vermişti!.

Yemek bittikten sonra, usulüne uygun, yemek adabınca güzel bir dua yaptım Fatiha okudum ve okutturdum.

Yemek bittikten, sofra kalktıktan sonra, muhtar, bana ilginç bir soru yöneltti " Hocam!.

Ben Aleviyim, siz Sünnisiniz ve hem de din adamısınız!.

Benim kesmiş olduğumu hayvanın etini yediniz, yemeği de en küçük bir ürkme, ürküntü olmadan yediniz Siz nasıl bir Sünni adamsınız ki, bizim yemeği yemiş oldunuz?" Tıptı Hasan Şakir Sancaktar hocanın başına gelen, aynen benim de başıma gelmişti.

Muhtara, orada bulunanlara konu hakkında bir hayli izahatta bulundum çok çok tuhaflarına gitmiş oldu çünkü, çevrede bulunan Sünni köylerdeki vatandaşlar, bunların yemeğini yemez, kızını almaz, kestiğini kabul etmez insanlardı!.

Oysa, bu milletin çocukları, Alevisiyle, Sünnisiyle bir bütündür!.

77 milyon insanımız bütünüyle kardeştir! Tabii ki, Hanefilik, Şafiilik, Alevilik düşünceleri din yapılmadığı sürece, milletimizin anlaşamıyacağı, bir araya gelemiyeceği hiç bir husus bulunmamaktadır!.

Netice olarak; 21 nci çağda, ümmet içerisinde ve ülkemizde, bu mevzuyu korkmadan, ürkmeden gündeme taşıyacak din adamları, Kur'an adamları arıyoruz!.

Böylesi din adamlarımız ortaya çıkıp, bu hususlara " Yeter!" dediği zaman, Alevilik, Sünnilik kargaşası bitecek, ne Çorum olayları, ne Sivas olayları, ne de K Maraş kör döğüşü olmayacaktır!.

Körü körüne, pisi pisine insanlarımız ölmeyecek, yetimler, öksüzler, dullar ordusu olmayacak, haneler sönmeyecek, evler virane yapılmayacaktır! Diğer taraftan, Türkiye'mizde yaşamakta olan Aleviler, Sünniler, ne Hz.

Hüseyin (ra)'ın torunları, nede Muaviye'nin ahfadıdır! Sadece, bizdeki duygu ve düşünce , Hz.

Hüseyin (ra) sevgisinden, hürmetinden kaynaklanmaktan başka bir şey değildir! Onun için; Millet ve Müslümanlar olarak, Kerbela'yı doğru, güzel okumalıyız!.

Doğru, düzgün, güzel okumadığımız, doğru anlamadığımız zaman, içerisinde yaşamış olduğumuz, kör döğüşü devam edecektir!.

Rabbimiz! Aziz milletimize birlik-beraberlik ihsan eylesin!.

Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık