Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

KÜFRE GÖTÜREN AMELLER

MÜSLÜMANI; KÜFRE GÖTÜREN AMELLER!.

" ( Resûlüm!) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir hidayete girecek olanları en iyi O bilir" ( Kasas sûresi, âyet 56 ) Ayeti kerime hakkında kısaca bir tahlilde bulunalım: Müfessirlerin rivayetlerine göre, Resûlullah (sav), hayatta en çok sevmiş olduğu amcası Ebu Talip'e hitaben şöyle buyurmuştu: " Lâ ilahe illâllah" de ki, kıyamet günü senin lehine şehâdette bulunayım.

Ebu Talip ise, " Kureyş kadınları beni kınarlar, korkudan bunu söyledi derler Eğer böyle demeyecek olsalardı, Müslüman olup seni sevindirirdim" demişti Hz.

Peygamber'in, çok sevdiği, önemli yardımlarını gördüğü amcasının hidayeti için böyle çırpınışı üzerine bu âyet nâzil oldu Bu noktadan hareketle şunları ifade etmek istiyorum: İslam ülkelerinin bir çok şehirlerinde ölmüş veya yaşayan salih, müttaki insanların yaşamakta oldukları bilinmektedir Böylesi insanların türbeleri veya ziyaretleri esnasında bir takım olumsuz, müsbet olmayan, Kur'an'a taban tabana ters ve zıt düşen davranışlar sergilenmekte ve yaşanmaktadır.

Salih kimseler hakkında aşırı gitmek! " Allah (cc) şöyle buyuruyor: " De ki: " Ey kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininiz/de aşırı gitmeyin.

Daha önce sapmış bir çoklarını da saptırmış ve böylece doğru yolu kaybetmiş bir kavmin heva ve heveslerine uymayın" ( Mâide : 77) İbn-i Abbas (ra): "Sakın ilahlarınızı bırakmayın " Ve'd", " Suva", " Yagus", " Yağuk" ve " Nası" gibi putlarınızdan vazgeçmeyin" dediler.

" ( Nuh: 23) ayetini okuduktan sonra şöyle dedi: " Bu isimler Nuh (as)'ın kavmindeki salih kimselerin isimleriydi Bunlar öldükten sonra bu zatlara bağlı olanlar: " Bunların resimlerini çizersek onlara baktığımızda ibadetlerimizi daha şevkle yaparız" diyerek onların resimlerini yaptılar Daha sonra heykellerini de yapmaya başladılar.

Zamanla dinlerini unutup bu putlara tapmaya başladılar" ( Buhari) Ömer (ra) Rasulullah (sas)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: " Hristiyanların Meryem oğlu İsa'yı aşırı övdükleri gibi beni övmekte aşırı gitmeyin Ben Allah'ın kuluyum, Benim hakkımda: " Allah'ın kulu ve Rasulü" deyin.

" ( Buhari-Müslim) Rasululllah (sas) şöyle buyurdu: " Sakın aşırı gitmeyin Sizden önceki kavimlerin mahvolmalarının sebebi aşırı gitmeleri olmuştur" ( Ahmed-Tirmizi-İbn-i Mace) Rasulullah (sas) şöyle buyurdu: " Şeriatın dışına çıkarak ( Kur'an ve Sünnetin dışına çıkarak) ibadet edenler helak oldular.

" Ve bunu üç kere tekrarladı" ( Müslim) Yukarıdaki ayeti kerimeler ve hadisi şerifler apaçık gösteriyor ki: Yeryüzünde şirkin ilk defa çıkışına sebep olan olay salih kimselere layık olduklarından ve hak ettiklerinden daha fazla değer verilmesidir Salih insanları sevmek, onlara dost olmak, onlara Allah'ın koyduğu sınırlar çerçevesinde değer vermek İslam'ın bir gereğidir.

Fakat onları aşırı derecede sevmek, onlara Allah'ın bildirdiğinden daha fazla değer vermek insanı şirk uçurumuna sürükleyebilir Salih kimselerin mezarlarını ziyaret ederken ve önce resimlerini daha sonra da heykellerini yapıp bunlara ibadet ederken müşriklerin yegane gayeleri ve hareket noktaları bu salih insanları Allah katında kendilerine şefaatçi olarak kabul etmeleriydi Yoksa onları ilah olarak görmeleri söz konusu değildi.

" ( rkvekfrblogspotnl) Talihsizliğe bakınız ki, ülkemiz bir türbeler, yatırlar, ermişler diyarı olduğuna göre, mezarlarını ziyaret ederek onlara aşırı şekilde saygı göstermemiz, ihtiramda bulunmamız, bir anlamda dinin, Kur'an'ın emirleri dışına, sünnetin ötesine taşmak olacağından, halis-muhlis müminleri, tüm inananları derinden ve içten üzmekte, teessüre boğmaktadır.

Diğer taraftan, cemaatlerin liderleri ve onların etraflarında olup biten çirkin görüntüler, tabasbuslar, aşırı derecede yüceltmeler bizleri kahretmektedir Resulullah (sav)'e gösterilmeyen yüceltmeler, büyültmeler inananları küfre götüren davranışlar, ameller değil de nedir? Her cemaatın şeyhi, mürşidi, lideri , müridlerinin nazarında büyüğün büyüğü, kurtarıcı, şefaatçı, kutbu, kutbu'l aktapları ve peygamberlerin makamlarını aşmış kişilerdir!.

Oysa, Resulullah (sav); halkın içerisinden çıkmış, bir halk insanı idi Ekseri, oturmuş olduğu toplumda, insanların arasında tanınmaz, başka yerlerden gelip soran kişilerin " Hanginiz Muhammed?" diye özellikle sorulmadıkça, gösterilmedikçe bilinmezdi.

Siz bakmayın, öylesi Kutlu Doğum Haftalarında anlatılan, söylenen abartılara! Kandil gecelerinde, Süleyman Çelebi'nin şiirleri tarafından şişirilmiş peygamber algısına!.

Zaten, bu sözlerimizi, günlük hayatta, kılmış olduğumuz namazlarda, Tahiyyat okurken bunları ifade etmekteyiz!.

"Abduhû ve Rasuluhu" " Kul ve Nebi" Ama, gelin, görün ki, Ülkemiz sokaklarında, dergahlarında, cemaat odalarında, mahfillerinde şişirilmiş, gereksiz yere büyütülmüş insanların varlığından geçilmemektedir " Mahmud Efendi hazretleri" " Hüseyin Hilmi Işık Hazretleri" " Seyda hazretleri" Cübbeli hazretleri" Süleyman Hilmi Tunahan efendi hazretleri" " Sami Efendi hazretleri" vb yüzlerce ekol, klik ermişleri ve erenleri!.

Halbu ki, bu milletin içerisinden öylesi alim ve ilim adamları yetişmiştir ki, onları saygı ile, rahmetle anıyorum!.

Muhammed Hamdi Yazır, Ahmed Hamdi Akseki, Ömer Nasuhi Bilmen, Ali Bardakoğlu, A Bayındır, (son zamanlarda politik kirliliğe bulaşmış olsa da) H Karaman , M.

İslamoğlu, M H Kırbaşoğlu vb.

binlerce Kur'an erleri! Allah aşkına, bu kahramanlara bir kişi çıkıp ta " Hazret" " ermiş" " eren" "üstad" diye bir taltifde, bir övme de bulunmuş mudur? Hayır!.

Hayır!.

Zaten, bunlar bu tür gereksiz övmeleri, tabasbusları kat'iyyen kabul etmeyeceklerdir " Aişe (ra) şöyle rivayet etti Rasulullah (sas)'in bir hastalığında kadınlarından bazıları Habeş diyarında gördükleri ( Mariye denilen bir kiliseden) bahsetmişlerdi.

) Rasulullah'ın zevcelerinden Ümmü Seleme ve Ümmü Habibe ( ranhuma) vaktiyle Habeşistan'a hicret ettikleri zaman gördükleri bu kilisenin güzelliğini ve içindeki kıymetli resimleri bize anlatıyorlardı Rasulullah (sas) hemen başını kaldırdı ve: " Habeşliler öyle kimselerdi ki bunlardan salih bir kişi ölünce hemen onun kabri üzerine mescid yaparlar.

Ve o salih kimsenin bir resmini o mescide koyarlar Bunlar Allah katında halkın en şerlileridir" buyurdu.

" ( Buhari-Müslim) Netice olarak; Müslüman kitlelerin hissiyatlarını rencide etmemek, onlardan bir kısım duygusal, heyecanlı insanları toplayarak, onların tertemiz hislerini, inançlarını, İslami hallerini dejenere etmek, " ereceksin" " keramet göstereceksin" diyerek, akıl ve Kur'an ötesinde uğraş vermelerini sağlamak hiç doğru bir hal değildir Böyle bir hali Allahü Teala kabul etmediği gibi, Resulullah (sav)'de kat'iyyen iyi görmeyecek, memnun olmayacaktır!.

Bendenizin, hiç bir kimseye karşı ard niyetim, ne alıp vereceğim bir husus bulunmamaktadır! Sadece, araştırmalarım, tetkiklerim, incelemelerim beni bu sözleri söylemeye teşvik etmektedir.

Yani, Türbelerin, yatırların, mezarların etraflarında olup biten çirkinlikler, el sürmeler, yüz sürmeler, türbelere hediye götürmeler, isteklerde bulunmalar, benim ve benim gibi düşünen, tefekkür eden kişilerin manevi dünyalarını alt üst etmektedir Ve üzülmekteyiz, kahrolmaktayız!.

Çünkü; Böylesi, batıl, hak dışı, insanları şirke, küfre götüren amelleri, sahabe-i kiram yapmamış, müçtehid imamlar tavsiye etmemiş, o halde, bizlere ne oluyor ki, köşe bucak şeyh, ermiş, eren arıyor, yine köşe bucak otobüs seferleri, turlar düzenleyerek Mevlana'yı ziyaret de yarı hacı olmaya çalışıyoruz? (!) Daha olmadı, kendimizi frenleyemeyip, Urfa'daki kutsal balıkları da (!) ziyaret ediyoruz! Onların, ölenlerini şehid, yaralılarını savaş gazisi diye biliyor ve inanıyoruz!.

Yazık bize , vah bizlere!.

Rabbimiz! Aziz milletimize, Kur'anî aydınlık günler lütfetsin!.

Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık