ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

KİTAP TANITIMI!..
Bilindiği üzere, okumuş olduğumuz dini, milli, tarihi eserler hazırlanırken, kaleme alınırken, kolaycacık, hemen, bir anda olmamaktadır!..  Yılların, ayların, günlerin, gecelerin birikimi, emeği, göz nuru gerekmektedir!.
    Öyle olur ki, kitap yazarı, eser sahibi ilim adamının gerçekten işi zordur. Çünkü, onun uyurken, istirahat ederken düşünmesi, o anda bile sanki elinde kalemi ile ilmi eserler arasında gezinmesi lazımdır!..
    Eser sahibi, Kur'an'ı ayet ayet düşünürken, Nebevi hadisleri gözünün önüne getirirken, tarihle, tefsirle mealle, fıkıhla, akaidle, filozofların meşhur olmuş sözleri ile hem dem olmaktadır.  Onun içindir ki,
    Benim asıl temas etmek istediğim mevzuu şudur:
    15.09.1912 tarihinden beri, İlçemiz Afşin Müftülük görevini yapmakta olan sayın Yakup Yıldırım hocanın kaleme almış olduğu üç eserinden bahsetmektir.
    Kendisi ile bir iki defa görüşme imkânı bulmama rağmen, çok okuyan, araştıran, her türlü eseri tetkik eden bir hoca efendi olarak gördüm ve eserlerinden bunu anladım. Tebrik ve takdir ediyor, sevgi, saygı sunuyorum.
    Hakikaten, Afşin İlçemizin suyundan mıdır,  havasından mıdır, insanlarının vermiş olduğu destek, azim ve gayretmidir bilemem. Afşin'in ilk Müftülerinden meşhur Nasrullah Efendi, yine Afşin'da görev yaptığı sürede, geleneğin, klasik düşüncenin tersine, o günün şartları içerisinde " Zühr-i Ahir" namazının gereksiz, bid'at olduğunu camii kürsülerine taşıyarak bir çığır açmıştır. Makamı cennet olsun!..
    Yine, Afşin İlçesi Müftülerinden, yıllarca İl İl dolaşarak görev yapmış olan İbrahim Acar bey, Afşin'da unutulmaz hizmetler vermiş, Ashab-ı Kehf hakkındaki araştırması ile, risalesi ile müthiş anılar bırakmıştır.
    Yakup Yıldırım hocamızda öyledir. Müftülük dairesinde resmi işlemlerin, çalışmaların yanında, üç adet eserini insanların hizmetine, okumasına, istifadesine sunmuştur ki, onu kutlamamak, alkışmamak yersiz olacaktır. Tebrikler hocam!..
    1. nci eseri:  "Allah'ı bilmek ve tanımak." tır.
    Gerçekten, Allah'ı bilmek ve tanımak, sıradan, basit, yüzeysel bir kavram değildir. O'nu tanımak için, eserden müessire doğru koşuşturmak lazımdır. Yani, insanın yaratılışı, anatomisi, aklı, zekası başlı başına bir mucizedir. Sonra, tüm mükevvenatın yaratılışını, var oluşunu, okyanusların, dağların, mas mavi gök kubbenin, güneşin, ay'ın, yldızların, galaksilerin, bitkilerin, hayvanatın vb. nasıl yaratıldıklarını tefekkür etmek asli görevimizdir.
    Hoca efendinin kendi ifadesiyle: " Kitabımızın adını " Allah'ı bilmek ve tanımak" koyduk. Bunu yaparkende bilinçli olarak yaptık. Çünkü bilmek ayrı, tanımak ayrıdır. Tıpkı bakmakla, görmek arasındaki fark gibi. Genellikle bildiğimizi sandığımız şeyleri tanıdığımızı  da zannederiz. Aslında bu büyük bir yanılgıdır. Bilmek; sadece bilişsel olarak malumat sahibi olmak, tanımak ise: anlamak, idrak etmek mahiyetini kavramak demektir." ( sayfa 13)
    2. nci eseri: " Özlü sözler seçme beyitler" dir.
    Yine hoca efendinin deyimi ile: " Özlü sözler, eskilerle yenilerin iletişimidir, ata ile evladın konuşmasıdır. Yaşanmış tatlı ve acı olayların damıtılarak özünün aktarılmasıdır. Bir şey yapacağınız zaman ya da herhangi bir olayla karşılaştığınız zaman; ne yapmamız, nasıl düşünmemiz gerektiğini özlü sözler bizlere söyler. Bu sözler bizi bazı hatalara düşmekten koruduğu gibi bazı güzel sonuçlara da kısa yoldan ulaşmamızı sağlar." ( Sayfa: 6)
    3. ncü eseri: " Arapça Türkçe Seçme Dualar" dır.
    İnsanın; dua dua yalvarması, Allah'a niyazda bulunması, göz yaşı dökerek yüce Yaratıcıya iltica etmesi ne güzel andır ve tavırdır. Hocamızın beyanı ile:
    " İnsanoğlu hayat yolculuğunda karşılaştığı sorun ve sıkıntılarla tek başına mücadele edecek yapıda yaratılmamıştır. İnsan, hayat serüveninde  karşısına çıkan sorunlarla baş edebilmek için, diğer insanlardan yardım almak zorunda kaldığı giibi bazen de öyle şeylerle karşılaşır ki insanlar bile o anda ona yardım edemezler ve o insan çaresizlik içinde kıvranır kalır." ( Sayfa: 8)
    Netice olarak;
    işte, bu üç ilmi, güzel, faydalı eserinden dolayı kutluyorum. Mezkür eserleri, tatil sonucu Hollanda ülkesine döndüğümde bile İnşaallah baş ucu kitabı yapacağım.
    Eserlerin, herkes, her kesim tarafından anlaşılır bir Türkçe kaleme alınması da takdire şayandır. Ümid ederim ki, söz konusu eserler, Afşin İlçesinde, din görevlileri ve cemaatları, Öğretmenler ve öğrencileri arasında aranır, okunur bir kitap olur.
    Diğer taraftan, eserlerin çevre Müftülüklerine ulaşması da lazımdır. Hocalarımız, konuşurken, cemaatlere hitap ederlerken, bu eserlerden müstefid olacaklardır.
    Şahsen benim Hollanda ülkesine taşıma, götürme imkanım olursa, bu eserlerden bir hayli temin ederek götürmeyi düşünüyorum. Dolayısıyla, Müftü Yakup Yıldırım hocamızı bir kere daha tebrik ve takdir ediyor, daha nice nice eserler kaleme alması dileğiyle..Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık