ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

KÖPEĞİ KITMÎR BİLE CENNETLE MÜJDELENEN İLÇE

" ( İnsanların kimi:) " Onlar üç kişidir; dördüncüleri de köpekleridir" diyecekler, yine: " Beş kişidir; altıncıları köpekleridir" diyecekler.

( Bunlar) bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir ( Kimileri de:) " Onlar yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir" derler De ki: Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir.

Çünkü onlar hakkında bilgisi olan çok azdır Öyle ise Ashâb-ı Kehf hakkında, delillerin açık olması haricinde bir münakaşaya girişme ve onlar hakkında ( ileri geri konuşan) kimselerin hiç birinden malumat isteme" ( Kehf sûresi, âyet 22 ) Evet, başlıkta da bahsi geçen İlçe, işte Afşin İlçesidir.

Şehrin yedi kilometre ötesinde bulunan bu kutsal mekan, bölgeye ve tüm Türkiye'ye huzur, mutluluk ve Tevhidi bir duruş vermektedir Çünkü; O mağaraya sığınan bu delikanlıların işi ve mes'elesi sadece Dekyanus'tan kaçma, onun zulmünden ötürü oraya sığınma değildir Bunu düşünenler yanılgı içerisindedirler.

Ashab-ı Kehf gençlerinin davası, Dekyanus'un zulmünden Hakk'a iltica, batıldan Rabbe yöneliş, Allah'ın mucizesini isbat, ölümden sonra yeniden dirilmeyi göstermek ve yaşamaktır! Bu gün, dünyanın orasında burasında, ülkemizin de iki üç yerinde, Ashab-ı Kehf mekan ve makamı olduğu iddia edilebilir ve edilmektedir.

Ama, görülen, araştırılan, tetkik edilen, incelenen odur ki, yeryüzünde 33 yerde olduğu değil de, yüz otuz üç yerde bulunduğu iddia edilmiş olsa bile, yine de, Afşin İlçesi Ashab-ı Kehf'indeki, huzuru, rehaveti, gönül itminanını, kalp inşirahını veremeyecektir Afşin Müftülüğünde görev yapmış olduğum sürece, en az ayda bir kere, görev gereği Ashab-ı Kehf makamına gitmişliğim vardır Emin olun ki, orada kılınan iki rekat " Tahiyyetü'l-Mescid" namazı, bir ömre değecek kadar insanı rahatlatmakta, kalp hoşnudluğu, sevinci, mutluluğu, rahatlığı vermektedir.

Dolayısıyla, Afşin İlçesinin insanları da öyledir! Dik duruşları!.

Riyakarlığa, tabasbusa tenezzül etmemeleri, Afşin'in bu günkü gelmiş olduğu noktayı göstermektedir!.

Diğer yerleşim birimleri, bünyelerinden bir iki vekil çıkarırken, Afşin'den bir vekilin çıkmaması, Afşin'i temsil eden bir Meb'usun bulunmaması bunun göstergesidir Ümid ederim ki, 2015 seçimleri bizi yanıltır, Afşin'li dostlarımız el ele vererek, kimden, hangi cenahtan olursa olsun bir temsilciyi çıkarırlar Çünkü, Afşin İlçesi, ülkeye hizmet açısından büyük bir potansiyeldir!.

Termik santralleri, övünülecek, iftihar edilecek , onur duyulacak bir tablodur Ülkemizde, her nereye bir Termik Santrali düşünülse, o bölgenin insanları ayağa kalmakta, " istemezükkk!" diyerek vaveyla koparmaktalar, yürüyüş, boykot, vurma, kırma, taşlama eylemine girmektedirler!.

Halbu ki, Afşinli insanımız, bacaların külünü sinesine çekmiş, savrulan külleri yutmuş, her türlü hastalığa yakalanmasına, duçar olmasına rağmen, evinden, arazisinden, bağından, bahçesinden mağdur edilmesine binaen, yine de " ülkem faydalansın" diye gıkını bile çıkarmamaktadır!.

Onun içindir ki; Afşin halkının mertliğini, devlete itaatini, onurundan ödün vermediğini belirtmek maksadıyla, yukarıda ifade edilen hususlardan sıyrılıp, mes'eleyi Birecikli Durdu Pehlivanın bir öyküsüne getireceğim: " Birecik'li Durdu'dan bir anı daha! Birecik' li Durdu, üç arkadaşı ile Pazarcık'ın bir köyünde çamurdan kerpiç kesmektedirler.

Yakın bir köyden Köroğlu havası çalınan davul sesi duyar Araştırdığında, o köyün ağası torun çocuğu için sünnet düğünü tutmuştur Başa da bir tosun ikramiye.

Durdu, kerpiç sahibine durumu anlatır Ve bu sünnet düğününe gidip güreşmek istediğini söyler.

Bir nevi müsaade ister Köy yakın Vardıklarında güreş başaltına dayanmıştır.

Başa güreşmek için adını yazdırmak ister Düğün, yukarıda da denildiği gibi oldukça zengin bir Ağa, torunu için sünnet düğünü tutmuştur O devirde bir tosun büyük ikramiye sayılır.

Hem ikramiye hatırına, hem de Ağa'nın hatırına çok uzaklardan çok büyük pehlivanlar katılmıştır Hakem heyeti; Durdu'nun sıkletinden çok farklı pehlivanlar olduğunu düşünerek uyarıda bulunur İsrar edince başa yazarlar.

Başa soyunan Durdu pehlivan finala kalan üç pehlivanı tuş eder Başpehlivanlığı ilan edilir Ağa, Durdu'nun güreşini çok beğenir.

Evine davet eder Önce, ahırda başa koyduğu tosunu gösterir " Ancak, bu tosun küçük .

Sana şu büyük tosunu vereceğim" der Odasına götürür Sıraladığı yeni elbiselerini gösterir.

" Hangisini beğeniyorsan onu giy bakalım" der Ayrıca biraz da harçlık verir Kerpiç sahibinden özür dileyerek Maraş'ın yolunu tutar, tosun peşinde tabiî.

Doğru pazara götürüp sattıktan sonra Afşin'in yolunu tutar" ( Mehmet Göçer, Un Sandığı -2- sayfa 136-137) Yukarıdan beri anlattığım gibi, işte, Ashab-ı Kehf ve Afşin insanı böyle bir insandır Onurlu yaşaması, vakarlı duruşu, dünyanın en büyük zenginliğine, kompradorluğuna bedeldir.

Bu sebeple, bir anımı daha anlatıp, konumu bitireyim: 1970 yaz aylarında, İzmir-Narlidere'de askerim Bir pazar günü Tuğayın bölükleri arasında, güreş tertip edildi Yakın dostum ve hem de şimdi dünürüm olan ( kız aldım, kız verdim) Arif Çölbey'le aynı Tugaydayız.

Cuma Seyitmehmetoğlu ile beraber Güreş bütün hızıyla devam etmektedir Hava çok sıcak!.

Arif Çölbey, üç-beş kişiyi tuş ettikten sonra, Erzurumlu bir askerle başa kaldı Emin olun ki, bir hayli güreştiler ama, birbirini tuşa getiremediler.

Böylece güreş Erzurum'lu asker ile, Afşin'li Arif Çölbey arasında kalmış oldu!.

Netice olarak; Ülkemiz, baştan başa güzeldir, tarihtir, servettir, kültürdür, dünyanın göz bebeğidir! Örneğin, Hollanda'da yaşadığım için, zaman zaman tanış Hollanda'lılara sormadan edemem.

" Vakanti yapmak (tatil) için Türkiye'ye gittiniz mi?" şeklinde Emin olun ki, her üç Hollandalı'dan ikisi, mutlaka Türkiye'ye tatile gittiğinden, Antalya'yı, Alanya'yı Kusadasini ( kendi deyimleri ile) Marmaris'i gördüklerinden, denizinden, yemeklerinden bahsedeceklerdir.

Çünkü, Türkiye sahilleri, denizleri dünyanın hiç bir yerinde bulunmamaktadır Diğer taraftan, antik kentler, kültür birikimi, varlığı gezmeye, görmeye, ziyaret etmeye değer yerlerdir Sanırım, " Köpeği (Kıtmir) bile cennetle müjdelenen şehir" başlığımı şimdi anladınız ve takdir etmişsinizdir.

Son olarak, yazımı iki beyit şiirimle bitiriyorum: " Tükenmez ovalar, hazin geceler, Evlerde inilti, bağrımız deler, Çilekeş ağlarken, gamsızlar güler, Biçare gönülü, unutma oğul x Terkedilmiş akşam, sabahlar yaslı, Nefessiz gündüzler, dizlerim paslı, Virane ocaklar, olmaz ki süslü, Nevale tükendi, çabuk gel oğul!" ( Ş Özdemir) Şerafettin Özdemir/Hollanda.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık