Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

KUR AN ÇARPAR MI

KUR'ÂN ÇARPAR MI?.

(!) " O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz.

Ayrıca bu Kitab'ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik" ( Nahl sûresi, âyet 89 ) Bazan insan tuhaflaşıyor!.

Zaten tuhaflaşmasa idi, bu soruyu yani, " Kur'ân Çarpar mı?" sorusunu kendime ve beni takip eden okuyucularıma sormamış olurdum! Sahi, " Kur'ân çarpar mı?" sorusuna nasıl, ne şekil cevap vermeliyiz?.

Milyonlarca halk yığınlarına, evlerine, mescidlerine, Kur'an okuyuşlarına nazar edecek olursak, demek ki, Kur'an çarpıyor muş!.

(!) Aşağı-yukarı bütün Müslümanların evlerinde bir, iki, üç veya daha fazla Kur'ân kitabı bulunmaktadır! Bu Kur'ân kitaplarının tamamı yükseklerde, duvarlarda, ulaşılamayacak yerlerdedir.

Çünkü, öyle bir bilinç oluşmuş, uydurulmuş ki, Kur'an; daha aşağılarda olursa, tutulursa, insanları, hane halkını çarpması ihtimal dahlindedir Onun içindir ki, Müslümanlar, milyonlar, boş durmamışlar, Kur'an'ın bir zararının dokunmaması için, insanları çarpamaması için tedbir almışlar, onun zararını önleme adına, onu yukarılara, yükseklere mahkum etmişler Bez torbalar, işlemeli, kılıflar, deri kaplar içerisine hapsederek bir daha dışarı nüfuz etmesini önlemişlerdir!.

Bravo doğrusu!.

Şu, Müslüman dünyası var ya! Çok zeki, çok akıllı insanlardır!.

(!) Öyle ya!.

Aziz kitabımız Kur'ân'ı; tavanlara asarak, uzaktan seyretmek, ötelerden selamlamak, onu bir teberrük, bir geçmiş hatırası gibi hayal etmek, düşünmek, düşlemek ne hoş oluyor değil mi? Halbu ki, İnsanı,Kur'an değil, Kur'an'sızlık çarpar!.

Tarihi süreçte böyle olmuştur , bundan sonra da böyle olmaya devam edecektir! Tarihte, Hz.

Ali (ra)'dan sonra idareye el atan, ele geçiren zümre, Resulullah (sav) ve halife-i mürşideyi takip etme yerine, kendi icat ettikleri, geleneklerini, atalarcılıklarını yaşattıkları için, yönetimlerinin ömrü seksen küsur yıl olmuştur Onların, baz almış oldukları nokta, Kur'an olmayıp, eski adetleri, bencillikleri, kabilecilikleri hüküm ferma olduğu için, Kur'an'ı Kerim'i yukarılara astıkları için, uzun müddet yaşama imkanları olmamıştır Bu durumu fert bazında ele alacak olursak durum yine aynısı olacaktır.

Hangi Müslüman, hangi hane, hangi millet, aziz kitabı yukarılara asarsa, ellerine almazlarsa, okumazlarsa, anlamazlarsa, yaşamazlarsa, vallahi, işte o zaman Kur'an onları çarpmış ve çarpmaya da devam edecektir Şu alıntımızı birlikte ama, iyice tetkik edelim: " İfrata tefrite, yanlışa başka bir yanlışla cevap veremeyiz Şu düştüğümüzü hal bile muhal.

" Kur'an İslamı" söyleminin birilerince kötü niyetle kullanılıyor, kuruluyor olması, suiistimal edilmesi bizi Hakkı ve hakikati teslim etmekten, ona teslim olmaktan alıkoymamalı Maalesef bir gerçek var ki o da Müslümanım diyenlerin Kur'an'dan uzak bir algı dünyasına, hülyasına kapılmış olmalarıdır Kur'an'ı mehcur bırakmalarıdır.

Ondan başka veli, dost ve kılavuz edinir olma gafletleridir Ne derseniz deyiniz, kim lafı nereye çekerse çeksin, önermeyi ne amaçla kullanırsa kullansın vakıa şu; bizler çağın gerisindeyiz, zira çağrının, Kur'an'ın farkında değiliz; çok ama çok uzağındayız! Bir Müslüman ' Kur'an İslam'ı' demeyecek de ne diyecek? Bir Müslüman Kur'an'ın, dolayısı ile Allah'ın isimlendirmesiyle " Müslüman" ismiyle yetinmeyecek de ya ne yapacak? İşte yapılanlar, sonuç ortada! Kur'an'la sünneti ayırmak, sünneti/hadisi Kur'an mesabesinde ve onu belirleyen, farklı/eşdeğer bir kaynak olarak konumlandırmak hangi şaşı bakışın, kötülüğün, akılsızlığın ve gafletin işidir? Hayatı Kur'an'ı anlamak, anlatmak ve yaşamak cehdi ile bir elçinin içine düşürüldüğü duruma bakınız Hiç bir şey ve söylem Hz.

Peygamberi mü'min bir kalpte işlevsiz kılamaz Söyleyin " Kur'an İslam'ı" diyenler Hz Peygamber'in hangi sünnetinden imtina etmektedirler? Namazı, orucu, haccı, zekâtı onun uygulamasından farklı mı algılamaktadırlar? Şaz ve gulat olarak sırf bir mealcilikle " namaz niyazdır" diyenler olmuştur, olacaktır, ama bu " elektrik öldürücüdür" genellemesi gibi bir şeydir.

Evet, elektrik birilerini çarpar, yanlış yapılınca , fakat hiç birimizi elektrikle iş görmekten uzak tutmaz Kaldı ki sözüm ona sünnet söylemiyle, gerçek sünnetsizliğe bir çok örnek, çok kolay bir şekilde içimizde, yakınlarımızda pekâlâ bulunabilir Raşit halifeler döneminin sonlarından itibaren başlayan bozulma ve geri gidiş Resulullah'ın sünnetinin canlılığını yitirmesinden, hadislerin yitirilmesinden değil, Kur'an ile ilişkinin, doğru irtibatın kesilmesindendir.

Bu günlerde de aynı kopukluk merkezden uzaklaşarak devam etmektedir Hal ve gidişat hiç de hayra alamet değil! Hal-i zül melalimiz ortada! Müslümanım diyenlerin yaşadıkları coğrafyalar da keza! " Kaç Müslümanlardan sığın Müslümanlığa" ifadesi ne kadar inciticidir, olanca gerçekliğine rağmen! Keza mühtedi kardeşlerimizin, batıldan dönen batılı (!) Müslümanlardan Yusuf İslam'ın şu minvalde dediği gibi " iyi ki Müslümanlara değil; Kur'an'a bakarak Müslüman olmuşum.

Yoksa Müslümanım diyenlere bakarak bu iş zordu!".

Bu başka sorunumuz olarak ortada duruyor! Bu teşhisin neticesine göre duçar olduğumuz müzmin maluliyetin tedavisi de merdiven altı zanni yöntemlerle, koca karı efsunları ile değil, Kur'anla olur ancak!" ( İktibas, M Bozacı) Ne yazık ki, aziz kitabımız Kur'ân'ı, gelenekçi, atalarcı zihniyet mensupları, Resulullah'tan uzaklaştırma, ayrıştırma içerisindedirler.

Onun içindir ki, Günümüz de mevcut Kur'ân algısı, yani, alaycı bir tabirle " Kur'an çarpar mı" deyimiyle, durum bunu göstermektedir Evlerimizde , camilerimizde ve hayatımızın tüm alanlarında Kur'an'dan uzak, "Kur'an anlaşılmaz bir kitap, onu ancak alimler anlar, biz anlayamayız" yanlış, günah dolu sakınmalarımız bizleri, milletimizi, ümmeti bu günkü çirkin, rezil duruma sürüklemiştir Netice olarak; Kur'ân; bir çarpma kitabı değildir.

Bilakis, Kur'ân, diriltme, yaşatma, ömür üstüne ömür katma, hayatı dizayn etme, insan ve toplum ömrünü uzatma kitabıdır Aksine, Kur'ân yukarılara asıldığı vakit, indirilmediği zaman çarpar mı? el hak çarpar!.

O halde, çarpılmamak için, manen ölmemek için, fert, aile ve toplum olarak ona sarılmalı, ona yapışmalı onunla dirilmeliyiz! Her ne kadar, F.

Gülen gibi, ülkemiz içerisinde bulunan , Cübbeli vari vb kimselerin " Kur'ân Müslümanlığı sapıklıktır" dese de, asıl sapıklığın neler olduğu, bu sapıklığı kimlerin temsil ettiği ayan beyan ortadadır Bu tür kişi ve zümreler, mezhep imamlarını, rivayetleri, menkıbeleri, uyduruk hikayeleri, mev'izeleri Kur'an'ın önüne geçirmiş olsalar da, bunların kervanı yol alamayacaktır!.

Alamamıştır!.

Günümüz Müslümanları, okuyan , inceleyen, tetkik eden, araştıran Müslümanlardır! Çünkü, Ebu Hanife'de, İmam Şafii'de diğer mütehidler de ilhamını, bilgisini Kur'an Müslümanlığından almışlardır.

Hatta, bunların bir çoğu, Kur'an için şehadet şerbetini içmişler ve Hakk'a yürümüşlerdir Onların hayatlarında ne dünyalık, ne para kavgası, ne bankaların sayısını çoğaltma bulunmamakta idi.

Onlar, "Kur'ân yaşasın, bizim şehitliğimiz önemli değil " diyorlardı! Rabbimiz!.

Kur'an'ı okuyan, anlayan ve tebliğ eden kullarından etsin!.

Rabbimiz; Resulullah (sav)'i örnek alan kullarından eylesin! Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık