Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

KUR AN IN DİNİNDE HANIM

KUR'AN'IN DİNİNDE HANIM, UYDURULAN DİNDE HANIM!.

" Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık.

Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır " ( Hucurat sûresi, âyet 13) Konumuz, dolu ve zengin içeriklidir.

Çünkü, insan olarak yaratılan kadın ve erkek, Hz Âdem ve Havva'dan çoğalan insanlar, yeryüzünde çeşitli renk ve dilde küçüklü büyüklü topluluklar oluşturmuşlardır Küçükten büyüğe, kabileden milletlere varıncaya kadar farklılık gösteren bu oluşumun, temel sebebinin kitlelerin birbirini tanıyıp, anlamak ve anlaşmak ve kaynaşmak olduğu anlaşılmaktadır.

Yani, soy-sopla övünmek yerine, birleşip bütünleşmek emredilmiş ve öngörülmüştür Hz Adem (as) ve Hz.

Havva'dan bu yana, eşit olarak, insan olarak yaratılan kadın ve erkek, 21 nci çağı yaşamamıza rağmen, ne yazık ki, erkek hegemonyası, egemenliği, despotizmi, baskınlığı şeklinde giderek artmaktadır Kadının özgürlüğü, evliliği, Allah'a karşı kulluğu, camiye gitmesi, cuma kılması, yakınlarının cenaze namazına katılması engellenmekte, Kur'an; bu hakkı kadına tanımış olduğu halde, uydurulan din ve erkek baskısı bu mübarek hakkı ellerinden tekraren geri almaktadır Maalesef, Kur'ânî emirlere rağmen, bu emirlerin karşısına uydurulmuş hadisler, darbı meseller , deyimler, deyişler , ataların kara zihniyeti çıkarılmış, Allah'ın emirleri bertaraf edilmiştir.

Çünkü, Uydurulan din, uydurulan hadisler, kadını, köleden daha beter yapmış, tutsak hale getirmiş, kadını, sadece evine hapsederek, çocuğunun altını değiştirmesi, kundağını yapması, emzirmesi, kocasının ihtiyaçlarını gidermesi ve bundan sonra da, ara sıra erkeğinden dayak yemesi istenmiştir Uydurmalardaki ana hedef, temel ilke kadının erkeğine kayıtsız, şartsız itaatini temin etmek, sağlamak olmuştur Uydurma hadislerle kadının erkeğe her mevzuda saygı göstermesi, boyun bükmesi, itaati farzlaştırılmış ve topluma bir ibadet gibi sunulmuştur.

Şu uyduruk hadisler, meselenin gelmiş olduğu noktayı göstermektedir: " Kocanın vücudu irin ile dahi olsa ve karısı onu yalayarak temizlese yine de kocasının hakkını ödemiş olmaz" ( Hadis) " Ey kadınlar! Eğer kocalarınızın size olan haklarını bilseydiniz, ayaklarının tozunu yüzlerinizle silerdiniz" ( Hadis) " Kadınların dinleri ve akılları eksiktir.

" ( Hadis) "Çok lanet ediyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz Aklı başında bir erkeğin aklını sizin kadar çelebilen aklı ve dini eksik başka bir varlık görmedim" ( Hadis) Yukarıda zikredilen uyduruk hadislere benzer binlerce hadis yazmak, göstermek, okuyuculara sunmam mümkündür.

Çünkü, Beni Ümeyye zihniyeti, yani, kral Muaviye'den sonra, özel olarak ücretle insanlar kiralanmış, ha bire hadis uydurulmuş ve aziz Peygamber'e atfen " şu hadis" " bu hadis" diye sunulmuştur Oysa, aziz peygamberin hayatında, en çok dikkat ettiği, titizlikle uymuş olduğu husus, kadın hakları olmuş, onları incitmemek, iffet, namus, insan haklarını örselememek olmuştur!.

Günümüzde kadının cennete girmesi için kocasının izni lazımdır: Kadın, kadın efendidir İslam'da; erkeğin ne tür hak ve hukuku bulunuyorsa, kadın efendi de, aynı hak ve kazanımlara sahiptir Halbu ki, kadınlar olmasaydı, erkekler birbirlerini yiyecek, canavarlaşacaklar, kirlerini, pislerini temizlemek, şehvetlerini gidermek için aklın ve mantığın kabul etmiyeceği pislikleri yapacaklardı!.

Ne garip değil mi? Çocuk doğuran kadın, onu, büyüten, besleyen, emziren, altını, üstünü değiştiren kadın, gecenin bir vaktinde kalkarak uykusundan fedakarlık yapan, sonra da, kocasının sopasını yiyen, azarını işiten yine kadındır Ne hazindir ki, ülkemiz gibi , geri kalmış ülkelerde, kadınlar, ikinci değil, üçüncü sınıf varlıktır.

Öyle algılanmış, öylece de bu kötü algı aynen devam edip gitmektedir Gün geçmiyor ki, ülkemiz sokaklarında her an, her dem bir kadın kocası, arkadaşı, filörtü tarafından öldürülmesin, katledilmesin!.

Niçin ve neden? Yasal mevzuatlarda boşluk bulunduğu için, tüm haklar erkeklerden yana çevrildiği için kadının adı, şahsiyeti, kimliği, dini, imanı, cuması, cenazesi bulunmamaktadır! İsterseniz, camii kürsülerinde, anlatılan vaazlara, yapılan tekerlemelere, uydurulmuş hadis patentli lakırtılara kulak kabartın, ne duyacaksınız biliyor musunuz? Yukarı satırlarda anlatılan, yazılan, çizilen hadisleri!.

Onun içindir ki, bu kötü gidişatı tersine çevirmek için, yapılacak bir husus bulunmaktadır Tüm uydurulan hadislerin sil baştan gözden geçirilmesi, vaizlerin anlattıklarının takibe alınması ve hanım cemaatlerin Kur'anî emirler doğrultusunda yetiştirilmesidir!.

Kadınların, Kur'an'daki haklarının onlara verilmesi, öğretilmesi ve günümüz dünyasında, mahalle aralarında el almalarının, 21-40 yasin okumalarının, kadın hakları olmadığını bilmeleridir Tüm bunlar, birer Emeviyye tavrı olup, kadınları, sosyal hayattan, camiden, okuldan, eğitimden, öğretimden, üniversiteden uzaklaştırmadır.

Hollanda ülkesinde şahit olmaktayım! Afganistanlı kadınlar, ülkelerinden kaçarak Batı ülkelerine sığınmakla, başlarındaki sepetvari örtüyü kaldırıp atarak, burkaya veda etmektedirler.

Sonra da, Batı tipi giyinerek, Afgan Talibanlarının inadına inadına hayatlarını yaşamaktadırlar Halbu ki, kadının kafasına Burga geçirerek zorlamak değilde, Kur'ânî tesettür, iffet, namus, şahsiyet, kimlik doğrultusunda iş yapılmış olsaydı Sanırım, Afganlı kadın, Batı'yı " Özgürlük cenneti" diye tanımayacaktı.

Kadınların özgürlüğü hakkında geleneksel anlayışın tavrı şudur: Kadın, sıkı sıkıya örtünüp kötü giysilere bürüne, Hiç çıkmamış gibi davrana, Başını öne eğip kimsenin yüzüne bakmaya, Kalabalığa karışmaya, Erkeklerin bulunduğu yere yanaşmaya, Herkesin dolaştığı sokaklardan uzak dura, İşini bir an önce bitirip evine döne Netice olarak; Geleneksel kesimler, hadis uydurmacıları, kadını, insan, Allah'ın kulu olarak tanımamakta, cennete girmeyi de, kocasının izin vermesine bağlamaktadır Oysa, tüm baskılara, vurmalara, dövmelere, öldürmelere değil de; kadının eğitimine, öğretimine önem verilmiş olsaydı, vallahi, sokaklar da gül, gülistanlık olacak, erkekler evlerinde mutlu, her ev, her hane cennetten bir köşe olacaktı!.

Evlerde, 21 Yasin, 40 Yasin devirmeleri yerine, bir kere Yasin okuyup onu anlamış, emirlerine göre yaşanmış olsaydı, yine yeminle ifade ediyorum ki, kadın efendi, erkeğinin bile mürebbisi, öğreticisi, terbiyecisi olacak, çocuklarının da istikbalini kurtarmış olacaktı Hey hatki!.

Diyanet İşleri Başkanlığımız, bu hususta sınıfta kalmaktadır!.

Güncel tartışmalardan uzak, politik gerginlikten öte bir tavır takınılmış olsaydı, asıl yapılacaklar yapılsaydı, Billahi, Türkiye'nin, ülkemizin, insanımızın yüzü gülecek, her yerde, her köşede asude şafaklar sökecekti Ama, olmadı olmuyor!.

Çünkü, bizler, eski başkanları, başkan yardımcılarını, din işleri yüksek kurulu üyelerini de görmüş insanlarız Tümünün makamları cennet olsun!.

Rifat Börekçi'yi, Akseki'yi, Altıkulaç'ı, Bardakoğlu'nu kim unutabilir? Altıkulaç hoca, kısır çekişmelerin, taassubun, mutaassıplığın, cemaatçiliğin, hizipçiliğin en yoğun olduğu, en şiddetli döneminde görev yapmış, Başkanlığı, Vakfı, bu günlere taşımıştır! Hatta, bazı politikacı saygısızların tahakkümlerine bile maruz kalmıştır!.

Ama, yılmamış, çekinmemiş ve ürkmemiştir!.

Rabbimiz! Aziz milletimize , birlik, beraberlik nasip eylesin!.

Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık