Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kur'an Amel ve Eyleme Vurgu yapan Kitaptır.

" KUR'AN; FİKİRDEN ZİYADE AMEL/EYLEME VURGU YAPAN BİR KİTAPTIR!"

" Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler." ( İsra sûresi, âyet 9 )

Bu günkü yazımla yine, nalına, mıhına vurmaya devam edeceğim.. Birileri, yazılarımdan ürksede, korksada, dedi kodusunu yapsada yazmak en büyük işim olacaktır.

Çünkü, 2016 Ramazan ayında bekledik ki, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın genelgeleri, tamimleri ve tembihleri camilerimizde uygulanır, hayata geçirilir de, mukabele ve hatim dinleyen Müslümanlar, okunan Kur'an'dan faydalanır, ne demek istediği anlaşılır ona göre de hayatlarında tatbik ederler idi..

Ama maalesef; olmadı, olmuyor ve olmuyor!.. Gelenekçi, atalarcı zihniyet mensupları, Kur'an'ı, alışılmışın dışına taşırmak, farklı uygulamalarda bulunmak istememektedirler!..

Onun içindir ki, üzülerek ifade ediyorum!.. Acaba böyle bir uygulamadan nasıl, ne şekilde sevap kazanılmaktadır, sorgulanmasını, düşünülmesini istiyorum.

Böyle bir tatbikattan hocanın sesinden başka bir fayda, beklenti olacağını tahmin etmem zor olacaktır! Zaten böyle bir alışılmış durum, bin yıldan bu yana milletimizi perişan etmiş, Kur'an'ı anlayanlar anlamış, anlamayanlar da sadece başlarını sallayarak Kur'an dinlemekle iktifa etmişlerdir.  İsterseniz, bu mevzuda sayın M. Hayri Kırbaşoğlu hocayı okuyalım:

"..Bilhassa Kur'an'ın günümüz İslam dünyasındaki durumu, bu hakikati çok açık bir biçimde özetlemektedir. İslam dünyasında her evde Kur'an'ı özel, yüksekçe bir yerde bulursunuz.

O aynı zamanda iyi bir hediyelik eşya olarak kabul edilir. Bu sebeple Mushaf basımı için en iyi kağıtlar kullanılır, herkes mushafın sayfalarını en iyi hattatların yazısı, en iyi tezhip ustalarının süslemeleriyle bezemek için yarışır.

Çocukların ilk okuduğu ve öğrendiği Kur'an'dır, fakat bu çocukların ezici çoğunluğu, Kur'an'ın gerçek önemini, değerini ve içeriğini öğrenmeden büyümekte ve yaşlanmaktadır.

Kur'an Müslümanlar için tartışmasız bir semboldür, ancak sadece bir semboldür, buna mukabil bir hayat düsturu ve ilahi kanun olmaktan çıkmıştır.  Kur'an " okunmamakta, incelenmemekte", sadece " hıfzedilip ezberlenmekte" ve güzel sesle seslendirilip, " kıraat ve tilavet" edilmektedir.

Bütün bunlar tam bir rehavet, huzur ve mutluluk içerisinde yerine getirilmektedir. Ne var ki din, rehavet ve rahatlama aracı değildir, bilakis o bir çağrı, bir davet ve kendimizden başlayarak dünyayı değiştirmeye yönelik bir taleptir.

Bu sebepledir ki, Aliya İzzetbegoviç'in de dediği gibi, İslam dünyasında gelecekte gerçekleşecek " devrim" her şeyden önce bu durumu değiştirmeye yönelik olarak, bizatihi dinî zihniyet ve düşünce alanında bir devrim olmak zorundadır.

İşte ancak böyle bir devrimdir ki, çok kısa süre içerisinde hayatın bütün alanlarında yepyeni ufuklar açacak, her türlü emperyalist ve sömürgeci çabayı püskürtüp geri çekilmeye zorlayacak, sefaleti, hurafeciliği, adaletsizliği, cehaleti, tembelliği , yoksulluğu ve yolsuzluğu yok etmeye yönelerek, insanlığın önünde yeni bir dönemin ilk ışıklarının pırıldamasına yol açacaktır.

İşte Aliya'nın " Allahım, İslam halklarına ve bütün dünyaya iman bağışla!" duasıyla kastettiği iman, böylesi bir imandır, daha doğrusu iman zaten böyle bir şeydir." ( Ahir Zaman İlmihali, Prof. Dr. M. H. Kırbaşoğlu, say.41)

İşte, arzu ettiğimiz Kur'anî sistem bu olacaktır!.. Ama, ne hazindir ki, gelenekçi zihniyet, atalarcı güruhlar, mevcut durumun, klasik yöntemlerin değişmesini istememektedir.

2016 tatil günlerini; İlçem Afşin'da geçirdim.. Bir kısım Diyanet mensubu görevliler bile bu tür yazılarımdan rahatsız olmuşlar, bana değilse de, yakınlarıma sitemlerini, şikayetlerini bildirmişlerdir.  Niçin ama;

Bizler, 15 Temmuz 2016 gecesi yaşamış olduğumuz, Feto denilen azmış, azgın, kıssacı, hikayeci, aldatıcı, sel sümük dökücü satılmışın insan katlini unutmadık..Binlerce insanı yaraladığını, Meclisimizi bastığını, askeri içeriden çökertmiş olduğunu, emniyeti suiistimal ettiğini ve diğer kurumlara sızmış olduğunu unutmadık..

Maksadı ne idi? Ne yapmak istiyordu? Tabii ki, gelenek yaşasın, himmet paraları gelsin, insanları kandır, aldat ve ceplerindeki helal paralarına el koy!.. Sonra da, masum, biçare fakir fukaranın alın terini ABD'ye kaçır orada, Firavunlar gibi, Haman'lar, Karun'lar gibi yaşa!..

Netice olarak;

Başkanlığı'mız, Kur'an'ın okunması, anlaşılması ve yaşanması hususunda yeni ve yep yeni bir değişikliğe gitmek zorundadır.. Aksi halde, " aynı hamam, aynı tas dersek" vallahi!... Daha çok çok Feto'lar, kerametçiler, ilhamcılar,rabıtacılar, gavs'lar, Kutup'lar, Mehdi'ler, Mesih'ler vb. ortalarda cirit atacak, her fırsatta halkın alın terini sömürmeye devam edeceklerdir..

Buna fırsat vermemek içini, geleneğin, hurafeciliğin, " Peygamber için kurban keseceğiz" diyenlerin üzerine üzerine gitmeliyiz!.. Gitmeliyiz ki, insanımız Kur'an'la buluşsun, görüşsün, okusun, anlasın ve emirlerini yaşasınlar!.. Yani;

Kur'an; Müslümanlardan eylem/amel istemektedir!.. Uyuklama, tembellik, miskinlik, esneme değildir!.. Mukabele dinleyen, hatim takip eden Müslümanlar dirilmelidir, hem de Kur'an'la dirilmeli yaşamalı ve ileriye doğru ümitsizliğe düşmeden, Peygamberimizi takip ederek, sahabe-i kiram gibi yaşayarak koşmalıdır..

Bir kere, camilerimiz, mescidlerimiz uyuma, uyuklama yeri hiç değildir!.. Dirilme ve diriliş yerleridir.. " Dedim" " Dedi"lerden kurtulup, Kur'an ne buyuruyor, ne emrediyor emrine uyup, yep yeni hedeflere, geleceğe doğru uçmalıyız!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık