Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kur'an Bizden Allah Adıyla Okumamızı İstiyor

" Ey bürünüp sarınan ( Resûlüm)!" ( Müddessir Sûresi, âyet 1 )

" Kalk, ve  ( insanları) uyar." ( Müddessir sûresi, âyet 2 )

" Sadece Rabbini büyük tanı." ( Müddessir sûresi, âyet 3 )

" Elbiseni tertemiz tut." ( Müddessir sûresi, âyet 4 )

" Kötü şeyleri terket." ( Müddesir sûresi, âyet 5 )

Hayat kaynağımız, nefesimiz, yaşamımız, varlık anımız, huzurumuz, mutluluğumuz yüce Kur'an; ümmetten ne istemektedir?..

Tabii ki, her şeyden önce Allah'ın adıyla kıraat etmemizi, hemde her şeyden önce anlayarak, emirlerini bihakkın yaşayarak okumamızı istemektedir..

Öylesi, Ramazan aylarında veya aklımıza düştüğümüzde okuduğumuz gibi teberrük olsun, ölülerin ruhları müstefid olsun, onların ruhlarına hediye edelim diye değil de, hayatın kuşatılması, medeni bir alemin yakalanması için okunmasını arzu etmektedir.

Sahi, onsuz bir hayat düşünülebilinir mi?.. Acaba onu kıraat etmeyen, hayatına sokmayan bir insan, nasıl bir hayat sahibi, nasıl bir ciğer taşımaktadır? Onun içindir ki;

" Kur'an benden, her şeyden önce ve her şeyin başı olarak, Allah'ın adıyla okumamı istiyor. Her şeyi O'nun adıyla okumalıyım. O'nun adı her türlü zihinsel faaliyetime damgasını vurmalı iki bedensel faaliyetlerim de O'nun rızasına göre olsun.

Bana, bilmediklerimi bildiren ve bana kalemi öğreten Allah Rabbimdir. Bunu da böyle bilmeliyim. Eğer Allah'ı yegâne Rab kabul etmezsem, Din'i sahih bir şekilde kabul edemem; kendimi ortak kılıcılıktan uzak tutamam.

Eğer iman ettiğim Allah ve hayat tarzı olarak benimsediğim İslam'dan dolayı beni kınayanlar, meczup olmakla, yoldan sapmakla suçlayanlar olursa, aldırış etmemeliyim.

Kur'an benden bunu da istemekte ve doğru bir gidişat , büyük bir ahlak  ( hulugın azîm) yani sırât-ı mustagîm üzere bulunduğumdan şüphe etmemem hususunda beni uyarmaktadır.

Kimin yoldan saptığını, kimin doğru yol üzere olduğunu benim Rabbim çok iyi bilmektedir. Dolayısıyla, bana çamur atmaya kalkışan cahillere aldırmamalıyım!

Kur'an, cahiliyenin yalancı, düzenbaz, ahlaksız, kişiliksiz, bencil, dedikoducu, her türlü hayra her surette engel olmaya çalışan, günah işlemeden yapamayan, kaba, yobaz ve soysuz önderlerine itaat etmemem hususunda beni sıkı sıkıya tembihlemektedir.

Sakın onlara boyun eğme! Hatta onlar, seni yumuşatmak için sana zaman zaman yumuşak davranırlar, dikkatli ol! Onların varlıklı olmaları, devlet gücünü ellerinde bulundurmaları seni hiç tasalandırmamalı!

Kafir önderler, ne zaman bir mü'min görseler, gözleriyle devirecekmiş gibi bakacaklardır, önemseme, geç git. Onlara karşı dayanıklı ol ve onlardan iyi bir ayrılışla ayrıl! Böyle buyurmakta Kitap." ( İktibas Dergisi, M. Durmuş, Ağustos 2009, sayfa 19)

Aziz Kur'an; bizden; Devlet olmamızı, devletleşmemizi, devlete hakim olmamızı istemektedir.. Sokaklarda öldürülen hanımların hayatlarını kurtarmamızı, faizi. rüşveti, ribayı, haksızlığı, gasbı, tefeciliği, zinayı, namussuzluğu yok etmemizi istemektedir.

Tabii ki, ölülerimizi de unutmamamızı istemektedir.. Onların ruhları için, borçları var ise verilmesini, fakir fukaraya onlar adına, sadaka, teberruda bulunmamızı istemektedir.. Ölmüşlerimiz için, tevbe-i istiğfar edilmesini emretmektedir.

Kur'an; bizlerin, ümmetin yabancı kültürlerden kurtulmamızı, öze dönmemizi istemektedir. Her şey Kur'an için, Kur'an'a göre, Kur'an tarafından olmasını istemektedir.

Ramazan aylarında mukabeleler, hatimler indirilmesini istemekte ama, mukabelelerin, hatimlerin anlayarak, anlaşılarak okunmasını dile getirmektedir.

Milletin belleğine, zihin dünyasına, boş yere kafa sallayarak okunmasını değil, anlayarak, şuuruna vararak, o bilinçte olarak kıraat edilmesini istemektedir.

" Kur'an benden, üzerimdeki örtüyü atmamı, örtüklükten çıkmamı, kabuğumu kırmamı, uyuşukluğu bırakmamı, zindanlarımdan kurtulmamı, dinç olmamı istemekte; gecenin bir kısmında kalkmamı ve Kur'an'ı tertil üzere, ağır ağır, tane tane okumamı emretmektedir.

Çünkü Rabbim bana ' ağır söz' bırakacaktır! Kur'an'ın formülasyonuna uyduğum takdirde o 'ağır söz'ün benim üzerime sanki  ilk defa ilkâ edildiğini hissedip yaşayacağım. Kur'an'ın 'ağır bir söz' oluşunu aynel yakin, ilmel yakin ve hakkal yakin bileceğim.

O zaman Rabbimin adını zikredip, bütün benliğimle O'na yönelebileceğim. O'ndan başka vekil edinmeyeceğim. O'ndan başka kimsenin adını yüceltmeyeceğim.

Ey Müddessir diyor, kalk ve insanları inzar et. Sadece Rabbini büyült. Üzerindeki şirk kalıntılarını temizle, şirkten tertemiz ol! Yaptığın iyilikleri başa kakma.

Şirk koşan; Allah'ın dışında bazı insanları aziz, ermiş, evliya, hazret v.b. isimlerle O'nun otoritesine ortak eden insanları uyarmalıyım.

Karşıma çıkan bir ' âmâ' bile olsa, onu önemsemezlikten edemem. Zengin, nüfuzlu, makam sahibi kimselerin bir âmâdan daha önemli olduğuna hükmedemem!

Ben Kur'an'la uyarmak zorundayım. Kur'an'ı terk eden bir kavmin bir üyesi de ben olamam. Bilakis kavmime, gaflet içinde oluşlarını hatırlatmakla mükellefim. Geçmişte atalarından hiçbir ücret talep etmeden uyarmış Elçilerin yoluna neden uymadıklarını sorgulamalıyım." ( a. g. dergi, say. 19)

Netice olarak;

Şükürler olsun ki, çağımız Kur'an'a yönelme, onu baş tacı ederek hayata hakim kılma çağındayız.. Onun içindir ki, bu kutlu çağı, isimlendirdiğimiz Kur'an çağını iyice değerlendirip, her türlü şirkin, hurafenin üzerine yürümeliyiz..

Bu çağ; İslam'ın ve Müslümanların yüzlerini güldürecek çağ ve asır olmalıdır.. Kur'an'ın, çok basılıp, az okunan bir kitap olmasından rahatsısız. Onu duvarlardan, yükseklerden indirip, en çok okunan, talim edilen kitap haline getirmeliyiz..

Kur'an'ı; mezarlıklarda okunmaktan da kurtarmalıyız.. Elbette ki, mezarlıklarda Fatiha'lar, dualar, dua mahiyetindeki ayetleri okuyacağız!.. Ama, Kur'an; mezarlık kitabıdır riskinden onu kurtarmalıyız.

Hanım kardeşlerimiz, onu anlayacak, kendi haklarını bilecek, kendilerine kapanan kapıları bir bir vurarak kıracaklardır.. Seslerini, soluklarını devlete duyuracaklar, Diyanet'e iletecekler ve hak arayacaklardır. Aksi halde;

Ne sokaklardaki kan bitecek, nede ağlayan çocukların göz yaşları hitame erecektir. Rabbim!.. Bu güzel dileklerimizi, temennilerimizi gerçekleştirsin!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık