Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kur'an da Sivrisinek Mucizesi
KUR'AN'DA; SİVRİSİNEK MUCİZESİ VE " KAÇIRDIĞI KIZI SİVRİSİNEKLERE YEDİRME OLAYI!.."
 
 
    " Şüphesiz Allah ( hakkı açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde bir varlığı misal getirmekten çekinmez. İman etmişlere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlara gelince: Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla bir çok kimseyi saptırır, bir çoklarını da doğru yola yöneltir. Verdiği misallerle Allah ancak fâsıklıkları saptırır ( çünkü bunlar birer imtihandır). ( Bakara sûresi, âyet 26)
 
    Zikredilen ayeti kerime de; sivrisinek  ve ondan daha zayıf yaratıklarla temsil getirilmesini küçümseyenlerin aslında kendilerinin küçük ve değersiz oldukları, o yüzden Allah'a iman etmedikleri anlatılmış bunlara değer verip iman edenlerin ise akıllı ve değerli kimseler oldukları bildirilmiştir.
    Bunlar birer ve mtihandır. İnsanlardan bir kısmı iman eder, imtihanı kazanır, bir kısmı da kaybeder.
    Yüce Kur'ân; son kitap, ebedi kitap, kıyamete kadar hiç bir noktası, harfi bile değiştirilemeyecek, el atılamayacak, insan eli değmeyecek olan yüce Kelâm!.. Kur'ân; ne Tevrat'ın, ne İncil'in ne Zebur'un uğramış olduğu tağyir ve tahrifata maruz kalmayacaktır. Çünkü, Müslümanlar her zaman ve her devirde bu önemli, kudsi işi üstlenmişler, münafıkların, mülhidlerin, ehli nifakın taarruzuna meydan vermeyeceklerdir. Onun içindir ki,
    Kur'an' da; zaman zaman yeryüzünde yaşayan varlıklardan bahsedilmektedir!..Deveden. Attan, Merkepten, Köpekten ( Kıtmir) Arıdan, Örümcekten, Sivrisinekten, Hüdhüd ( İbibik kuşu) Ebabil vb. hayvanlardan söz edilmektedir!.. Niçin ve neden?
    Tabii ki, bunların Kur'an'da zikredilmesinin sebepleri, hikmetleri, incelikleri, önemi üzerinde durmayacağım. Çünkü, bu mevzuların enine-boyuna analatılması yazıma sığmayacaktır. Bu noktadan hareketle, bendeniz, sayın M. Göçer ağabeyin Un Sandığı 6. kitabından yaşanmış bir gerçeği,hadiseyi alarak konuma devam edeceğim.
    " 2005 yılında duyduğum, ancak yeterli bilgi elde edemediğim için 3. cilt kitabıma alamadığım, başlıkta okuduğunuz olayı, mahallinde araştırma kısmet oldu. Fizik Tedavi Hastanesine tedavi için gitmiştim.  08 Mayıs-21 Mayıs 2009 günleri arası Türkoğlu'na..
    Bir çarşı gezimde bu konuyu araştırdım. Yaşı 70'i aşanların çoğu biliyor.  ancak kaçırılan kız ve kaçıran gencin künyesini nezâket gereği söylemediklerini anladım.  Bilindiği giibi, ben de üzücü olaylarda bu inceliğe dikkat etmekteyim. Mühim olan, durumun yaşanmış olmasıdır.
    Türkoğlu İlçesine bağlı Orçan Banısı köyünden Kebil Ahmet namı ile anılan Ahmet İmalı (77), Elbistan'ın Akveren köyünden olup 40 yılı aşkın zamandır Türkoğlu İlçe merkezinde ikamet eden Ahmet Durna (80) ve Bulutoğlu köyünden İbrahim Karabacak (60) ulu çınarları bu hususta konuşturdum.
    İttifakla, " bu olayı bilmeyen yok. Ne var ki üzücü hadise" dediklerine şahit oldum. Evet, gerçekten de üzücü. Ancak tüm gençlere ibret olması bakımından kitabıma almayı uygun  buldum. Bu duruma göre olay şöyle seyreder:
    Yıl 1925-30'lar arası. Bir genç sevdiği kızı, gönüllü veya gönülsüz kaçıırır. Yaban ördeği, yaban kazı, turna ve daha bir çok su kuşlarının harman olduğu, orman misali de sazlığı ile de ünlü GAVUR Gölünün sazları arasına akşam karanlığında saklanırlar.
    Vakit gece olunca , " genç, unuttuğu bir şeyi evden alıp gelmem lazım . Ancak, sana güvenemiyorum, elini kolunu bağlayıp gideceğim" deyip ayrılır. Ne var ki, geri döndüğünde saklandıkları yeri bir türlü bulamaz. Seslenir, ses alamaz.
    Sabah olur. Bir sıkıntı ve dalgınlık içinde göl kıyısını dolaşırken, aklıselim tecrübe dolu bir kişi ile karşılaşır. Durumu arz edince güler: " Gel, o yeri hemen buluruz. Az sabırlı ol" der.
    Birlikte gölün kıyısını adım adım ilerleyerek arama yapan kişi , yerdeki ize değil, hep havaya bakmaktadır. Bir yere vardıklarında; " Gel, gel,bulduk" der. Genç şaşkınlık içinde , " hani amca ?" deyince, " başını havaya kaldır, şu karşıya bak. Sazlığın içinden başlayıp havaya doğru bulut gibi yükselen şeyi görüyor musun? O gördüğün şey sivrisineklerin ordusudur." der.
    Genç, " Evet" deyince içine bir ateş düşer. Sazı yararak saklandıkları yere varırlar ki ; eli-kolu bağlı olduğu için kendisini savunamayan kızı sivrisinekler kanını emerek öldürmüşler.
    Bu üzücü olay, tarihte Eloğlu, şimdi de Türkoğlu adı ile anılan köy halkını yasa boğmuş, durum da unutulmayan olay olarak hep konuşulmuş ve bilen bilmeyenlere anlattığı için de unutulmayacaktır da." ( Un S andığı 6, M. Göçer, say. 129-130)
    İşte, böyle bir olaydan gençlerimizin çok çok dersler çıkarması lazımdır. Bir anlık öfke ve şehvet uğruna hayatta neler olmaktadır!.. Hayatta, yapılacak en güzel haslet, Kur'an ve Sünnete bağlı kalarak evlilik yapmaktır.
    Netice olarak;
    M. Göçer Hacıyı böyle bir vakıayı derlediği, dinlediği ve kitabına taşıyarak güzel bir ders vermiş olduğu kutluyorum. İleri yaşına rağmen, ümid ederim ki, daha güzel anılara, hatıralara imza atacaktır. Rabbim nasip eylesin!..
    Hakikaten, İlçemiz Afşin bölgesinde de öylesi derlenecek, dinlenip satırlara dökülecek hatıralar vardır ki, bunları değerlendirmek gerekir. Bendeniz, dini araştırmalarımın yanı sıra, bazan da öyle anılar dinlemekteyim ki, hayretten hayrete düşüyorum..
    İsterseniz, Afşin merkezinde bulunan Şadırvan mahallinde, gün görmüş, hayatı dolu dolu yaşamış büyüklerimizi bir dinleyin.. Güreş yapmış pehlivanları, şairleri, yakınları seferberliğe gitmiş, Yemen'e gitmiş büyüklerin ağzı laf eden yakınlarını dinlemek, Kıbrıs gazisi olmuş yiğitleri dinlemek bir güzellik olacaktır.
    Ekseri zamanlar da Afşin Atatürk parkında oturan, çevresine toplanan insanlara güzel anılar yaşatan Doğan Bozkurt ağabeyi zevkle dinleyerek, not almak isterim..
    Rabbim!.. Tüm insanlarımıza bu anıları okuyup da dersler çıkarmayı nasip eylesin!.. Selam ve dua ile.
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık