ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kur'an ve Yeni Dönem

" KUR'ÂN; İNSANLIK TARİHİNDE YENİ BİR DÖNEMİ BAŞLATMIŞTIR!.."

    " Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük mükâfat olduğunu müjdeler." ( İsrâ sûresi, âyet 9 )

    Yeryüzünde bulunan bütün ilmi, dini, tarihi, felsefi, sosyolojik, fen, fizik, kimyasal, psikolojik, tasavvufi eserleri inceleyin, tetkik edin ve bir kere, iki kere okuyunuz!.. Akabinde de; Kur'anî okuyunuz, anlamlarına, sebebi nüzulüne dalınız; karşınıza muazzam bir farklılık çıkacak, sizleri hayretten hayrete düşürecek bir manzara, tablo ile karşılaşacaksınız!..

    Çünkü; Kur'an'ın; öncelikle Ceziretü'l Arapda yapmış olduğu inkılap, değişiklik, farklılık, insanları bedevilikten medeniyete nasıl kavuşturduğu ortadadır!..

    Bir kere, evlerde, köşe başlarında ve Kabe'nin içerisinde bulunan şirkçi putları nasıl hak ile yeksan etmiş olduğu tarihi realitedir... Kabe'nin etrafında çırıl çıplak olarak yapılan tavaflar, ıslıklar, diri diri kız çocuklarının toprağa gömülmesi, küpler dolusu içkilerin terki bunun açık göstergesidir.

    O zaman ki, Suudi Arabistan'da hüküm ferma olan ırkçılık, soyluluk hastalığı, eşraftan olma, benlik, bencillik, egoizm, üstün ırk, garibanların ezilmesi, kölelik sistemi, kompradorların tanrılığı gibi hastalıkların , 23 yıl gibi kısa bir zamanda sone erdirilmesi, bitirilmesi düşünülmesi gereken bir mucizedir!.. Onun içindir ki;

    " İslâm dininin kaynağı olan Kur'an, insanlık tarihinde yeni bir dönemi başlatmıştır, yeni bir zihniyet getirmiştir. Kur'an insanları inanç bakımından sade ve sağlıklı bir yapıya kavuşturmak istediği gibi, ekonomik ve sosyal bakamdan da sağlıklı ve kalıcı bir yapıya kavuşturmak istemiştir.

    Onun için insanı bir bütün olarak ele almış, onu ruh ve beden bileşimi bir varlık olarak değerlendirmiştir. Bir yandan insanın gönül dünyasına hitap ederken, ruhunu geliştirip olgunlaştırmak isterken, diğer taraftan da ekonomik ilkelerle düzenlemiştir.

    Meşrû yoldan kazanç elde etmeyi, helâlden beslenmeyi ekonomik hayatın temel ilkesi saydığı gibi, iktisadî ve ticarî hayatı felce uğratan faiz ve riba gibi unsurları da reddetmiştir.

    Aynı şekilde ictimaî yapıyı sağlıklı bir temele oturtmuştur. Adalet, emanet, kardeşlik ve takva kavramlarını sosyal hayatın temel unsurları kılmış bunun karşısında ırkçılığı, soy-sopla övünmeyi, üstünlük anlayışını ve buna benzer fert olarak insanın ve toplumun yapısına aykırı olan bir takım değerleri veya unsurları reddetmiştir." ( 1. Kur'an sempozyumu, S. Hizmetli, say. 21,22)

    İslam medeniyeti, Kur'anî inkılaplar, sadece Suudi Arabistan'ı kurtarmakla kalmamıştır!.. Aynı inkılaptan, bu günkü Batı ülkeleri de, Bizans imparatorluğu da, İran şahlığı da tez zamanda etkilenmiş, onlar da, bu mübarek İslam devriminden birer birer etkilenmişlerdir!..

    Gönül isterdi ki, bu eşsiz, emsalsiz İslam devrimleri, devam etsin, daha etkin, daha münbit yeniliklere imza atsındı!.. Ne acı ki, otuz yıl süren bu mübarek devrimler, çalışmalar, hızlı yenilikler, sonunda, bağnazlığa, soyculuğa, sopçuluğa yenilmiştir!.

    Hz. Ali (ra)'ın; dört yıl süren halifeliğini müteakip, hunharca şehid edilmesinden, Hz. Hasan (ra) zehirlettirilerek altı aylık hilafetini müteakip, İslam medeniyetinin yerini, ırkçılık, kralcılık, saltanat, işret, içki, kodamanlık, krallık, soy sopla övünmek, muhalif insanları toplu toplu katliamlarla, İslamî gelişme, çalışma durmuştur!..

    Hatta, öyle çirkin bir manzara meydana getirilmiştir ki, Resulullah (sav)'in, tüm soyunu, sülalesini, kabilesini bir hamlede öldürmek, katletmek işine hız verilmiştir.. Kerbela hadisesi buna canlı şahittir!..

    " Bu bakımdan, İslam'ın insanlığa sunmuş olduğu değerler ve ilkeler evrensel nitelikte olup uygulanmıştır; yaşanmıştır ve her devirde yaşanılabilecek değerlerdir.

    Eğer Müslümanlar günümüzde- çok kötü duruma düşmüşlerse ki bana göre bu günkü manzara çok utanılacak bir manzaradır- bunun en önemli sebebi Müslümanların Kur'an'ı rafa kaldırmaları, Kur'anî zihniyetten uzaklaşmaları, İslam'ı bilmeyişleridir. " ( a. g. e. say. 22)

    Netice olarak;

    Yukarı satırlarda da ifade edildiği gibi, Müslümanlar, İslam'ı bir ahiret dini, tamamen dünyadan soyutlanma  dini gibi algılamışlar, Kur'an okumaları, namaz kılmaları, oruç tutmaları, hac yapmaları, zekat vermeleri sadece ahirete münhasır olarak değerlendirilmektedir.

    İman etmenin, namaz kılmanın, zekat vermenin, hac yapmanın dünyevi hayata yansımaları nelerdir, toplum bu ibadetlerden nasıl etkilenmektedir?.. Bunları kat'iyyen göz önünde bulundurmuyoruz!..

    Kur'an tilavetlerimiz bir maksada yöneliktir!.. O da, sadece "ölü ruhlarını" kurtarmaktır!.. Oysa, dirilere faydalı olmayan bir amel, bir fiil, ölülere nasıl faydalı olsun ki, düşüncesini idrak edemiyoruz!.. .

    Yani, bir medeniyet dini olan İslam, 21 nci asırda bile, tek taraflı anlaşılmakta, İslam medeniyetinin dünyayı mamur etme, insanlığı kurtarma düşünceleri nazari itibare alınmamaktadır!..

    Bir kere, İslam medeniyeti demek, insanlığı kurtarma fethine çıkmak demektir!.. Hal böyle iken, bu günkü İslam toplumları bir kere kendilerini kurtaramamışken, diğer insanları nasıl kurtaracaktır ki?..

    Ölülerin iskat ve devirlerimi, okunan mevlid gazelleri mi, her kafadan bir ses çıkması mı insanlığı kurtaracaktır?.. Bin bir başlı mezhepler mi, bin küsur sayılı sufilik mi insanlığı kurtaracaktır?

    Eğer, Kur'an; insanlığı kurtarmasını istiyorsak ki- istiyoruz-. onun okunması, anlaşılması ve emirlerinin yaşanması üzerinde ittifak etmeliyiz!.. Kafalar ve beyinler, şerha şerha çalışıp, onun emirleri üzerinde düşünerek, durarak, yorularak, yeni yeni hamleler yapılmalıdır!.. Selam ve dua ile..

    Şerafettin Özdemir

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık