Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kur'an
KUR'AN; ÖLÜLERE AĞIT YAKMA VE SEVAP KAZANIP POSTALAMA KİTABINA DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞTÜR!..
 
     " ( Yahudiler) Allah'ı gereği gibi tanımadılar. Çünkü " Allah hiç bir beşere bir şey indirmedi" dediler. De ki: Öyle ise Musa'nın insanlara bir nûr ve hidayet olarak getirdiği Kitab'ı kim indirdi? Siz onu kağıtlara yazıp ( istediğinizi) açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler ( Kur'an'da) size öğretilmiştir. ( Resulüm) sen " Allah" de, sonra onları bırak, daldıkları bataklıkta oynaya dursunlar!" ( ( En'âm sûresi, âyet 91 ) 
 
    Talihsizliğe bakınız ki; yeryüzünde en çok mağdur olmuş , terkedilmiş olan Allah'ın vahyettiği kutsal kitaplardır!.. Suhuflardan tutunuz da, dört büyük kitaba varıncaya kadar tamamı, sekteye uğratılmış, emirleri işlevsiz kalmış, değiştirilmiş tahrifata uğramış kitaplardır!..
 
    Örneğin; Tevrat kitabı bu gün ne alemdedir?.. Hz. Musa'ya gelen vahyi emirler bizzat yaşanıyor mu, yoksa, kâhin Ezrâ'nın uydurmasyon ettiği Tevrat kitabı mıdır?
 
    İncil'de öyledir!.. İnsanlarla, bireyle, toplumla alakası nedir, ne değildir? Hangi Hristiyanın evinde dolu dolu okunmakta, hangi hanede Hristiyani emirler yaşanmaktadır? Zaten, mevcut dört incil ki, Markos, Luka, Yunanna, Matta adıyla dört cinse ayrılmış, cinsler arasında da çelişki, tenakuz göze çarpmaktadır!..
 
    Uzun yıllar Batı'da yaşamış olduğum için, Hristiyan komşularım vardır!.. Ama, hiç birisi İncil'i bilmemekte, tanımamakta, sadece adını söyleyerek geçiştirmektedirler!.. Ama, İncil'in tilavetini, pastorlere bırakmışlar, papazlarda; pazar günleri Kiliseye gelen yaşlı beş on kişiye ayin yaptırarak mes'eleyi bitirmektedirler!..
 
    Ya Kur'an?..
 
    Soruyurom!.. Aziz Kur'an'ın günümüz dünyasında işi, işlevi, etkinliği nedir, ne değildir?.. Bunu sorgulamak, toplum hayatından dışlanmasının sebeplerini sorgulamak, soruşturmak en tabii hakkımız olmalıdır!..
 
    1- Kur'an'ı ölülere okumak:
 
    " Kur'an'ın ölülere okunması, kötü sünnetlerin/çığırların en büyüğü olsa gerektir. Resulullah ve ashabı kabirlerin başında Kur'an okumadıkları, başka zamanlarda ve yerlerde okudukları Kur'an'ın sevabını ölmüşlere göndermedikleri halde;
 
    Sonradan birilerinin kabrin başında Kur'an okuması veya başka yerde okuduğu Kur'an'ın sevabını ölmüş kişilere bağışlayıp göndermesi bid'at olarak çok kötü bir çığır olmuştur.
 
    Bu güne kadar insanlar bu kötü çığırdan gitmiş ve İslam aleminde Kur'an neredeyse  insanların inanç ve yaşayışlarını düzenleyen hayat kitabı değil, ölülere ağıt yakma ve sevap kazanıp postalama kitabına dönüştürülmüştür.
 
    " Siz onu kağıtlara yazıp bir kısmını gösterir, çoğunu gizlersiniz,..." ( 6 En'am/91) ayetinde anlatılan Yahudilerin Tevrat için yaptığının bir başka şeklini Müslümanlar anlamını ve mesajını göz ardı ederek Kur'an için yapmış, onu inancın ve pratik hayatın düzenleyici kabul edip dinlerini Resulullah'ın ve ashabının yaptığı gibi ondan öğrenip uygulayacakları yerde, muskalar ve ölüler kitabına dönüştürmüşlerdir.
 
    Bu sapmanın sonucu olarak Kur'an, insanları bilgilendirmek, inanç dünyasını şekillendirmek ve cahiliye toplumunu İslam toplumuna dönüştürdüğü gibi toplumsal hayatın her alanının şekillendirip dönüştürmekten çok;
 
    Okumaktan hasıl olan (!) sevabı ölmüşlere bağışlanan bir dua yahut ölülerin arkasından yakılan bir ağıt kitabı haline getirilmiş, vahyin amacından ve işlevinden habersiz hoca ve molla kılıklı cahil ve gafil bir takım kişilerin ve organizasyonların ekmek teknesi olarak kullanılmış ve hâlâ da kullanılmaktadır.
 
    Gerek bu uygulamanın, gerekse papazların para ile günah bağışladıkları gibi, ölünün namaz, oruç ve yeminle ilgili günahlarını para karşılığında bağışlatma olan Devir-İskat uygulamasının da dinden bir delile dayanmadığı ;
 
    Resulullah ve ashap döneminde böyle bir uygulamanın yapılmadığı, aksine bid'at olduğu ve gerek ibâdetlerin terk edilmesinin, gerekse başka günahların para ile bağışlanmayacağı belirtildiği zaman;
 
    Nasreddin Hoca'nın göle maya çalarken "ya tutarsa!" dediğibi gibi, " ya kabul olursa!" mantığı ile savunması yapılmakta, yanlış olduğunu söyleyenler de neredeyse sapık veya dinin kesin bir hükmünü yahut uygulamasını inkar ediyor gibi görülerek/gösterilerek yadırganmaktadır." ( Şeytan üçgeni, Bid'at, Tevessül ve şefaat, İ. Sarmış, sayfa 69-70)
 
    İşte, Sarmış hocanın vurguladığı gibi, aziz Kur'an; hayattan koparılmış, kolları, dalları kesilmiş, çiçek açmaz, meyve vermez durumuna düşürülmüştür!.. Mevcut uygulama içerisinde, insana, aileye, topluma yararlı, faydalı  bir işlevi olduğu kalmamıştır..
 
    Varsa da, yoksa da ölüyü kurtarmak, ölüyü rahat ettirmek, ölüyü uyarmak, ölüyü ikaz ederek, mezarında rahat rahat uyumasını, zinaya yaklaşmamasını, faiz yememesini, yalan söylememesini, devlete isyan etmemesini, yani orada namussuzluk yapmamasını içeren ayetler okumaktayız!..(!)
    Vah bize!.. Vah bize!.. Oysa, tüm uyarıcı ayetler diriler, yaşayanlar içindi. Onları uyarmak, daha yaşarlarken düzenli, tertipli, vahye uygun, sorumluluk sahibi , Allah'a iyi bir kulluk yapmaları için vahyedilmişti.
 
    İyi bid'at, kötü bid'at namı ile, bid'atlar uyduruldu!.. Sınıflandırıldı. Şu işler yapılırsa iyi bid'at, şu işlerde icra edilirse kötü bid'at safsataları alemi İslamı sarmış, kucaklamış, beyninden vurulmuşa döndürerek, hipnotize edilmiştir.
 
    " Ölüye mevlid göndermek, iyi bid'at", " Ölüye hatim postalamak iyi bid'at"; " Cenaze başında 70 bin tevhid çekmek iyi bid'at", " Ölü mezarı başında ölüye telkin vermek iyi bid'at"; " Ölünün 7'ni, kırkını, elli ikisini okutmak iyi bid'at", vb. daha neler nelerrrr!..
 
    Ama, tüm bunların yerine ölünün ödenmemiş borçları var ise boş verilmiş, ölünün arkasından dua etmek, onun ruhu için sadaka vermek, fakirlerin duasını almak gibi, güzel adetler çirkin (!) görülmüştür!..
 
    Evet, ne Kur'an'ı Kerim'de, ne Resulullah(sav)'in uygulamalarında, nede sahabe-i kiramın yaşantısında bir ölü sahibini oyalama, kandırma, ne de ölmüşü istismar olmamıştır!.. Tüm bu oyalamalar, aldatmalar, Asr-ı Saadet ruhundan, ruhaniyetinden koptuktan sonra yaşanmaya başlanmıştır!..
 
    Netice olarak;
 
     Bid'atın iyisi-kötüsü, çirkini, güzeli yoktur!.. Bid'at bid'attır.. Tamamı uydurmadır!.. Uyduruk şeylerde, bir dönem etkin gözükseler de, çağı geçtikten, miadını doldurduktan sonra terkedilmeye, yüz üstü bırakılmaya mahkumdur!..
 
    Örneğin, padişahlar, sultanlar döneminde, mevlid alayları, gösterileri daha farklı iken, günümüz dünyasında, Diyanet; her ne kadar bu bid'atı yaşatmaya, diriltmeye çalışmış olsa da, görülen odur ki, Kur'anî anlamaya, yaşamaya çalışan kitleler mevlidin yüzüne bakmamakta ve dinlememektedirler!..
 
    Demek ki, neslimiz, milletimiz Kur'anî bir dirilişin arefesindedir!.. Yeni muştular, kutlu haberler beklemekteyiz!.. İnşaallah!.. Bir gün görülecektir ki, kubbe kubbe mezar yaptırmalar da bitecek, sandukalara yapılan masraflar fakir-fukaraya harcanacak,  lüzumsuz, gereksiz minare yaptırma yarışları nihayete erecektir!..
 
    Çünkü, çağımızda; İlahiyatlarda tahsil yapmakta olan binlerce fakir öğrencimiz, ilim yolunda, Kur'an uğruna hasbilik istemektedir!.. Güzel güzel yurtlar, barınma, iaşe, ibate evleri arzu etmektedirler!..
 
    Görülen odur ki, göklere yükselen dört minareli, üç şerefeli mescidler de; sabah namazlarında, yatsı namazlarında insan bulunmamaktadır!.. Böylesi, görkemli mescidlerin içlerini cemaatle doldurmak için, çare, plan ve proğram yapılmalıdır!..
 
    Minare yaptırmak, binlerce kişilik mescid yaptırmak, bu mescidleri konfora, israfa boğmak yeterli olmamaktadır!.. Yine, yatsıya gelen yok, yine sabah namazlarında ins-cin bulunmamaktadır!.. O halde, varmıyız, yeni neslin elinden tutmaya, nesil yetiştirmeye?.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık