ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

KUR'AN'DA İKİ MUCİZE!..

" Yahudileşerek gazaba uğrayanların ve Hristiyanlaşarak sapıtanların yoluna değil."  ( Fatiha sûresi, âyet 7 )

Aziz Kur'an; baştan sona kadar incelendiği, tetkik edildiği zaman görülecektir ki, fevkalade gerçeklerle, beyin ve dimağları hayrete düşürecek mes'elelerle karşı karşıya gelinmiş olur.

Gerek dünyaya ait, gerekse uhrevi aleme ait bilgiler; insanı düşündürür, aklı zorlar, yanlışları var ise, hatalı yön ve yöntem içerisinde ise, onu hizaya getirir.  Tabii ki, insanoğlu, aklını çalıştırırsa!..

Ama, aklını çalıştırmazsa, düşünce yeteneğini kaybetmişse veya kör inadının, nefsinin istekleri doğrultusunda hareket ederse, gerçeği, doğruyu ve sırat-ı müstekim yolunu bulması mümkün değildir!..

Bu durumu fert bazında değerlendirdiğimiz gibi, tüm insanlık namına da değerlendirmek, fikir süzgecinden geçirmek gerekir. Örneğin;

Yahudi alemi ve Hristiyan toplumları gibi büyük ekseriyet, Kur'an'ın neresindedir, hali, ahvali nicedir, Kur'an; Fatiha suresinde bunu değerlendirmektedir? Bunu M. İslamoğlu hocadan dinleyelim:

" Mü'minler, kıldıkları beş vakit namazın her bir rekatında okudukları Fatiha ile, Yahudileşme ve Hristiyanlaşma  belasından Allah'a sığınmaktadırlar.

Her Müslümanı, bunca sıklıkla Yahudileşme ve Hristiyanlaşma tehlikesine karşı uyaran Fatiha sûresi, Kur'an tedvininde ilk sırayı almakta.

Fatiha'nın ardından, sonradan nazil olduğu halde vahyin kılavuzluğunda gerçekleştirilen sıralama ile Kur'an'ın en başına yerleştirilen Bakara sûresi ve bu sûrenin de çatısını oluşturan 80 ayetlik İsrailoğullarının Yahudileşme serüveni, dikkatimizi Fatiha'nın son ayetinin çektiği noktaya çekmektedir. Hemen ardından gelen Alu İmran sûresi ise " Hristiyanlaşma"yı anlatmaktadır.

Bu iki sûre adeta Fatiha'daki " gazaba uğrayanlar" ve " sapıtanlar" ibarelerinin ayrıntılı birer tefsiridir.

Öyle ya, kimdir bu her gün onlarca kez Allah'a sığındığımız " gazaba uğrayanlar" ve " sapıtanlar"? Özellikleri nedir? Nasıl tanımalı onları? Onlar gibi gazaba uğramamak ve saptırmamak için nelere dikkat etmeli? İşte Kur'an bu soruları ayrıntılı bir biçimde 700'ü aşkın ayette cevaplamıştır.

Kur'an'ın konunun üzerinde böylesine durmasının sebebi yalnızca üç-beş yıl içinde bölgeden kökü kazınıp atılan bölge Yahudileri değildir.

Çünkü Kur'an'da hemen tamamı İsrailoğullarının Yahudileşme serüvenine ayrılmış olan Tâhâ ve A'raf sûreleri Medine'de değil içerisinde tek bir Yahudi'nin yaşamadığı Mekke'de indirilmiştir.

Hatta, Kur'an'ın tüm sûreleri içerisinde, Yahudilerden bahseden ayet sayısı itibarıyla ( 90 ayet) birinci sırayı alan Tâhâ sûresi, Hz. Ömer'in Müslüman olmasından önce, yani nübüvvetin ilk 5 yılında indirilmiştir." ( Yahudileşme Temayülü, M. İslamoğlu, say. 22)

Hakikaten, tarih boyunca Yahudiler, tüm peygamberlere düşman olmuşlar, kör bir inat uğruna, ırkçılıkları adına, menfaatleri için, karınlarını nereden olursa olsun doyurmak için, İlahi sistemlere karşı hasmane tutumlarını devam ettirmişlerdir!..

Günümüzde de aynen, bizzat bu hasletleri devam etmekte, acıma, merhamet, insanlık, insani ilişkiler bakımından sınıfta kalmışlar, kalmaya da devam edeceklerdir!..

Örneğin, Filistin, Gazze ve benzeri yerlerdeki tutum ve halleri bunu ispat etmektedir!.. Oysa, kendileri, tarihin bütün dönemlerinde horlanmışlar, ezilmişler ve zulme, hakarete uğramışlardır. Yani, hayatı tamamen, maddeden, menfaatten ibaret görmek, dünyaya tapmak demektir!..

" Kadisiye harbinin başlarında, İslâm tarafından Rib'iyy b. Âmir'in Farslıların komutanı Rüstem'in, " Buraya niçin geldiniz?" sorusuna karşı, verdiği şu cevap evrensel ve amacın belîğ bir ifadesidir:

" Bizi Allah gönderdi, gönderdi ki; dilediklerini kullara kul olmaktan Allah'a kul olmaya, daralmış dünyadan geniş bir dünyaya, ( yörüngesinden saptırılmış) dinlerin zulmünden İslâm'ın adâletine çıkaralım.Bizi, dînine dâvet edelim diye halkına Allah gönderdi." ( Her Şeye Rağmen, H. Karaman, say. 13)

Ne yazık ki, İslam, Emeviyye ile birlikte yörüngesinden, asli gidişatından koparılmış, dünyevileşmeye aşırı şekilde ağırlık vererek, İslamî tebliğin, Kur'ânî yayılmanın önüne set çekmişlerdir!..

Netice olarak;

Hristiyan alemi de, yani Hristiyanlıkta, Yahudileşme temayülünden nasiplenerek, günümüz dünyasında olduğu gibi, tüm ilahi gerçeklere ters dönmüş, başta Hz. İsa (as) olmak üzere, bütün dinleri inkar durumuna düşmüşlerdir!..

Bu gün, Hristiyan toplumlarında ateizm hızla yayılmakta, Kiliseler boşalırken, inkar, inat, red, fuhuş, ahlaki mübtezellik ala bildiğince yayılmaktadır!..

Bazen, zondag ( pazar) günleri, Kiliselere nazar etmekteyim. Kiliseye gitmekte olan üç-beş tane karı-koca, kör topal ve Kilise görevlileri, pastör, zustur dışında kimseler bulunmamaktadır!..  Niçin ve neden?

Hristiyan aleminde; bir korku bulunmaktadır!.. Nedir o korku? İslamafobi korkusu!.. Oysa, İslam iyice tetkik edilmiş olsaydı, İslam'dan korkulmayacak, nefret edilmeyecek ve İslam'ın tüm emirleri nazari itibara alınmış olacaktı!..

Bir kere, İslam; Hristiyan aleminde yanlış anlaşılmaktadır!.. Zor, baskı, vurma, kırma, terör, cinayet, tedhiş, özgürlüğün bulunmayışı, toleranssızlık, kadına baskı, zor koşma vb. şekillerde anlaşılmaktadır..

Tüm bunlar, yanlış algılardır!.. Ne Daeş'in canavarlığı, nede Pkk'nin terör estirmesi, nede başka cahili davranışlar, İslam'ı uzaktan ve yakından ilgilendirmemektedir. Taliban'ın, bilgisizliği de öyledir. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık