Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kuranı Merkeze Almak

KUR'AN'I MERKEZE ALMAK VE ALEVİLİK-SÜNNİLİK MES'ELESİ!.

-6- " Ne zaman onlara: " Allah'ın indirdiklerine uyun" denilse, onlar: " Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız" derler Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler?" ( Bakara sûresi, âyet 170) Asırlardan beri, süre gelen atalarcılık, gelenekçilik, klasik uygulamalar göstermiştir ki, alemi İslam, medeniyette, teknikte, teknolojide, refahta, kalkınmışlıkta, birlikte, beraberlikte, ilimde, irfanda, bilimde bir adım bile öteye gidememiştir!.

Hâlâ, Alevilik-Sünnilik sürtüşmesi, ehl-i sünnet, Bektaşi çekişmesi, Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli, Eş'ari, Maturidi, Şia, Nusayri, Zeydiye vb sıkıntıların içerisinde yuvarlanıp gitmektedir.

Mezhep imamları bayraklaştırılmış, onların düşünceleri, görüşleri, fikirleri Kur'an'ın üzerine çıkarılarak, Kur'an, merkez olmaktan çıkarılmıştır Oysa, Ümmet ve millet olarak Kur'an'ı merkeze almış, ana kaynak bilmiş, bütün amellerin, bütün eylemlerin çıkış yeri orasını bilmiş olsaydık, vallahi, Müslümanlar, farklı yerlerde olacak, birlik, bütünlük sağlanmış; camiler, mescidler ayrılmış olmayacaktı!.

Arzedeceğim, " Bid'at ve hurafe, ne çirkin şeydir" başlıklı şiirimden iki kıt'a ile konuma girmek istiyorum: Bid'at ve hurafe, ne çirkin şeydir! " Yüce Kur'an berrak, dupduru kitap, Bid'at ve hurafe, ne çirkin şeydir.

Bu evrensel kitap, bizlere hitap, Bid'at ve hurafe, ne çirkin şeydir! x Çalıya, çırpıya, çaput bağlamak, Saç, baş yolup, nara nara ağlamak, " Hazır hatim" diye, çıkar sağlamak, Bid'at ve hurafe, ne çirkin şeydir!.

" ( Ş Özdemir) Ne acı ki, Asr-ı Saadet döneminden sonra, Kur'an, ana kaynak olmaktan çıkarılıp, lüzumsuz, fuzuli, işlevsiz yerlerde kullanılmıştır.

Mezhebi unsurlar üste çıkarılıp, Kur'an'a sadece bir vazife atfedilmiştir Şiirde de belirtildiği gibi, " Hazır hatim" " Bin bir hatim" " Ölü üzerine okuma", mevlid arasında aşirler, cin kovalama, yükseklere asarak, evleri, mekanları muhafaza altına alma vb görevler yüklenmiştir!.

Daha olmadı, Kur'an'ı merkezden kovarak, Alevilik-Sünnilik çekişmelerini palazlandırma çağlar boyunca ümmetin belini bükmüş, ayağa kalkamaz hale getirmiştir Alevi, Sünni insana küsmüş, Sünni kitleler Alevileri İslam kabul etmemiş, birbirlerinin kızlarını almamışlar, kestiklerini yememişler, sofralarına oturmamışlardır!.

Alevi-Sünni arasında evlenme mevzuunda, sayın Y Bülent Bakiler beyin bir anısını belirteyim: " Ankara'da bir arkadaşımın oğlu, bir alevi kıza deli-divane aşık olmuş.

Kız da o delikanlıya aynı duygularla bağlanmış Oğlan tarafı gidip kız tarafından, Allah Teâlâ'nın emri Resûlullah (sav)'in kavlince kızı istemişler, kızın babası kestirip atmış: "Ben kızımı bir Yezid'e vermem!" demiş Araya girenler olmuş ama hiç kimse, kız babasını o katı kararından vaz geçirememiş.

Bu arada kız da, delikanlı da mum gibi erimeye başlamış Oğlan babası, araya bir başka hatırlı kişi bulup koymuş O kişide benim çok yakın arkadaşlarımdan biri.

Diyor ki: " Oğlanın babasının yalvarıp yakarması üzerine kalkıp kız evine gittim Lisanı hali ile anlattım ki bu çocuklara yazık olacak İkisi de birbirini çok seviyor ve istiyor.

Bu gençlere kıymamak lazım! Gelin, rıza gösterin de hayırlı bir yuva kuralım" Ben daha konuşmamı bitirmeden kızın babası oturduğu yerden kalkıp yanıma geldi Koyun cebinden tabancasını çıkarıp namlusunu alnıma dayadı.

" Bana bak! dedi, eğer bir daha bu konuyu açarsan, bir daha kızımı bir Yezid'e vermemi istersen senin beynini dağıtırım! Anladın mı?" dedi Dondum kaldım Adam öfkeden sapsarı kesilmişti.

Elleri titriyordu Ne diyeyim? " Peki efendim! dedim kalkıp usulca evden çıktım!" ( ismailhakkialtuntas.

com) Maalesef, böyle hadiseleri yaşamak, şahit olmak, görmek, acısını tatmak gündelik mes'ele haline gelmiştir! Ben, yıllardan beri, bir Batı ülkesinde yaşamış olduğum için , Batıdaki evlilikleri yakinen bilen, aşina olan bir kardeşinizim!.

Nice nice kızlarımız bir Hristiyanla flört edip sonunda ya ayrılıyor, yahut da evleniyorlar!.

Erkeklerde öyledir! Bir Hristiyan kızla flört yapmaktalar, ya evleniyorlar, yahut da ayrılıp birbirlerini unutuyorlar!.

Hal böyle iken, İslam ülkelerinde, sadece mezhebi ayrılık yüzünden gençlerin, Alevilik-Sünnilik ayrışmasından ötürü evlenememesi, içler acısı, yürekler burkan bir durumdur!.

Yahu kardeşim! Avrupa'da binlerce Müslüman Türk erkeği, Hristiyan bir kızla, kızlarımız da, Hristiyan erkekle evlenirken sesin çıkmazken, nasıl olurda, Alevi-Sünni ayrılığından dolayı, gençlerin evlenmelerine engel olunur? Allah'tan korkmak, insanlardan utanmak lazımdır!.

Yarın Allah'ın huzuruna varıldığı zaman: " Ey kulum!.

Kur'anî emirlere göre mi yaşadın, yoksa kendi bildiklerine, şahsi görüşlerine, uydurmuş olduğun dine göre mi yaşadın?" derse- ki denilecektir! Toplum olarak, Alevi-Sünni olarak nasıl bir cevap vereceğiz? Tüm bunlar niçin olmaktadır biliyor musunuz? Yine Yavuz Bülent Bakiler beyi dinleyelim: " Dünyada, dikkat buyurun dünyada en az okuyan milletlerin başında biz varız! En az okuyan milletlerin başında!.

Kur'an'ı Kerim " Oku" emriyle başlamasına rağmen.

Rasûlullah (sav) " İlim kadın ve erkek her Müslümana farz kılınmıştır" diye buyurmasına rağmen.

Hz.

Ali: " Bana bir harf öğretenin kulu kölesi olurum" demesine rağmen.

Dünyada en az okuyan milletlerin başında biz geliyoruz Dünyada en az okuyan milletlerden birisi olduğumuz için ki, bir takım cehaletlerin ve bir takım oyunların çok rahat bir şekilde tuzağına düşüyoruz ABD' de, 1000 kişiye düşen kitap miktarı 7000'dir.

Avrupa ülkelerinde 1000 kişiye düşen miktarı 4700 ile 5000 arasında değişmektedir Türkiye'de 1000 kişiye düşen kitap miktarı şaşıracaksınız, 1000 kişiye düşen kitap miktarı sadece 7'dir Bu nasıl Müslüman ülkedir ki, 1000 kişiye 7 kitap düşmektedir? Ve dolaşınız bütün Anadolu şehirlerini, köylerini, kasabalarını, göreceksiniz ki, şehirlerimizdeki evlerimizin %95'i kütüphanesizdir.

Kütüphanesiz ev olmaz Kütüphanesi Müslüman olmaz Olursa, Türkiye büyük bir savaşın, büyük bir cehaletin içerisine düşmüş olur.

1000 kişiye 7 kitap! Okumadığımız için Mehmet Akif'in söylediği gibi karşımıza cehalet çok büyük bir düşman olarak çıkıyor.

" ( ismailhakkialtuntascom) Netice olarak; Sanırım, ümmetin ve milletimizin niçin geri kalmış olduğu, gerilerde, karanlıklarda " kadercilik" oynadığı anlamış olunmaktadır!.

Evet, Kur'an'ımız merkezde değildir! Yüksek yerlerde asılı amma velakin, emirleri, hükümleri, fermanları kalplerde, kafalarda, gönüllerde, dimağlarda, sokaklarda, evlerde, iş yerlerinde değildir!.

Evet, yaşanılan Alevilik-Sünnilik kabus ve kaotik durumun sona ermesi için, öncelikle din adamlarımız, kürsü sahiplerimiz kollarını sıvamalı, entelektüellerimiz, aydınlarımız, okurlarımız, yazarlarımız zoru göğüslemeli, zoru kucaklayıp, kolaylığı, müjdeyi, muştuyu, beşareti, inşirahı, sevinci, mutluluğu temin etmelidirler!.

İşte, zikredilen hususlar yapıldığı an, mes'ele çözüme kavuşmuş olacak, Alevilik-Sünnilik cedelleşmesi dozajını yitirecektir! Dozaj düştüğü anda, ülkemize, milletimize mutluluk gelecek, mezhepsel atışmalar, " sen kavi Müslüman değilsin, ben iyi Müslümanım" tartışmaları nihayete erecektir!.

Milletimiz, Yezid'i sevmemektedir!.

Hiç bir kimse Yezid sempatizanı, Yezid severi değildir! Bir Alevi, Yezid'i ne kadar sevmiyorsa, bir Sünni Müslüman da o kadar sevmemektedir!.

Zaten, "seviyorum", "hayranıyım" diyen insanın , Müslümanın imanından şüphe duymamız doğaldır!.

Rabbimiz! Aziz milletimize mutluluk ve esenlik dolu günler, çağlar lütfetsin!.

Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık