Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kur'an'ı Okumak, Anlamak, veYaşamak İçin

KUR'AN'I; OKUMAK ANLAMAK VE YAŞAMAK İÇİN HİÇ BİR ŞART YOKTUR!..

" Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab'ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri ve hem de gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allah'ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz." ( Zümer sûresi, âyet 23 )

Ayeti kerime içerisinde geçen " Kitaben Müteşabihen" ifadelerinden, âyetlerin birbirini pekiştirdiği manası çıkarılmıştır. Aziz Kur'an, yirmi üç yılda muhtelif zaman ve şartlarda inmiş olmasına rağmen âyetlerinin hiç biri diğeri ile çatışmaz. Bilakis birbirini teyit ve tefsir eder.

" Okunmaya doyulmayan" şeklinde tercüme edilen " Mesâniye" kelimesi, " çeşitli üsluplarda tekrarlanan" şeklinde anlaşılmıştır.

Hakikaten, aziz Kur'an'ı fevkalade bir şekilde tilavet eden bir hafız efendi karşısında  heyecanlanmamak, ritm ve melodisi karşısında, hüzünlenmemek, coşmamak, seller, yağmurlar haline gelmemek mümkün değildir. Onun içindir ki;

"..Kur'an okunurken onun ritminden, akıcılığından ve etkileyici belagatinden derin bir şekilde sarsılmayan Müslüman yoktur. Kur'an tilaveti dinleyeni öyle bir vecde sokar ki, ardı ardına gelen her bir ayet onu peşinden sürükler götürür, dinleyenin huzur, sükûn ve hayranlığı artarak derinleşir ve bu duygular tilavet boyunca sürekli tekrarlanır.

Yine güzellik anlayışının standartları ve değerleri Kur'an-ı Kerim tarafından yoğrulup şekillenmemiş bir Müslüman tasavvur etmek de mümkün değildir.

Kur'an'ın Müslümanlara " İ'caz" adı verilen bu özelliği bize " Eğer sanat diye bir şey varsa, Kur'an bunun emsalsiz ve benzersiz bir örneğidir." deme hakkını verebilecek niteliktedir. " ( Ahir Zaman İlmihali, M. H. Kırbaşoğlu, say.88 )

Hal böyle iken, böylesi bir mucizeyi, bir takım yaptırımlara, yapay müeyyidelere boğmanın, onu okunmaz, anlaşılmaz ve yaşanmaz hale getirmenin ne anlamı ola bilir ki?

Aziz Kur'an; her halükârda okunmalıdır!.. Duvarlardan, yükseklerden indirilerek, onu " baş ucu kitabı" haline getirmek, sürekli onunla "ahbab-dost " olmak sanırım, İslam ve Kur'an adına en büyük sevaplı bir iş olacaktır!..  Sayın H. Atay hocamızın şu tesbitlerini dikkatle okumadan geçmeyelim:

" Fakihler ve âlimler, kendi anlayışlarına göre Kur'an'a daha büyük ve yüksek bir kutsallık vermek için onu okumak ve ona elle dokunmak için en ağır şartları ileri sürdüler.

Böylece Kur'an'ı rafa kaldırdılar. Millet de Kur'an'a dokunmamak için güzel süslü kılıflar, keseler yaptı, bir muska gibi onu duvarlara astı, el erişmez dolaplarda sakladı.

Bu suretle Kur'an okunamaz, tutulamaz, dokunulamaz hale getirildi. Kur'an'ı okumak için abdest almayı şart koştular. Kıbleye dönüp diz çökerek rahlede okunmasını en büyük saygı ve ibadet saydılar.

En büyük ibadetin Kur'an'ın manasını anlamak olduğunu söylemek yerine, onun anlaşılamayacağını ilan ettiler. Bu suretle Kur'an, Müslümanların kafasına muammalı, anlaşılmaz, erişilmez kutsal bir kitap olarak nakşedildi.

Onu, anlamadan sözlerini söylemek, papağan gibi tekrarlamak, teyp gibi okumak en iyi Müslümanlık sayıldı. Bunun sonucunda, onu sadece ölülere okumak üzere mezar kitabı yaptılar.

Sipariş hatimlerden başlayıp hazır hatimlere kadar işi azıttılar. Elbisesi olmayan birinin konfeksiyoncuya giderek dikilmiş, hazır bir elbise aldığı gibi ölüsü olan veya geçmiş ölülerine sevap göndermek isteyen bir kimse de, imama, müezzine veya hafıza giderek ondan daha önce okumuş olduğu hatmi satın aldı ve ölüsüne göndermeye başladı.

İşte Kur'an'a böyle muamele ettiler. Kur'an'da onları dünya milletlerine rezil etti. Bunu cahil ve âlim din adamları beraber yaptılar. Cahiller ( halk ve din adamı olarak) bunları yaparken sayıları çok az olan iyi yetişmiş din âlimleri sustular ve böylece;

Cehalete taviz vererek bu yanlış uygulamaların yayılmasına göz yumdular ve cahillerin bu davranışını dine bağlılık sayma gafletini gösterdiler. Bu yanlışı dine bağlı olan da kayıtsız olan da yapıyor." ' Kur'an'a Göre Araştırmalar, H. Atay, sayfa 42-43 )

Netice olarak;

Bu gün, içerisinde boca olduğumuz haller, rezillikler durup dururken olmamıştır!.. Tembellik, atalet, miskinlik ve Kur'an'dan uzaklaşmamız sebebi ile olmuştur!..

Eller, ilimde, bilimde, sanatta, teknolojide hamleler yaparken, bizler, Allah'ın emirlerini duyuran Kur'anî emirleri yukarılara kaldırmış olduk.  Sonra ne oldu?

Yakın komşumuz Suriye'de, insanlar harıl harıl boğazlanırken, binlerce insan hicret ederken, ırz, namus, insan kudsiyeti talan edilirken, Kur'an; yükseklerde yerini korumaya devam etmektedir!..

Irak'ta öyledir!.. Şia mezhebi, Ehl-i Sünnet itikadi çekişmeleri, Taliban kuvvetleri, Pkk. Pyd. ve Daeş; ha bire insan katletmeye devam etmektedir!.. Onun içindir ki,

Müslüman alemince veya milletimizce yapılacak olan tek şey Kur'an'a dönmek, onu anlamak ve emirlerini yaşayarak, yeniden, Asr-ı Saadet Müslümanları gibi dirilmektir.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık