ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kur'anın Temel Gayesi

KUR'AN'IN; EN TEMEL GAYELERİNDEN BİRİSİ, İNSANIN DOĞRU DÜŞÜNMESİNE KATKI SAĞLAMAKTIR!.. 
 
    " Ey huzura eren nefis! Razı edici ve razı edilmiş olarak Rabbine dön. İyi kullarım arasına gir. Cennetime gir." ( Fecr, 27-30)
 
    Aşağı-yukarı genelde bütün yazılarımda, Kur'an'dan, Kur'an Müslümanlığından bahseder, hatırlatır durumdayım. Rabbim!.. Ömür verirse, nefes almaya devam ettiğim sürecede, yine aynı konuyu işlemeye, yazmağa, hatırlatmaya devam edeceğim.
 
    Zaten, bu kalem, bu zihin, bu idrak ve algı, atalarcılığı, gelenekçiliği anlatırsa, yazarsa, inanın kendi kendime kahırlanırım, nefsime beddua etmekten geri kalmayacağım!..
 
    Çünkü, son devrin Kur'an adamları, inkılapçı ruhlar, Kur'an yenilikçileri bu mes'eleyi ömürleri boyunca yazmışlar, konuşmuşlar, kitlelere hitap etmişler, hiç bir zamanda klasik, rivayetçi, kıssacı, öykücü anlatımlardan uzak kalmışlardır!.. Örneğin,
 
    Bir Kur'an insanı olan Aliya İzzet Begoviç, Ali Şeriatı merhumları, İkbal, Akif, Reşid Rıza ve benzeri kahramanlar, bedenlerini, ömürlerini, hayatlarını bu uğurda harcayarak dünyadan ahirete irtihal etmişlerdir! İsterseniz, Aliya İzzetbegoviç merhumun bir yazısından alıntı yaparak, yazımızı zenginleştirelim:
 
    " Doğrusu Kur'an'ı defalarca okumuştum. Ancak daha önce " Kur'an'ı  gerçek manada nasıl okumalıyız?" sorusunu sormamıştım.
 
    Bu soru beni düşünmeye sevketti. Bunun için sizlere, kafamda oluşan düşünceler zincirini arz etmeye çalışacağım.
 
    Her şeyden önce şunu göz önünde bulundurmalıyız ki, Kur'an'ı Kerim bölük pörçük edilemez. Kur'an'da siyakından koparılarak ele alınan her münferit ayet bize tam olarak gerçeği veremez. Ancak ondan bir cüzünü verir.
 
   Çünkü eğer Kur'an bir bütün olarak değerlendirilirse ancak tam bir gerçeği ifade eder. Sadece bazı ayetlerin ele alınması da kaçınılmaz olabilir.  Ancak şunu bilmeliyiz ki bu sınırlı sayıdaki ayetler için geçerlidir.
 
    Bunu bir mozaik taplosuna benzetebiliriz. Bir mozaik taplosunda kırmızı veya siyah parçalar ancak diğer parçalar ile beraber anlam kazanır.
 
    Tabloya ait parçalardan sadece bir parçayı alırsak bu durumda tek başına aldığımız bu parça tabloyu oluşturan diğer parçalar olmaksızın tablonun güzelliğinden herhangi bir şeyi bize vermez. Bunu daha iyi açıklayabilmek için bazı örnekler vereceğim.
 
    "Ey iman edenler, öldürme konusunda kısas sizin üzerinize farz kılındı." Kur'an ayeti kısası destekler. Diğer bir ayette ise affetme ve bağışlamaya çağrı yapılır.
    " Kötü bir işin cezası misliyledir. Kim ki bağışlar, ıslah ederse onun ecri Allah katındadır. Allah zalimleri sevmez." Bir ayette de,
    " Ey iman edenler Allah'ın sizin üzerinize helal kıldığı temiz ( rızıkları), kendinize haram kılmayın ve haddi de aşmayın."  Bir başka ayette de " Dünya hayatının çiçeği eşlere..." buna benzer misaller çoğaltılabilir." ( www,aliseriati.com/kitaplar)
 
    Bu noktadan hareketle, şunu demek yerinde olacaktır:
    Aziz kitabımız Kur'an'la, Kur'an'ı Kerim Meali ile meşgul olan kardeşlerimiz, bıkmadan, usanmadan, yılgınlığa meydan vermeden ayeti kerimelerin siyak-sibakını düşünerek, araştırarak okumalıdırlar!..
 
    Nice dostumuz, kardeşimiz vardır ki, Kur'an'da bir ayet görerek, hemen kendi zaviyesinden hüküm çıkarmaya çalışmakta, " Ben şu ayette şu emri gördüm" diyerek mes'eleyi kısa yoldan bitirmektedirler!..
 
    Hatta, bazı Kur'an okuyan bazı  kimselere rast geldiğimiz de, şahid olmaktayız ki, " ben Kur'an'dan bir şey anlamıyorum, benim okumam gerekli olan ilmihal, kıssa, hikaye türü, vb. kitaplar olmalıdır" serzenişlerini sık sık görmekteyiz.
 
    Demek ki, bu tür yaklaşımlar, ifadeler, Kur'an'ı terk etmeler doğru, yerinde bir davranış değildir!.. Eminim ki, bıkmadan, korkmadan, usanmadan okumalar, tetkikler, Müslümanları sahili selamete çıkaracak, Kur'an'ı daha çok okumak, tefsirlerdende istifade etmek için sayü gayret gösterecektir!..
    Netice olarak,
    Maalesef, bin yıllık millet tarihimiz de, bu mühim mes'eleyi geri plana attığımız için Kur'an'dan, Kur'anî anlayıştan algıdan uzak kalmış, uzak kaldığımız içinde, " anlamıyoruz" diye Kur'an'ı, yükseklere, duvarlara, erişilemeyecek yerlere asmak zorunda kalmışız!..
 
    Kur'an'ı okuma, araştırma, inceleme, anlama ve hayatımıza yansıtma yerine, daha düne kadar Battal Gazi., Kesik Baş,. Kan Kalesi, Muhammediyye, Kara Davut, Seadeti Ebediyye, İrşad vb. kitapların sayfalarının arasında boğulmuş kalmışız!..
 
    Benim neslim, tüm Müslümanlar, niçin Aliya İzzetbegoviç'i, Ali Şeriatı'yı, İkbal'i, Akif'i, Seyyid Rıza'yı, Seyyid Kutub'u, Abdülkadir Udeh'i, M. İslamoğlu'nu, A. Bayındır hocayı okumaktan korkarlar?
    Mehmet Okuyan; aziz Kur'an'ı didik dikiş eden bir tefsir alimidir!.. Ama, gelin görün ki, bir kısım abdestsizler, cenabetler, beyinsizler, ona, Kur'an'ı dobra dobra tefsir etmesinden dolayı utanmadan saldırmaktadırlar!.. Allah'tan korkmazlar, kuldan utanmazlar!..
    Rabbbimiz!.. Bu millete ve tüm alemi İslam'a Kur'an'ı anlayış, bilinç lütfetsin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık