Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kurban İbadeti ve Çevre Temizliği
 
 
    " Biz, her ümmete -( Kurban kesmeye uygun ) hayvan cinsinden kendilerine rıızık olarak verdiklerimiz üzerine Allah'ın adını ansınlar diye- kurban kesmeyi gerekli kıldık. İmdi, İlahınız, bir tek İlah'tır. Öyle ise, O'na teslim olun. ( Ey Muhammed!) O ihlâslı ve mütevazi insanları müjdele!" ( Hac sûresi, âyet 34 )
    Bu ayeti kerime ışığından hareket ederek, Kurban kesmenin ibadet oluşundan, öneminden, faziletinden, toplumsal dengeye katkısından bahsedeceğim. Ayrıca,
    Kurban keserken temizliğe ne derece önem verileceğinden, itina gösterileceğinden , gösterilmesi gerektiğini anlatacağım. Çünkü, Kurban kesmek vacib ve sünnet hükmünde olduğu halde, temizlik ise, namazın şartları arasında baş köşeyi işgal etmektedir. Çünkü, Müslüman temizdir, tertemiz iş yapar. Namazda da, Hac da da, Kurban ibadetinde de temizliğe riayet eder.
    İlçem Afşin'da, tatilde bulunduğum için bayramın ikinci günü, hem biraz yürümek, hem de ekmek almak için fırına gitmiştim. Yol üzerinde görmüş olduğum evlerin hemen önüne üst üste atılmış kurban sakatatları, irili ufaklı işkembeler, bağırsaklar, hayvanların iç organları ve etrafa vermiş oldukları pis koku dikkatimi çekti. Hemen orayı hızla geçerek, çevre sakinlerine baktım, duyarsızlığa, ilgisizliğe, boş vermişliğe üzüldüm ve kendi kendime hayıflandım. Ve dedim ki: " Kurban ibadeti, sadece et yemek için değil, Allah'ın hoşnutluğunu, rızasını kazanmak için kesilmeli idi" dedim. Şu alıntıda vurgulandığı gibi:
    " Kurban bir ibadet olması sebebiyle onu yerine getirirken, diğer ibadetlere göstermiş olduğumuz hassasiyeti aynen onun içinde göstermeliyiz. Kurban olacak hayvanın seçiminde, sağlıklı ve kusursuz olmasına dikkat ettiğimiz gibi; kurbanı kesecek kasabın düşüncesine, kurban ortaklarımızın, sahih iman ve salih amel sahibi kimselerden olmasına ve Allah rızası için kurban kesmekten başka bir amaç taşımayacak kimselerden olmasına da dikkat etmeliyiz.
    Kurbanın paylaşımını yaparken payların her birinin kilo ve kalite bakımından eşit olmasına da azami dikkati göstermeliyiz. Sonunda birbirimize hakkımızı helal ederek ayrılmalıyız. Evimize döndüğümüzde, kurban etlerini üçe ayırarak bir kısmını fakirlere, bir kısmını eş ve dostlarımıza ikram etmeye, bir kısmını da ev halkı ile yemeye ve daha sonrası için ayırmalıyız. 
    Bayramın bayram olması için sadece bizim hanemizde değil birlikte yaşadığımız çevremizle birlikte duymaya, düşünmeye ve yaşamaya  çalışmalıyız.
    " Biz, kurbanlık develeri de sizin için Allah'ın nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Ön ayakları bağlı halde keserken üzerlerine Allah'ın adını anın. Kesilince onlardan yeyin. İsteyene de, istemeyene de verin. Şükredersiniz diye, onları böylece sizin emrinize amade kıldık." ( Hac 22/36 )
    Kurbanımızı bizzat elimizle kestiğimiz gibi, eliyle kesecek imkânı olmayan kimselerin bu işi onun adına yapabilecek birisini vekil tayin ederek bu vecibeyi yerine getirmesi mümkündür. Nitekim veda haccında peygamberimiz (as) kurbanlık için yüz deve getirmiş; bunlardan altmış üç tanesini kendisi kesmiş, geri kalanını kesmesi için de Hz. Ali'yi (ra) görevlendirmiştir." ( İktibas, H. Bübül )
    Yine bu satırları yazarken akşam haberlerini, yani, kurban rezaletlerini dinliyordum. Ege bölgemizde, ( Manisa) ipini kopararak sahibinin elinden kaçan kurbanlık boğanın önce bir tüfekle başından vurulduğunu, daha sonra ise hızını alamayan merhamet yoksunu adam, Dozerle  boğayı ezerek öylece kesmiş, sadist duygularını tatmin etmiş olduğunu görmüş oldum.
    Lütfen, Allah aşkına şimdi soruyorum. Bunun neresi kurbandır, neresinde Allah rızası bulunmaktadır? Hayır, hayır!.. Buna kurban demek doğrudan doğruya yüce İslam'a iftira etmek demektir. Çünkü, kurbanın kelime anlamı, Allah'a yakın olmak ve yaklaşmak demek olduğuna göre, böylesi tutum, eylem ve fiiller, bir bakıma İspanyol boğa arenalarında meydana gelen merhametsizce şişlenen boğa öldürmelerine  benzemektedir.
    " Yapılacak şey bellidir. Keseceği kurbanlık ne kadarsa o kadar kurbanlık hayvanı alarak kestirip ihtiyaç sahiplerine dağıtmak veya dağıtılmasını sağlamaktır.
    Kurban etleri gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaştığı zaman, yaşanan sevinç ve mutluluk her şeyin üzerindedir. " Kıtlıkta verilen lokma asla unutulmaz." sözünde ifade edildiği gibi.
    Din kardeşleri eliyle gerçekleştirilen bu davranış, onların gönüllerinde tarife sığmayan bir ufuk olmaktadır. Bu ufuk kaybolmaya yüz tutmuş olan ümmet bilincinin yeniden doğmasını sağlayacaktır. " Komşu açken tok sabahlayan bizden değildir." buyrulan hadisi şerifin yüklediği sorumluluk bilinci, bizleri harekete geçirmelidir.
    Bugün içinde bulunduğumuz çağın imkân ve şeraitine göre tüm dünya ile komşu konumundayız. Dünyanın öbür ucunda cereyan eden olaylardan anında haberdar olduğumuz gibi; ulaşım imkân ve araçlarının yardımıyla tüm dünyaya komşu kadar yakın olunmaktadır. Bu nedenle artık komşumuz kapısı bize yakın olan kimselerden ibaret değildir." ( a. g. d. )
    Netice olarak;
    Kurban kesmek bir ibadettir. Allah'a ulaşmak, Allah'la irtibat kurmak demektir. Madem ki Kurban ibadettir. Bunca görülen, meydanlarda, sokaklarda, caddelerde tezahür etmekte olan çirkin, mülevves, kirli manzaralar, görüntüler neyin nesidir acaba?
    Kurban kesme ameliyesi, bir kısım gaddarlığın, canavarlığın , acımasızlığın dışa vurması olmadığına göre, ellerde tüfekle hayvan kovalamak, iş makinasının altında utanmadan hayvancağızı ezmek, onun yanı başına dikilip naralar atmak bu düşüncemizi teyid etmektedir.
    Halbu ki, üzerinde yaşamakta olduğumuz bu dünya, sadece bizim değildir. Her şeyini her kesimin, arının, böceğin, kedinin, köpeğin, hayvanlar aleminin, karıncanın, kuşların, balıkların, yılanların, çiyanlarında dünyasıdır. Onun içindir ki;
    " Doğa, bize dedelerimizden kalan bir miras değil, torunlarımıza bırakacağımız bir emanettir. Bizler aynı anlayışı dünyada dinimiz için düşünmeliyiz. Din bize dedelerimizden kalan bir miras değildir ki onu bizim mülkümüz olarak görelim.
    Aynı zamanda torunlarımıza bırakacağımız bir emanettir. Bu nedenle sadece kendimize değil tüm insanlığa günü kurtarmaya değil, yarınlara kusursuz, hurafesiz, dos doğru bir din anlayışının ulaştırılması için çalışmak, bizim sorumluluğumuzdur.
    Bu sorunluluğumuzu yerine getirmek için hac gibi kurban gibi... Allah'ın şeairleri iyi bir fırsattır. Bu fırsatları yerinde ve zamanında değerlendirelim de bu şeref bize ait olsun. Yoksa: " İslam bahar çiçeklerinin kokusu gibi sınır tanımaz. Meltemler ile iklimden iklime, kıtadan kıtaya taşıır." ( a. g. d. )
     Rabbim!.. Bizlere her mevzuda olduğu gibi, kurban ibadeti hususunda da Kur'ânî bilinç nasip eylesin!.. Âmin!..Selâm ve duâ ile...
    Şerafettin Özdemir 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık