Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kutlu Doğum Haftası-3

" PARA İLE HATİM İNDİRİYORLAR! BİZLERE DE, BEDAVA "AMİN" DEDİRTİYORLAR!.(!)"  VEYA KUTLU DOĞUM HAFTASI!..-3-
  
    " Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler (den bazısı) onu, hakkını gözeterek okurlar. Çünkü onlar, ona iman ederler. Onu inkâr edenlere gelince, işte gerçekten zarara uğrayanlar onlardır." ( Bakara sûresi, âyet 121 )
 
    Bilindiği üzere, bu âyeti kerime Yahudi âlimlerinden Abdullah ibni Selâm ve arkadaşları hakkında nazil olmuştur.
    Bunlar Kur'an'a inandılar ve ondaki hükümleri tasdik ettiler. Diğer bir ifade de ise, bu âyet Cafer bin Ebi Talip'le Habeşistan'dan gelen kırk kişilik cemaat hakkındadır ki, bunlar ehl-i kitaptan İslâm'ı kabul edenlerdir.
 
    Bu ayeti kerimeyi referans alarak mevzuma başlamak istiyorum: Rabbim, tüm okuyanlarımıza, yazarlarımıza bilinç nasip eylesin!.. Âmin!..
 
    Dünkü, yazılarımda da arzetmiş olduğum gibi, " Kutlu Doğum Haftası"nın içerisinde bulunuyoruz!.. Başkanlığımız, Müftülüklerimiz ve camii görevlilerimiz kendi güçleri nisbetinde bir şeyler yapmağa çalışmaktadırlar!..
 
    Ama, bendeniz bu tür yapılan şeyleri değil de, asıl üzerinde durulması gereken, " Kutlu Doğum Haftası"nın etkinliklerinin içerisine alınması gereken, " Para ile hatim okuma" " Kur'an okuma karşılığında ücret alma" " Ücretsiz hatim okumama" üzerinde durulması, hafta süresince konunun konuşulması, değerlendirilmesini arzu etmekteyim.
 
    Çünkü, " Bin bir hatim" " Milyon kere salavat" " Ölü hatimler"i, " Ölüye mevlid okuma" yapmış olsak da, verimsiz, faydasız, neticesiz kalınmaktadır!.. Çünkü,
 
    Okuyanlar, paralarını almakta, zarfları ceplerine yerleştirmekte, dinleyenler de bedava olarak amin demektedirler!.. Oysa,
 
    Asr-ı Saadet sürecine sarktığımız zaman, görmüş oluruz ki, başta ne Rasûlullah (sav), nede Sahabe-i Kiram (ra) hazeratı böyle bir uygulama yapmamışlar, ne ölü için, ne kabir başında, nede ölü evinde, insanları toplayıp, yemekler dökülüp, Kur'an'lar okutmamışlardır!..
 
    Hiç bir insan da, bu gün olduğu gibi, okunan Kur'an'lara, yapılan dualara " Amin" dememişlerdir!.. Çünkü, bu tür yanlışlar, Kur'an dışı ameller, din dışı çirkinlikler, sonra ki zamanlar da yapılmış, o gündür, bu gündür de yapılmaya, tertemiz, okumamış insanların duygularını istismar etme, onları kandırma ameliyesi devam edip gitmektedir!..
 
    Onun içindir ki, her zaman vurguladığım gibi, gönlümüz istiyor ki, " Kutlu Doğum Haftası" günlerinde, bu tür çirkinlikler, yanlışlar, hurafeler, uyduruklar, uydurmalar gündeme taşınsın, mes'ele, dobra dobra anlatılsın, bunları anlatmakla da, dinden çıkılamayacağı izah edilmiş olsun!..
 
    Asıl dinden çıkmalar, yoldan sapmalar; Rasulullah (sav)'in, çizgisinden, yolundan, Sünnet-i Nebeviyyesi'nden sapıldığı, başka yollara, şaman kültürüne gidildiği zaman olunduğu idrak edilmelidir.
 
    Belki denilecektir ki, mezara gittiğimiz zaman, ölü definlerinde, mevtamıza karşı ne yapmalıyız veya ne yapılmalıdır?.. Tabii ki, ölülerimiz için dua etmeliyiz, dua ayetlerini okumalıyız, mevtanın varsa borçlarını ödemeliyiz, arkasından istiğfar etmeli, sadaka vermeliyiz!..
 
    İllaki, başkaları da görsün diye, bu gün olduğu gibi, hafızlar toplayıp, insanları çağırıp, yemekler vermek, üç, yedi, kırk ve elli iki okutmak, din dışı işlerdir!.. Karşılığında, sadece insanların aferini alınmakta, hak rızası olmamaktadır!.. Şu âyeti kerimeyi birlikte okuyalım:
 
    " Hâlâ Kur'an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda bir çok tutarsızlık bulurlardı." ( Nisâ sûresi, âyet 82)
 
    Malum olduğu üzere, Kur'an'ı Kerim, hem ifade bakımından, hem mana bakımından bir bütünlük arzetmektedir.
    İnsanların söylemiş olduğu sözler, kelamlar, güzellik ve düzgünlük bakımından daima aynı olmaz. Yazan ve söyleyenin içinde bulunduğu hal ve şartlara göre değişir.
 
    Kur'an'ın ifade ve üslûbu ise baştan sona emsâlsiz bir güzellik ve düzgünlük içindedir. Bu sözlerin ihtiva ettiği anlam, hüküm ve haberler de, yaratılış öncesinden ebediyete kadar hemen her şeye temas ettiği halde tam bir tutarlılık, bütünlük, sıhhat ve uygunluk arzetmektedir.
 
    Yalnızca bunları düşünmek ve tesbit etmek bile, aziz Kur'an'ın insan eseri olmadığını, Allah'tan gelmiş bulunduğunu anlamaya yetecektir.
 
    Hal böyle iken, " Mutlu Çağ" Rasûlullah (sav) döneminde, bin bir hatimler okunmuyordu. Milyon kere milyon defalar "salavat"lar çekilmiyordu.
 
    Aziz peygamberimize beş ayet nazil oluyor, etrafında kümelenmiş insanlar, onu can kulağı ile dinleyip, ezberleyip, anlayıp ve emirlerini yaşamaya çalışıyorlardı. Ya bizler ne yapıyoruz?
 
    Anlamadan, anlamına vakıf olmadan, içeriği bilinmeden, anlaşılmadan hatimler, cüzler, bin bir kere hatimler okuyoruz ama, sonunda bir maksat için okunduğu biliniyor.. Ölüye, ölülere ve ruhlarına bağışlama!..
 
   Şimdi soruyorum? Bu hususların dışında, para ile , ücretle okunan hatimlerde, merasimlerde, ölü mevlidlerinde, insanlığın, toplumun, orada bulunanların istifade etmesi için, yaşamlarında uygulamaları için yapılan bir tatbikat , anlatma, tefsir, izahat var mıdır?
 
        " İnmemiştir hele Kur'an; bunu hakkıyla bilin,
          Ne mezarlıkta okunmak, nede fal bakmak için!" ( Akif) 
 
    Her zaman ifade etmiş olduğum gibi, " Kutlu Doğum Haftası" günleri, bir fırsat, bir nimet olmalıdır!.. Bu günlerde, Müslümanların bilmedikleri, duymadıkları, hayatlarını, yaşam tarzlarını ilgilendiren hususlar, Kur'anî emirler gündeme gelmiş olursa, üzerinde dura dura anlatılırsa, zihinlere iyice yerleştirilirse, çok çok faydalı olacak, " Kutlu Doğum Haftası" da üretken, verimli olacaktır!..
 
    Netice olarak;
 
    Geliniz, bu gidişatı değiştirelim. Dinde, İslam'da, Kur'anî emirlerde değil de, Müslümanların beyinlerinde, idraklerinde, anlamalarında bir reforma gidelim. Yep yeni bir inkılap meydana getirip, Asr-ı Saadet anlayışını çağımıza taşıyalım.
 
    Aksi takdirde, her yıl,  bu işler, böylesi tatbikatlar, tekrardan öte gitmeyecektir!.. " Kellim kellim lâ yenfa" " Konuş konuş boş" işlevinden öteye bir anlam ifade etmeyecektir!..
 
    Halbu ki, din ve onun yüce kitabı Kur'an, hiç bir zaman boşluğu, boş vermişliği, böyle gelmiş, böyle gider saçmalığını kabul etmemektedir.
 
    Yani, üç beş tane hoca efendi, davet üzerine gelip hatimler indirecekler, paralarını alacaklar, bizler, yani, cemaatlerde " bedava" "amin" diyeceğiz!.. Yani, oldumu böyle bir saçmalık!.. Hasıl olan sevap tacirliği yapılacaktır!.. Nedir bu hasıl olan sevap?.. Allah aşkına bunun izahı yapılmalıdır!,. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık