ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kutlu Doğum Haftası-5
   " SEN, ÖLÜLERE İŞİTTİREMEZSİN!." ( Rûm, 52) VEYA KUTLU DOĞUM HAFTASI!..-5-
 
 
    " ( Resûlüm!) Elbette sen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken sağırlara o daveti işittiremezsin." ( Rûm sûresi, âyet 52)
 
    Bu günkü yazımla yine, aziz Kur'an'ı, yanlış yerlere götürenlere, olmadık , ilgisiz, alakasız yerlerde okuyanlara çatacağım!..
    Keşke!.. Başkanlığımız; mes'eleye el atmış olsa da, millet olarak, Müslüman millet olarak bu çelişkiden, bu yanlıştan kurtulmuş, felaha ermiş olsak!.. Bilhassa, bu tür mühim, ciddi bir gerçeği dile getirmenin, üzerinde durulmanın günlerini yaşamaktayız.
 
    "Kutlu Doğum Haftası" etkinlikleri arasında ne yapılmaktadır? Plan ve proğram nedir, milletimize ne tür dini, Kur'anî, manevî hizmetler sunulmaktadır?
 
    Bu mes'eleyi, hem de hayati problemi tüm okuyanlarımız, hocalarımız, öğretmenlerimiz, entelektüellerimiz irdelemeli, konuşmalı, bu hususta fikir yürütmeli ve görüş sunmalıdırlar!.. Çünkü,
 
    Ölülere; Kur'an'ı Kerim'i işittirmek, onlara duyurmak mümkün değildir!.. Hele, Yasin sûresi, ölü ile hiç alakası, bir yakınlığı bulunmayan bir suredir!.. Sadece, hadisin ne derece sahih olduğunu bilmiyorum.. " Ölmek üzere olanlara Yasin okuyun" talimatı bulunmaktadır.. Şayet sahih ise!..
 
    Hal böyle iken, mezarla, ölmüş ile, kabirde yatan ile hiç de ilintisi bulunmayan bir surenin, mezarlıklarda okunması, diriler durur iken, dirilerin daha çok ihtiyacı var iken, bizim mezarlıklarda, bağıra, çağıra melodili, ritmli bir halde, ölülere Yasin okumamız ne derece isabetli, ne kadar doğrudur?
 
    Onun içindir ki, şu ana kadar içi doldurulmamış olan " Kutlu Doğum Haftası"nın, hiç olmazsa bundan sonraki süreçlerde, içini Kur'an'la, aziz Peygamberimizin (sav), mübarek tavsiyeleri ile dolduralım..  O tavsiyeler ki, insanlığa, insanımıza ve tüm ümmete ışık olsun, ışık saçsın inşallah!..  Sözün burasında, hocalarımıza bir tavsiye içeren bir alıntıyı buraya alıyorum:
 
    "... İmam kardeşlerime acizane tavsiyem; ( beni af etsinler) rızıklarından korkmasınlar. Kur'an parası almasınlar. Ticaret etsinler. Çünkü onlar Peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ticaret etmiştir, lakin hangi Peygamber para ile Peygamberlik etmiştir?
    Din Allah'ındır. İnsan, din tavassutu ile dinin sahibi Allah'a ulaşmaya ve ona kul olmaya çalışır. Nasıl kul olunacağını, dinin anayasası olan Kur'an tarif etmektedir.
 
    Allah'ü Tealaya ulaşmak ve ona kul olmak isteyenler, Kur'an'ı usulüne uygun tilavet etmelidirler. Kur'an'ı doğru okuyamayanlar benzinine su katılmış araç gibidirler. Yolda tekleme yaparlar ve yolculukları salimen devam etmez.
 
    Şayet, bu araçta bir de arıza var ve bu arıza karbüratörde ( kalp'te) ise, bu tamiri çok zor olan büyük bir arızadır. Bu araç böyle iken insanı dinin sahibi Allah'a ulaştıramaz ve yolda kalır." ( Hayata yön veren düşünceler, E. S. Osmanoğlu, say.132 )
 
   Evet, bu yazıda ifade edildiği gibi, milleti, peşinden sürükleyip taşımakta olan, motor mesabesindeki hocalarımız da arıza bulunmaktadır!.. Hem de, tali konularda, ikincil, üçüncül mes'eleler de değil, tam da, ana mes'elede  ariza bulunmaktadır!..
 
    Tabii ki; hamdolsun, günümüz dünyasında hocalarımızın almış oldukları maaş, ücret tatminkardır!.. Hele, camilerinde lojmanlarda var ise, değme keyiflerine!.. Almış oldukları maaş yeter de, artar bile..
 
    Niçin, kabirlere giderek, fuzuli, ilgisiz, alakasız, yersiz şekilde, ölülere Kur'an okuyup, hatim indirip, üç, yedi, kırk ve elli iki okuyup para, ücret alalım ki?.. Ayrıca;
 
    Yasin sûresini, Allah aşkına baştan aşağı bir kaç kez okuyalım. Anlamına kulak verelim. Okuyan kardeşlerimiz, hiç "ölüye okuyun", sözüne  tesadüf edecekler midir? Yeminle, tekidle ifade ediyorum ki, böyle bir ibareye rast gelmeleri mümkün olmayacaktır!..
 
    Lakin, Yasin suresinde, şu hususları göreceklerdir!.. Tamamen dünyevî bilgiler, anlatımlar, ifadeler göreceklerdir!.. Şu ayet meallerine dikkatinizi çekmek istiyorum:
 
    " Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzerler." ( Yâsin sûresi, âyet 40 )
    " Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O'dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz." ( Yâsin sûresi, âyet 80 )
 
    Hani , bedevi Araplar, ağaçları birbirine sürterek ve yakarak ateş elde ederlerdi. Yemyeşil ağaçtan ateş çıkarmaya muktedir olan Allah çürümüş kemikleri diriltmeye  de kadirdir. Ayeti kerime , buna işaret edilmektedir.
 
    Hal böyle iken, bizler, bu ayetleri mezarda, ölü üzerine okursak, " Ey ölü, bulunduğun yerde, ateşe ihtiyacın olabilir!.. Yanında bulunan ağaçları birbirlerine sürterek, ateş yakabilirsin" sözü, ifadesi, abesle iştiğal olmaz mı?
    Belki denilecektir ki, ölmüşlerimize ne okuyacağız?.. Elbette, yapılacak iş ve işlem: Ölenin borcu var ise, borcunu tediye etmek, ruhu için fakir-fukaraya sadaka vermek ve ölmüşe dua etmek lazımdır!..
 
    Netice olarak;
 
    " Kutlu Doğum Haftası" milletçe bir fırsat olmalı, Kur'an'ı Kerim'i, okuma, anlama ve yaşama mevzuu bir nimet, bir ihsan olmalıdır!..
 
    Olmalıdır ki, bizler de, böylesi günleri, zaman dilimlerini güzel bir şekilde değerlendirip, toplumun huzuru için, sokakların, caddelerin, meydanların asude şekilde olması nedeniyle, Kur'an; gündem oluşturmalı, ayetleri tek tek imbikten geçirircesine, bir değil, iki değil, sürekli teati edilmelidir!..
 
    Yoksa, " Kutlu Doğum Haftası" ı günlerinde, sadece mes'eleyi, bir mevlid okutarak, bir kaç ilahi söyleterek geçiştirmek, bu toplumla alay etmek, göz boyamak olacaktır!.. Diğer taraftan,
 
    Yüce dinin içerisine girmiş, girdirilmiş hurafeleri, mevzu hadisleri halka anlatmalı, insanlarımız da dikkat sahibi olmalıdır!.. Çünkü, hurafe işleri, bid'at işleri sapıklık ve nankörlüktür!..
 
    Ayrıca, " Kutlu Doğum Haftası"nda, çevrede bulunan fakirler, dullar, yetimler, öksüzler, şehid hanımları, çocukları, miskinler, garip-gurebalar aranmalı, soruşturulmalı, hastane, hapishane köşesinde bulunan zavallılar, düşkünler ziyaret edilmelidir.
 
    Okuyamayan gençler, evlenemeyen genç kızlar ve delikanlılar evlendirilmeli, cehizleri alınarak, onların da yuva kurmalarına vesile olunmalıdır!.. İşte, o zaman görülecektir ki, " Kutlu Doğum Haftası" kutlanmış, herkes de, böylesi kutlu günleri, canla, başla arar, bekler olmalıdır!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

            

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık