Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Kutlu Doğum Haftası-9

 " HZ. MUHAMMED (sav)'İ; SEVR MAĞARASININ KAPISINDA ÖRÜLEN ÖRÜMCEK AĞLARI DEĞİL; ONUN ETRAFINDA ÖRÜLEN ÖRÜMCEK AĞLARI                          TANIMAZ ETMİŞTİR!" VEYA KUTLU DOĞUM HAFTASI!.. -9-
 
 
    " Muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölecekler!.."  ( Zümer sûresi, âyet 30)
 
    Resulullah (sav); bir beşer ve Resul olarak, biz insanlardan birisidir!.. Tıpkı bizler gibi, evlenmiş, çoluk-çocuğa karışmış, hanımlarıyla oturup kalkmış, uyumuş, gülmüş, ağlamış, tebessüm etmiş, zaman zaman moral bozukluğu yaşamış, acı duymuş, acı çekmiş, topluma karışmış, cenazeleri takip etmiş, hasılı her alanda, her yerde görülmüştür!..
 
    Savaş kararları almış, hakkında bilgisi olmadığı mevzuları sahabelerine havale etmiş, tedrisat yaptırmış, fetva vermiş, Kur'an'ı; imbik imbik açıklamış, sohbetinden sahabe de huzur içerisinde yararlanmıştır!..
 
    Sosyal alanlarda icrai faaliyette bulunmuş, çocukları sevmiş başlarını okşamış, yaşlı kadınlarla şakalaşmış, onları cennetle onure etmiştir!..
 
    Ancak, sonra ki zamanlarda, böylesi bir Resul, kul peygamber; birileri tarafından, daha doğrusu, bir kısım cemaatçikler, mistikler, sufiler tarafından, bu hali saptırılarak, o yüce Peygamberi göklerde uçurmaya başlamışlar, kulluktan çıkıştırarak, meleklerin hüviyetlerine  büründürmüşlerdir!.. İsterseniz, İbrahim Sarmış hocanın bu mevzuda görüşlerine baş vurmuş olalım:
 
    " Âlemlerin kendisi hürmetine yaratıldığı, Âdem henüz yaratılmamışken Nebî olan bir Peygamber tasavvuru, " Allah'ın oğlu İsa" inanışına benzemiyor mu?
 
    Sevr Mağarasının kapısında örülen örümcek ağları (!) değil- Hz. Muhammed  etrafında örülen örümcek ağları onu gerçek kimliğiyle tanımayı son derece zorlaştırmıştır.
 
    Hadis, Siyer ve Meğazi kitaplarında bu ağları fazlasıyla görüyoruz. Onun için en eski siyer kitabı olarak olarak İbni İshak'ın Siyer kitabı başta olmak üzere, Siyer ve Hadis kitaplarındaki konu ile ilgili anlatımlarda büyük sıkıntılar bulunmaktadır. Bu kitaplardaki anlatımlara çok zaman güvenmek mümkün değildir.
 
    Genellikle Peygamberleri yarıştırıp Hz. Muhammed'i şampiyon yapma çabalarının ürünü olduğu açıktır. Mesela Hz. İsa'nın sözde diri olarak göğe çekilip kıyamete kadar Allah'ın yanında yaşamasına ve kıyametten önce gelip Hristiyanları da kurtarması anlatımlarına alternatif olarak Hz. Muhammed'in Miraç'ta güya göklerin üstüne çıktığı ve Yüce Allah'la yüz yüze görüşüp ondan vahiyler aldığı..
 
    Bedeniyle veya ruhuyla diri olup istediği zaman hayatta görünüp tasarruf ettiği anlatılır ki bununla Hz. İsa'nın ya ötesine geçtiği ya da ondan geri kalmadığı anlatılmak istenmektedir.
 
    Şüphesiz bu uydurma ve abartmalar Hz. Muhammed'in ve temsil ettiği misyonun doğru ve rahat anlaşılmasına değil, ancak mitoloji ve hurafe ağlarıyla kuşatılıp Hz. İsa için anlatılan mitolojiler gibi hem beşeri hem ilahi bir kimliğe büründürülerek flulaşmasına hizmet etmektedir.
 
    Bu tür anlatımlar konusunda toplum her vesile ile bilgilendirilip uyarılmadığı müddetçe " Alemi Muhammed için yaratan Allah benim için devam ettirmektedir" diyecek meczuplar ve ilahi aşk şarabıyla sarhoş olup şatahat adı altında saçmalayanları kutsayanlar ve yüceltenler olacaktır." ( www.islamvehayat.com)
 
     Bir haftadan fazla bir zamandır gündeme taşımış olduğum gibi, maalesef, bir kısım meczuplar, mecnunlar, seydalarını, şeyhlerini, üstadlarını peygamberin makamının üzerine çıkararak, ona taparcasına, onu kutsallaştırmaktadırlar!..
 
    Gürünlü Ahmet hocamız, hayatta ise, Allah ona uzun ömürler versin diyorum. Yıllarca önce o hoca efendi başından geçen bir vak'ayı, gülünecek bir mes'eleyi anlatmıştı.
 
    Ahmet hocamız, 1980 lerden sonra, Gürün  İlçe Müftülüğüne vekalet etmektedir!.. Cesaret bu ya, bir gün arabasına biner, Şeyh hazretlerinin (!) köyüne gider. Çorbasını içer, bir gece orada kalır ve sabahleyin erkenden kalkarak, köyün çevresinde bulunan şeyh efendinin tütün tarlalarını gezmeye çıkar!..
 
    Tütün kullanmak, tütün yetiştirmek, tütün ekmek, tütün içmek bizlere kerahat olabilir de, şeyh efendiye (!) caizdir!.. Ahmet hoca, tütün tarlalarını gezerken, şeyhin  etrafındaki kişilere ve şeyhe haber ulaştırılmıştır!..
 
     " Amanın yetişin!.. Gürün Müftüsü Ahmet hoca, şeyhin tütün tarlalarını gezmektedir!.." kara haberi üzerine, bir kısım şeyhin fedaileri, koruyucuları hemen Ahmet hocanın peşine düşerler ve onu tütün tarlasından çıkararak köyün dışına kadar kovalarlar!.. Zaten, Ahmet hoca o anda yakalanmış olsaydı, alimallah!.. Kefenini giymiş olacaktı!..
 
    Şimdi soruyorum!.. " Kutlu Doğum Haftası"nda bunlar anlatılmalı değil miydi?.. Ne yaptık hafta süresince? Allah aşkına bunu bir izah eden çıksın da cevap versin?..
 
    2016 yılının " Kutlu Doğum Haftası" başlığı mükemmeldir!.. " Vahdet, birlik, bir olmak" vesaire!.. Ama, ne hazindir ki, bu başlığın içerisi boştur!.. Üfürseniz, söz konusu bu başlıkta uçup gidecektir!.. İçi doldurulmamış başlık, serlevha ve hurafeleri anlatmaya yine devam!..
 
    Hafta süresince ne yapılmalı idi, neler anlatılmalı idi?.. Anlatacak, gündeme taşınacak çok şeyler vardır ve bulunmaktadır!.." Peygamberin kazuratı, idrarı, sakalı kutsal değildir" bunlar anlatılmalı idi!..
 
    Şeyh efendi; tarikat adına insanları tiryaki edemez, bu İslam'a ihanet, millete kötülük, sağlığa, sıhhate vurulmuş en büyük bir haramdı, bunlar anlatılmalı idi!..
 
    Velilik, erenlik, ermişlik, keramet, velayet, kutupluk, gavslık vb. hususlar, Allah yanında gizli makamlardır!.. Bu iddiaları, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali , Hz. Hasan. Hz. Hüseyin ve binlerce sahabe-i kiram öne sürmemişlerdir!..
    Ama, işin tuhaflığına bakınız ki, 21 asır insanları, bu tür saçma, temelsiz, Kur'an'sız iddia ve düşüncelerle, etraflarına binleri toplamakta, kendileri kurşun geçirmez, zırhlı otolarda seyahat ederken, müridan perişan, sefil ve biçare şekilde yaşamaktadırlar!..
 
    İşte, " Kutlu Doğum Haftası"nda bunlar ele alınmalı, korkulmamalı idi!.. Fethullah Efendi(!)den korktuk da ne oldu?.. Neredeyse, Humeyni gibi, ülkemize gelip, göz yaşları içerisinde, sel sümük içerisinde, Fetö (!) ihtilali yapacaktı!..
 
    Toplanan milyonlar, fakirin, fukaranın alın terleri, böylece gümbürtüye gitmiş oldu!.. Devlet; devlet erkanı uyandı ama, geç uyanıldı!..
 
    Netice olarak;
 
    " Kutlu Doğum Haftası"nın içerisini doldurmuş olsaydık; insanımız; Kur'an'la buluşacak, onu okuyacak, onu anlayacak ve emirlerini yaşamış olacaktı!..
 
    Ama, 2016 " Kutlu Doğum Haftası"da boşa geçen, heba edilen bir hafta oldu!.. Yine bu hafta dolayısıyla, Rasulullah (sav) i anlayamadık, anlatmadılar, anlatmak,  izah etmek lütfunda bulanmadılar!..
 
    Bu hafta, cuma günü, yine hoca efendiyi, yani, camimiz hocasını dinledik.. Hem de baştan sona kadar!.. Bendeniz, o kadar anlatımlar içerisinde dişe dokunur bir şeye rast gelmedim.. Bendeniz gelmediğime göre, zaten, hayatında, iki satır bir şey okumayan cemaatlerde hiç anlamıştır!.. Lokalde oturan bir kaç kişiye dedim: " Hoca efendiyi dinleyelim" diye.. Almış olduğum cevap: " Biz çooook dinledik de ne oldu, bir şey anlayamadık" sözü olmuştur!..
 
    Evet, bizler, yani hocalar!.. Cemaatleri uyandıramıyoruz; ne Kur'anî, ne tefsir, ne anlam, ne yorum, ne fıkıh, ne günümüze hitap etme, nede Peygamber Efendimizin mümtaz haline ait bir şey veremiyoruz!.. Aksine, cemaatleri uyur gezer, yarı ahmak, yarı aptal haline getirmiş olduk!.. Oysa,
 
    Cemaatlerimiz;, pırlanta, işlenmemiş, altın, cevher kıymetlerdir!.. Bizler, sadece gelenekden, klasik düşüncelerden, hikayelerden çekindiğimiz, korktuğumuz için onları aydınlatamıyoruz.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
 
     
 
     


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık