Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

KUTLU DOĞUM KUTLAMALARINDAKİ HEDEF NEDİR NE OLMALIDIR

" Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.

" ( Ahzâb sûresi, âyet 21) Ayeti kerimenin kısaca tahlili şöyledir: Zikredilen âyeti kerime de, Resûlullah (sav)'in, Allah'ın hoşnutluğunu kazandıracak davranışlarda bulunmak isteyenler için mükemmel ve canlı bir örnek, en büyük erdem nümûnesi olduğu anlatılmaktadır Böylece, Resûlullah'ın, hislerine mağlup insanları memnun etmek ve onlara pratik değerden mahrum bir takım nazarî kaideler öğretmekle görevli olmayıp, onun hedefinin, insanlığa amelî kaideler öğretmek ve bu kaideleri kendi yaşayışıyla izah ve tarif etmek olduğu anlaşılmış olmaktadır Binaenaleyh, onun hayatı ve sîreti incelenirken bu nokta asla gözden uzak tutulmamalıdır.

Yirminci asrın büyük dertlisi, bir Kur'an insanı olan Akif'in " Pek Hazin Bir Mevlid Gecesi" Başlıklı şiirini mevzumuza almadan edemiyeceğim Çünkü, Âkif'i, bu aziz millet hali hazır anlayabilmiş, görüşlerinden, düşüncelerinden istifade edebilmiş değildir " Yıllar geçiyor ki, yâ Muhammed, Aylar bize hep muharrem oldu! Akşam ne güneşli bir geceydi.

Eyvah, o da leyl-i mâtem oldu!.

Âlem bugün üç yüz elli milyon Mazlûma yaman bir âlem oldu! Çiğnendi harîm-i pâki ser'in; Nâmusa yabancı mahrem oldu! Beyninde öten çanın sesinden Binlerce minâre ebkem oldu Allah için ey Nebiyy-i ma'sûm, İslâm'ı bırakma böyle bîkes, İslâm'ı bırakma böyle mazlum" ( M.

Akif) Ülkemizde, 14 Nisan 2015 tarihinden itibaren, maşallah! Her alanda, camilerimizde, evlerimizde , belediyelerimizde, konferans salonlarımızda " Kutlu Doğum Haftası" etkinlikleri hızla , koşuştururcasına devam etmektedir Müftülerimiz, vaizlerimiz, imamlarımız bir telaş, bir heyecan içerisinde bir o yana, bir bu yana koşuşturup durmaktadırlar!.

Kimi hoca efendiler, amirlerinin gözüne girmek, ona daha yakın olabilmek için, olmadık fikirler, düşünceler, planlar, proğramlar öne sürerek, haftanın, verimli, üretken, dolu dolu geçmesini arzu etmektedirler İsterseniz, sözün burasında, sevgili kardeşim, hocam Hasan Karagüzel beyin tesbitlerine yer verelim: " Kutlu doğum kutlamalarından memnun musunuz diye bir soru sorsam bu işin gerçek mahiyetini bilenlerden müsbet bir cevap alamayacağım şüphe götürmez bir hakikattir Hemen söylemeliyim ki bir hafta Peygamberimizi ona ait olmayan rivayetlerle anarak değil, 52 hafta yani ömür boyu onu gerçek kaynaktan anlayarak ve onun yanındaymış gibi samimiyetimizi ortaya koymalıyız.

Peygamberimiz as Ashab-ı Kiram, Emeviler ve Abbasiler dönemlerinde herhangi bir kutlama örneğine rastlanmayan Rebiulevvel ayının on ikinci gecesi Mevlid kandili, ilk defa hicretten yaklaşık üç yüz elli yıl kadar sonra Mısır'da, Şii Fâtiimi Devleti döneminde kutlanmaya başlamıştır Eyyubiler döneminde birçok tören ve bayram kaldırılmış olduğundan Mevlid kutlamaları Erbil Atabegi Begteginli Muzafferuddin Kökböri (ö.

629/1232) tarafından büyük törenlerle yeniden kutlanmaya başlamıştır 1989 yılından beri 20-27 Nisan tarihleri arası kutlu doğum haftası olarak kutlanır Rebiülevvel ayının 12.

Gecesi Mevlid gecesi ise 13 yy'dan beri kutlanmaktadır Size konunun ilmi yönünü izah ediyorum, bunu kutlanmasın manasına almayın lütfen.

Kutlanmasına karşı değilim, karşı olduğum noktaları size Kur'an Perspektifinde izah etmeğe çalışacağım Gerçekten Kutlu Doğum Proğramlarından Memnun muyuz? Şahsen ben memnun değilim, sebebi ise, Kutlamalarda hedef nedir? Peygamberimiz'i ve Allah'ı O'na tebliğ görevi verdiği İSLAM DİNİ'ni hurafelerden uzak, gerçek veçhesiyle tanıdık mı? Bunca yıldır kutlamalardan bu doğrultuda ne öğrendik? Daha bir çok soruyu sorabileceğim bu konulara maalesef müsbet cevap alınamayacaktır Bunca emekler, harcamalar hedefe ulaşmamaktadır, üzgünüm.

Günümüz kutlamalarında maalesef keyfiyet değil, kemmiyet ön plandadır Yurdumuza has Kutlu Doğum Haftası bunca yıldır kutlandığı halde Peygamberimizle ilgili ne öğrendik diye bir soru sorsam karşılığı koskoca HİÇ olacaktır Aslında HİÇ değil, masallar, hikâyeler öğrendik, öğrettik.

Allah'ın Resulünü Allah'a paralel hale getirdiler Kur'an'a sünneti şerik koşarsanız, Resulullah'ı da Allah'a şerik koşmuş olursunuz Bu anlayışa sahip olanları görmüyor muyuz? Muhammed, eşittir Allah diyorlar.

Peygamberimizi en iyi bilen Yüce Allah onu bize nasıl tanıtıyor bir bakalım: " De ki: Ben de sizin gibi bir insanım Şu kadar var ki bana, ilahınızın sadece bir tek ilah olduğu vahyediliyor.

" ( 18 Kehf 110) Allah bize peygamberi örnek almamızı tavsiye ediyor: " Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.

" ( 33/Ahzab 21) Buharlaşmış, ışınlanmış, uçan biri örnek alınır mı? Örnek alınması için bizim gibi olacak, yeryüzünde iz bırakacak Yerde iz bırakması için yerde yürüyecek gökte değil Onu izlemek için onun yerde yürümesi lazım.

Onu izlemeği dert edinmeyenler için söylenecek bir şey yok Ahzab sûresi 45-46 Âyetlerde Allah, peygamberin sıfatlarını sayarken şöyle der: " Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici , bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik"( 33/ Ahzab 45-46) ( medyabar.

com) Sanırım, bu ifadeler, mes'elenin mahiyetini bizlere enine-boyuna izah etmiştir Hakikaten, asırlardan beri, yani, Şii Fatimilerden bu yana Kutlu Doğum Haftasını kutlamaktayız!.

O günü, o geceyi tes'id ederek, anarak, mevlidler okuyarak, mevlid esnasında, Kur'an'ı da Mevlid'e payanda yapıyoruz, törenler, merasimler yapılırken, Süleyman Çelebi'nin mevlid bahirleri kürsülerde okunurken, aziz kitabımız Kur'an'ı Kerim'de aşağılarda, lütfen ve kerhen okunmaktadır Soruyu tekraren soruyorum.

Bunca kutlamalardan ne elde ettik, neler öğrendik, faydamız, yararımız neler oldu ve olmaktadır? Allah rızası için, birileri çıksınlar da bu sorulara, bu sitemlere, bu kırgınlıklara birer birer cevaplar versinler! Ülkemizde, 1989 yılından beri kutlanmakta olan Kutlu Doğum Merasimlerinden bu gidişle bir netice alamayacağız!.

Bir kısım politik insanlar bu tür merasimleri kendi lehlerine çevirirken, daha dindar, daha maneviyat ehli pozisyonuna bürünürken, hoca efendiler de Müftülere kıyak çekmekte, daha iyi göze girmek, Müftülerin heybetinden, hiddetin bir zarara uğramamak için meccanen, parasız mevlid okumaktadırlar Peki, cemaatler, camilerde toplanan insanlar bu işten nasıl faydalanmaktadır?.

Cemaatlerde, hocanın ahenkli, ritmli, musikili, tonlu, melodili, akordlu sesini dinleyerek , müzik ihtiyaçlarını gidermektedirler!.

Hasılı, hafta boyunca bu tür etkinlikler dozajını artırarak -şayet etkinlik denirse- devam etmektedir AAa.

Bir de bakıyoruz ki, hafta bitmiş, cemaatler camiden, toplantı yerlerinden dağılmış, bundan sonra da, herkes, yani önde olan kişiler, tertip heyeti, görevlerini layıkı ile yapmanın gururu, mutluluğu içerisinde evlerine gitmektedirler! Netice olarak; Beyler!.

Bu böyle gitmeyecektir!.

Gitmemektedir! Zannedilmesin ki, " s en kim oluyorsun ki, bu merasimlere karşı çıkıyorsun?" diyenler olacaktır ve olmaktadır!.

Bendeniz, bu merasimleri neye benzetmekteyim biliyor musunuz? Hani, hanım cemaatlerimiz vardır!.

Cuma namazlarına gelemeyen, camilerden, mescitlerden kovmuş olduğumuz, kapı dışarı ettiğimiz hanımlar! O hanımlar, bizler, cuma günleri vaaz efendinin geleneksel hikayelerini dinlerken, onlarda, bir evde toplanıp, el almış birinin etrafında kümelenip, 21 Yasin, 40 Yasin okuyarak, 4444 sayılı dualara dalarak, sonra da gözlerini yarım saat, bir saat kapatıp, cehennemi, cehennemde yanmayı düşündükleri gibi, yapmaktayız!.

Geliniz, bu abartı dolu, hurafe içeren merasimler yerine, yine adı öyle olsun! Yani, " Kutlu Doğum Haftası" olsun!.

Kur'anî çalışmalar yapalım, tefsir, vahyi müjdeler, Resulullah (sav)'in sahih sünnetleri, O'nun aile hayatı, ahlakı, yaşantısı, insan sevgisi, hedefleri, evrenselliği , alemlere rahmet oluşu, merhameti, yoksullara, yetimlere, öksüzlere, miskinlere, garibanlara karşı tavrını gündeme taşıyalım! Diğer taraftan, entelektüel insanlarımız, Kur'an erlerimiz artık her şeyi, ama, her şeyi takip etmekte, sorgulamakta, imamın, Müftünün, Vaizin, konferansçının, panelcinin ne konuştuğunu, ne anlattığını can kulağı ile dinlemektedirler!.

Yanlış anlatımları, söylemleri, ifadeleri notlar alarak, başka yerlerde dile getirmekte, hoşuna gitmediği zaman bir daha öylesi yerlere gitmemektedirler!.

Onun için, her proğramımız, Kur'an'a dayalı olmalıdır! Rabbimiz!.

Kutlu Doğum Haftasını hayırlara tebdil eylesin.

Hizmet edenlerimiz de , Kur'an konuşsun, Kur'an soluklasın! Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık