ayyıldız vekaletle kurban kampanyası
ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

MEHDİ DİYE BİR KİMSE VAR MIDIR

MEHDİ DİYE BİR KİMSE VAR MIDIR? VEYA SAHTE MEHDİ TASLAKLARI!.

" Şüphesiz Allah katında hayvanların en kötüsü, düşünmeyen sağırlar ve dilsizlerdir" ( Enfâl sûresi, âyet 22 ) " Allah onlarda bir hayır görseydi elbette onlara işittirirdi.

Fakat işittirseydi bile yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi" ( Enfâl sûresi, âyet 23 ) Ayeti kerimenin kısaca tahlili şöyledir: Zikredilen âyetler, Allah Resûlünün sözlerini işitip de ehemmiyet vermeyen kimselere ihtardır, bir uyarıdır Bunlar görünüşte işittiklerini gerçek anlamda ise işitmedikleri için söz anlamayan, gerçeği bilmeyen sağır ve dilsiz hayvanlara benzetilmişlerdir.

Böylesi insanlarda hayır namına bir istidat yoktur Eğer hayra kabiliyetleri olsaydı, yüce Allah onlara sözlerinin gerçek mânâsını işittirirdi Maalesef, asırlardan beri bir kısım sahte Mehdilerin, Mehdicilerin " Mehdi, geldi, gelecek" hezeyanları ile oturup kalkmaları, tabii ki, bizler, bundan çok çok rahatsız olmakta, Müslüman olarak elem duymaktayız.

Ne zaman ki, dünya da bir panik, bir kargaşa zuhur etmiş olsa, bakıyorsunuz ki, bu fırsatı değerlendirmesini bilen uyanıklar, cingözler hemen ortaya fırlayıp, " kurtarıcı Mehdi geliyooorr" vaveylası ile ortalarda nara üstüne nara atmaktadırlar Tabii ki, en çok böylesi pala sallamalar da, bir Müslüman ülkesi olan Türkiye'de olmakta, aşağı-yukarı her yıl, bir veya bir kaç sahte Mehdi zuhur ederek (!), kamu oyunu lüzumsuz yere meşgul etmektedir.

Ülkemiz, tarikat mürşidlerinin yoğun olduğu bir ülkedir Her tarikat kuruluşunun tepesindeki insan, otomatikmen mürşid, gavs, kutup, şefaatçi, kurtarıcı olmakla beraber, Kur'an okumamış, Kur'an yoksunu müritlere göre de ayrıca bir mürşid , hem de Mehdidir.

Her tarikat mensubu şeyhini, üstadını, ağabeyini mürşid bilmekle beraber, Mehdi olarak da etrafına, çevresine, ulaşa bildiği yerlere böyle reklam ve lanse etmektedir İsterseniz, sayın Saadettin Merdin hocanın bu mevzuda güzel bir araştırmasına, tesbitine kulak verelim: " Hristiyanlıktaki Mesih-Deccal mücadelesi aynen Mehdi-Deccal mücadelesi şeklinde hadis formatıyla İslamiyet'e geçivermiştir Bu rivayetleri yapanlar; Ehl-i kitaptan olup daha sonra Müslüman olan Vehb b.

Münebbih ve Ka'bû'l- Ahbâr'dır Erbabınca çok iyi bilindiği üzere bu yeni İslam'a giren kimseler eski dinlerine ait kadim kültürlerini de beraberlerinde getirmişlerdir Mehdi; ' hidayete erdirilmiş, kendisine doğru yol gösterilmiş kişi demektir.

Mehdi inancı; Sümerlerde, Mısırlılarda, Hinduizm'de ve özellikle de Yahudilik ve Hristiyanlıkta vardır Bilhassa ezilen toplumlar böyle harika güçleri olan, Allah tarafından ilahi bir yardımla desteklenen, kendilerine maddi ve manevi sıkıntılardan kurtaracak, düşmanlarını yenecek, onlara ideal/müreffeh bir yaşam sunacak bir kurtarıcı beklemişlerdir Bu bekleyiş daha sonra dini bir hüviyet kazanarak ' Mehdi inancı' şeklinde formüle edilmiştir.

Özellikle Yahudiler Babil esaretinde iken yüzlerce yıl bir Mesih beklemişlerdir Mesihlerinin Davud'un neslinden/seçkin bir soydan geleceğine, günah işlemeyeceğine, Kudüs ve çevresini putperestlerden temizleyerek dağılmış İsrail oğullarına mülk olarak vereceğine, tüm insanları hâkimiyeti altına alıp, vergiye bağlayacağına ve tüm dini kuralları eksiksiz uygulayacağına inandıkları bir Mesihi tarih boyunca hep beklemişlerdir Bu kadim inanç Ka'bûl'Ahbâr, Vehb b.

Münebbih gibi Yahudilikten İslam'a geçen kişiler vasıtasıyla erken dönemde Şia taraftarlarına geçmiştir Uzun yıllar iktidar yüzü göremeyen Şiiler böyle bir Mehdinin geleceği ümidiyle teselli bulmuşlardır Ayrıca Hz.

Ali ve evladının iktidar mücalesindeki acı mağlubiyetleri böyle bir inancın gelişmesini kolaylaştırmıştır Mehdi ile ilgili Buharî, Müslim ve İmam Malik'te hadis bile yoktur İmam-ı Azam, el Eş'arî, el- Matüridi gibi erken dönem kelam âlimleri mehdiden hiç bahsetmez.

Söz konusu rivayetlere gelince; dünyanın ömrüne bir gün bile kalsa Allah o günü uzatır, bir Mehdi gönderir, Hz Hasan ve Hüseyin'in soyundan olan bu kurtarıcının adı ' Muhammed b Abdullah' olacaktır.

Sünnetleri ihya edecek, bidatleri kaldıracak, Cebrail ve Mikail başta olmak üzere meleklerden oluşan orduların da desteği ile dünyanın tamamına hâkim olacak, adaleti tesis edecek, herkes zenginleşecektir yedi yıllık iktidarından sonra İsa gökten inecek , Deccal'ı birlikte öldürüp yönetimi ona bırakacaktır vs.

Mehdi kelimesi, Mesih kelimesinin Arapçaya tercümesinden başka bir şey değildir" ( wwwsaadettinmerdin.

com) Milletlerin kurtulmak için hayal kurmaları, öylesi muazzam tahayyülata dalmaları, İsa, Mehdi, Mesih, Deccal, Kıyamet işleri ile iştiğal etmeleri, bana göre efsanevî, mitolojik avuntulardan başka bir şey değildir İranlı Şia gayb imamı, Mehdiyi beklerken, Hindli ineğe tapanlarda Mehdi özlemekte, Hristiyanlar ve Yahudilerde hakeza.

Yani, Budistler kurtarıcı Mehdi özlerde, Sünni kesim Müslümanları niçin beklemesinler? " Mehdi konusu tamamen siyaset ile iç içedir Şiiler Mehdi düşüncesini ortaya atınca Abbasiler halifelerine ' Mehdi' ismini vermede gecikmediler Hatta Emeviler bile mehdiye muadil " Süfyani" adını verdikleri kendi mehdilerini icad etmişlerdi.

Yani; Şiiler iktidar mücadelesi için bunu bir manivela olarak kullanmışlardır Onlara göre; Mehdi gelince ' Ehl-i Beyt' düşmanlarından intikam alacaktır Dini, imanı siyaset üzerine kurulan Şia'da mehdi inancı çok merkezi bir yer işgal eder.

İmamiyye'ye göre M 874 yılından bu yana 1200 senedir gizlenen Muhammed b Hasan el- Mehdi ölmemiş,' Mehdi el-Muntazar/Beklenen Mehdi' olarak geleceğine inanılmakta ve hala dört gözle beklenmektedir.

Şiilerin bu gaybet ve ric'at inancı da tamamen ehl-i kitaptan bunlara geçmiştir Hristiyanların " Kurtarıcı Mesih"i, Dünyayı ehli beyt düşmanlarından kurtaracak " Mehdi"ye dönüşmüştür" ( a.

g S Merdin) Netice olarak; Şeyhler, mürşidler, üstadlar, ağabeyler her ne kadar bana kızsalar da, ben, Mehdi'nin geleceğine inanmayan biriyim.

Çünkü; Benim Mehdim, benim kurtarıcım elimizdeki aziz kitabımız Kur'ân'ı Kerim'dir Kur'ân; akıl, mantık, düşünme, düşünce, basiret, araştırma, tetkik, okuma, tefsir, kelam, akaid, iman mes'eleleri uğraşanlar, "Mehdi gelecek, insanlığı yeniden kurtaracaktır" diye bir iddiada bulunmamıştır ve bulunmayacaktır Tüm bu hayali düşünceler, mitolojik hayaller nereden kaynaklanmaktadır? Elbette ki, Müslümanların, Kur'ân'ı devre dışı bırakıp, kendilerinin ütopik şeylerle meşgul olmasından zuhur etmektedir.

Keşke! Aziz kitabımız Kur'an'a dilbeste olsak da, bu tür, akıl ve mantık dışı uydurmalardan kurtulmuş olsaydık!.

Onun içindir ki, yüce Kur'ân'ı, yükseklerden, duvardan indirip, baş ucu kitabı yapmamız lazımdır.

İşte, o zaman görülecektir ki; Resulullah (sav)'in iki emaneti olan Kur'ân ve Sünnete sahip çıkmamız, bu iki emanetten kat'iyyen uzaklaşmamız imkân dışı olacaktı! Rabbimiz!.

Aziz milletimize, Kur'ânî anlayış, bilinç lütfetsin!.

Âmin! Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık