Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

MÜSLÜMAN TÜRK'ÜN ATEŞDE YÜRÜDÜĞÜ YILLAR VE SARIKAMIŞ DESTANI!..

" Allah yolunda öldürülenlere " ölüler" demeyin.

Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız" ( Bakara sûresi, âyet 154 ) Zikredilen ayeti kerimeyi referans alarak şunları demek istiyorum: Bilindiği üzere, millet olarak bizim tarihimiz zengin, içerikli, dolu dolu bir tarihtir Tarihimizin bu zenginliğini, sadece bin yıllık tarihimiz olan Türkiye'ye münhasır kılmamak lazımdır.

Ötelere, daha ötelere, Türkistan topraklarına, Buhara'ya, Horasan taraflarına, Ötügen'e, Yesi'ye, Semerkand ulu diyarlarına taşımak boynumuzun borcudur Tabii ki, bildiğimiz, aşina olduğumuz beş bin yıllık tarihimizden sonra, şuurlandığımız, bizi daha başka bir millet yapan Bedir, Uhud ve Hendek vb seriyyeler, gazveler iman kaynağımız olan kıvanç günlerimizdir.

Bu noktadan hareketle, diyorum ki, tarih içerisinde, en çok cidalle, kıtalle, fetihle, harple yüz yüze gelmiş millet, bizim milletimizdir İsterseniz, Haçlı seferlerinden başlayın da, Anadolu topraklarının ebedi yurt yapılması için verilen zaferlere, destanlara varıncaya kadar tamamı, aziz milletimiz için bir yüz akı, gurur dolu günler olmuştur Sarıkamış destanımız da bu zaman dilimlerinden birisidir.

İsterseniz, Sarıkamış destanını hazırlayan disipline, verilen emirlere bağlılığa varıncaya nasıl millet olduğumuzu şu alıntımızla öğrenmiş, tanımış olalım: Ekim 1914'de Sarıkamış cephesini denetleyen Enver Paşa! ".

9.

Kolordu Komutanı İhsan Paşa , geride yere çömelmiş , soğuktan tir tir titreyen genç bir teğmeni 29 Tümen komutanı Albay Arif ( Baytın)'a gösterdi: " Enver Paşa bu çocuğun yerini terk ettiğini görerek yakalamış!.

Bana teslim ederek derhal idam edilmesini istedi!.

Harp divanınca sorgusu yapılıncaya kadar yanınızda kalsın!" İhsan paşanın soruşturma, soruşturma, sorgu diyerek zaman kazanmak istediği anlaşılıyordu.

Teğmen 17-18 yaşlarında gösteriyordu Zayıf yapılı, sarı benizliydi Üstünde yıpranmış ince bir kaput vardı.

Ayağındaki ayakkabı patlamış ve dağılmıştı Titreyip duruyordu 29.

Tümen komutanı Albay Arif ( Baytın) teğmeni tanımıştı 9 Kolordu komutanı İhsan Paşaya dönerek şöyle dedi: " Paşam!.

Bu çocuk seferberlik ilan edildiğinde harp okulunun son sınıfındaymış.

Gönüllü olarak savaşa katılmak için bize baş vurmuştur! Tümenin en geç Teğmenidir.

Savaşın başından beri takım komutanıdır Şimdiye dek iyi hizmeti geçmiştir.

" 29 Tümen komutanı Albay Arif ( Baytın), genç teğmene döner ve sorar: -" Oğlum, Enver Paşa seni neden yakaladı?" Genç teğmenin cevabı tam bir dramdı: " Efendim, bir hafta önce, takımımda 40 kişi vardı.

Yollarda çok kayıplar verdik Sabah Çerkezköye doğru saldırıya geçtiğimizde ancak on kişiydik!.

Hep birlikte ileri atıldık! Ruslar inatla direniyorlardı, çok zor ilerliyorduk!.

Çerkezköye yaklaştığımızda şiddetli bir ateşle karşılaştık Askerlerin hepsi de şehit düştü, tek başıma kaldım!.

Ne yapacağımı şaşırmıştım!.

Alay komutanını ararken biraz soluk almak için bir ağacın dibine oturdum Ön hatlara gelen Enver paşa hazretleri beni orada buldu!.

" Biraz sonra Enver Paşa çıka geldi Yanında General Bronsart Von Schellendor, Yarbay Feldman ve Yarbay Felix Guze vardı Saldırının umutsuzluğu artık gizlenemez olmuştu.

Enver Paşa'nın gittikçe hırçınlaştığı her halinden belliydi Saldırı bir bozguna dönüşmek üzereydi Bu hırçınlık ve bedbinlik içinde İhsan paşaya dönerek sordu: " Teğmen hakkında verdiğim emir yerine getirildi mi?.

" İhsan paşa büyük bir soğukkanlılıkla şöyle cevap verdi: " Hakkında idam kararı almak için harp divanına verdik, sorgusunu yapıyoruz!.

" Bu cevap üzerine Enver Paşa şöyle haykırdı: -" Ne sorgusu? Derhal idam edilecek!.

" Enver Paşanın emri çaresiz olarak yerine getirilecekti Askerlerden oluşturulan bir idam mangası Enver paşanın ve Alman subaylarının bulunduğu yerin biraz gerisine düzenlerini aldılar Ardından ağlamaklı bir ses duyuldu.

-" Ateş!.

" On tüfek birden patladı Genç teğmen önce sarsıldı Sonra da kaykılıp karlar üstüne kapaklandı.

Bir iki titreme belirtisi görüldü, ardından o da kesildi Sıcak kanı karı eritmiş, cepheye gelirken, uğruna can vermeyi düşündüğü toprağa karışıp gitmişti! Enver Paşanın bu kanun tanımaz despotluğunun ardından Albay Arif bey şöyle demektedir: " Zavallı genç bir zorba komutanın emriyle karargâh bölüğü tarafından kurşuna dizildi!.

Zayıf vücudu yere yıkıldı!.

Fakat gözlerimizin önünde çöplüğe atılmış bir suçlu gibi değil! Sarıkamış'ta hayatlarını feda edenler yüreklerimizde öylece yer tuttu!.

( Hadiseye şahit olanlardan biri olan) Yarbay Şerif ( Köprülü) ise şöyle diyor: -" Donuk gözleri, zayıf ve bitkin, iki bacağının üstünde zorlukla duran iki avuçluk vücudu, ince kolları , bükülen boynu hâlâ gözümün önündedir Bu çocuk da bir anadan doğdu!.

O ana da çocuğunun beşiğini sallarken aynen Enver Paşanın annesi gibi " Oğlum büyük adam olsun, paşa olsun!.

" diye ninni söyledi Erver şimdi paşa oldu!.

" ( Sarıkamış Gerçeği/ Beyaz ölüm-Hanri Benazus s554-559)( siyasetimilliye) Netice olarak; İşte, bu millet anlatılan ahval ve şartlar içerisinde tarih yaşamış, zorluğu, güçlüğü, ölüm-kalım günlerini tatmış bir millettir Halende, içerisinde idame-i hayat ettiğimiz zaman dilimi de aynen dünkü Sarıkamış günleri gibidir.

Dünkü, Sarıkamış günlerinde bit ve soğuk 90 bine yakın askeri kırıp geçirirken, bu günde, Çukurca, Hakkari, Dersim sarp kayasında, kendilerini, şahsiyetlerini kaybetmiş insan azmanlarına karşı vatanı beklemektedir Bir hiç uğruna, 25-30 sene içerisinde 40 bin şehidi Allah'a yolcu etmiş, ( Allah korusun) bundan sonra da ne olacak bilinmez, sonu hayra alamet olmayan günleri yaşamaktayız Onun içindir ki, 77 milyon insanımızın her türlü ayrılık ve gayrılığa son verip, mezhep ayrılıklarını, görüş ve düşünce farklılıklarını bir taraf ederek, birleşmesi, dayanışması önemli bir mesuliyet olacaktır.

Çünkü, aziz milletimizin kendisinden başka bir dostu bulunmamaktadır O halde, küçük nüansları bir tarafa bırakarak, birleşmemiz, dayanışmamız lazımdır.

Selam ve da ile Şerafettin Özdemir .


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık