Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Müevvel İslam Anlayışı ve Regaib Kandili

DÜN-BUGÜN; GELENEKLERİN, TAKLİTLERİN VEYA İSLAMÎLEŞMİŞ TELAKKİLERİN HAKİM OLDUĞU MÜEVVEL İSLAM ANLAYIŞI VE REGAAİB KANDİLİ !..

    " Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler ( melekler) vardır. Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah; onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur." ( Ra'd sûresi, âyet 11 )

Ayeti kerime hakkında, kısa bir yorum yapacak olursak, her insanın önünde ve arkasında koruyucu ve yazıcı melekler vardır. Bunlar insanı korudukları gibi amellerini de yazarlar.

Ayette işaret edilen bir diğer husus da şudur: Yüce Allah bir millete başkalarına nazaran bazı üstünlükler ve bazı nimetler verdiğinde o millet, şımarır ve ahlâkını bozar da o nimete liyakatini kaybederse, Allah nimeti onların elinden alır.

Millet kendi üstün meziyetlerini bozmadığı müddetçe Allah vermiş olduğu nimeti onların elinden almaz . Dolayısıyla; isterseniz, büyük mücahid Akif'in bir şiiri ile mevzumuza başlamış olalım:

" Hâlık'ın nâ-mütenahî adı var, en başı: Hak.
       Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak!" ( M. Akif)

Malum olduğu üzere, 7 Nisan 2016 Perşembe akşamı Regaaib kandilidir!.. İslam'ın bidayetinde, evvelinde, sahabe-i kiram döneminde bulunmayan böylesi bir İslamîleştirilmiş gecenin,  Kur'an'ı Kerim okunarak, tefsiri yapılarak, emirlerinin yaşanması hususunda, sıkı sıkıya tembihte bulunulmasını niyaz ederim.

Umarız ki, böylesi gecelerde, Süleyman Çelebi merhumun rivayet türü, öykü türü, hayal ürünü deyişlerinden, anlatımlarından imtina edilir de, aziz Müslümanlar; saf, duru, berrak İslam'a kavuşmuş olurlar!..

Millet olarak, bin yıldan bu yana, böyle bir çalışmanın içerisinde bulunmadığımız için, mevlid tilaveti, okuması, okutulması, aziz Kur'an'ın fevkınde yerini almış, böylelikle de almaya aynen devam edilmektedir!..

Diğer taraftan " Kandil Geceleri" diye, İslam'da ayrı, apayrı bir geceler zinciri bulunmamaktadır!.. Çünkü, kandil; kandilin menşei İslamî değildir!.. Nerede, nerelerde kandil yakılır ve yakılmaktadır? Tabii ki, bunu izah etmeye lüzum yoktur!.. Manastır, kilise, keşiş, papaz ve rahibe alanlarında!.. Şu alıntımızı birlikte teati edelim:

" ..İslâm, vahiy kaynaklı ve insan eksenli bir dindir. Değişmeyen, kıyamete kadar değişmeyecek ve değiştirilmeyecek ilahî buyrukların bütünüdür. Özü ve sözü değişiklik ve değişkenlik kabul etmeyen aşkın bir varlığın, yenilik ve değişim fıtrî niteliklerini taşıyan insana hitabıdır.

Bu çerçevede İslâm, yenilik ve değişim mesajının adıdır. Çünkü amacı ruh ve beden yapısı ile insanı yetiştirip olgunlaştırmak ve fıtratına uygun bir yapıya kavuşturmaktır. Talim ve terbiye yoluyla insanı yetiştirmek ve yenilemek; ilahî buyruklara itaat ettirerek yaşamaya yöneltmektir.

Yaratılış itibariyle değişim süreci yaşayan insan soyu, ruh ve beden yapısında bir takım devreler geçirmiştir. Çamurdan, balçıktan, et ve kemik yığını halini almış sonra da kendisine ruh üflenmesiyle bambaşka bir yapı kazanmıştır.

Yani beşer, yaratılıp dünyaya gelirken bazı önemli değişiklikler geçirmiştir. Sonunda en güzel şekilde yaratılan, yaratılmışların en seçkini olma özelliğini taşıyan en şerefli ve şahsiyetli bir varlık olmuştur.

Ancak insan daha sonra, değişken tabiatlı bir varlık olması nedeniyle, gidişatında da bir takım değişiklikler yapmıştır. İnanış, yaşayış ve anlayış dünyasında meydana gelen bu değişiklikler bazen onu aşağıların aşağısında bir yere, bazen de üstlerin üstünde bir hale getirmiştir.

Yaşanılan şartlar ve olaylar, nefis, şeytan, hisler ve  ihtiraslar da insanın devamlı bir değişim ve yenileme süreci yaşamasına etki etmiştir. Kısaca insanoğlu bu sonlu dünyada değişen, değişikliklere maruz kalan, değişiklik isteyen, değişim ve yenilik sürecinde varlığını sürdüren bir canlı türü olarak kendini göstermiştir." ( Sabri Hizmetli)

Maalesef, aziz milletimiz; Kur'an'i alanlarda, nebevi yollarda değişim yaparak, üstünlükler, fetihler, başarılar, çalışmalar, medeniyetler inkişaf ettireceğine, yer yüzünü, tüm beşeriyeti idare edeceğine yanaşmayıp; aziz Kur'an'ı; camilere, evlere hapsetmiş, mevlidi, kandili ise, baş tacı yaparak, kandil gecelerini bayramlaştırmıştır!..

İsterseniz, tüm kandil gecelerinde, Müslüman kardeşlerimizin nasıl harıl harıl  mesaj çektiklerini, kandil kutladıklarını göreceksiniz!.. " Kandilin mübarek olsun" Kandilin kutlu olsun" " kandilin bayram olsun" türünden !..

Oysa, Kur'an, camii raflarında, evlerinde yüksek yerlerinde tepelerde, yerini almışken, çocukların kundaklarında yerini korurken, gazelhanların, ilahicilerin, naatcıların, sırlı duacıların, zırhlı mübareklerin initileri (!) her tarafı inim inim inletiyordu.

 
    " Gerçekte insan, kendini ve kendinde var edilenleri değiştirince, değişikliğe maruz kalmış, değiştirilmek ve yenilenmek durumunda bulunmuştur. Yüce Allah Kur'an'da " Bir topluluk kendi gidişatında değişiklik yapmadıkça Allah onlardakilerde bir değişiklik yapmaz..." ( Ra'd,11 ) buyurmaktadır.
 
    Yani beşeriyet, fıtratına yabancı ve aykırı bir yöne yönelir, fıtrat dini olan İslâm'a uymayan bir yol ve yaşantı seçerse, Yüce Allah mutlaka onlardakileri değiştirir. Bu değişikliği ve yeniliği gerçekleştirmek için, peygamber aracılığıyla buyruklarını gönderip insanları irşad ettiği gibi, bazen de çeşitli tabiat olayları, sosyal, toplumsal ve benzeri hadiseler aracılığıyla da onları cezalandırır.
 
    Dünya hayatı insanın yaşadığı işte bu değişimlerin tarihidir. Çünkü değişen de dünya hayatını değiştiren de insandır.
 
    İslâm, insanlığın gidişatında çok önemli değişikliklerin yaşanıldığı bir süreçte gelmiştir. Amacı, hayatında tamamen değişmiş, iç ve dış dünyasını değiştirmiş olan insanlığın gidişatını fıtratına uygun yönde ve şekilde değiştirmek olmuştur.
 
    Bu anlamda İslâm, köklü ve kalıcı bir yenilik ve değişimin adıdır. Çünkü yep yeni ve bambaşka bir hayat başlatmış, yepyeni bir insan tipi var etmiş, yeni bir dünya kurmuştur. İslâm'la birlikte insanlık tarihinde yeni bir dönem başlamıştır.
 
    İslâm bu özellikleriyle bir değişim ve yenilik dini olmuştur. Bu bağlamda İslâm çağrısını kabul edenler " İlk yenilikçiler" putperestlerde  " ilk muhafazakarlar" ı teşkil etmişlerdir." ( Sabri Hizmetli)
 
    Netice olarak;
 
    Maalesef, Yüce Allah'ın bizlere, Rasulü aracılığıyla sunmuş olduğu bu güzel, nezih, tertemiz, insan eli değmemiş, tahrif edilmemiş, tağyire uğramamış İslâm dini; Asr-ı Saaedet ( mutlu çağ) döneminden hemen sonra, Emeviyye tarafından tarümar edilmiştir!..
 
    Kandil geceleri, kandil gündüzleri, mevlid çığırtkanlığı, Süleyman Çelebi'nin, hayal mahsulü ürünleri, düşünceleri dinleşmiş, asıl yaşanması gereken Kur'anî emirler yükseklere, raflara, camii duvarlarına kaldırılmıştır!..
 
    Regaaib kandili de; işte böylesi gecelerden birisidir!.. Mevlid okuma, kandil yakma, kandile üfleme, naatlarla, gazellerle, ilahilerle şişirilmiş, okumamış, avam takımının hislerini sömüren bir gece olmuştur!..
 
    Madem ki, Regaaib gecesi diyorsunuz!.. Buyurunuz öyleyse bu geceyi Kur'anî çerçevelerde değerlendirelim!.. Süleyman Çelebi'nin ne dediği belirsiz, halkın hiç de anlamadığı türden, " Sündüs" " Meryem" " Asiye" " geldi bir ak kuş" vb.  hayal mahsulü deyişlerini  dinleştirmeyelim.
 
    Yenilikçi, inkılapçı, ehl-i Kur'an hasbilere, hocalara, din adamlarına ihtiyacımız bulunmaktadır!.. İnsanları oyalamayan, zaman kaybına sebep olmayan, doğruları, gerçekleri söyleyen hocalara!..
 
    Yenilikçi, inkılapçı sözümüz yanlış anlaşılmamalıdır!.. Tamamen, Kur'an'ın  baş tacı edilmesi, Nebevi haberlerin yaşanması, Asr-ı Saadet çağının yeniden gündeme getirilmesi anlaşılmalıdır!..
 
    Rabbimiz!.. Regaaib gecesini mübarek eylesin!.. Her türlü hurafeden uzak bir gece, Kur'an gecesi etsin!.. Gecede, ön planda olan, geceyi idare etmeye çalışan hoca kardeşlerimize de bilinç nasip eylesin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık