Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Müslümanın Hayatında Tatil
 " MÜSLÜMANIN HAYATINDA, LÜZUMSUZ TATİL OLMAMALIDIR!.."
 
 
    " Çünkü gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır. Evet, gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır. Bir işi bitirdiğiniz zaman, hemen ( başka) bir işe koyul. Ve yalnız Rabbine yönel!"( İnşirah sûresi, âyet 5-8)
 
    Tatil yapmak denince , aklımıza, hemen deniz sahilleri, plajlar, mesire yerleri, kıyı şehirleri, sahil kentleri, beş yıldızlı oteller vb. yerler akla gelmektedir!..
 
    Hem de, öylesi hesaplar yapılmıştır ki,  Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları tatil ayları olarak  hesap edilmiştir. Yılın en çok verimli, önemli, bereketli, rahmet dolu, kazanç dolu ayları!.. 
 
    Mes'elenin, bir başka boyutu da, Müslüman insana göre tatil nedir, ne değildir sorusudur!.. Bana göre, yüce Allah, beş vakit namazı, yılda bir ay orucu, ömürde bir kere haccı, yıl sonlarında malın zekatını boşuna hesap etmemiştir. 
 
    Diğer taraftan, aileye hizmet, çoluk-çocuğun eğitim-öğretimi, rızıkları, dünya aleminde rahat yaşamaları, bizim ilim öğrenmemiz, Kur'an talimi yapmamız, Arapçası, tecvidi, tertili , anlamı  ve yaşanması emiri içinde acaba bizim boş vaktimiz, sahil kenarlarında, kumlarda, yağlanıp yağlanıp güneş banyosu yapacak zamanımız, vaktimiz olacak mıdır?
 
    " Yarın ölecekmiş gibi ahiret için, hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışın" hadisi sanırım, boş yere, gereksiz yere ifade edilmiş mübarek bir söz değildir!..
 
    Daha doğrusu, dünya hayatı " bir göz  açıp kapayıncaya kadar azdır" deyimi boşuna söylenmiş bir söz olamaz!.. Bebeklik, çocukluk, gençlik, orta yaşlılık, ve ihtiyarlık yılları derken, şu ömür denen zaman, bakıyorsun ki, çabucak geçmiş, hayatı, tatillerle, sahil civarlarında, denizleri kulaçlayacak kadar zaman bırakmamıştır!..
 
    "Bir işi halledince başka bir işe koyul" ya da " İşini hallettiğin zaman arkasında dur" " Zımnen; sen işi yor, iş seni değil. Her zorluğun beraberindeki kolaylığı gör, tatil yaparak değil, tebdil yaparak bir başka iş ile dinlen." ( M. İslamoğlu, Nüzul sırasına göre meal, s.27)
 
    Bu âyetler Müslümana boş zaman anlayışının yakışmayacağını öğretiyor. Arkasından da sanki, hayırlı bir işi bitirdiğin zaman başka hayırlı bir işe koyul ki vaktini boşa harcamayasın deniliyor.
 
    Hicr 15/48 geçtiği gibi inşirah yedinci âyetteki 'fansab' kelimesi yorgunluk anlamına gelebilir. Buna göre âyetin manası " Bir işi bitirdiğinde yeniden yorul" olur. Bir emir yerine getirilince, öbürüne geçilir. Mü'min bir salih ameli ( faydalı bir işi) tamamlayınca ara vermeden başka bir salih amel işlemeye başlamalı.
 
    'Nesab', dikili taş anlamına da gelebilir. Nitekiml Mâide 5/90 daki el ensab, Mâide 5/3 teki en-nüsub dikili taş demektir. Buradan hareketle bu âyet " Bir işi bitirdiğin zaman, bir sıkıntıdan kurtulduğun zaman dik ve sağlam duruşun devam etsin" şeklinde de anlaşılabilir. Mü'min kişilik dik durmayı ve sağlam bir duruş sergilemeyi başarandır.
 
    Buradan anlaşılıyor ki, Müslümanın hayatında lüzumsuz tatil olmamalı. Hatta hayatında hiç boş zaman olmamalı. Müslüman her gününü değil, her saatini ganimet bilip değerlendireceği için boş zamanı kalmayacaktır.
 
    Kur'an mü'minleri şöyle tanımlıyor: " Onlar ki, yararsız şeylerden yüz çevirirler." (Mü'minun 3, Furkan 2) Müslüman amaca hizmet etmeyen, boş ve anlamsız işlerden kaçınır.  O tatili âtıl hale gelmek olarak değil; meşguliyet değişimi olarak görür.
 
    Mü'min her işini doğru yapıp üretken olan insandır. Buna göre mü'min, bir iş bitince hemen diğerine başlamalı, boş durmamalı, üretken ve verimli olmalı, nemelazımcılık yapmamalı, boş işlerden yüz çevirmeli. ( M. Okuyan, Kısa Sûreler, 1/ Kısa Sûreler 1/326-329) ( www.kuraniterbiye.com)
 
    Netice olarak;
    İnanmış, İslam'ı bihakkın yaşayan Müslümanın tatil yapacak kadar, orada, burada zaman öldürecek kadar vakti bulunmamaktadır!..
 
    Bir istatistik yapacak olsak, vallahi! Toplumun, % 90'nı, Kur'anî yönden sınıfta kalacak, bir ilmihal kitabı okumamış, bir tefsirle karşılaşmamış, bir hadis külliyatı nedir görmemiş insanların sayısı milyonları bulacaktır!..
 
    Ama, tatil yapan, sahilleri dolduran insanların sayısı, yine milyonları geçecektir!.. Ellerde tüttürülmüş sigaralar, hippi, yippi türü sakallar, sıra sıra dizilmiş bira bardakları, yemek sonları envaı çeşit şarap, alkol tatilcilerin vaz geçilmez halleridir!..
 
    Oysa, bu iradesizliği, inançsızlığı Ebu Cehil'de, Ebu Lehep'de, As İbni Vail vb .de yapıyorlardı!.. Geçenlerde, Çankırı ilimizde, şehrin ortasına dikilmiş bir taşı gelip geçenin kucaklaması, günahlarının olup olmadığını öğrenmeleri, beni taa eskilere götürmüş oldu. Allah korusun, okumamışlık, cehalet, bilgisizlik neler yaptırmaz ki?.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
   
            

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık